Wolfgang Staudte Kimdir?

0

Wolfgang Staudte kimdir? Wolfgang Staudte hayatı, biyografisi, eserleri, filmleri ve sinema kariyeri hakkında bilgi.

Wolfgang StaudteWolfgang Staudte; (9.10.1906 – 19.1.1984)

Advertisement

Saarbrücken’li oyuncu bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Staudte Berlin’de büyüdü. Mühendislik tahsilini tamamlamadan bırakan Staudte, 1926 yılında Berlin Halk Sahnesinde (Volksbühne) oyunculuğa başladı. Beş yıl sonra da sinemada ilk rolünü alabildi. Üçüncü Reich döneminde radyo spikerliği ve dublörlük yapan Staudte, reklam ve belgesel alanlarındaki çalışmaları sayesinde yönetmenliğe geçebildi. 1943’te Akrobat schö-ö-ö-n adlı ilk uzun metrajlı filmini gerçekleştirdikten sonra, 1945’e kadar çok sayıda eğlendirici hafif film çekti.

1946’dan Sonra: DEFA Yapımları Staudte 1946 yılında Die Mörder sind unter uns (Katiller Aramızda) adlı filmiyle çağdaş eleştirel filmler dizisini başlatmış oldu. Almanya’da savaştan sonra çekilen ilk film olma özelliğini taşıyan bu yapıt, Sovyet işgal bölgesinde kurulan DEFA film şirketi tarafından üretildi. Staudte bu filminde güçlü ve gerçekçi ifadesiyle savaştan dönen bir doktorun öyküsünü anlattı. Doktor, harabeye dönmüş Berlin kentinde, bu arada fabrikatörlüğe başlamış olan ve Almanların işgali sırasında Polonya’daki rehineleri vurdurtan eski bir Alman subayına rastlar. Doktorun adaleti kendi başına uygulamasıyla biten bu filmin sonunu Staudte Sovyet askeri yönetiminin baskısı üzerine değiştirmek zorunda kaldı. Yeni versiyonunda vaktiyle toplama kampında tutuklu bulunan bir kadın, doktorun bu cinayeti işlemesini önler. Staudte burada aktif suçlularla kolektif suça ortaklıklarını kabullenenler arasında bir ayırım yaparken, Rotation (Dönüşüm, 1949) adlı filminde Nasyonal Sosyalizmin politik ve ideolojik kökenlerine iner. Burada, başlangıçta Nasyonal Sosyalizme hayranlık duyduğu halde sonradan bu ideolojiye sırt çeviren bir baba, oğlu tarafından ihbar edilir.

Staudte, Heinrich Mann’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarladığı Der Untertan (Yurttaş) adlı filmiyle, 1951’de Faşizm ve aktif bir rol oynamadan parti mensubu olanlar konusuna çok inandırıcı bir biçimde açıklık getirmiştir. Staudte karikatürize ettiği abartılı öğelerle, kontrast açısından zengin görüntü montajları ve perspektif değişimleriyle bu romanın taşlamalı havasını tam anlamıyla yakalayabildi. Diederich Hessling (Werner Peters) adlı küçük burjuvanın hayatını örnek alarak Kaiser Wilhelm İmparatorluğundaki otoriter gelişmenin Nasyonal Sosyalizmin doğmasına kaynaklık eden nedenlerden biri olduğunu gösterdi.

1956’dan Sonra: BRD (Federal Almanya Cumhuriyeti) BRD’ye taşındıktan sonra verdiği ilk yapıt, Ger-hart Hauptmann’ın sahne eserinden sinemaya uyarladığı Rose Bernd (1956) oldu. Aralarında “Yaşasın Yurtseverlik” konusunu taşladığı Kanonenserenade (1958) ve Heinrich Spoerl’den uyarladığı Der Maulkorb (1958) adlı filmlerin de bulunduğu birkaç komediden sonra, Staudte, DEFA’da çektiği filmlere ayrıcalık kazandıran çağdaş eleştirel, hümanist düşüncelerini yeniden anımsadı. Başrollerde Martin Held ve Walter Giller’i oynattığı Nazi rejimi zamanındaki eski hukukçuların görevlerine devam edebilmeleri konusundaki filmi Rosen für den Staatsanwalt (1959) ile savaşın son günlerinde intihar eden bir asker kaçağının (Götz George) ve ölümünden sorumlu olanların karamsar öyküsünü anlattığı Kirmes (1960) adlı filmleri Staudte’nin en parlak yapıtları arasında sayılmaktadır. Burada babasının çiftliğine sığman genç, babasının korkaklığına kurban gider. Arkasından da Naziler tarafından ölüme zorlanır.

Advertisement

Bunu izleyen yıllarda Staudte daha çok basmakalıp, klişeleşmiş karakterler kullandığı için DEFA filmlerindeki inandırıcılığı yakalayamadı. 60’lı yılların ortasında Auschwitz davaları ve filizlenmekte olan öğrenci hareketleriyle Nazi suçları ve faşizmin nedenleri konusunda kamunun fikir alışverişi başlayınca, Staudte halkı aydınlatma hevesinden vazgeçip Ganovenehre (1966) ve Die Herren mit der weissen Weste (1969) gibi suya sabuna dokunmayan dolandırıcılık komedileri çekti.

1970’ten Sonra: Televizyon Yapımları 70’li yılların başlamasıyla birlikte Staudte hemen hemen yalnız televizyon için çalışmaya başladı. Gustav Knuth’un rol aldığı Der eiserne Gustav adlı diziyi çektiği gibi, Der Kommissar ve Hansjörg Felmy’yi Komiser Haferkamp rolünde gördüğümüz Tatort gibi dizilere bölümler yaptı. Jack London’un romanlarından sinemaya uyarlanan çok bölümlü Der Seewolf (Deniz Kurdu, 1972) ve Lockruf des Goldes (Altının Cazibesi, 1975) adlı filmler seyircinin büyük beğenisini kazandılar. Staudte ayrıca senkronizasyon rejisörlüğü de yaptı. Yönetmenin son sinema çalışması 1978 de çektiği Zwischengleis adlı film oldu. Burada 31 yaşındaki bir erkeği intihara sürükleyen nedenlerin aranışında yeniden savaş sonrası yıllara bir dönüş yapar yönetmen. Ingmar Zeissberg adlı oyuncu ile evli olan Staudte, 1984 yılında Zigarski/Slovenya’da film çekim çalışmaları sırasında öldü.


Leave A Reply