Bakteriyoloji Nedir? Neyi İnceler? Doğuşu, Gelişimi Kısaca Tarihçesi

0
Advertisement

Bakteriyoloji nedir? Bakteriyoloji bilimi neyi inceler, doğuşu, tarihçesi, özellikleri, çalışma yapan bilim adamları kimlerdir, hakkında bilgi.

Bakteriyoloji Nedir?

Bakteriyoloji

Bakteriyoloji; mikrobiyolojinin bakterileri inceleyen dalıdır. Bakteriyolojinin başlangıcı, mikroskopun geliştirildiği döneme değin uzanır. Mikroorganizmaları ilk görebilen bilim adamı olan Hollandalı doğabilimci Antonie van Leeuwenhoek, 1683’te su, tükürük ve başka ortamlarda bazı “hayvancıklar” gördüğünü bildirdi. Bu gözlemleri 100-150 kat büyütmeli basit bir mercek sistemine dayanıyordu.

Gördüğü mikroorganizmaların, bugün bildiğimiz bakterilerin çok daha büyük türlerinden olduğu sanılmaktadır. 1762’de her hastalıktan bir mikroorganizmanın sorumlu olduğu, bu organizmaların insan vücudu dışında üredikleri ve bir yerden öbürüne hava aracılığıyla taşındıkları ileri sürüldü.

19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, yalnızca birkaç tür bakteri tanınıyordu. Mikroskop kullanan az sayıda uzmanın küçük yapılarına ve hareketliliklerine ilgi duyduğu bakterilerin dünyası hakkındaki bilgiler oldukça sınırlıydı. Bakteri türleri hakkında bugünkü bilgilerimizin temelleri, Ferdinand Cohn’un 1853 ile 1872 yılları arasında bölümler halinde yayımlanan bakteri sınıflandırması üzerine çalışmasıdır.

Advertisement

Cohn ve başka bilim adamları bakteri morfolojisi üstündeki araştırmalarda yoğunlaşırken, Louis Pasteur gibi bazı araştırmacılar da bakterilerle hastalıklar ve çürüme olayları arasındaki ilişkileri aydınlattılar. Böylece, o zamana kadar geçerli kabul edilen kendiliğinden üreme kuramını çürüterek tıbbi tedavide antisepsi anlayışını geliştirdiler.

Çağdaş Gelişmeler

Çağdaş bakteriyolojik tekniklerin gelişimi, 1870-75 arasında bakterileri, jelatin ve agar ile sertleştirilmiş besiyeri ortamlarında içinde bulundukları karışımlardan ayrıştırma ve boyama tekniklerinin bulunmasından sonra gerçekleşti. 1880 ve 1881’de Pasteur’ün bakterilerin neden olduğu iki hastalığa karşı hayvanları başarılı bir şekilde aşılaması en önemli buluşlardı.

Pasteur’ün araştırmaları, hastalıklardan korunma ve hastalıkların tedavisinde aşılarla antiserumlardan yararlanmanın mümkün olduğunu göstererek bugünkü immünoloji biliminin temelini attı. Bazı bilim adamları da bakteriyolojiden süt ürünleri sanayisinde ve tarımda yararlandılar.

Bilimsel araştırmalar tarihi boyunca bakteriyolojiden birçok alanda yararlanılması, bu bilim dalı içinde bazı uzmanlık dallarının ortaya çıkmasına yol açtı. Bunların başlıcaları toprak bakteriyolojisi, klinik tanısal bakteriyoloji, sanayi bakteriyolojisi, deniz bakteriyolojisi, halk sağlığı bakteriyolojisi ve taksonomi ile uğraşan sistematik bakteriyolojidir.

Advertisement
bakteri

Kaynak: pixabay.com

Kaynak 2

Bakterileri inceleyen bir bilim koludur. Tıpta çok önemli bir yeri vardır.

Bakterilerin üç yüz yıldan beri incelenmelerine rağmen, bunların hastalıkları mey: dana getirmelerindeki etkileri ancak çok sonra Fransız bilgini Louis Pasteur’ün çalışmaları sonunda belli olmuştur, İnsanlar çok eski çağlardan beri hastalıkların bulaşarak yayıldıklarını kabul etmişlerdi. Bilhassa Ortaçağ’ da veba ve kolera gibi salgınların hızla yayılmaları bu kanaati daha da kuvvetlendirmişti.

İlk defa olarak Verona’lı şair doktor Fracastor 1546 yılında hastalıkların gözle görülebilen küçük parçacıklar tarafından yayıldığı fikrini ortaya attı. Fakat deneme alanında hastalıkların canlı varlıklarla bulaştığını söyliyen Kîrcher adlı bir bilgin oldu. Kircher 1671 yılında küçük mercekler kullanarak vebalı hastaların kanlarında bazı kurtlar gördüğünü belirtmişti.

Bakteriyoloji biliminin gelişmesi, XVII. yüzyılın ikinci yarısında Almanyalı çuhacı Leeuwenhoek’un mikroskopu icat etmesiyle hızlandı. Leeuwenhoek yağmur suyunu ve diş kazıntısını inceleyince küçük canlılar gördü. Bunu da Londra Kraliyet Akademisi’ne bildirdi.

Advertisement

Mikroskop gelişmekte devam ediyordu. 1838 yılında Ehrenberg bu küçük canlıların şekillerini tarif etti. Bunları dört ayrı kısımda topladı. Öte yandan, Pasteur de bu konuda araştırmalar yapıyordu. O da mayalanmanın meydana gelmesine mayanın sebep olduğunu buldu.

Bu canlıların daha geniş bir şekilde sınıflandırılması ve incelenmesi 1872 yılında Koch tarafından yapıldı. Koch bazı bakterilerin sıcağa ve bazı kimyasal maddelere karşı dayanıklı olduklarını da buldu. Uzun çalışmalar sonunda verem basilini keşfetti. Aynı yıllarda daha başka bilginler de tifo, veba, malta humması gibi hastalıkları meydana getiren basilleri keşfettiler. Bakteriyoloji konusundaki çalışmalar bu bilimin iyice gelişmesini sağlamıştı. Bilhassa son altmış yıl içindeki çalışmalar hemen hemen bütün hastalıkların etmenlerini (âmillerini) ortaya çıkarmıştır.


Leave A Reply