Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Orta Gelir Tuzağı Nedir? Ekonomik Büyümenin Önündeki Görünmez Engel
    • Araştırmalarda Hipotezlerin Önemi ve İşlevleri, Bilimsel Çalışmalarda Hipotez Nasıl Oluşturulur?
    • 6 Ekim 1923, İstanbul’un Kurtuluşu Hakkında Yazı
    • Egg (Yumurta) İle İlgili İngilizce Cümleler, Egg Cümle İçinde Kullanımı
    • Miyamoto Musashi’nin 7 Odaklanma İlkesi Nedir? Modern Başarı için Kadim Bilgelik
    • Ateşin İnsan Evrimindeki Rolü Nedir? Ateş ve İnsan Evrimi Arasında Nasıl Bir İlişki Var?
    • Cunta Nedir? Ne Demektir? Nasıl Ortaya Çıkar? Cunta Yönetimlerinin Özellikleri ve Tarihsel Süreci
    • Uçan Spagetti Canavarının Kutsal Kitabı Kitap Özeti, Konusu, Karakterler, Bobby Henderson
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Dil ve Edebiyat » Atasözleri » Ayağını Yorganına Göre Uzat Atasözünün Anlamı, Hikayesi, Günümüzdeki Önemi ve Maddi Denge Sağlama Yolları
    Atasözleri

    Ayağını Yorganına Göre Uzat Atasözünün Anlamı, Hikayesi, Günümüzdeki Önemi ve Maddi Denge Sağlama Yolları

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM31 Temmuz 2026Yorum yapılmamış5 Mins Read

    “Ayağını yorganına göre uzat” atasözü, bireyin harcamalarını gelirine göre ayarlamasını öğütler. Bu yazıda atasözünün anlamını, hikayesini ve günümüzde mali dengeyi sağlama yollarını keşfedin. Tüketim kültürünün etkileri ve kredi kartı kullanımında dikkat edilmesi gerekenler üzerine kapsamlı bir analiz.

    Atasözünün Kısa Tanımı ve Anlamı

    “Ayağını yorganına göre uzat” atasözü, bireyin harcamalarını ve yaşam tarzını gelirlerine göre ayarlaması gerektiğini öğütleyen bir ifadedir. Giderlerin, kişinin mevcut gelirleriyle orantılı olması gerektiğini vurgular. Aksi halde, maddi sıkıntılara düşüleceği, borç içinde kalınacağı, hatta başkalarının yardımına muhtaç hale gelineceği anlatılmak istenir. Özellikle bugünün tüketim odaklı dünyasında, bu atasözü geçmişten günümüze önemli bir rehber niteliği taşımaktadır.

    Atasözünün Derin Anlamı ve Toplumsal Mesajı

    Atasözü, kişinin kendi sınırlarını bilmesi gerektiğini ifade eder. Bu sınırlar maddi imkanlarla ilgilidir ve başkasının desteğiyle sürdürülebilir bir yaşam inşa edilemeyeceği gerçeğini ortaya koyar. Kişi, hayatını sürdürebilmek için, gelir ve gider dengesini sağlamalıdır. Eğer bu denge sağlanmazsa, maddi sıkıntılarla karşılaşılması kaçınılmaz olur.

    Atasözünün öğütlediği temel ilke şudur: Gelirin ne ise, ona göre bir yaşam tarzı benimse. Başkalarından destek almayı beklemeden, kendi gelirine göre bir düzen kurmak ve harcamaları ona göre ayarlamak gerekir. Eğer gelirler yeterli değilse, o zaman da ek gelir kaynakları yaratmak veya masrafları azaltmak zorunlu hale gelir.

    Atasözünün Hikayesi

    Bu atasözünün hikayesi, toplumun maddi olanaklara göre yaşamayı öğrenmesi gerektiğini gösteren güzel bir örnektir. Çok zengin bir ağa, evdeki hiçbir yorganı beğenmez ve karısıyla sürekli tartışır. Bunun üzerine kasabadaki tüm yorgancılara yeni bir yorgan yaptırmak ister. Fakat hiçbir yorgancı ağayı memnun edemez. Son çare olarak yaşlı bir yorgancıdan yardım isterler. Yaşlı yorgancı ağaya bir yorgan yapar ve yorganı teslim etmeye gider. Ağa, yorganı görünce yine beğenmez ve küçük olduğunu söyler. Yaşlı yorgancı, “Sen buraya yat, ben seni örtücem,” der ve ağayı yere yatırıp yorganı üstüne örter. Ağanın ayakları dışarıda kalınca yaşlı adam, “Bey de olsan ağa da olsan ayağını yorganına göre uzatacaksın,” diyerek ağayı ikna eder. Bu hikaye, kişinin sınırsız isteklerinin ve doyumsuzluğunun maddi imkânlarına göre şekillenmesi gerektiğini açık bir şekilde ortaya koyar.

    "Ayağını yorganına göre uzat" atasözü, bireyin harcamalarını gelirine göre ayarlamasını öğütler. Bu yazıda atasözünün anlamını, hikayesini ve günümüzde mali dengeyi sağlama yollarını keşfedin. Tüketim kültürünün etkileri ve kredi kartı kullanımında dikkat edilmesi gerekenler üzerine kapsamlı bir analiz.
Atasözünün Kısa Tanımı ve Anlamı

"Ayağını yorganına göre uzat" atasözü, bireyin harcamalarını ve yaşam tarzını gelirlerine göre ayarlaması gerektiğini öğütleyen bir ifadedir. Giderlerin, kişinin mevcut gelirleriyle orantılı olması gerektiğini vurgular. Aksi halde, maddi sıkıntılara düşüleceği, borç içinde kalınacağı, hatta başkalarının yardımına muhtaç hale gelineceği anlatılmak istenir. Özellikle bugünün tüketim odaklı dünyasında, bu atasözü geçmişten günümüze önemli bir rehber niteliği taşımaktadır.

Atasözünün Derin Anlamı ve Toplumsal Mesajı

Atasözü, kişinin kendi sınırlarını bilmesi gerektiğini ifade eder. Bu sınırlar maddi imkanlarla ilgilidir ve başkasının desteğiyle sürdürülebilir bir yaşam inşa edilemeyeceği gerçeğini ortaya koyar. Kişi, hayatını sürdürebilmek için, gelir ve gider dengesini sağlamalıdır. Eğer bu denge sağlanmazsa, maddi sıkıntılarla karşılaşılması kaçınılmaz olur.

Atasözünün öğütlediği temel ilke şudur: Gelirin ne ise, ona göre bir yaşam tarzı benimse. Başkalarından destek almayı beklemeden, kendi gelirine göre bir düzen kurmak ve harcamaları ona göre ayarlamak gerekir. Eğer gelirler yeterli değilse, o zaman da ek gelir kaynakları yaratmak veya masrafları azaltmak zorunlu hale gelir.

Atasözünün Hikayesi

Bu atasözünün hikayesi, toplumun maddi olanaklara göre yaşamayı öğrenmesi gerektiğini gösteren güzel bir örnektir. Çok zengin bir ağa, evdeki hiçbir yorganı beğenmez ve karısıyla sürekli tartışır. Bunun üzerine kasabadaki tüm yorgancılara yeni bir yorgan yaptırmak ister. Fakat hiçbir yorgancı ağayı memnun edemez. Son çare olarak yaşlı bir yorgancıdan yardım isterler. Yaşlı yorgancı ağaya bir yorgan yapar ve yorganı teslim etmeye gider. Ağa, yorganı görünce yine beğenmez ve küçük olduğunu söyler. Yaşlı yorgancı, "Sen buraya yat, ben seni örtücem," der ve ağayı yere yatırıp yorganı üstüne örter. Ağanın ayakları dışarıda kalınca yaşlı adam, "Bey de olsan ağa da olsan ayağını yorganına göre uzatacaksın," diyerek ağayı ikna eder. Bu hikaye, kişinin sınırsız isteklerinin ve doyumsuzluğunun maddi imkânlarına göre şekillenmesi gerektiğini açık bir şekilde ortaya koyar.

Harcamalar ve Gelir Dengesi
Gelir-Gider Dengesinin Önemi

Her insanın gelir düzeyi farklıdır. Bazı insanlar sabit maaşla geçinirken, bazıları serbest meslekten kazanç sağlar ya da aile desteği alır. Gelirler ne olursa olsun, giderlerin bu gelirlere göre ayarlanması hayati önem taşır. Harcamaları kontrol altında tutmak, finansal güvenliği sağlar ve uzun vadede maddi sıkıntıların önüne geçer. Aksi takdirde kişi, gelir-gider dengesini kuramazsa sürekli borç içinde yaşar ve hatta daha büyük sorunlarla karşılaşabilir.

Örneğin, sabit gelirle geçinen bir kişinin, bu geliri aşan harcamalar yapması, kısa sürede mali sıkıntılara neden olur. Bir ay içinde aldığı maaşı bitiren ve kredi kartı borcuna başvuran biri, gelecek aylarda bu borçları ödemekte zorlanır ve bu bir kısır döngü haline gelir.

Giderlerin Gelire Göre Ayarlanması

Gelir düzeyinin üzerine çıkmadan, giderlerin dikkatle planlanması gerekir. Zorunlu ihtiyaçlar ve lüks harcamalar arasında bir denge kurmak, mali güvenliği sağlar. Aşağıda gelir-gider dengesini sağlamak için dikkate alınması gereken bazı temel noktalar sıralanmıştır:

Bütçe Yapma: Bütçe, harcamaları düzenlemek için atılacak ilk adımdır. Kişi, sabit gelirlerini ve sabit giderlerini göz önünde bulundurarak bir bütçe oluşturmalıdır. Bu bütçede, zorunlu harcamalar (kira, fatura, gıda) ve keyfi harcamalar (tatil, eğlence) net bir şekilde ayrılmalıdır.
Tasarruf Yapma: Gelir düzeyi ne olursa olsun, her ay küçük de olsa bir tasarruf yapmak, gelecekte karşılaşılacak beklenmedik harcamalar için güvence sağlar.
Geliri Artırma Yolları: Eğer mevcut gelir, zorunlu giderleri karşılamıyorsa, ek gelir kaynakları yaratmak ya da giderleri azaltmak gerekir. Ek işler yapmak, pasif gelir kaynakları oluşturmak gibi yollarla kişi, mali dengesini sağlayabilir.
Kredi ve Borç Kullanımı: Kredi ve borç, dikkatli kullanılmadığında büyük finansal sıkıntılara yol açabilir. Kişi, gelirine göre ödeme planı oluşturmalı ve ödeyemeyeceği miktarlarda borca girmemelidir. Kredi kartları da bu bağlamda dikkatle kullanılmalı ve aşırı borçlanmadan kaçınılmalıdır.
Tüketim Toplumunda Ahlak ve Maddi Sorunlar
Tüketim Toplumunun Etkileri

Modern toplumlar, büyük ölçüde tüketim kültürüne dayalıdır. Reklamlar, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sürekli olarak tüketim teşvik edilir. Tüketim toplumu, bireyleri daha fazla harcamaya, ihtiyaçlarının ötesinde ürünler satın almaya yönlendirir. Bu durum, özellikle gelirleri sınırlı olan bireyler için ciddi maddi sıkıntılara neden olabilir. İnsanlar, tüketim baskısı altında, kendi maddi imkanlarının ötesinde yaşam tarzları benimserler.

Bu tüketim kültürü, kredi kartı kullanımını artırır ve insanlar kolayca borç batağına düşer. Kredi kartı ile harcama yapmak, bireyin parayı hemen ödememesi gerektiği yanılsamasını yaratır. Ancak bir süre sonra ödenemeyen borçlar birikir ve kişi mali bir krize girer. Tüketim toplumunun etkisi altında yaşayan bireylerin "Ayağını yorganına göre uzat" atasözünü benimsemeleri, sürdürülebilir ve sağlıklı bir yaşam için gereklidir.

Maddi Sorunların Psikolojik ve Sosyal Etkileri

Maddi sıkıntılar, sadece finansal sorunlara yol açmakla kalmaz, aynı zamanda psikolojik ve sosyal sorunlara da neden olur. Sürekli borç içinde yaşamak, bireyde stres, kaygı ve depresyona yol açabilir. Maddi sorunlar, aile içi ilişkileri de etkileyerek evliliklerde ve sosyal ilişkilerde sorunlar yaratabilir. Finansal dengesizlik, bireylerin özgüvenini zedeler ve sosyal hayatta kendilerini yetersiz hissetmelerine neden olabilir.

Bu nedenle, maddi dengeyi sağlamak sadece ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda bireyin psikolojik ve sosyal refahı için de önemlidir. Maddi sorunlarla başa çıkmanın en iyi yolu, "Ayağını yorganına göre uzat" atasözünde olduğu gibi, gelir ve giderleri dengede tutmaktır.

Kredi Kartları ve Tüketici Davranışları
Kredi Kartı Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kredi kartları, günümüzde alışverişi kolaylaştıran bir araçtır, ancak bilinçsiz kullanıldığında bireyleri maddi sıkıntıya sokabilir. Kredi kartı borçları, faiz oranları nedeniyle hızla büyüyebilir ve ödenmesi zor hale gelebilir. Bu yüzden kredi kartı kullanırken şu temel ilkelere dikkat edilmelidir:

Limit Aşımından Kaçınma: Kişi, kredi kartı limitinin tamamını kullanmamalı ve aylık geliriyle orantılı harcamalar yapmalıdır.
Borcu Zamanında Ödeme: Kredi kartı borçlarının tam ve zamanında ödenmesi, faiz yükünden kaçınmak için hayati önemdedir.
Nakit Avans Kullanımını Sınırlama: Kredi kartından çekilen nakit avanslar, genellikle yüksek faiz oranlarına sahiptir. Bu nedenle nakit avans kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
Sonuç: "Ayağını Yorganına Göre Uzat" Atasözünden Çıkarılacak Dersler

"Ayağını yorganına göre uzat" atasözü, bireylerin mali sorumluluklarını anlamalarına yardımcı olan çok değerli bir öğüttür. Her birey, kendi maddi sınırlarını bilmeli ve bu sınırlar içinde yaşamayı öğrenmelidir. Gelir düzeyi ne olursa olsun, harcamaların gelirlerle dengelenmesi, borçlardan kaçınılması ve uzun vadeli mali güvenliğin sağlanması, sürdürülebilir bir yaşam için gereklidir.

Bu atasözünden alınacak en önemli ders, maddi imkanlara göre yaşamak ve tüketim kültürünün baskısına direnebilmektir. Hem bireysel refah hem de toplumsal düzen açısından bu öğüt, her dönemde geçerliliğini koruyan evrensel bir ilkedir.

    Harcamalar ve Gelir Dengesi

    Gelir-Gider Dengesinin Önemi

    Her insanın gelir düzeyi farklıdır. Bazı insanlar sabit maaşla geçinirken, bazıları serbest meslekten kazanç sağlar ya da aile desteği alır. Gelirler ne olursa olsun, giderlerin bu gelirlere göre ayarlanması hayati önem taşır. Harcamaları kontrol altında tutmak, finansal güvenliği sağlar ve uzun vadede maddi sıkıntıların önüne geçer. Aksi takdirde kişi, gelir-gider dengesini kuramazsa sürekli borç içinde yaşar ve hatta daha büyük sorunlarla karşılaşabilir.

    Örneğin, sabit gelirle geçinen bir kişinin, bu geliri aşan harcamalar yapması, kısa sürede mali sıkıntılara neden olur. Bir ay içinde aldığı maaşı bitiren ve kredi kartı borcuna başvuran biri, gelecek aylarda bu borçları ödemekte zorlanır ve bu bir kısır döngü haline gelir.

    Giderlerin Gelire Göre Ayarlanması

    Gelir düzeyinin üzerine çıkmadan, giderlerin dikkatle planlanması gerekir. Zorunlu ihtiyaçlar ve lüks harcamalar arasında bir denge kurmak, mali güvenliği sağlar. Aşağıda gelir-gider dengesini sağlamak için dikkate alınması gereken bazı temel noktalar sıralanmıştır:

    1. Bütçe Yapma: Bütçe, harcamaları düzenlemek için atılacak ilk adımdır. Kişi, sabit gelirlerini ve sabit giderlerini göz önünde bulundurarak bir bütçe oluşturmalıdır. Bu bütçede, zorunlu harcamalar (kira, fatura, gıda) ve keyfi harcamalar (tatil, eğlence) net bir şekilde ayrılmalıdır.
    2. Tasarruf Yapma: Gelir düzeyi ne olursa olsun, her ay küçük de olsa bir tasarruf yapmak, gelecekte karşılaşılacak beklenmedik harcamalar için güvence sağlar.
    3. Geliri Artırma Yolları: Eğer mevcut gelir, zorunlu giderleri karşılamıyorsa, ek gelir kaynakları yaratmak ya da giderleri azaltmak gerekir. Ek işler yapmak, pasif gelir kaynakları oluşturmak gibi yollarla kişi, mali dengesini sağlayabilir.
    4. Kredi ve Borç Kullanımı: Kredi ve borç, dikkatli kullanılmadığında büyük finansal sıkıntılara yol açabilir. Kişi, gelirine göre ödeme planı oluşturmalı ve ödeyemeyeceği miktarlarda borca girmemelidir. Kredi kartları da bu bağlamda dikkatle kullanılmalı ve aşırı borçlanmadan kaçınılmalıdır.

    Tüketim Toplumunda Ahlak ve Maddi Sorunlar

    Tüketim Toplumunun Etkileri

    Modern toplumlar, büyük ölçüde tüketim kültürüne dayalıdır. Reklamlar, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sürekli olarak tüketim teşvik edilir. Tüketim toplumu, bireyleri daha fazla harcamaya, ihtiyaçlarının ötesinde ürünler satın almaya yönlendirir. Bu durum, özellikle gelirleri sınırlı olan bireyler için ciddi maddi sıkıntılara neden olabilir. İnsanlar, tüketim baskısı altında, kendi maddi imkanlarının ötesinde yaşam tarzları benimserler.

    Bu tüketim kültürü, kredi kartı kullanımını artırır ve insanlar kolayca borç batağına düşer. Kredi kartı ile harcama yapmak, bireyin parayı hemen ödememesi gerektiği yanılsamasını yaratır. Ancak bir süre sonra ödenemeyen borçlar birikir ve kişi mali bir krize girer. Tüketim toplumunun etkisi altında yaşayan bireylerin “Ayağını yorganına göre uzat” atasözünü benimsemeleri, sürdürülebilir ve sağlıklı bir yaşam için gereklidir.

    Maddi Sorunların Psikolojik ve Sosyal Etkileri

    Maddi sıkıntılar, sadece finansal sorunlara yol açmakla kalmaz, aynı zamanda psikolojik ve sosyal sorunlara da neden olur. Sürekli borç içinde yaşamak, bireyde stres, kaygı ve depresyona yol açabilir. Maddi sorunlar, aile içi ilişkileri de etkileyerek evliliklerde ve sosyal ilişkilerde sorunlar yaratabilir. Finansal dengesizlik, bireylerin özgüvenini zedeler ve sosyal hayatta kendilerini yetersiz hissetmelerine neden olabilir.

    Bu nedenle, maddi dengeyi sağlamak sadece ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda bireyin psikolojik ve sosyal refahı için de önemlidir. Maddi sorunlarla başa çıkmanın en iyi yolu, “Ayağını yorganına göre uzat” atasözünde olduğu gibi, gelir ve giderleri dengede tutmaktır.

    Kredi Kartları ve Tüketici Davranışları

    Kredi Kartı Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Kredi kartları, günümüzde alışverişi kolaylaştıran bir araçtır, ancak bilinçsiz kullanıldığında bireyleri maddi sıkıntıya sokabilir. Kredi kartı borçları, faiz oranları nedeniyle hızla büyüyebilir ve ödenmesi zor hale gelebilir. Bu yüzden kredi kartı kullanırken şu temel ilkelere dikkat edilmelidir:

    1. Limit Aşımından Kaçınma: Kişi, kredi kartı limitinin tamamını kullanmamalı ve aylık geliriyle orantılı harcamalar yapmalıdır.
    2. Borcu Zamanında Ödeme: Kredi kartı borçlarının tam ve zamanında ödenmesi, faiz yükünden kaçınmak için hayati önemdedir.
    3. Nakit Avans Kullanımını Sınırlama: Kredi kartından çekilen nakit avanslar, genellikle yüksek faiz oranlarına sahiptir. Bu nedenle nakit avans kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

    Sonuç: “Ayağını Yorganına Göre Uzat” Atasözünden Çıkarılacak Dersler

    “Ayağını yorganına göre uzat” atasözü, bireylerin mali sorumluluklarını anlamalarına yardımcı olan çok değerli bir öğüttür. Her birey, kendi maddi sınırlarını bilmeli ve bu sınırlar içinde yaşamayı öğrenmelidir. Gelir düzeyi ne olursa olsun, harcamaların gelirlerle dengelenmesi, borçlardan kaçınılması ve uzun vadeli mali güvenliğin sağlanması, sürdürülebilir bir yaşam için gereklidir.

    Bu atasözünden alınacak en önemli ders, maddi imkanlara göre yaşamak ve tüketim kültürünün baskısına direnebilmektir. Hem bireysel refah hem de toplumsal düzen açısından bu öğüt, her dönemde geçerliliğini koruyan evrensel bir ilkedir.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Orta Gelir Tuzağı Nedir? Ekonomik Büyümenin Önündeki Görünmez Engel
    • Araştırmalarda Hipotezlerin Önemi ve İşlevleri, Bilimsel Çalışmalarda Hipotez Nasıl Oluşturulur?
    • 6 Ekim 1923, İstanbul’un Kurtuluşu Hakkında Yazı
    • Egg (Yumurta) İle İlgili İngilizce Cümleler, Egg Cümle İçinde Kullanımı
    • Miyamoto Musashi’nin 7 Odaklanma İlkesi Nedir? Modern Başarı için Kadim Bilgelik

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.