İstiklal Marşı’nın Bilinmeyen Kelimeleri ve Anlamları Açıklamaları Kullanımları

0

İstiklal Marşı’nın 10 kıtasının bilinmeyen kelimeleri ve şiirde kullanılan anlamları nelerdir? İstiklal Marşı’nı daha iyi anlamak için kelimelerin anlamları

İstiklal Marşı

Advertisement

İstiklal Marşı’nın Bilinmeyen Kelimeleri ve Anlamları

İstiklal Marşı’nın o derin ruhunu ve anlamını daha iyi kavrayabilmek için günümüzde çok kullanılmayan kelimelerin de anlamlarını bilmek gerekir. Kelimelerin anlamlarını öğrenince ne kadar duygulu ve mükemmel bir şiir olduğu ortaya çıkıyor. İşte bu sebepten az bilinen kelimeleri belirleyip, şiirde kullanılan anlamlarını paylaştık.

Kıta Kıta İstiklal Marşı’nın Açıklaması İçin Tıklayınız

İstiklal Marşı

1. Kıta

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

şafak: Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık
al: Kırmızı
sancak: Bayrak
ocak: Ev, aile, soy

2. Kıta

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Advertisement

çehre: Yüz
hilal: Ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimi (Şiirde bayrağın üstündeki ay kastedilmektedir)
celal: Öfke
Hak: Allah
istiklal: Bağımsızlık

3. Kıta

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

ezel: Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik
hür: Özgür bir biçimde
bent: Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılan set
engin: Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş

4. Kıta:

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

garp: Batı
afak: Ufuklar
serhat: Sınır boyu
medeniyet: Uygarlık

5. Kıta:

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va’dettigi günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Advertisement

siper: Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer
hayasız: Utanması olmayan, sıkılmayan
Hak: Allah

6. Kıta:

Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

kefen: Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez
ata: Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri

7. Kıta

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

feda: Bir amaç uğrunda bir değer veya varlıktan vazgeçme, uğruna verme
Şüheda: Şehitler
Hüda: Allah
cüda: Yurt, baba ocağı gibi çok sevilen şeylerden ayrılmış olan, uzak kalmış olan

8. Kıta:

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

ilahi: Tanrı ile ilgili olan, Tanrı’ya özgü olan
emel: Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek
mabet: Tapınak
namahrem: Yabancı, el
şehadet: Tanıklık
ebedi: Sonsuz, ölümsüz

9. Kıta:

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

vect: Sevgi veya heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme
secde: Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere getirerek alınan durum
ceriha: Yara
ruhi: Ruhsal
mücerred: Katışık ve karışık olmayan
naaş: Ölen insanın vücudu, ceset
arş: İslam inanışına göre göğün en yüksek katı

10. Kıta

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy

Advertisement

şafak: Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık
hilal: Ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimi (Şiirde bayrağın üstündeki ay kastedilmektedir)
ebediyen: Sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar
izmihlal: Yıkılma, çökme
Hak: Allah
istiklal: Bağımsızlık


Leave A Reply