Güven İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları – Güven İle Atasözü Deyim

0
Advertisement

İçinde ve anlamında güven, güvenmek kelimesi geçen atasözleri deyimler ve açıklamaları. Güvenmek hakkında atasözleri deyimler ve anlamları.

Güven İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları

Arka resim kaynak: pixabay.com

Güven İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları Açıklamaları

ATASÖZLERİ

*** açma sırrını dostuna, dostunun dostu vardır o da söyler dostuna
bir sır en yakın dosta bile söylenmemelidir.

*** güvenme (inanma) dostuna, saman doldurur postuna
dost sandığın birtakım kimseler sana kolaylıkla kötülük edebilirler.

*** güvenme varlığa, düşersin darlığa
varlıklarına güvenerek ölçüsüz harcamalarda bulunanlar daha sonraları sıkıntıya düşebilirler.

*** nefesine güvenen borazancıbaşı olur
başarabileceğinize eminseniz büyük işlere girişiniz.

Advertisement

*** sütten ağzı yanan yoğurdu (ayranı) üfleyerek yer (içer)
bir olaydan gerekli dersi alan, sonra uyanık davranır.

*** g*tüne güvenen borazancıbaşı
başarabileceğinize eminseniz büyük işlere girişiniz.

DEYİMLER

*** bileğine güvenmek
gücüne veya hünerine güvenmek.

*** (birine, bir şeye) güveni olmak
güvenmek, inanmak.

Advertisement

*** güven duymak (beslemek)
güvenmek, inanmak.

*** güven kazanmak
kendisine inandırmak.

*** güven vermek
güven duygusu uyandırmak, itimat telkin etmek.

*** güvence altına almak
koruma sorumluluğunu üstlenmek.

Advertisement

*** güvence vermek
1) bir anlaşmada taraflardan biriyle ilgili olarak sorumluluğu yüklenmek, inanca vermek, teminat vermek, garanti vermek; 2) bir sorumluluk karşılığı olarak para vb. ortaya koymak, inanca vermek, teminat vermek, garanti vermek.

*** güvenceye bağlamak
güvence altına almak.

*** güvendiği dağlara kar yağmak (güvendiği dal elinde kalmak)
yardım ve yarar beklediği kimse, yer veya şeyden iyilik gelmemek.

*** güveni sarsılmak
güveni kalmamak.

Advertisement

*** sırtından bıçaklamak
ihanet etmek: “Arkadaşların birbirini sırtından bıçaklaması doğru değil. Bunu ancak düşmanlar yapabilir.” -S. Dölek.

*** güvenmelik vermek
bir kimseye pazarlığında anlaşılmış bir paranın küçük bir bölümünü önceden vermek, kapora vermek.

*** güvenoyu almak
hükûmetin tutumu milletvekilleri tarafından onaylanmak.

*** güvenoyu vermek
hükûmetin tutumu ile ilgili olarak milletvekilleri tarafından olumlu oy kullanılmak.

Advertisement

*** güvensizlik duymak
güvenmemek: “Dikkatle dinlemiyordu bu haberleri. Aksine gittikçe artan bir güvensizlik duyuyordu söylenen sözlere.” -N. Cumalı.

*** kesesine güvenmek
parasına güvenmek.

*** ihanete uğramak
aldatılmak, sadakatsizlik görmek: “Nerede sadakat beklersek orada ihanete uğrarız.” -A. Ş. Hisar.

*** yumruğuna güvenmek
isteklerini yaptırmak için yalnızca bedensel gücüne güvenmek.

Advertisement

*** çiğ süt emmiş
iyiliğini gördüğü insana kötülük yapan kişiler için kullanılan bir söz.


Yorum yapılmamış

Leave A Reply