Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Ginkgo Biloba Nedir? Ne İşe Yarar? Sağlık Faydaları ve Kullanım Şekli
    • Orta Gelir Tuzağı Nedir? Ekonomik Büyümenin Önündeki Görünmez Engel
    • Araştırmalarda Hipotezlerin Önemi ve İşlevleri, Bilimsel Çalışmalarda Hipotez Nasıl Oluşturulur?
    • 6 Ekim 1923, İstanbul’un Kurtuluşu Hakkında Yazı
    • Egg (Yumurta) İle İlgili İngilizce Cümleler, Egg Cümle İçinde Kullanımı
    • Miyamoto Musashi’nin 7 Odaklanma İlkesi Nedir? Modern Başarı için Kadim Bilgelik
    • Ateşin İnsan Evrimindeki Rolü Nedir? Ateş ve İnsan Evrimi Arasında Nasıl Bir İlişki Var?
    • Cunta Nedir? Ne Demektir? Nasıl Ortaya Çıkar? Cunta Yönetimlerinin Özellikleri ve Tarihsel Süreci
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Dil ve Edebiyat » Deyimler » Gönül İle İlgili Deyimler ve Anlamları Açıklamaları, Kalp İle Deyim
    Deyimler

    Gönül İle İlgili Deyimler ve Anlamları Açıklamaları, Kalp İle Deyim

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM20 Nisan 2026Updated:20 Nisan 20262 yorum6 Mins Read

    İçinde gönül kelimesi geçen deyimler nelerdir? Bu deyimlerin açıklamaları ve anlamları. Gönül hakkında deyimler ve açıklamaları.

    Gönül İle İlgili Deyimler ve Anlamları Açıklamaları, Kalp İle Deyim

    Gönül İle İlgili Deyimler

    • *** (bir şeyde) gönlü olmak
      sevip istemek.
    • *** (bir şeye) gönlü olmak
      razı olmak.
    • *** (birini) gönülden çıkarmamak
      sevilen kimseyi unutmamak.
    *** (birinin) gönlü ile oynamak
    sever görünüp eğlenmek.
    • *** (birinin) gönlünü etmek (yapmak)
      birini razı ve hoşnut etmek: “Ben patronun gönlünü ederim, hafta arasında.” -N. Cumalı.
    • *** (birinin) gönlünü hoş etmek
      birinin dileğini yerine getirerek onu sevindirmek: “Feride, çocukların birini bırakıp ötekini alıyor, hepsinin sıra ile gönlünü hoş etmek istiyordu.” -R. N. Güntekin.
    • *** gönlü akmak
      birine karşı güçlü sevgi duymak: “Bu delikanlının kıza, bu kızın delikanlıya gönlü akınca insanın yüreği kabarıyor.” -R. N. Güntekin.
    • *** gönlü bulanmak
      1) kusacak gibi olmak; 2) mec. kuşkulanmak.
    • *** gönlü çekmek
      imrenip istemek.
    • *** gönlü çelinmek
      güzel sözlere aldanmak, kapılmak.
    • *** gönlü çökmek
      yaşama gücü azalmak, ruhsal dengesi bozulmak.
    • *** gönlü düşmek
      âşık olmak: “Çaydan üç güvercin uçtu / Benim gönlüm sana düştü” -Halk türküsü.
    • *** gönlü istemek
      dilemek, kuvvetle içten arzulamak: “gönül istiyordu ki böyle büyük sanatçılara hastalıklar hiç değmesin, onlardan uzak olsun.” -C. Uçuk.
    • *** gönlü kalmak
      1) isteyip de edinemediği bir şeyi istemekten vazgeçmemek; 2) gücenmek.
    • *** gönlü kanmak
      bir işle ilgili kaygısı kalmamak, mutmain olmak, müsterih olmak.
    • *** gönlü kaymak
      sevmeye eğimli olmak.
    • *** gönlü kırılmak
      üzülmek, incinmek, yerinmek: “Bunları duymakla gönlüm kırıldı.” -A. Ş. Hisar.
    • *** gönlü razı olmamak
      istememek: “Ama Salih’in gönlü buna razı olmaz, bu yüzden de sorunları yarım ağızla cevaplandırırdı.” -T. Buğra.
    • *** gönlü takılmak
      1) bir şeye karşı ilgi duymak; 2) aşk ile sevmeye başlamak.
    • *** gönlü varmamak
      istek duymamak, istememek, çekinmek: “Birkaç gece evvel gelip de bir şey soracaktım, rahatsız etmeye gönlüm varmadı.” -P. Safa.
    • *** gönlünde kalmak
      çok istediği hâlde ulaşamamak, elde edememek: “Bu soyadı çıkmasaydı, bu hatiplik onun gönlünde kalacakmış.” -M. Ş. Esendal.
    • *** gönlünden geçirmek (geçmek)
      1) bir şeyin olmasını veya bir şey yapmayı istemek: “Topkapı Sarayı’nda Hünername minyatürlerine bakarken kaç defa gönlümden bu özleyiş geçti.” -Y. K. Beyatlı. 2) düşünmek.
    • *** gönlünden kopmak
      kendiliğinden vermek: “Fukara bir denizciye rast gelirsen süngerlerimden birkaç tanesini ona ver, gönlünden koparsa.” -Halikarnas Balıkçısı.
    • *** gönlüne doğmak
      içine doğmak, sezmek, hissetmek.
    • *** gönlüne dokunmak
      üzülmek, rahatsızlık duymak: “Onun kenar mahallelerde sürüklenen çıplak ayakları benim gönlüme dokunuyor.” -O. S. Orhon.
    *** gönlüne girmek
    kalbine girmek.
    • *** gönlüne göre
      dileğine göre, isteğine uygun olarak.
    • *** gönlünü çalmak
      kalbini çalmak.
    • *** gönlünü çelmek
      1) kandırmak, yola getirmek, aşkını kazanmak: “Nice beyler, paşalar onun peşinde yıllarca dolaşmışlar, onun gönlünü çelmek için her türlü çareye başvurmuşlardı.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) kendi yanına çekmek, sempatisini kazanmak: “İlk tanıştığımız günden beri bana karşı gösterdiği yakınlıkla gönlümü çelmiş bulunmaktaydı.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
    • *** gönlünü düşürmek
      âşık olmak, sevdalanmak: “Biraz aklı olsa bizim Rabia’ya gönül düşürür mü?” -H. R. Gürpınar.
    • *** gönlünü eğlemek
      mutlu, neşeli vakit geçirmek: “Ne güzel yayla da şu bizim yayla / Çık soğuk su başına da gönlünü eğle” -Halk türküsü.
    • *** gönlünü kaptırmak
      âşık olmak: “Kız kaptırdı gönlünü / Sevdiği kalpsizin biri” -B. Necatigil.
    • *** gönlünü karartmak
      yaşamaya karşı sevgi ve isteğini azaltmak: “Tabiatın bu eşsiz güzellikleri karşısında o birtakım gevezeliklerle benim kafamı ağrıtacak, gönlümü karartacak değil.” -O. C. Kaygılı.
    • *** gönlünü pazara çıkarmak
      sevmek için kendine yakışanı seçmeyip rastgele birini sevmek.
    • *** gönlünü serin tutmak
      sakin, soğukkanlı olmak, hemen heyecanlanmamak.
    • *** gönlünü söndürmek
      küstürmek, kırmak, incitmek: “Kalpsiz bir güzelliğin, fakir teyze kızlarının hayatını kırmaktan, gönlünü söndürmekten başka neye faydası var ki!” -R. N. Güntekin.
    • *** gönlünü yaralamak
      incitmek, kırmak, üzmek: “Onun gönlünü yaralayarak bir latife ederlerse hemen kaçıyor, sokulmuyor.” -M. Ş. Esendal.
    • *** gönlünün dümeni bozuk
      tkz. isteklerinde, özellikle gönül işlerinde tutarlılık göstermeyen, sık sık istek değiştiren.
    • *** gönül açmak
      insanın iç sıkıntısını gidermek, iç açmak.
    *** gönül akıtmak
    âşık olmak, sevmek.
    • *** gönül avlamak
      huyunu suyunu yakından bilerek olumlu davranışta bulunmak, tavlamak: “İstanbul’un yetiştirdiği mizaçtan anlar, gönül avlamasını bilir dalkavuklardan biriydi.” -A. Ş. Hisar.
    • *** gönül avutmak
      hoşça vakit geçirmek: “Gözünü ve gönlünü avutmak için türlü hoppalıklar yapıyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
    • *** gönül bağlamak
      severek bağlanmak, içten sevmek, âşık olmak: “Gözlerin kızarmış, niye ağladın? / Bir başkasına mı gönül bağladın?” -Y. Z. Ortaç.
    • *** gönül birliği etmek
      duygusal anlamda tam bir uyum içinde olmak.
    • *** gönül bulandırmak
      1) mide bulandırmak; 2) mec. kuşkulandırmak; 3) mec. rahatsız etmek: “Haberler iyi değil, rivayetler gönlümü bulandırıyor, sürgünmüş, göz hapsiymiş, estek köstek.” -A. İlhan.
    • *** gönül çekmek
      sevdalı olmak: “Henüz bu yaşta, zavallı çocuk gönül çekmek nedir, bir büyük adam gibi biliyor ve bir büyük adam gibi yarasının acısını kimseye sır vermeyerek taşıyor.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
    • *** gönül eğlendirmek
      geçici bir ilgi ve sevgi göstererek hoşça vakit geçirmek: “O bizim arkadaşı oraya dilber Çingene kızları ile gönlünü eğlendirmeye gelmiş paralıca bir delikanlı sanıyordu.” -O. C. Kaygılı.
    • *** gönül gezdirmek
      hlk. seçmek için aklından birçok şey geçirmek.
    • *** gönül (gönlünü) almak
      1) sevindirmek; 2) kırılan bir kimseyi güzel bir davranışla hoşnut etmek: “Bu oğlanı amcama itmek doğru değil, bir ara gönlünü almalı.” -A. Ümit.
    • *** gönül indirmek
      kendisine yakıştıramadığı bir şeye razı olmak: “Oysa o oturmamıştı bile sofraya, bir fincan çay içmeye gönül indirmemişti.” -İ. Aral.
    • *** gönül kırmak (yıkmak)
      birini çok üzecek bir davranışta bulunmak, gücendirmek: “Osman Efendi iyi adamdı, kimsenin gönlünü kırmazdı.” -İ. H. Baltacıoğlu.
    • *** gönül koymak
      gücenmek, alınmak, darılmak.
    • *** gönül okşamak
      birini hoş bir söz veya davranışla sevindirmek, iltifat etmek.
    *** gönül rızası ile
    isteyerek.
    • *** gönül vermek
      1) sevmek, âşık olmak: “1934’te yepyeni bir Türkçeye gönül vermiş olan Atatürk, sonraki üç dört yıl içinde, daha ılımlı bir dil devrimine yönelmiş olabilir mi?” -T. Halman. 2) bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelmek, eğinmek, meyletmek: “Atölyelerde bu işe gönül veren idealist öğretmenler ders vermekteydi.” -C. Uçuk. 3) düşkün olmak: “Cevizli tel kadayıfına gönül verene de rastlanıyor.” -S. F. Abasıyanık.
    • *** gönül yakmak
      1) insanı aşırı derecede etkilemek, sarsmak, kendinden geçmesine yol açmak: “Bu sesler, o zamanki hayat zevklerinin iç bayıltıcı bir içkisi gibi gönlümüzü yakarak ta derinliklerimize kadar nüfuz etmesini bilirdi.” -A. Ş. Hisar. 2) aşk dolayısıyla iç yangınına tutulmak.
    • *** gönül yıkmak
      birini çok üzecek bir davranışta bulunmak, gücendirmek, gönül kırmak.
    • *** gönülden ırak olmak
      sevilmekten yoksun kalmak, sevilmemek.
    • *** gözden gönülden çıkarmak
      önem vermemek, ilgisini kesmek: “Şimdi, artık gözünden ve gönlünden çıkardığı bu adamın her şeyi onun için müsavi idi.” -R. N. Güntekin.
    • *** hatır gönül bilmek (saymak veya tanımak)
      kişilere karşı gösterilmesi gereken saygı kurallarına uymak.
    • *** hatır gönül yapmak
      birini tutum ve davranışlarıyla mutlu etmek.
    • *** hatır gönül yıkmak (kırmak)
      kişilere karşı gösterilmesi gereken saygı kurallarına uymamak.
    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    2 yorum

    1. recep on 8 Kasım 2014 15:56

      mesela girerken sorular flan soruyo

      Reply
    2. bilinmeyen on 26 Eylül 2021 12:16

      çok iyi deyimler dersime yardımcı oldu

      Reply
    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Ginkgo Biloba Nedir? Ne İşe Yarar? Sağlık Faydaları ve Kullanım Şekli
    • Orta Gelir Tuzağı Nedir? Ekonomik Büyümenin Önündeki Görünmez Engel
    • Araştırmalarda Hipotezlerin Önemi ve İşlevleri, Bilimsel Çalışmalarda Hipotez Nasıl Oluşturulur?
    • 6 Ekim 1923, İstanbul’un Kurtuluşu Hakkında Yazı
    • Egg (Yumurta) İle İlgili İngilizce Cümleler, Egg Cümle İçinde Kullanımı

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.