Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Atatürk’ün Dış Politikası Nedir? Dış Politikasının Temel İkeleri Nelerdir?
    • Beethoven 5. Senfonisi Hakkında Bilgi
    • Atatürk’ün İnkılapçılık İlkesi Nedir? İnkılapçılık Özellikleri, Hakkında Bilgi
    • Atatürk’ün Toplum Hayatındaki Devrimleri (Yenilikler)
    • Atatürk’ün Subaylık Yılları Hakkında Bilgiler (1905 – 1914 Arası)
    • Atatürk’ün Dil Alanında Yaptığı Yenilikler Nelerdir?
    • Atatürkçü Düşünce Sistemi ve Atatürk İnkılapları ile Atatürkçülüğün Özellikleri Nelerdir?
    • Atatürk’ün Öğretmenlere Bakış Açısı ve Değişik Tarihlerde Atatürk’ün Öğretmenlere Hitabı
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Atatürk » Atatürk’ün Dış Politikası Nedir? Dış Politikasının Temel İkeleri Nelerdir?
    Atatürk

    Atatürk’ün Dış Politikası Nedir? Dış Politikasının Temel İkeleri Nelerdir?

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM31 Ekim 2026Yorum yapılmamış6 Mins Read

    Atatürk’ün dış politikası nasıldı? Dış Politasının temel ilkeleri nelerdir? Dış ülkelerle yaşanan sorunlar ve ilişkiler.

    Atatürk'ün Dış Politikası Nedir? Dış Politikasının Temel İkeleri Nelerdir?

    Atatürk’ün Dış Politikası

    Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinin temelini oluşturan Lozan Barış Antlaşması, Türkiye ile İtilaf Devletleri arasında eşit şartlara göre yapıldı. Bu antlaşma, Türkiye ile dünya devletleri arasında yeni bir siyasal ve hukuksal yapı kurdu.

    Bağımsız bir devlet olan Türkiye, Atatürk’ün “Yurtta barış, cihanda barış” sözüyle yön verdiği bir dış politikaya yöneldi. izlenen bu politikayla halkın ve devletin çıkarlarının korunması hedeflendi.

    Türkiye, yeni toprak kazanma amacı taşımadan kendi ülke sınırlarını barış ilişkileri yoluyla korumaya çalışır. Başka ülkelerin iç işlerine karışmamak ve başka ülkelerin haklarımıza ve bağımsızlığımıza saygı göstermesini beklemek temel ilkelerden biridir.

    ATATÜRK’ÜN BELİRLEDİĞİ DIŞ POLİTİKAMIZIN TEMEL İLKELERİ

    Barışçılık: Bölgesel ve evrensel barışın sağlanmasında aktif olarak yer almak ve eşitliğe dayanan çeşitli uluslararası dostluklar kurmak.

    Gerçekçilik: Gerçekleşmeyecek amaçlar peşinde koşmamak.

    Hukuka Bağlılık: Uluslararası sorunların eşitlik ilkesi doğrultusunda, hukuki yollardan çözülmesini sağlamak.

    Milli Güce Dayanmak: Ülkemizin çıkarlarını ve Türk halkının görüşlerini dikkate alarak milli bir politika izlemek.

    Bağımsızlık: Bağımsızlığımıza ve toprak bütünlüğümüze saygılı devletlerle iyi ilişkiler geliştirmek.

    YABANCI OKULLAR TÜRKİYE’YE BAĞLANIYOR

    Osmanlı Devleti’nin batılı devletlere verdiği kapitülasyonların bir devamı olan yabancı okulların statüsü, Lozan’da, bu okullardaki işleyişin Türk kanunlarına göre belirleneceği şeklinde karara bağlandı.

    3 Mart 1924’te çıkarılan “Öğretimin Birleştirilmesi Kanunu” bu okullarda tarih, coğrafya gibi derslerin Türk öğretmenler tarafından okutulması, programlarının Milli Eğitim Bakanlığı’nca onaylanması ve bu okulların Türk müfettişler tarafından denetlenmesi gibi bağlayıcı hükümler getirdi. Bu ve benzeri koşulları kabul eden okullar faaliyetlerine devam etti, diğerleri ise kapatıldı.

    Alınan kararlara ve bu kararlar doğrultusundaki uygulamalara başta Fransa olmak üzere birçok yabancı devlet tepki gösterdi. Ancak Türkiye, gelen tepkileri, yabancı okullar sorununu bir iç meselesi olarak gördüğü için dikkate almadı. Türkiye’nin kararlı tutumu nedeniyle varlıklarını sürdürmek isteyen okullar bu kararlara uymak zorunda kaldı. Böylece Türkiye, bağımsız bir devlet olarak bu sorunu kendi kanunları çerçevesinde çözüme ulaştırdı.

    MUSUL HANGİ DEVLETİN OLACAK?

    Çoğunlukla Türklerin yaşadığı bir bölge olan Musul, I. Dünya Savaşı’ndan sonra ingiltere tarafından işgal edildi. Bölgede petrol gibi önemli bir enerji kaynağının bulunması ve ingiltere’nin bu enerji kaynağına duyduğu ihtiyaç Musul bölgesindeki işgalin en önemli nedenidir.

    Bu işgal Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra gerçekleştirilmişti. Bölge, Misakı Milli sınırlarının içinde yer alıyordu. Türk heyeti Lozan Konferansında, bölgedeki çoğunluğun Türklerden oluştuğunu ortaya koyarak bölgenin Türkiye’ye bırakılması gerektiğini savundu.

    İngiltere ise bölgenin sömürüsü altında bulunan Irak’a ait olduğunu iddia ediyordu. Bu nedenle Musul sorunu, Lozan Konferansı sırasında çözülemedi. Bu sorunun daha sonra iki ülke arasında dokuz ay olarak belirlenen süre içerisinde çözüme kavuşturulması kararlaştırıldı. Eğer bu ikili görüşmelerden de bir sonuç alınamazsa, sorun Milletler Cemiyeti’ne götürelecek ve orada alınan karar uygulanacaktı. İngiltere ve Türkiye arasındaki diplomatik görüşmelerden bir türlü sonuç alınamadı.

    Milletler Cemiyeti, başta İngiltere olmak üzere Avrupa’daki büyük devletlerin etkisi altındaydı. Bu nedenle Musul konusunda lehimize bir karar alınamadı. Bu haksız kararı değiştirmek için bir askeri harekâtı göze alan Türkiye, Şeyh Sait isyanı’nın çıkması üzerine güç durumda kaldı. Bu isyanı bastırmakla uğraşan Türkiye, İngiltere’yle bir çatışmaya girmek istemedi. Görüşmeler tekrar başladı ve 5 Haziran 1926’da Türkiye ile ingiltere arasında Ankara’da bir antlaşma imzalandı.
    Bu anlaşmaya göre;

    ♦ Musul, Kerkük ve Süleymaniye ingiliz sömürgesi olan Irak’a bırakıldı.
    ♦ Türk-Irak sınırı belirlendi.
    ♦ Irak, Musul’dan elde ettiği petrol gelirinin % 10’unu 25 yıl süreyle Türkiye’ye vermeyi kabul etti.

    YUNANİSTAN’LA NÜFUS MÜBADELESİ (DEĞİŞİMİ)

    Lozan Barış Antlaşması’na göre, İstanbul’da yaşayan Rumlarla Batı Trakya’da yaşayan Türkler dışında bütün Rum ve Türkler nüfus değişiminde bulunacaktı. İstanbul’da mümkün olduğu kadar çok Rum bırakmak isteyen Yunanistan, Mondros’un imzalanmasından önce buraya yerleşmiş olanların söz konusu değişimin dışında tutulmasını istiyordu.

    Değişimi yapacak komisyonda bu nedenle anlaşmazlık yaşandı. Sorun Uluslararası Adalet Divanı’na götürüldü. Ancak burada da çözümlenemedi. Yunan Hükümeti Batı Trakya’daki Türklerin mallarına, Türkiye de İstanbul’daki Rumların mallarına el koydu. Bu gerginlik, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in dostluk girişimleri ve Balkanlarda ittifak oluşturma çabası sayesinde aşıldı.

    10 Haziran 1930 tarihinde yapılan antlaşmaya göre geldikleri tarih ne olursa olsun istanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri yaşadıkları yerde etabli (yerleşmiş) kabul edildi. Bu dostluk 1934’te Balkan Antantı’nın kurulmasında da etkili oldu.

    BOĞAZLARDA SÖZ TÜRKİYE’NİN

    Lozan Barış Antlaşması’na göre; boğazlar, başkanı Türk olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek ve boğazların her iki yakası da askerden arındırılacaktı. Ancak 1933 yılından itibaren Avrupa’daki siyasi gerginliklerin artması, silahlanma yarışının hızlanması, İtalya’nın Habeşistan’a saldırması ve Almanya’nın Ren Bölgesi’ne asker çıkarması Türk hükümetini kaygılandırdı.

    Türkiye’nin, boğazların güvenliğini sağlamak amacıyla yaptığı girişimler sonuç verdi ve Montrö Kongresi’nde yeni bir Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.
    Bu sözleşmeye göre;

    ♦ Boğazlar komisyonu kaldırılarak boğazların yönetimi tamamen Türk devletine bırakıldı.
    ♦ Ticaret gemilerine boğazlardan her iki yönde serbestçe geçebilme hakkı tanındı.
    ♦ Boğazlardan geçiş, Türkiye ile Karadeniz’e kıyısı olan devletlerin güvenliğini tehdit etmeyecek şekilde düzenlendi.

    Bu antlaşma ile;

    ♦ Türkiye uluslararası alanda büyük bir zafer kazanmış,
    ♦ Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını kısıtlayıcı hükümler kaldırılmış,
    ♦ Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki önemi artmıştır.

    TÜRKİYE MİLLETLER CEMİYETİ’NDE

    Milletler Cemiyeti I. Dünya Savaşı sonrasında kurulmuştu. Amacı uluslararası sorunları barışçı ve diplomatik yollardan çözmekti.

    Türkiye, zorluklar içerisinde geçirdiği milli mücadele yıllarından itibaren uluslararası silahsızlanma çalışmalarına katılmış, savaşı hukuken yasaklayan “Briand-Kellog Paktı’nı” imzalamış ve komşularıyla iyi ilişkiler kurma çabası içerisinde olmuştur.

    Türkiye’nin bu çabalarını ve iyi niyetli girişimlerini izleyen Milletler Cemiyeti, Türkiye’yi de üye yapmak istemiştir. Ancak bu yaklaşım ilk zamanlar Türkiye tarafından sıcak karşılanmamıştır. Bu durumun nedeni ise Milletler Cemiyeti’nin Musul sorunu karşısında taraflı bir tutum sergilemesi olmuştur.

    Geçen zaman içerisinde Atatürk, davet aldığımız taktirde cemiyete üye olabileceğimizi belirtti.

    İspanya’nın teklifi ve Yunanistan’ın desteği üzerine Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne davet edildi ve 18 Temmuz 1932’de üye oldu.

    KOMŞULARIMIZLA İŞBİRLİĞİ

    Kurtuluş Savaşı’nda gösterilen büyük mücadele ve fedakârlık sonucu kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikası Mustafa Kemal Atatürk’ün Yurtta barış cihanda barış sözüne dayanmaktadır.

    Atatürk, askerlik yaşamı boyunca birçok savaşta yer almış ve üstün başarılar elde etmiş olmasına rağmen hiçbir zaman savaş yanlısı olmamıştır.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün, vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı tehlikede olmadıkça yapılan savaşları cinayet olarak görmesi, Türkiye’nin uygulayacağı dış politikaya esin kaynağı olmuştur.

    Bu nedenle Türkiye, hem iç hem de dış politikada barışı esas almış, dünya barışına katkı yapacak çalışmalara hem katılmış hem de bu çalışmalardan bazılarına öncülük etmiştir.

    BALKAN ANTANTI

    Almanya ve İtalya’da iktidara gelen partilerin yöneticilerinin yayılmacı bir politika izlemeleri ve bu devletlerin Balkan topraklarına yönelik emellerinin olması Balkan Antantı’nın kurulmasına zemin hazırladı.

    Türkiye’nin öncülüğünde Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya’nın katılımıyla 1934’te Balkan Antantı imzalanmıştır.

    Bu antlaşmaya göre;

    ♦ Taraflar, Balkan sınırlarının güvenliğini karşılıklı olarak garanti ettiler.
    ♦ Taraflar, bu anlaşmayı imzalamış olan herhangi bir Balkan ülkesine karşı birbirine önceden haber vermeden siyasal hiçbir harekette bulunmamaya karar verdiler.
    ♦ Antlaşmanın, taraflarca uygun karşılanacak her Balkan ülkesine açık tutulacağını belirttiler.

    Türkiye Balkan Antantı’nı imzalayarak Batı sınırlarını güvence altına aldı. Balkan Antantı’na, İtalya’dan çekinen Arnavutluk ve Balkanlar’da sınırlarını genişletme amacında olan Bulgaristan katılmamıştır.

    SADABAT PAKTI

    İtalya’nın Asya ve Afrika’ya doğru yayılmacı politika izlemesi Türkiye ve Orta Doğu ülkelerini telaşlandırmıştır. İtalya’nın, Habeşistan’ı işgal etmesi, bölgedeki güvenliğin sağlanmasını ve İtalya’ya karşı bir güçbirliği oluşturulmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu amaçla 1937 yılında, Türkiye, İran, Irak ve Afganistan’ın katılımıyla Tahran’ın Sadabat Sarayı’nda, Sadabat Paktı imzalanmıştır.
    Bu antlaşmayla taraflar;

    ♦ Birbirlerinin iç işlerine karışmamayı,
    ♦ Ortak sınırlara saygı göstermeyi,
    ♦ Bölgede, barış ve güvenliğin sağlanmasına çalışmayı taahhüt etmişlerdir. Türkiye, bu pakt ile güney ve doğu sınırlarını güvence altına almayı amaçlamıştır.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Atatürk’ün Dış Politikası Nedir? Dış Politikasının Temel İkeleri Nelerdir?
    • Beethoven 5. Senfonisi Hakkında Bilgi
    • Atatürk’ün İnkılapçılık İlkesi Nedir? İnkılapçılık Özellikleri, Hakkında Bilgi
    • Atatürk’ün Toplum Hayatındaki Devrimleri (Yenilikler)
    • Atatürk’ün Subaylık Yılları Hakkında Bilgiler (1905 – 1914 Arası)

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.