Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Bandırma Vapurunda Atatürk İle Birlikte Olanlar, Vapura Kimler Bindi
    • Atatürkçülüğün Amaç ve Nitelikleri Nelerdir?
    • Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar
    • Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” Sözü ve İlimin Önemi
    • Atatürk’ün Devlet Adamlığı: Stalin’in Sözlerine Karşı Gösterdiği Tarihî Tavır
    • PHP2Shell Son Durum: Kritik PHP Açıkları Aktif Saldırılarda Kullanılıyor
    • Atatürk’ün Kültür, Eğitim ve Sanata İlişkin Görüşleri
    • Mustafa Kemal Atatürk’ün Sosyal Bilimlere Katkısı
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Felsefe » Ahlak Felsefesi Nedir? Temel Yaklaşımlar, Kavramlar ve Konusu
    Felsefe

    Ahlak Felsefesi Nedir? Temel Yaklaşımlar, Kavramlar ve Konusu

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM29 Ocak 2026Updated:3 Haziran 2026Yorum yapılmamış6 Mins Read

    Ahlak felsefesi nedir? Ahlak felsefesinin temel yaklaşımları, konusu, başlıca kavramları nelerdir? Ahlak felsefesi hakkında bilgi.

    Ahlak Felsefesi

    AHLAK FELSEFESİNİN KONUSU :

    • Felsefe Açisindan Ahlak : İnsan davranışlarını iyi ya da kötü olarak nitelendiren yaptırım gücünü ağırlıklı olarak bireyin vicdanindan alan kurallara ahlak denir. Ahlak felsefesi (etik) ise ahlak alanını yöneten değerlerin neler olduğunu, özünü ve temellerini araştıran ahlaki eylemlerin ölçütlerini koyan özel bir felsefe alanıdır.

    Ahlak Felsefesinin Temel Kavramları:

    • İyi – Kötü : İyi-kötü ahlak felsefesinin en temel İki kavramıdır. Ahlakça değerli sayılan, ahlaki olarak yapılması gereken “iyi”, ahlakça değerli sayılmayan ve ahlaki olarak yapilmamasi gereken “kötü” dür. Toplumun yalan söylememeyi değerli saymasi “iyi”, değerli saymayarak yapilmamasi gereken bir davranış olarak görmesi “kötü” dür.

    • Özgürlük : Bireyin kendini iradesi ile iyi ve kötüden birini seçmesidir. Bireyin kendi iradesi ile yalan söylememek ya da söylemekten birini seçmesi “özgürlük” tür.

    • Erdem : Bireyin iradesi ile ahlaki iyiye yönelmesidir. Bireyin kendi iradesi ile “iyi” olan yalan söylememeye yönelmesi “erdem” dir.

    • Sorumluluk : Bireyin kendi iradesi ile yaptığı eylemlerin sonuçlarını üstlenmesidir. Bireyin yalan söylemememi sonucu doğacak durumların sonuçlarını üstlenmesi “sorumluluk” tur.

    • Vicdan : Bireydeki, ahlaki iyi ile kötüyü birbirinden ayıran ve iyiye yönelmesini sağlayan duygudur. Bireyin yalan söylemekle söylememek arasinda ayirim yapma yetisi “vicdan” dir.

    • Ahlak Yasasi : Ahlak açısından genel geçer sayılan ve uyulması gerekli görülen kurallardır. Bireye, “yalan söylememelisin” diyen kurallar “ahlak yasaları” dir.

    • Ahlaki Karar: Ahlak açisindan “iyi” sayilan ve ahlak yasalarına uygun olan kararlardır. Bireyin, “yalan söylememeliyim” diyerek ahlak yasalarina uygun karar alması “ahlaki karar” dir.

    • Ahlaki Eylem : Ahlak yasalarına uygun hareket etmektir. Bireyin, yalan söylememeyi yaşamında uygulaması “ahlaki eylem” dir.

    • Mutluluk : Ahlaki eylemlerin insana verdiği iç huzurdur. Bireyin, yalan söylememesi sonucu duyduğu iç huzur ise “mutluluk” tur.

    AHLAK FELSEFESİNİN (ETİK) TEMEL SORUNLARI VE YAKLAŞIMLAR:

    • Ahlaki Eylemlerin Amaci Var midir? Varsa Bu Amaçlar Nelerdir?

    Felsefe tarihinde pek çok fiiozof ahlaki eylemlerin bir amacinin olduğunu kabul eder. Bu ayni zamanda mutluluk sorununun da temelidir. İnsan eylemlerinin amaci mutluluktur.

    Sokrates : Mutlu olmak, bilgiye ulasmaktir. İnsan mutluluğa bilgi ile ulasir.

    Aristoteles ve Platon : Mutlu olmak, ölçülü davranmak ve ahlaka uygun yasamaktır.

    ARİSTİPPOS VE EPİKÜROS (HEDONİZM) : Mutlu olmak haz duyarak yasamaktir.

    Farabi: Mutlu olmak aklin yöneldiği bilgiye, Tanrı’ya yönelmektir.

    Kant (ödev ahlaki): Mutlu olmak, bütün insanlar için geçerli ahlak yasalarina uygun eylemlerde bulunmaktir.

    • İnsan Ahlaki Eylemlerinde Özgür müdür?

    • İnsan Ahlaki Eylemlerinde Özgür Değildir (Determinizm) : İnsanin, “ahlaki eylemleri ile ilgili kararlari, içten ve distan belirlenen kosullarin etkisiyle oluşur” görüsüne dayanarak ahlaki eylemlerinde özgür olmadigini savunan filozoflar vardir. Bunlar ahlak felsefesi alaninda deterministtir.

    • İnsan Ahlaki Eylemlerinde Özgürdür (İndeterminizm): Bu görüşe göre, insan ahlaki eylemleri ile ilgili kararlari özgürce belirler.

    AHLAKİ EYLEMLERDE ÖZGÜRLÜGÜ BİREY BELİRLER (OTODETERMİNİZM):

    Determinizm ve indeterminizm arasinda uzlaşma sağlamaya çalışan görüştür. Kant’ta ifadesini bulan bu görüşe göre, insan kendi iradesi ile ahlak yasalarini özgürce belirler. Bu nedenle ahlak yasalari insanin disinda konulan ve uyulması istenen yasalar değildir. İnsan, kendi özgür iradesiyle belirlediği genel geçer ahlak yasalarina yine kendisi uyar.

    • Kişi Vicdani Karşısında Evrensel Bir Ahlak Yasası Var mıdır?

    • Evrensel Ahlak Yasası Yoktur: “Tüm insanlar, toplumlar ve zamanlar için geçerli ahlak yasalari yoktur; ahlak insanlara, toplumlara ve zamana göre değişir” görüsünü savunan düşünürler evrensel ahlak yasalarinin varligini reddederler.

    HAZ AHLAKİ (HEDONİZM): İnsanin haz duyduğu şeylerle mutlu olabileceğini savunur. Haz duyulan şeyler öznel olduğundan evrensel bir ahlak yasasindan söz edilemez. Bu görüş, ilkçağ düşünürlerinden Aristippos’a göre, “iyi” nin ve “kötü” nün ölçütü hazdir. Haz veren şeyler “iyi”, aci veren şeyler ise “kötü” dür. Epiküros’a göre ise insan acidan kaçarak ve hazza yönelerek mutlu olur.

    • Fayda ahlaki :”lyi” nin ve “kötü” nün ölçütü insana sagladigi faydadir. Ahlakin bireye sagladigi fayda zamanla değişeceğinden evrensel ahlak yasasi olamaz.

    BENCİLLİK (EGOİZM):

    İnsan eylemlerinin kökeninde “ben sevgisi” vardir. Ahlak ise insanin kendini koruma güdüsünün disa vurulmasindan başka bir sey değildir. Bu görüsü savunan Thomas Hobbes’a göre, insanda, hayvanlarda olduğu gibi “kendini sevme” ve “kendini koruma” içgüdüleri vardir. Dolayisi ile insan dogasi geregi “bencil” dir. Bencil olan insan her şeyden önce kendi “çıkar” ini düşüneceğinden evrensel bir ahlak yasasi yoktur.

    ANARŞİZM :

    Toplumsal yasami düzenleyen tüm kurum ve kurallari reddeden anarşizm, doğal olarak ahlak kurallarinin egemenliğini de reddeder. Bireysel iradenin her şeyin üstünde olduğunu savunan anarşizmin kurucusu Proudhon ve diğer temsilcileri Bakunin, Kropotkin ve Stirner, ahlak yasalarinin diğer yasalar gibi insanlari kolay yönetmek için uydurulduğunu savunurlar.

    İMMORALİZM :

    Ahlakin dislandigi bu felsefi anlayisin en önemli temsilcisi Friedrich Nietzsche’dir. Nietzsche’ye göre iki tür ahlak anlayışı vardir. Her şeye boyun egen, zamanının ahlak anlayışına körü körüne inanan “sürü insan” in ahlaki “köle ahlaki” dir. “Güç iradesi” ni simgeleyen “üst insan”, “köle ahlakini” yikip yerine “efendi ahlaki” ni koymalıdır. “İyi” ve “kötü” ile uğraşmak yerine “güce” dayanan bir ahlak anlayışı oluşturulmalıdır.

    Nietzsche kendi çagina kadarki ahlak anlayislarini reddederken immoralisttir. Ancak “üst insanin” ahlakinin egemen olmasi gerektigini söylerken de moralisttir.

    VAROLUŞÇULUK (EGZİSTANSİYALİZM): Varoluşçuluk, insanin yasamini kendisinin kurmasi açisindan özgür olduğunu savunur. Kierkegaard, Heiddegger, Jaspers ve Sartre’a göre, insan, kendi varoluşunu kendisi yaratir. Bir biçak, önce zihinde tasarlanir, sonra yapilir. Biçak için özgür seçim yoktur. Sadece irısan, değerlerini kendisi yaratir ve özgür iradesi ile yolunu seçer. O halde, insanin “varlik” i, “öz” ünden önce gelir. İnsan ahlaki olarak “varlik” i, “öz” ünden önce gelir. İnsan ahlaki olarak “iyi” ve “kötü” nün ölçütünü topluma göre değil kendi öz iradesi ile belirlemelidir. Bu nedenle evrensel bir ahlak yasasindan söz edilemez.

    • Evrensel Ahlak Yasasi Vardir : Tüm insanlar, toplumlar ve zamanlar için geçerli ahlak yasalarinin olduğunu kabul eden görüştür. Ancak, evrensel ahlak yasalarinin bireysel, öznel (sübjektif) kaynakli olduğunu iddia edenlerin yani sira, bireyin disindan kaynaklanan, nesnel (objektif) olduğunu iddia eden ikinci bir grup da vardir:

    Evrensel Ahlak Yasasını Öznel Temelde Kabul Edenler

    : Evrensel ahlak yasasinin insandan, insanin öznel yasamindan ve yapip, ettiklerinden kaynaklandigini savunanlar, insandaki farkli özellikleri temel almalari açisindan birbirlerinden ayrilirlar. Bentham’a ve J.S. Mill’e göre, insanlar dogalari geregi acidan kaçinarak, hazza yönelerek mutluluğa ulasir. Henri Bergson’a göre ise evrensel ahlak yasasinin kaynagi insanin bir özelliği olan “sezgi” dir.

    Evrensel Ahlak Yasasini Nesnel Temelde Kabul Edenler : Bu görüş, evrensel ahlak yasasının kaynağının insanin dışında bir güç olduğu görüsünden hareket eder. Bu güç çoğu filozofta Tanrı’dır ve Tanrı’nın koyduğu ahlak yasaları evrenseldir. Platon’a göre “iyi” ve “kötü” eylemlerin ölçüt “iyi ideasi” na uygun olup olmamaktir. Farabi’ye göre, insanin amacı “hayır” a (iyiye) ulaşmaktır. Spinoza’ya göre ahlakin görevi, insanin tutkularının yönlenmesini sağlayarak Tanrı’nın yasasına yani iyiliğe ulaşmasını sağlamaktır. Kant, ahlaki eylemleri ödev ahlaki ve çıkar ahlaki olarak ikiye ayırır. Toplumun isteğine uyarak yaptığı ahlaka uygun eylemlere çıkar ahlaki denir. Ödev ahlaki ile eylemlerde bulunmak gerçek anlamda ahlaklı olmaktır. Çünkü toplum tinsel-ahlaki bir varlıktır. O halde ödev ahlaki kesin uyulması gereken bir buyruktur ve bu buyruğa uymak insanlar için yükümlülüktür.

    Evrensel Dinler : Yahudilik, Hiristiyanlik, Müslümanlik gibi tek tanrili evrensel dinler evreni ve insani yaratan Tanrı’yı kabul ederler. Bu dinlere göre Tanri, mükemmel ve en yüksek “iyi” dir. Tanrı’ya yaklasmanin yolu da “iyi” eylemlerle mümkündür. Kutsal kitaplar, insanin disindan Tanrı’nın buyruklarini içerir. İnsan bu buyruklara uygun davrandığı sürece “iyi” yi yapar ve mutlu olur. Tanrı’nın buyruklarına uyanlar için ödül (cennet), uymayanlar için ceza (cehennem) vardır. Görüldüğü gibi evrensel dinler evrensel ahlak yasasını objektif temelde kabul ederler.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Bandırma Vapurunda Atatürk İle Birlikte Olanlar, Vapura Kimler Bindi
    • Atatürkçülüğün Amaç ve Nitelikleri Nelerdir?
    • Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar
    • Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” Sözü ve İlimin Önemi
    • Atatürk’ün Devlet Adamlığı: Stalin’in Sözlerine Karşı Gösterdiği Tarihî Tavır

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.