Yapay Yerçekimi Nedir? Mümkün Müdür?

0

İnsanların uzay gemileri için yapay yerçekimi oluşturması mümkün mü? Yapay yerçekimi nedir, altında yatan bilim hakkında bilgi.

Yapay Yerçekimi Nedir? Mümkün Müdür?

Film dizisi Star Trek, gösteriyi ilginç hale getirmek için birçok teknolojiden yararlanıyor. Bunlardan bazıları bilimsel teoriye dayanır, diğerleri ise fantezilerdir. Bununla birlikte, farkın tanımlanması bazen zordur.


Bu kilit teknolojilerden biri, yıldız gemilerinde yapay olarak üretilen yerçekimi alanlarının yaratılmasıdır. Onlar olmasaydı, mürettebat üyeleri, günümüz astronotlarının Uluslararası Uzay İstasyonundayken yaptıkları gibi havada süzülüyor olacaklardı.

Bir gün böyle bir çekim alanı yaratmak mümkün olabilir mi? Yoksa Star Trek’te gösterilen sahneler yalnızca bilim kurguya mı özgü?

Yerçekimi ile Mücadele

İnsanlar, yer çekimine bağlı bir ortamda gelişti. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki mevcut uzay yolcularımız, örneğin, dik durmaları ve bir çeşit “sahte” yerçekimi kuvveti uygulamak için özel kayışlar ve bungee kordonları kullanarak günde birkaç saat egzersiz yapmaları gerekir. Bu, kemiklerini güçlü tutmaya yardımcı olur, diğer şeylerin yanı sıra, uzay yolcularının uzayda uzun süreli yaşam alanlarından fiziksel olarak (iyi bir şekilde değil) etkilendiği bilinmektedir. Bu yüzden yapay yerçekimi yaratmak uzay yolcuları için bir nimet olacaktır.


Bir insanın çekim alanındaki nesneleri havaya kaldırmasına izin veren teknolojiler vardır. Örneğin, metal cisimleri havada yüzdürmek için güçlü mıknatıslar kullanmak mümkündür. Mıknatıslar, yerçekimi kuvvetine karşı dengelenen cisim üzerinde bir kuvvet uyguluyorlar. İki kuvvet eşit ve zıt olduğu için, nesnenin havada yüzdüğü görülüyor.

Uzay gemisine gelince, en mantıklı yol, mevcut teknolojiyi kullanarak bir santrifüj oluşturmaktır. Şu anda NASA, gelecekteki uzay aracı için sadece uzun süreli görevler üstlenecek (Mars gibi) aygıtlar tasarlamaktadır. Ancak, bu yöntemler yerçekimi oluşturmakla aynı şey değildir. Sadece buna karşı savaşırlar. Aslında bir çekim alanı oluşturmak oldukça zordur.

Doğanın yerçekimi üretmesinin birincil yolu, kütlenin basit varlığıdır. Bir şey ne kadar fazla kütleye sahipse, o kadar fazla yerçekimi ürettiği anlaşılıyor. Bu nedenle, Dünya’daki yerçekimi Ay’da olduğundan daha büyüktür.

Fakat aslında yerçekimi oluşturmak istediğinizi varsayalım. Mümkün mü?


Yapay Yerçekimi

Einstein’ın Genel Relativite teorisi, kütle akımlarının (dönen kütle diskleri gibi) yerçekimi kuvvetini taşıyan yerçekimi dalgaları (veya gravitonlar) üretebileceğini öngörür. Bununla birlikte, kütlenin çok hızlı bir şekilde dönmesi gerekecektir ve genel etki çok küçük olacaktır. Bazı küçük ölçekli deneyler yapılmıştır, ancak bunları bir uzay gemisine uygulamak zor olacaktır.

Yerçekimi alanı oluşturmak teorik olarak mümkün olsa da, bir uzay gemisinde yapay yerçekimi oluşturmak için bunu yeterince büyük bir ölçekte yapabileceğimize dair çok az kanıt vardır. Tabii ki, teknolojideki gelişmeler ve yerçekiminin doğasını daha iyi anlamakla, gelecekte bu durum çok değişebilir.

Ancak şimdilik, santrifüj kullanmanın, yerçekimi simülasyonu için en uygun teknoloji olduğu anlaşılıyor. İdeal olmasa da, sıfır yerçekimli ortamlarda daha güvenli uzay yolculuğunun yolunu açabilir.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?