Hitit Devleti Kuruluşu, Gelişmesi ve Yıkılması (Ne Zaman ve Kim Kurmuştur?)

0

Hitit Devleti nerede ve ne zaman, kim tarafından kurulmuştur? Hitit devletinin başkenti, imparatorluk dönemi ve kralları hakkında bilgi.

Hitit Devleti Kuruluşu, Gelişmesi ve Yıkılması (Ne Zaman ve Kim Kurmuştur?)

Hititler Kimdir? Nerede ve Ne Zaman Kuruldular?

Hititler, Anadolu’da kurulan en güçlü ve en köklü uygarlıklardan biridir. Tarih sahnesine yaklaşık MÖ 2000’li yıllarda çıkan bu büyük medeniyet, özellikle Orta Anadolu’da Kızılırmak çevresinde etkili olmuştur. Başkentleri ise günümüzde Çorum sınırları içerisinde bulunan Boğazkale’deki ünlü Hattuşa şehridir.

Hint-Avrupa kökenli oldukları düşünülen Hititlerin Anadolu’ya tam olarak hangi yollarla geldikleri kesin olarak bilinmese de tarihçiler iki farklı görüş üzerinde durmaktadır. Bir görüşe göre Hititler Anadolu’ya Trakya ve Boğazlar üzerinden giriş yapmıştır. Başka bir görüş ise Kafkasya üzerinden Anadolu’ya ulaştıklarını savunur. Bazı araştırmacılar ise Karadeniz kıyılarından deniz yoluyla geldiklerini düşünmektedir.

Hititler Anadolu’ya geldiklerinde bölgede Asur ticaret kolonileri bulunuyordu. Yazılı kaynaklarda örgütlü bir devlet olarak görülmeye başlamaları ise yaklaşık MÖ 1750 yıllarına denk gelir. Bilinen ilk Hitit kralı Anitta’dır. Ancak Hitit Devleti’nin gerçek kurucusu olarak tarihçiler I. Hattuşili’yi kabul eder.


Eski Hitit Devleti Dönemi

I. Hattuşili ve Devletin Güçlenmesi

Hitit Devleti’nin asıl yükselişi I. Hattuşili döneminde başlamıştır. Gerçek adının Labarna olduğu düşünülen bu hükümdar, Hattuşa’yı başkent yaptığı için “Hattuşili” unvanını aldı. Ondan sonra gelen krallar da “Labarna” adını bir hükümdarlık sembolü olarak kullanmaya devam etti.

I. Hattuşili döneminde Hititler büyük askeri seferlere çıktı. Özellikle Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye üzerine yapılan seferler sonucunda önemli şehirler ele geçirildi. Alalah gibi stratejik merkezlerin alınması, Hititlerin bölgede güç kazanmasını sağladı.

Bu dönemde Anadolu’nun batısındaki Arzawa Krallığı isyan etti ancak I. Hattuşili bu ayaklanmayı bastırmayı başardı. Ardından Hahhu ve Haşşu gibi önemli kentleri de Hitit topraklarına kattı. Böylece Hitit Devleti kısa sürede bölgenin güçlü devletlerinden biri haline geldi.


I. Murşili ve Babil Seferi

I. Hattuşili’nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu I. Murşili, Hitit tarihinin en dikkat çekici hükümdarlarından biri oldu. Kuzey Suriye’deki Halpa kentini ele geçirdikten sonra gözünü Mezopotamya’ya çevirdi.

MÖ 1594 yılında Babil’e düzenlediği büyük sefer sonucunda şehri fethetti. Bu olay, dönemin en güçlü şehirlerinden birinin Hititler tarafından ele geçirilmesi açısından son derece önemlidir. Babil’den elde edilen büyük ganimetler sayesinde Hitit Devleti ekonomik olarak güçlendi.

Ancak I. Murşili’nin başarısı uzun sürmedi. Saray entrikaları sonucunda öldürüldü ve Hitit Devleti uzun yıllar sürecek iç karışıklık dönemine girdi.


Telipinu Fermanı ve Düzenin Sağlanması

I. Murşili’nin ölümünden sonra Hitit tahtında sürekli değişimler yaşandı. Krallar birbirlerini devirdi, saray içi mücadeleler arttı ve devlet otoritesi zayıfladı.

Bu karmaşa dönemini sona erdiren kişi Telipinu oldu. Tahta geçtikten sonra devletin geleceğini güvence altına almak amacıyla ünlü Telipinu Fermanı’nı yayımladı.

Bu fermana göre:

  • Taht babadan en büyük oğula geçecekti.
  • Eğer erkek çocuk yoksa kız çocukların eşleri tahta çıkabilecekti.
  • Kraliyet ailesi içinde düzen sağlanacaktı.

Bu düzenleme Hitit tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Çünkü ilk kez devlet yönetiminde hukuk kuralları açık biçimde belirlenmişti.

Telipinu ayrıca dış ilişkilerde de başarılı oldu ve Kizzuwatna Krallığı ile barış anlaşması yaptı. Böylece Hitit Devleti yeniden toparlanma sürecine girdi.


Büyük Hitit İmparatorluğu Dönemi

Şuppiluliuma Dönemi ve İmparatorluğun Zirvesi

Telipinu sonrasında Hititler yeniden güçlenmeye başladı ve “Büyük İmparatorluk Dönemi” adı verilen çağ başladı.

Bu dönemin en büyük hükümdarı şüphesiz Şuppiluliuma’dır. Tahta geçtiğinde önce Anadolu’daki iç karışıklıkları bastırdı. Daha sonra Kuzey Suriye’ye yönelerek bölgedeki birçok önemli şehri fethetti.

Kargamış’ın ele geçirilmesi Hititler için büyük önem taşıyordu. Çünkü bu şehir ticaret yollarının kontrolü açısından stratejik bir merkezdi.

Aynı dönemde Mısır’da ilginç bir olay yaşandı. Firavun Tutankhamon ölünce dul kalan Mısır Kraliçesi, Şuppiluliuma’dan oğullarından birini kendisiyle evlenmek üzere göndermesini istedi. Ancak gönderilen prens Zannanza yolda öldürüldü. Bunun üzerine Hititler ile Mısır arasında uzun yıllar sürecek büyük bir rekabet başladı.

Şuppiluliuma ayrıca Mitanni Devleti’ni ağır yenilgiye uğrattı ve Hitit egemenliğini genişletti. Ancak Kuzey Suriye’den getirilen esirlerin taşıdığı veba salgını nedeniyle hayatını kaybetti.


II. Murşili ve Kaşka Tehlikesi

Şuppiluliuma’dan sonra tahta geçen II. Murşili, güçlü bir hükümdar olarak devleti yeniden toparladı. Özellikle kuzeyde yaşayan Kaşkalarla mücadele etti ve onların saldırılarını durdurdu.

Ayrıca Suriye’de çıkan ayaklanmaları bastırarak Hitit egemenliğini korudu. Ugarit gibi önemli bölgeler Hitit etki alanına girdi.

II. Murşili döneminde Hitit Devleti siyasi ve askeri açıdan oldukça güçlü bir konuma ulaştı.


Muvatalli ve Kadeş Savaşı

II. Murşili’den sonra tahta geçen Muvatalli döneminde Hititler ile Mısır arasındaki rekabet daha da büyüdü.

Mısır Firavunu II. Ramses’in Suriye üzerine ilerlemesiyle iki büyük devlet karşı karşıya geldi. Tarihin en ünlü savaşlarından biri olan Kadeş Savaşı MÖ 1285 yılında gerçekleşti.

Kadeş yakınlarında yapılan bu büyük savaşta Hitit ordusu Mısırlıları durdurmayı başardı. Böylece Suriye üzerindeki Hitit hakimiyeti devam etti.

Bu savaş tarihte ilk büyük savaş arabalarının kullanıldığı çatışmalardan biri olarak kabul edilir.


III. Hattuşili ve Kadeş Antlaşması

Muvatalli’nin ölümünden sonra yaşanan taht mücadeleleri sonucunda III. Hattuşili yönetimi ele geçirdi.

Onun döneminde Hitit tarihinde çok önemli bir olay yaşandı. Hititler ile Mısır arasında tarihin ilk yazılı barış antlaşması kabul edilen Kadeş Antlaşması imzalandı.

Bu antlaşma:

  • İki devlet arasında barışı sağladı.
  • Sınır güvenliğini koruma altına aldı.
  • Karşılıklı yardımlaşmayı kabul etti.

Bugün bu anlaşmanın bir kopyası Birleşmiş Milletler binasında sergilenmektedir.

III. Hattuşili’nin eşi Puduhepa da Hitit tarihinin en etkili kraliçelerinden biri olarak kabul edilir. Devlet yönetiminde aktif rol oynadı ve diplomatik ilişkilerde büyük etkisi oldu.


Hitit Devleti’nin Çöküşü

III. Hattuşili’den sonra tahta geçen IV. Tuthaliya döneminde Asur Devleti güçlenmeye başladı. Aynı zamanda Anadolu’nun batısındaki devletler de giderek kuvvetleniyordu.

Son Hitit kralı II. Şuppiluliuma döneminde ise büyük göç hareketleri başladı. “Deniz Kavimleri” adı verilen topluluklar kara ve deniz yoluyla Anadolu’ya saldırdı.

Bu saldırılar sonucunda Hitit Devleti yaklaşık MÖ 1190 yılında yıkıldı.

Devlet yıkıldıktan sonra Hititler tamamen yok olmadı. Bir kısmı Kuzey Suriye’ye göç ederek burada küçük şehir devletleri kurdu. Tarihçiler bu devletlere “Geç Hitit Devletleri” adını vermektedir.


Hititlerin Tarihteki Önemi

Hititler, Anadolu’da merkezi devlet yapısını kuran ilk büyük uygarlıklardan biri olarak kabul edilir. Hukuk sistemi, diplomasi anlayışı, savaş teknolojileri ve yazılı antlaşmalarıyla dünya tarihine önemli katkılar sağlamışlardır.

Özellikle:

  • İlk yazılı barış antlaşmasını yapmaları,
  • Gelişmiş hukuk kuralları oluşturmaları,
  • Güçlü ordular kurmaları,
  • Anadolu’da büyük bir imparatorluk meydana getirmeleri,

Hititleri tarihin en önemli medeniyetlerinden biri haline getirmiştir


Yorum yapılmamış

Leave A Reply