Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Atatürk’ün Öğretmenlere Bakış Açısı ve Değişik Tarihlerde Atatürk’ün Öğretmenlere Hitabı
    • Atatürk’ün Öğretmenlerle İlgili Sözleri, Eğitim, Öğretim Konulu Sözleri
    • Atatürk’ün Milli Dış Siyasetinin Unsurları Hakkında Bilgi
    • Atatürk’ün Ölümü İle İlgili Yabancı Basında Çıkan Yazılar
    • Atatürk’ün Ölümünden Sonra Dünya Neler Dedi?
    • Atatürk’ün Kişisel Karizması ve Kişisel Özelliklerine ve Başarılarına Olan Etkisi
    • Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası Yaşananlardan İlginç Ayrıntılar
    • Atatürk’ün Ölümünün Dünyada Etkisi Nasıl Olmuştur? Kim Ne Demiş?
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Atatürk » Atatürk’ün Öğretmenlerle İlgili Sözleri, Eğitim, Öğretim Konulu Sözleri
    Atatürk

    Atatürk’ün Öğretmenlerle İlgili Sözleri, Eğitim, Öğretim Konulu Sözleri

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM31 Ekim 2026Yorum yapılmamış7 Mins Read

    Atatürk’ün öğretmenler, eğitim ve öğretim hakkındaki sözleri. Başöğretmen Atatürk’ün millî eğitim anlayışını ve geleceğin nesillerine verdiği önemi keşfedin.

    Atatürk'ün Öğretmenler İçin Söylediği Sözler ve Eğitim Öğretim Anlayışı

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir milletin geleceğinin eğitimle şekilleneceğine inanmış ve öğretmenlere bu süreçte son derece önemli bir görev vermiştir. Ona göre çağdaş, bağımsız ve güçlü bir toplum oluşturmanın temel şartı; bilgili, bilinçli, özgür düşünen ve yüksek karakterli nesiller yetiştirmekti.

    Atatürk, öğretmenleri yalnızca öğrencilere bilgi aktaran kişiler olarak değil, aynı zamanda Cumhuriyetin geleceğini inşa eden, topluma yön veren ve ülkenin gelişmesine öncülük eden aydınlar olarak görüyordu.

    Eğitime ve öğretmenlik mesleğine verdiği önemi birçok konuşmasında dile getiren Atatürk, yeni neslin yetiştirilmesinde öğretmenlerin üstlendiği sorumluluğu özellikle vurgulamıştır.

    Bu yazımızda Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretmenler, eğitim, öğretim, okul ve genç nesiller hakkındaki sözlerini ve eğitim anlayışının temel esaslarını bir araya getirdik.

    Atatürk’ün Öğretmenlere Verdiği Önem

    Atatürk’e göre bir milletin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biri eğitimdir. Eğitimin başarısı ise büyük ölçüde öğretmenlerin bilgi birikimine, özverisine ve yetiştirdikleri öğrencilerin niteliğine bağlıdır.

    Cumhuriyetin ilanından sonra gerçekleştirilen eğitim reformlarının temelinde de bu düşünce bulunuyordu. Atatürk, öğretmenlerin yeni Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecinde öncü bir rol üstlenmesini istiyordu.

    Atatürk’ün öğretmenlere yönelik en anlamlı sözlerinden bazıları şunlardır:

    “Öğretmenler, yeni nesli Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.”

    Atatürk, bu sözleriyle öğretmenlik mesleğinin yalnızca bir meslek olmadığını, aynı zamanda geleceğin toplumunu şekillendiren büyük bir sorumluluk taşıdığını ifade etmiştir.

    “Milletleri kurtaranlar, yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden ve eğitimden yoksun bir millet, henüz millet adını kazanma yeteneğini göstermemiştir. Ona sıradan bir kitle denir, millet denemez.”

    Bu düşünce, Atatürk’ün eğitimi millî bağımsızlığın ve toplumsal gelişmenin temel şartlarından biri olarak gördüğünü ortaya koymaktadır.

    “Öğretmenler, hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.”

    Bu söz, Atatürk’ün eğitim anlayışının temelini oluşturan özgür düşünce, bilinçli birey ve çağdaş toplum hedefini özetlemektedir.

    Atatürk’ün Eğitim ve Öğretim Görüşü

    Atatürk, eğitim sisteminin millî ihtiyaçlara, toplumun karakterine ve çağın gerekliliklerine uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğine inanıyordu.

    Ona göre eğitim, yalnızca geçmişten gelen bilgilerin aktarılması veya belirli meslekler için insan yetiştirilmesi anlamına gelmiyordu. Eğitim; bireyin düşünme yeteneğini geliştirmeli, bilimsel bakış açısı kazandırmalı ve toplumun ilerlemesine katkıda bulunmalıydı.

    Atatürk’ün 1921 yılında dile getirdiği şu düşünceler, millî eğitim anlayışını açıkça ortaya koymaktadır:

    “Şimdiye kadar takip edilen eğitim ve öğretim metotlarının milletimizin tarihsel gerilemesinde en önemli etken olduğu kanaatindeyim. Onun için bir millî eğitim programından söz ederken, eski devrin boş inançlarından ve yaratılış yeteneklerimizle hiç ilgisi olmayan yabancı fikirlerden, Doğu’dan ve Batı’dan bütün etkilerden uzak, millî karakterimize ve tarihimize uygun bir kültür kastediyorum.”

    Hâkimiyet-i Milliye, 21 Temmuz 1921.

    Atatürk, eğitimde taklitçiliğe karşı çıkarak toplumun kendi tarihini, kültürünü ve ihtiyaçlarını dikkate alan bir eğitim sistemi oluşturulmasını savunmuştur. Bununla birlikte bilimin, aklın ve çağdaş gelişmelerin eğitim sisteminin merkezinde bulunması gerektiğini vurgulamıştır.

    Atatürk’ün Okul ve Eğitim Hakkındaki Sözleri

    Atatürk, okulları yalnızca derslerin işlendiği eğitim kurumları olarak değerlendirmemiştir. Okulların aynı zamanda millî bilincin, toplumsal sorumluluğun, bağımsızlık düşüncesinin ve insan sevgisinin geliştiği yerler olduğunu belirtmiştir.

    Okulun toplumdaki önemini şu sözlerle açıklamıştır:

    “Okul adını hep birlikte saygı ile analım. Okul genç dimağlara, insanlığa saygıyı, yurda ve ulusa sevgiyi ve bağımsızlık şerefini öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman en doğru yolu belletir.”

    21 Temmuz 1921, Söylev ve Demeçler II.

    Atatürk, eğitimin toplumun bütün kesimlerine ulaşmasını da önemli bir hedef olarak görüyordu. Özellikle okuma yazma bilmeyen vatandaşların eğitime kazandırılmasını ve temel bilgilerin yaygınlaştırılmasını istiyordu.

    1922 yılında yaptığı açıklamada eğitim programının ilk hedeflerinden birini şöyle ifade etmiştir:

    “Bütün köylüye okumak yazmak ve vatanını, milletini, dinini, dünyasını tanıtmak kadar coğrafi, tarihî, dinî, ahlaki bilgiler vermek ve dört işlemi öğretmek, eğitim programımızın ilk hedefidir.”

    Mart 1922, Söylev ve Demeçler I.

    Bu yaklaşım, Atatürk’ün eğitimi yalnızca şehirlerde yaşayan veya belirli bir kesime mensup insanların yararlanabileceği bir imkân olarak görmediğini, toplumun tamamına yayılmasını istediğini göstermektedir.

    Atatürk’ün Çocuklar ve Gençler Hakkındaki Eğitim Anlayışı

    Atatürk, çocukları ve gençleri Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği olarak görüyordu. Onların küçük yaşlardan itibaren iyi eğitim almalarını, özgür düşünmelerini ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmelerini istiyordu.

    Öğrencilere yaklaşım konusunda öğretmenlere verdiği tavsiye oldukça anlamlıdır:

    “Öğrenci, her ne yaşta olursa olsun, onlara geleceğin büyükleri gözü ile bakılmalı ve öyle muamele edilmelidir.”

    Mart 1922, Söylev ve Demeçler I.

    Atatürk’e göre çocukların eğitiminde yalnızca akademik başarıya odaklanmak yeterli değildi. Onlara vatan sevgisi, bağımsızlık bilinci, millî değerler ve mücadele azmi de kazandırılmalıydı.

    1923 yılında Konya gençleriyle yaptığı konuşmada bu konudaki düşüncesini şöyle ifade etmiştir:

    “Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri eğitimin sınırı ne olursa olsun, ilk önce ve her şeyden önce Türkiye’nin bağımsızlığına, kendi benliğine, millî geleneklerine düşman olan bütün engellerle mücadele etme gereği öğretilmelidir.”

    Bu düşünce, Atatürk’ün genç nesillerin yalnızca bilgi sahibi değil, aynı zamanda bilinçli, kararlı ve bağımsızlık değerlerine bağlı bireyler olarak yetişmesini istediğini göstermektedir.

    Atatürk’ün Harf İnkılabı ve Okuma Yazma Seferberliği Hakkındaki Sözleri

    Atatürk’ün eğitim alanındaki en önemli çalışmalarından biri Harf İnkılabı’dır. 1928 yılında gerçekleştirilen bu değişiklikle Arap harfleri yerine Latin esaslı yeni Türk alfabesi kabul edilmiştir.

    Atatürk, yeni harflerin kısa sürede öğrenilmesini ve toplumun bütün kesimlerine öğretilmesini istiyordu.

    Ağustos 1928’de yaptığı açıklamada bu hedefi şöyle dile getirmiştir:

    “Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bu görevi yaparken düşününüz ki, bir milletin yüzde onu okuma yazma bilir, gerisi bilmezse bundan insan olanların utanması gerekir.”

    Atatürk, bu süreçte yalnızca devlet kurumlarının değil, öğretmenlerin ve toplumun bütün bireylerinin sorumluluk üstlenmesini bekliyordu.

    Yeni Türk alfabesinin öğretilmesi amacıyla başlatılan Millet Mektepleri çalışmaları da okuma yazma seferberliğinin önemli bir parçası olmuştur. Atatürk, bu çalışmalara öncülük etmiş ve Başöğretmen unvanını almıştır.

    Atatürk’e Göre Millî Eğitimin Temel Amacı

    Atatürk, millî eğitimin amacının yalnızca devlet kurumlarında görev yapacak memurlar yetiştirmek olmadığını özellikle vurgulamıştır.

    Ona göre eğitim sistemi; ahlaklı, dürüst, karakterli, çalışkan, cumhuriyetçi, yenilikçi ve karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilen bireyler yetiştirmeliydi.

    Atatürk’ün bu konudaki görüşü şöyledir:

    “Millî eğitimin gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlaklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılapçı, atılgan, becerikli, dürüst, akıllı, iradeli, hayatta karşılaşacağı engelleri aşacak güçte genç yetiştirmektir. Eğitim programları ve sistemleri bu görüşe uygun olarak düzenlenmelidir.”

    1937 yılında TBMM üyelerine yaptığı konuşmadan aktarılan ifade.

    Atatürk, ayrıca bütün çocukların eşit eğitim imkânlarından yararlanmasını ve toplumun birlik içinde yetişmesini savunmuştur.

    Çocukların ortak değerler etrafında yetiştirilmesi gerektiğini şu sözlerle açıklamıştır:

    “Çocuklarımızı aynı eğitim derecesinden geçirerek yetiştireceğiz. Kesinlikle bilmeliyiz ki iki parça halinde yaşayan milletler zayıftır, hastadır.”

    Bu yaklaşım, eğitimde birlik ve toplumsal bütünlük düşüncesinin önemini ortaya koymaktadır.

    Atatürk’ün Eğitim, Öğretim ve Öğretmenlik Üzerine Diğer Sözleri

    Atatürk’ün eğitim alanındaki görüşleri, öğretmenlere yönelik konuşmalarıyla sınırlı değildir. Bilgisizliğin ortadan kaldırılması, eğitimde uygulamaya önem verilmesi ve millî eğitimin geliştirilmesi de onun üzerinde durduğu temel konular arasındadır.

    İşte Atatürk’ün eğitim, öğretim ve öğretmenlik konularındaki diğer önemli sözlerinden seçmeler:

    • Eğitim ve öğretim yönteminin işe ve uygulamaya dayanması ilkesine uymak kesin olarak gereklidir.
    • Millî eğitim alanında ne pahasına olursa olsun tam bir başarıya ulaşmak gerekir. Kurtuluş ancak bu yolla olur.
    • Millî eğitim politikamızın temel ilkesi bilgisizliğin yok edilmesidir. Bu yapılmadıkça yerimizdeyiz. Yerinde duran bir şeyse geri gidiyor demektir.
    • Öğretmenler, yeni kuşağı Cumhuriyetin özverili öğretmen ve eğitimcileri olarak sizler yetiştireceksiniz. Yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır.

    Bu sözler, Atatürk’ün eğitim konusuna verdiği önemi ve öğretmenlik mesleğine duyduğu güveni ortaya koymaktadır.

    Sonuç: Atatürk’ün Eğitim Mirası ve Öğretmenlere Verdiği Değer

    Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğinin eğitimli, bilinçli ve özgür düşünebilen nesiller tarafından şekillendirileceğine inanmıştır. Bu nedenle Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren eğitim alanında köklü değişiklikler gerçekleştirilmesine öncülük etmiştir.

    Harf İnkılabı, Millet Mektepleri, eğitimde birlik çalışmaları ve çağdaş eğitim kurumlarının geliştirilmesi, bu anlayışın önemli örnekleridir.

    Atatürk’ün öğretmenlere verdiği değer, yalnızca onlara duyduğu saygıyla sınırlı değildir. Öğretmenleri ülkenin geleceğini hazırlayan en önemli güçlerden biri olarak görmüş ve Cumhuriyetin korunması, geliştirilmesi ve çağdaşlaşması görevini yeni nesilleri yetiştiren eğitimcilere emanet etmiştir.

    Bugün Atatürk’ün eğitim anlayışını anlamak, öğretmenlerin toplumdaki yerini ve eğitimin bir ülkenin geleceği açısından taşıdığı önemi kavramak bakımından büyük değer taşımaktadır.

    Atatürk’ün eğitim mirasının özünde bilim, akıl, özgür düşünce, çağdaşlaşma ve aydınlık bir gelecek hedefi bulunmaktadır.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Atatürk’ün Öğretmenlere Bakış Açısı ve Değişik Tarihlerde Atatürk’ün Öğretmenlere Hitabı
    • Atatürk’ün Öğretmenlerle İlgili Sözleri, Eğitim, Öğretim Konulu Sözleri
    • Atatürk’ün Milli Dış Siyasetinin Unsurları Hakkında Bilgi
    • Atatürk’ün Ölümü İle İlgili Yabancı Basında Çıkan Yazılar
    • Atatürk’ün Ölümünden Sonra Dünya Neler Dedi?

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.