Yellowstone: Kaynayan Gayzerlerin Yükseklere Fışkırdığı Büyülü Yer

0

Dünyanın ilk milli parkı olma özelliğini taşıyan Yellowstone Ulusal Parkı, hem doğasıyla, hem hayvanları hem de yükseğe fışkıran gayzerleri ile dikkat çekiyor.

Yellowstone

Çok uzun yıllar önce, daha ABD henüz yeni kurulmuşken, bazen deri kıyafetli ormancılar, batıda, yeri göğü titreterek ağaçlardan daha yüksekten dökülen çeşmelerinin olduğuna dair hikayeler anlatırlardı. Onların anlattıkları hikayelerde kükürt dağlar ve cam dağlar vardı, alabalık tutup pişirebileceğiniz suları kaynayan havuzlar vardı. Tava vazifesi gören göller vardı ve insanlar porselenden banyolarda istedikleri sıcaklıkta yıkanabilirdi.

Yellowstone

Nehirler ile ilgili olarak da, kimisi Atlantik’e akarken kimisi de Pasifik’in çok uzağında kalır, kimileri de altının en saf rengindeki kanyona öyle hızla akar ki yatağı sıcaktır denilirdi. Hatta anlatılan bu hikayelere göre taş haline gelmiş ağaçtan ormanlarda taştan kuşlar taştan şarkılar söylemektedir. Kimse bunlara inanmamıştır, ama hikayeler anlatılmaya devam etmiştir. 1871 senesinde bir hükümet gezisi düzenlenerek bölge araştırılmış ve 1872 senesinde başkan Grant’a 9000 m2’lik bu bölgenin varlığından bahsedilmiş ve dünyadaki ilk ulusal park olması sağlanmıştır. “İnsanların yararı ve eğlencesi için bölgeye yerleşim ve satış yasaklanmıştır.”

Yellowstone ismi Amerikan yerlilerinin en büyük nehir anlamında kullandıkları kelimeden türetilmiştir.

Yellowstone

İNANILMASI ZOR OLMAYAN HİKAYELER

Bu tarihten sonra milyonlarca insan burayı ziyaret etti, bu ormanda yaşayan insanların anlattıkları hikayeler doğruydu. Su, içindeki kıtasal bölünmenin her iki tarafına da akmaktadır. Shushan yerli savaşçılarının ok başları yaptıkları volkanik camdan oluşan sarp uçurum adı verilen bir cam dağ vardır. Minerva Terası’nda, doğal kalsiyum karbonattan meydana gelen taştan banyolar buhar sıraları üzerinde yükselmektedir ve fıskiyelerden çıkan buhar minerallerle birleşerek gökkuşağının tüm renklerini oluşturan kaynayan çamur havuzları vardır. Ancak, ateş deliği nehrinin sıcaklığını sürtünmede değil de altındaki sıcak kayalardan almakta olduğunu öğrenmek hayal kırıklığına neden olabilir.

Yellowstone

Yellowstone’un üzerinde en çok konuşulan gayzer, “Old Faithfull” adındaki gayzerdir. Bu gayzerin özelliği, suyunun her yanm saatte bir yükselterek büyük bir gürültüyle 60 m yukanya fışkırtmasıdır. Diğer gayzerler ise beyaz silis mağarasından çıkan Grotto Gayzeri, Ateşdeliği Nehri’ne akan tüysü sular fışkırtan Riverside Gayzeri ve dört gün ile dört yıl arasında çeşitli zamanlarda fışkıran ve Old Faithful’un çıktığının iki katı yüksekliğe çıkabilen dünyanın en yüksel olan Stimboat Gayzeri’dir.

Gayzerlerin performansı

Gayzerlerin performansı; su kaynağının bolluğu, güçlü ısı kaynağı ve doğal sulama sistemini kolaylaştırıcı kaya yapısı gibi özelliklere bağlıdır. Kıtanın çekirdeğinden gelen erimiş kaya sıcaklık kaynağı olup, Yellowstone’da bu mesafe yüzeyin 5 km altında olarak hesaplanmıştır.

Yellowstone

Parkta yağmur suyu 1500 m derinlikteki gözenekli kayalara sızar, burada basınç altında fazla oranda ısınarak kaynama derecesini aşar. Yüzyıllardır sürekli olarak meydana gelen bu durum sıcak suyun yüzeye çıkmasına ve yüzey seviyesi yakınlarında daha da ısınarak buhara dönüşmesine neden olur. Üzerindeki su sütununu patlatır. Azalan basınçla beraber ısınan su buharlaşarak sulama sistemi boşalana kadar gayzerin fışkırmasına neden olarak bir zincir reaksiyon oluşturur. Sıcak su, alt taraftaki yeraltı odalarına yeniden dolduğunda bu döngü tekrarlanır.

Parkta bununla birlikte toplam on bine yakın termal özellik vardır. Gayzerlerde kabarma havzaları, et suyuna benzeyen çamurlar, volkanik duman adı verilen deliklerden çıkan kükürt dumanı fışkırmaları ve zümrüt yeşili renginde sıcak kaynaklar ile suyun kaynama derecesine yakın ısılarda yaşayan turkuaz rengindeki su yosunları da bulunur.

Yellowstone

Tüm bu aktivitelerin arkasında, ince yüzeyli alanlardan yukarıya doğru devinen eriyik kayalar vardır. 600.000 yıl önce 2590 km2 alandaki kayalık dağlar önemli patlamalara neden olmuş ve Kuzey Amerika’da-ki çok geniş bir alana kül ve volkanik toz yayılmıştır. Daha sonra desteksiz kalan yer kabuğu boşalan odaya çökerek 3100 km2’lik bir krater meydana getirmiştir.

Sonrasında daha önemsiz patlamalar meydana gelmiş ve krateri kül ile lavla doldurarak nehri engellemiş ve Yellowstone Gölü’nü meydana getirmiştir.

Ancak üç buzul çağından gelen buzullar, kraterin kaya kenarını yumuşatıp sarartan sıcak su ve buharla oluşan nehir yavaş yavaş günümüzün Yellowstone büyük kanyonunu meydana getirmiştir. Göle bugünkü görkemli görünümünü kazandırmıştır.

Yellowstone

TAŞA DÖNEN AĞAÇLAR

Geçmiş yıllara ait hiçbir yüzey patlamasının Specimen Tepesi’ndekinden daha belirgin olduğuna dair herhangi bir kanıt yoktur. Oradaki firavun inciri, ceviz, meşe, kızılcık ve manolya gibi ağaçların taşa dönmüş oldukları açıkça görülebilmektedir. Milyonlarca yıl önce volkanik kül ve cürufların altında olan bu ağaçlar oksijensiz kaldıklarından yanmamışlardır.

Daha sonra çok zaman geçmiş ve ağaçların organik maddeleri hücre hücre kayaların mineralleriyle yer değiştirmiştir.  Ardından da onları kaplayan madde aşındığında taştan kopyaları ortaya çıkmıştır. Bu sürecin ne kadar sürdüğünü anlamak için hayal gücünüz yetmiyorsa, tepenin üzerinde her biri diğerinin üstünde olan 27 orman kalıntısı olduğunu düşünün. Her bir orman aynı yerde yüzlerce yıl içinde büyümüş ve aynı şekilde birbirleri ardına gömülerek taşlaşmışlardır.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?