Vücut Kendini Nasıl Yeniler?

0

İnsan vücudunun kendi kendini yenilemesi mümkün müdür? Vücudumuz kendi kendini nasıl tamir eder hakkında yazı.

insan-vucuduVücut Kendini Nasıl Yeniler?

Advertisement

Kendi kendine tamir ve yenileme vücudumuzun en büyük özelliğidir. Bu özellik olmasa hastalıklardan kurtulmamız imkânsız olurdu.

Hücreler birleşerek dokuları meydana getirirler. Dokular organlarımızın temel taşıdır. Dokular olmazsa anatomik unsurlarımız da olamaz. Bütün organlarımızın çalışması, maddi, mânevi durumumuz dokularımızın haline bağlıdır. Her organı, su bitkileriyle dolu, küçük bir dere ile sulanan bir havzaya benzetebiliriz. Akıcılığı az olan bir dere bitkilerin çıkardıkları kimyasal maddeleri, daha başka artıkları alır. Bu dere kan damarları ile kılcallardır. Zaten kan da başka dokularımız gibi bir dokudur, ne var ki onun hücreleri öteki doku hücreleri gibi durucu değildir. Kan hareket eden, böylece vücudumuzun her yanma giden, hücrelere gerekli besin maddelerini taşıyan bir dokudur.

Kanın önemi yalnız besinleri taşıması, artıkları alması değil, aynı zamanda taşıdığı kimyasal maddelerle de organlarımıza hayat vermesidir. Organlarımız ancak hücrelerimizle dokularımızın tam bir düzen içinde çalışması sonunda sağlam iş görebilir. Bunun yanısıra biz de sağlam bir vücut kazanırız.

Vücudumuzun her hangi bir yeri yanınca, yaralanınca, her hangi bir şekilde zarara uğrayınca organizma derhal bu yeni duruma uyar. Uğranan zararı gidermek için, organizma hemen kendi kendine tedbirler almaya, hattâ bazı tedbirleri önce, bazılarını sonra olmak üzere sıralamaya başlar. Meselâ bir atardamar kesilip de kan fışkırarak akmaya başlayınca, kan basıncı derhal azalır, hasta baygınlık geçirir, kanama azalır. Daha sonra yarada bir kan pıhtılaşması olur, kandaki «fibrin» maddesi damarın parçalanan bölümünü örer, kapatır. Artık kanama durmuştur.

Advertisement

Organizma bazen, küçük bir barsak yarasını hiçbir tedaviye ihtiyaç bırakmadan kendi kendisine tamir edebilir: Önce yaralanan yer hareketsiz kalır; sanki o bölge geçici olarak felce uğrar. Bu hareketsizlik, dışkının karın boşluğuna akmasını önler. Sonra bağırsağın bir başka bölümü yaranın üstüne doğru gelerek oraya yapışır. Böylece, 4-5 saat içinde yara kapanmış olur.

Bazı kırıklarda, kemiğin kırılan ucunun sivri yeri çevresindeki kasları, damarları parçalar. Bu gibi durumlarda dolaşım hızlanır, organ şişer, kan o bölgeye dokuların tamiri için gerekli besin maddeleri taşımaya başlar. Kırık yerin çevresindeki dokular ise hastaya en fazla rahatlık verecek şekilde çalışmalarını devam ettirirler. Meselâ bir kas parçası kemiğin kırık ucunda bir kıkırdak meydana getirerek sivri ucun yeniden zarar vermesini önler. Daha sonra bu kıkırdak kemikleşir. Böylece, iyileşmek için gereken birkaç hafta içinde o bölgede büyük değişiklikler olur. Bütün dokularımız her zaman anormal durumlara uymaya, bu gibi hallerde meydana gelen olaya gerekli karşılığı vermeye hazırdır. Dokuların yenilenmesi deri üstündeki yaralarda çok daha iyi incelenebilir. Bir defa, bir yaranın ancak, iyileşmesi şartsa iyileştiği bir gerçektir. Her hangi bir yarayı her türlü dış etkilerden, sıcaktan, soğuktan, mikroplardan, irkilmelerden, kayıtsız şartsız koruyabilirsek o yara asla iyileşmez, çünkü iyileşme lüzumsuzdur. Yaranın bulunduğu yerdeki dokular gene normal halden farksız bir ortam içindedirler. Bu durumdaki bir yara her türlü dış etkilerden korundukça, iyileşmeden kalır. Ama, küçük bir irkilme, hava ile, mikroplarla temas, derhal hücrelerin faaliyete geçmesini, yaranın iyileşmesini sağlar.

Vücudun kendi kendini tamiri, şüphesiz ki gene doktorların, özellikle operatörlerin işine yaramaktadır. Organlarımızın kendi kendilerini tamir özelliği olmasa dünyanın hiçbir operatörünün dikişi bir yarayı kapatmayı başaramazdı. Bugünkü cerrahlık bu özellik üzerine kurulmuştur. Öte yandan, bir ameliyattan sonra hastanın çabuk iyi olması, yaranın durumuna bağlı olduğu kadar, hastanın ruhi durumuna da bağlıdır. Bu bakımdan, bugünkü hekimlik hastayı mikroplardan koruduğu gibi çeşitli tasalardan, korkulardan da koruyarak onu şifaya kavuşturmaya çalışır. Yoksa, vücut salgılarında baş gösterecek aksaklıklar hastanın iyileşmesini çok geciktirebilir. Onun için, bu gibi hallerde iyileşmek biraz da kendi elimizde sayılır. Hekimlik ancak vücudumuzun bu büyük özelliğinden faydalanarak, iyileşmemizi sağlar.


Leave A Reply