Mizah Nedir? Mizahın Tarihçesi, Türkiye’de İlk Mizah Dergisi Hakkında Bilgi

0

Mizah nedir? Mizahın özellikleri nelerdir, mizahın tarihçesi nedir? Ünlü mizah dergileri, Türkiye’de ilk mizah dergisi,  mizah yazarları hakkında bilgi.

Mizah

Mizah; şaka, eğlence, latife; yaşamdaki gülünçlükleri kedine özgü abartılarla sergileyen, güldürerek düşündüren eleştirisini gülme yoluyla gerçekleştiren yazı ve çizgi (karikatür) ürünleridir. Mizahın hoşgörüye dayalı varlığının sınırlarının kapsatmak, onu gönül yaralayıcı yergi (hiciv) ve aşağılamalardan ayırmak, her dönemde tartışmalı ve çatışmalıdır. Çünkü edebiyatla birlikte başladığını kabul etmemiz gereken mizaha dayalı eserler (komedyalar), tıpkı tragedyalar gibi tutkularını arıtılması (ihtirasların tasfiyesi) yani Katharsis amacına yönelik görevler yapmıştır.

Advertisement
mizah

Kaynak: pixabay.com

Ölüm, cana kıyma gibi her çeşit felakete gözü yaşlı acılarla bakan seyircinin tragedyada bulunduğunu, ona karşıt bir tutumla ama yanı amaca yönelik olarak gerçekleştiren komedyalarda da bulmak olasılık içindedir. Günümüzde gülmece sözüyle karşılanmak istenen mizah; gülmeyi de ağlatma gibi insanın içini boşaltan, kendi kendisiyle hesaplaşmasını sağlayan, özeleştiriye giden yolları açan bir yöntem olarak ustaca kullanırsa gerçeğin asıl boyutlarını göstermiş olur. Gülmenin insana özgü bir zekâ eleştirisi olduğu, her toplumda gülmeyi sağlayan eğlence öğelerinin geçerliliğiyle bellidir. Böylece eğlence eğilimi, mizah dediğimiz bütün gülme öğelerini kapsayan çalışmanın ilk nedeni olur.

Böylece her toplumda sözlü olarak dilden dile geçen bir fıkralar (nükteli küçük öykücükler) kümesi birikir.

Fıkra, latife, nükte, bazı durumlarda yalnızca öykü diye adlandırılır. Bu anonim ürünler, hayvan masallarında (fabllar) olduğu gibi kısa, özlü, yoğun birer anlatım biçimidirler. Başlıca özellik, özdeyiş (vecize, icaz) değerini taşıyan az sözlü, özlü, biraz da örtülü anlatımlı oluşlarıdır. Fıkraların bir bölümü belli halk tiplerine dayanır. Bunlar da ya ünlü adlar olan, tarihe malolmuş, tanınan kişilerdir (Nasrettin Hoca, Bekri Mustafa, İncili Çavuş gibi); ya özel adlarıyla değil temsil ettikleri toplum zümresiyle anılanlardır (Bektaşi, Laz…) ya da sıradan kişilerin günlük yaşam evreleriyle ilgilidir: Ailede eşler (karı koca), ana baba, uşak-efendi, asker-subay gibi. Şaşırtıcılığı ve eğlendiriciliği yalnızca açık saçık olmaktan gelen fıkralar genellikle bu bölüme girer.

Bütün bu fıkralar toplamıyla at başı birlikte yaşayan, her gün yeniden yaratılarak dilden dile geçen ürünler gibi Karagöz, ortaoyununun anonim katkıları, bazı mizahi halk destanları (Pire destanı, Meslek destanı…) masal tekerlemeleri halkın gülme gereksinimini karşılayan mizah öğeleridir. Asıl mizah, bir edebiyat türü olarak belli kişilerin özgün emeklerine dayanır. Diderot’nun deyişiyle, (saçma) besin mantığı olan mizah, yazıda ve çizgide başlıca karşıtlıkları kullanır.

Tanzimat sonrasında çıkmaya başlayan ilk mizah dergileri: (Diyojen 1870; Hayal 1871; Çıngıraklı Tatar 1872; Meddah 1875; Çaylak 1876) yazılı mizahın birikim yerleridir. İkinci Meşrutiyet sonrasında (1908) İstanbul’da 35 kadar mizah dergisinin çıktığını biliniyor. En etkilisi, Cem’in çıkardığı Kalem oldu. Ötekiler etki sırasına göre İncili Çavuş, Eşek, Boşboğaz ile Güllabi, Cem. Yazarlar: Hüseyin Rahmi, Ahmet Rasim öne çıkarlar.

Advertisement
Bundan sonrası mizah alanına emek kattıkları için bu türde eserleri olan başlıca yazarlarımızın adlarıdır.

Refik Halit (Aydede), Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon (Akbaba), Neyzen Tevfik, Halil Nihat Boztepe, Sermet Muhtar Aluş, Ercüment Ekrem, Talu, Osman Cemal Kaygılı, Fazıl Ahmet Aykaç, Fahri Celalettin, Namdar Rahmi Karatay, Faruk Nafiz Çamlıbel (Çamdeviren, Deliozan), Nurettin Artam, Musahipzade Celal, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Sabahattin Ali. Markopaşa, Karakedi, Tef, Dolmuş, Taş-Karikatür, Kırkbirbuçuk… dergileri. Mizah öyküleriyle öne çıkanlar: Aziz Nesin, Rıfat İlgaz, Bülent Oran, Yalçın Kaya, Haldun Taner, Oktay Verel, Hasan Hüseyin, Vedat Saygel koşuk taşlamalarıyla Ümit Yaşar Oğuzcan…

1970’den sonra Gırgır, Fırt, Çarşaf gibi dergilerde göze çarpan Muzeffer İzgü… 1975 sonrasında özellikle TV yayınlarının gülünç diziler ve tipler biçiminde dönüştürülmesi geçerli bir yöntem oldu, Yeni adlar arasında Mehmet Semih, Sulhi Dölek… Son yıllarda mizah dergileri çokluğu göze çarptı: Dıgıl, Fırfır, Avni, Hıbır, Leman vb.

Kaynak 2

Mizah Nedir?

Alaylı söz, yazı, resim sanatlarına tüm olarak «mizah» denir. Hiciv, hezil, taşlama, alay, şaka, latife, nükte, karikatür hep birer mizah eseridir. Bütün bu anlatış şekillerinin ortak özelliği neşe yaratmaktır.

Diyojen Dergisinde Bir Karikatür

Diyojen Dergisinde Bir Karikatür

Her toplumun değişik bir mizah anlayışı vardır. Mizah eseri de çok değişik şekillerde karşımıza çıkar: Şiir, karikatür, sözle anlatılan fıkra, hikaye, roman, tekerleme, komedi gibi kılıklara girer. Mizah eseri, bazan bir kişinin yaratma mahsulü olur, bazen de bütün bir toplumun, Nasrettin Hoca gibi, Diyogenes gibi filozofların başlı başına birer mizah şaheseri halini aldığı da bilinen bir gerçektir.

Mizah eserinin yapısı, insanda gülme isteğini uyandırmaktır. Bunun için, belli bir ruh hali hazırlar, söyleyeceğini en beklenmedik şekilde söyler. Yazının, sözün sonuna kadar, maksadın ne olduğunu anlayamayan dinleyici, okuyucu, birdenbire beklemediği hoş bir sonla karşılaşınca kendini tutamaz, güler.

Mizah toplum hayatının geliştiği çevrelerde görülür. Bizde de, en çok büyük şehirlerde, önce sözlü, sonra yazılı mizah eserleri görülmüştür. Meddahlar, padişahların nedimleri, dalkavukları gibi kimseler, sözlü mizahı yaratan, yayanlardı. Yazılı mizah, biraz da gazeteyle geliştiği için, XIX. yüzyıla gelinceye kadar, bizde gerçek mizah eseri azdı. Bazı hazırcevap, nükte yapan insanların sözleri ise, yazıya geçirildiği kadar kalmıştır. Büyük sözlü mizahçıları arasında Fuat Paşa, Vefik Paşa, İzzet Molla, Abdülhak Hâmit, Muhsin, Kambur Nazif, Borazan Tevfik, Süleyman Nazif, Ahmet Haşim gibi, söz-yazı sanatçıları gösterilebilir.

Advertisement

Türkiye’de İlk Mizah Dergisi

Türkiye’de ilk mizah gazetesi Diyojen 24 kasım 1870’te çıkmıştır. Sahibi Teodor Kasap’tır. Namık Kemal, Ebuzziya Tevfik, Ali Bey’ler bu gazeteye yazı yazarlardı.

Zamanın hükümeti Diyojen’in karikatürlerinden rahatsız olmuştu. Öyle ki bu karikatürler Osmanlı Meclisi’nde zaman zaman tartışmalara yol açmış, hattâ Türkiye’de mizah dergisi yayımının yasaklanmasını teklif edenler bile olmuştu. Mizaha karşı bu tedirginlik nedeniyledir ki Diyojen iki kez geçici olarak kapatıldı, 1873’te ise yayımı kesin olarak yasaklandı. Böylece Türkiye’ de ilk mizah gazetesi 3 yıllık bir ömrü bile tamamlayamamıştı.

Teodor Kasap, kapanan Diyojen’in yerine başka adlar altında mizah yayımına devam ettiyse de onlar da birer bahane ile kapatıldılar.


Leave A Reply