Yakup Kadri Karaosmanoğlu – Yaban Kitap Özeti

3

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban adlı kitabı konusu, yorumlar, kısa özeti, tanıtımı. Yaban kitabı ile ilgili bilgi.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu – Yaban Kitap Özeti

Kitabın Adı:Yaban
Kitabın Yazarı:Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Kitabın Özeti:


Ahmet Celal otuz beş yaşındadır. Bir paşanın oğludur. Birinci Dünya Savaşı’na yedek subay olarak katılır. Kolunu kaybederek geri döner. Artık savaşamadığı için çok üzgündür. İstanbul işgal edilince, emireri Mehmet Ali’nin köyüne gider. Şehirden her gün gazete getirterek coşkuyla savaşı izler. Fırsat buldukça köylülere durumun önemini anlatır. Köylüler ağalarına bağlıdırlar. Onun yalan yanlış sözlerinin etkisiyle Ahmet Celal’i dinlemezler. Aralarına da almazlar. Onu «yaban» diye nitelerler. Bu duruma üzülen genç subay, bunalım geçirir. Yalnızdır. Hava almak için gezmeye çıktığı bir gün köyün güzel kızı Emine’yi görür, aşık olur. Onunla evlenmek isterse de reddedilir. Çünkü köylülerin gözünde o bir «yaban ve çolak»tır.

Öte yandan, Yunanlılar köyleri yağmalar, ateşe verir, halka işkence ederler. Bir gün Ahmet Celaldin bulunduğu köye girerler. Köylüler kaçarak dereye gizlenirler. Savaşmak istemedikleri gibi, M. Kemal’i de Yunan’a saldırmakla suçlarlar. Düşman onları kolaylıkla bulur, yakalayıp köy meydanında öldürür. Ahmet Celal ile Emine de vardır aralarında. Genç subay, bir ara, karışıklıktan yararlanarak Emine’nin elini tutar, birlikte koşmaya başlarlar. Düşman ateş açar, ikisi de yaralanırlar. Zorlukla köyün mezarlığına ulaşırlar. Orada sabaha değin beklerler. Ertesi gün yola çıkacaklardır. Fakat Emine yürüyecek halde değildir, yarası ağırdır. Ahmet Celal yazdığı bir defteri kızın eline sıkıştırır. Bilinmeyen bir geleceğe doğru umutsuzca yürür gider.

Kitap Hakkında Yorumlar ve Yargı

«Bu romanda, yıllar yılı yüzüstü bırakılmış olan köylü ile aydın arasındaki uçurum gösterilmek istenmiştir. Romanda belirtildiğine göre, şehirden gelmiş her aydın, köylü için bir ‘yaban’dır. Eserin bir çok yerlerinde -yukardaki örneklerde görüldüğü üzere- köylü aydın ilişkisi üzerine, roman sınırını aşıp makale sınırına giren ve yazarın kişiliğini açıkça ortaya koyan sahifeler vardır. Yazarın deyimiyle, hikayeyi bölük pörçük eden bu feryadımsı hutbeler ve bu çeşit tiradlarla Yaban’ın hemen her tarafı tıklım tıklım doludur. Bu tutum, realist bir eserde, roman tekniği bakımından bağışlanamayacak önemli bir kusurdur.» (Cevdet Kudret).

«Yaban bizi ilk olarak, bir köye gerçekten sokmayı başarmıştır. Yüzbaşı A. Celal’in benliğinde birbirine zincirlenen, parça parça tablolar, bize bir köy çevresini yansıtıyor. Edebiyatımızda Yaban’la Vurun Kahpeye’den önce, bir çok köylere, kasabalara girmiştik. Ama, hepsinde, köyden, kasabadan sadece kuru bir dekorun ruhsuz iskeleti vardı. Yaban’da köylüyü ruhuyla, hayat felsefesiyle canlanmış buluyoruz. Bu büyük bir başarıdır. Yakup Kadri, son zamanlarda gerçekçiliğe fazla kaymaktadır. Yaban bu konuda yarı yarıya bir başarıdır. Yarı yarıya diyorum, çünkü, henüz öznellikten kurtulamamış, nesnel olamamıştır.(Vedat Günyol).




3 yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?