Ustalık, Usta, Çırak İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları Açıklamaları

2
Advertisement

İçinde usta, çırak, ustalık , çıraklık geçen atasözleri, deyimler ve açıklamaları. Ustalık hakkında atasözleri, deyimler ve anlamları.

Ustalık atasözleri deyimler

Arka resim kaynak: pixabay.com

Ustalık İle İlgili Atasözleri

***bakmakla usta olunsa (öğrense), köpekler (kediler) kasap olurdu (kasaplığı öğrenirdi)
yapılmadan yalnızca nasıl yapıldığı görülerek hiçbir şey öğrenilemez.

***kabiliyetli çırak ustayı geçer
yetenekli çırak, ustasından daha usta olur.

***sanatı ustadan görmeyen (öğrenmeyen) öğrenmez
kişi tek başına ne kadar çalışırsa çalışsın işin inceliklerini bir bilenden öğrenirse o işi daha çabuk ve kolay yapabilir.

***usta maymun kamçı istemez
işini iyi bilen kişiye zorlama gerekmez.

Advertisement

***usta yanında perende atılmaz
bir konuda tam beceri kazanmamış olan kişi, o işin uzmanıyla kalkışacağı üstünlük yarışında yenilgiye uğrar.

***ustamın adı Hıdır, elimden gelen budur
gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter.

***ustanın çekici bin altın
alanında uzman olan bir kişi, bir sorunu kolayca çözümleyebilme becerisi gösteriyorsa bu, aynı işe yıllarca verilmiş emeklerin karşılığı olarak değerlendirilmelidir.

***boynuz kulağı geçmek
bir konuda daha sonra yetişenler yetenek bakımından eskileri geçmek.

Advertisement

***boynuz kulaktan sonra çıkar, ama kulağı geçer
bir konu üzerinde sonradan yetiştikleri hâlde kendilerinden önce yetişmiş olanları geçenler vardır.

Ustalık İle İlgili Deyimler

***usta elinden çıkmak
işinin ehli olan bir kimse tarafından yapılmak: Sırtında koyu lacivert, usta elinden çıkmış bir kostüm. -Y. Z. Ortaç.

***çırak almak
yanında çırak çalıştırmak.

***çırak çıkarmak
1) bir kimseyi beklediğinden az bir kazançla ortaklıktan uzaklaştırmak; 2) esk. cariye veya odalıkların saray, konak, köşk vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra evlenmelerine veya o yerlerden ayrılmalarına izin vermek.

Advertisement

***çırak vermek
çırak olarak çalışması için bir iş yerine göndermek: Bu çocuğu sekiz yaşındayken, araba boyacısına çırak vermişler. -S. F. Abasıyanık.

Usta Nedir? Sözlük Anlamı

“Usta”
1. Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse
“Nöbetçi, ustanın anasına ters ters baktı.” – N. Hikmet
2. Zanaat öğreticisi
3. Zanaatçılar için unvan
“Üzeyir usta yoldan geçmeyeceğimizi söyledi.” – R. H. Karay
4. Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir
“Bunların hepsi de çok güzel sesli ve oyunun en ustaları arasından seçildi.” – T. Buğra
5. Osmanlı Devleti’nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi
6. Akıl veren veya öğreten kimse
“Kız sana bir hâl olmuş, kim senin ustan?” – R. H. Karay

“usta elinden çıkmak ”
işinin ehli olan bir kimse tarafından yapılmak
“Sırtında koyu lacivert, usta elinden çıkmış bir kostüm.” – Y. Z. Ortaç

“usta olmak ”
usta duruma gelmek
“Birkaç yıl çalışıp usta olduktan sonra ücret alırsın, dedi.” – Halikarnas Balıkçısı

Advertisement

“ustamın adı Hıdır, elimden gelen budur ”
babamın adı Hıdır, elimden gelen budur

“ustabaşı ”
Bir iş yerinde çalışan ustaların başı olan ve onları denetleyen kimse
“Ustabaşı Salih Ağa, iri yumruğunu göğsüne vurarak…” – Y. Z. Ortaç

“usta işi”
Eli uz, işinin ehli olan bir kimse tarafından yapılan
“Bir gün altında imzası, usta işi bir şiir yayımlayarak kendisini avuttu.” – Y. Z. Ortaç

“lonca ustası ”
Lonca başkanı

Advertisement

“sohbet ustası ”
Konuşması zevkle dinlenen ve doyurucu olan, dinleyicileri âdeta büyüleyen kimse
“Bu sohbet ustası radyo aracılığıyla tüm Türkiye’yi ağzına baktıran bir millî kahve ağabeyi hâline gelivermişti.” – H. Taner

“söz ustası ”
Söz söylemesini bilen veya ağzına söz yakışan kimse


2 yorum

Leave A Reply