Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Atatürk ve Kooperatifçilik, Atatürk’ün Kooperatifçilik Çalışmaları
    • Türkiye’nin Yerli Parçacık Hızlandırıcısı TARLA’da İlk Işınlama Deneyi
    • Atatürk’ün Gençliği ve Okul Hayatı: Mustafa Kemal Nasıl Yetişti?
    • 19 Mayıs, Atatürk ve Bayrak Konulu Kompozisyon, Türk Gençliğinin Bağımsızlık Ruhu
    • Atatürk’ün Naaşının Etnografya Müzesinden Anıtkabir’e Taşınması
    • Nutuk Hakkında Kompozisyon: İçeriği, Yazılış Amacı ve Önemi
    • 8. Sınıf Ya İstiklal Ya Ölüm Konusu İle İlgili Testler, Soru ve Çözümleri
    • Baoji Nerededir? Çin’in Batısında Bir Kavşak Noktası Olarak Kullanılan Şehir Hakkında Bilgiler
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Biyografi » Ali Rıza Paşa Kimdir? Osmanlı Sadrazamı Ali Rıza Paşa’nın Hayatı
    Biyografi

    Ali Rıza Paşa Kimdir? Osmanlı Sadrazamı Ali Rıza Paşa’nın Hayatı

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM10 Ağustos 2026Updated:10 Ağustos 2026Yorum yapılmamış10 Mins Read

    Ali Rıza Paşa kimdir? Osmanlı sadrazamı Ali Rıza Paşa’nın hayatı, askerî kariyeri, Harbiye Nazırlığı, sadrazamlığı, Amasya Görüşmeleri, Millî Mücadele dönemi ve ölümü hakkında bilgiler.

    Ali Rıza Paşa, Osmanlı Devleti’nin son döneminde önemli askerî ve siyasi görevlerde bulunmuş Osmanlı sadrazamı ve mareşalidir. Özellikle I. Dünya Savaşı sonrasındaki Osmanlı siyaseti, Millî Mücadele’nin başlangıç dönemi, Amasya Görüşmeleri ve İstanbul Hükûmeti ile Anadolu’daki Millî Mücadele arasındaki ilişkiler açısından önemli bir devlet adamıdır.

    Uzun yıllar Osmanlı ordusunda görev yapan Ali Rıza Paşa; Harbiye Nazırlığı, Bahriye Nazırlığı, Nâfia Nazırlığı ve Dâhiliye Nazırlığı gibi önemli görevlerde bulunmuş, Balkan Savaşı sırasında Garp Ordusu başkumandanlığı yapmıştır.

    Ali Rıza Paşa kimdir, nerede doğdu, hangi görevlerde bulundu, ne zaman sadrazam oldu, Amasya Görüşmeleri’nde nasıl bir rol oynadı ve neden istifa etti? İşte Ali Rıza Paşa’nın hayatı ve biyografisi.

    Ali Rıza Paşa

    Ali Rıza Paşa Kısaca

    • Adı: Ali Rıza Paşa
    • Doğum yılı: 1860
    • Doğum yeri: İstanbul
    • Ölüm tarihi: 31 Ekim 1932
    • Ölüm yeri: Erenköy, İstanbul
    • Mesleği: Asker, devlet adamı, sadrazam
    • Askerî rütbesi: Müşir
    • Sadrazamlık dönemi: 2 Ekim 1919 – 3 Mart 1920
    • Babası: Tahir Efendi
    • Eğitimi: Askerî İdadi ve Mekteb-i Harbiye
    • Önemli görevleri: Harbiye Nazırı, Bahriye Nazırı, Nâfia Nazırı, Dâhiliye Nazırı, Garp Ordusu Başkumandanı ve Sadrazam

    Ali Rıza Paşa’nın hayatı, Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki askerî ve siyasi dönüşümlerin önemli bir bölümünü kapsamaktadır.

    Ali Rıza Paşa Nerede ve Ne Zaman Doğdu?

    Ali Rıza Paşa 1860 yılında İstanbul’da doğdu. Babası, Nizamiye ordusundan emekli jandarma binbaşısı Tahir Efendi idi.

    İlk öğreniminin ardından Askerî İdadi’ye, daha sonra da Mekteb-i Harbiye’ye girdi. Kurmay sınıflarını da tamamlayan Ali Rıza Paşa, 1886 yılında sınıf birincisi olarak kurmay yüzbaşı rütbesiyle Harbiye’den mezun oldu.

    Mezuniyetinin ardından Harbiye’de öğretmen olarak kaldı. Böylece daha genç yaşta hem askerî eğitim hem de kurmaylık alanında deneyim kazanmaya başladı.

    Ali Rıza Paşa’nın Almanya’ya Gönderilmesi

    Ali Rıza Paşa, Harbiye’de göreve başladıktan yaklaşık bir yıl sonra bilgisini geliştirmek amacıyla Almanya’ya gönderildi.

    Almanya’da bulunduğu sırada askerî bilgi ve deneyimini artırırken rütbesi de yükseldi. Osmanlı Devleti’nin özellikle XIX. yüzyılın sonlarında Alman askerî sisteminden yararlanma politikası çerçevesinde Avrupa’ya gönderilen subaylardan biri oldu.

    Almanya’dan döndükten sonra askerî kariyerine devam eden Ali Rıza Paşa, 1890 yılında kaymakamlığa yükseldi.

    Ali Rıza Paşa’nın Askerî Kariyeri

    Ali Rıza Paşa’nın askerî kariyeri oldukça hareketli geçti. Harbiye’deki öğretmenliğinin yanı sıra çeşitli askerî komisyonlarda ve kurmay görevlerinde bulundu.

    1891 yılında Erkân-ı Harbiyye-i Umûmiyye Dairesi’nin dördüncü şubesine ve Harbiye’ye öğretmen olarak atandı.

    Bu dönemde farklı komisyonlarda da görev yaptı.

    Harran İsyanı

    1895 yılında miralay rütbesine yükselen Ali Rıza Paşa, Harran’da çıkan isyanı bastırmakla görevlendirilen kuvvetlerin kurmay heyetinde yer aldı.

    Bu görev nedeniyle Harbiye’deki öğretmenlik görevinden ayrıldı. Daha sonra Bulgaristan sınırındaki bir soruşturmayı yürütmek üzere oluşturulan komisyona başkanlık etti.

    Osmanlı-Yunan Savaşı

    Ali Rıza Paşa, 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı sırasında Askerî Harekât Dairesi müdürlüğü yaptı.

    1898 yılında mirliva rütbesine yükseldi ve Erkân-ı Harbiyye-i Umûmiyye Dairesi’nin birinci şube müdürlüğüne getirildi.

    Manastır Valiliği ve Trablusgarp’a Sürülmesi

    Ali Rıza Paşa, askerî görevlerinin yanı sıra idari görevlerde de bulundu.

    1903 yılında Manastır valiliğine ve aynı zamanda Manastır kumandanlığına getirildi.

    Manastır’da görev yaptığı sırada meydana gelen Rus konsolosunun öldürülmesi olayı nedeniyle sorumlu tutuldu ve Trablusgarp’ta zorunlu ikamete gönderildi.

    Yaklaşık bir buçuk yıl Trablusgarp’ta kalan Ali Rıza Paşa, 1905 yılında Yemen’de çıkan isyanı bastırmak üzere görevlendirildi.

    Ali Rıza Paşa ve Yemen İsyanı

    1905 yılında Yemen’deki isyanı bastırmakla görevlendirilen Ali Rıza Paşa, bu görevin ardından hızla yükseldi.

    Birinci feriklik ve hemen ardından müşirlik rütbesine terfi ettirildi.

    Yemen’deki görevinin ardından 1906 yılında Hamidiye Demiryolu İşletme Nezareti’ne tayin edildi.

    Bu görev, Osmanlı Devleti’nin ulaşım ve altyapı projeleri bakımından önemli kuruluşlarından biri olan Hicaz Demiryolu ile bağlantılıydı.

    Ali Rıza Paşa ve II. Meşrutiyet

    II. Meşrutiyet’in 23 Temmuz 1908’de ilan edilmesinden sonra Ali Rıza Paşa’nın siyasi ve askerî kariyerinde yeni bir dönem başladı.

    1908 yılında İkinci Ordu müşirliğine getirildi.

    Aynı yıl 14 Ağustos 1908’de Harbiye Nazırı olarak görevlendirildi. Bunun yanında yâver-i ekrem ve Âyan Meclisi üyesi olarak da görev yaptı.

    Ancak Ali Rıza Paşa’nın Harbiye Nazırlığı, İttihat ve Terakki çevrelerinde tartışmalara yol açtı. İttihatçılar onu mutlakiyet yanlısı olmakla eleştiriyordu.

    Kâmil Paşa hükümeti döneminde kendisinin Mısır fevkalade komiserliği göreviyle İstanbul’dan uzaklaştırılması gündeme geldiyse de padişahın bunu kabul etmemesi üzerine Kâmil Paşa istifa etti.

    Ali Rıza Paşa, daha sonra Hüseyin Hilmi Paşa hükümetinde ikinci kez Harbiye Nazırı oldu. Ancak 31 Mart Vakası sonrasında bu görevinden istifa etti.

    Ali Rıza Paşa ve Balkan Savaşı

    31 Mart Vakası sonrasında Üçüncü Ordu Erkân-ı Harbiyye reisliğine getirilen Ali Rıza Paşa, burada önemli askerî görevler üstlendi.

    Balkan Savaşı sırasında ise Garp Ordusu Başkumandanlığına getirildi.

    Osmanlı ordularının Balkan Savaşı’ndaki başarısızlıkları ve yaşanan askerî gelişmeler, Ali Rıza Paşa’nın kariyerindeki en önemli dönemlerden biri oldu.

    Bu sırada İstanbul’a nakledilmesine karar verilen II. Abdülhamid ile de görüştü.

    Ali Rıza Paşa ve Mondros Mütarekesi

    30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’nin imzalanması, Osmanlı Devleti’nin siyasi tarihinde yeni bir dönemin başlamasına yol açtı.

    Mondros sonrasında kurulan Tevfik Paşa hükümetinde Ali Rıza Paşa, 11 Kasım 1918’de Bahriye Nazırı olarak görev aldı.

    Kabinenin istifasından sonra yeniden kurulması sırasında da görevini korudu.

    Ancak İtilaf Devletlerinin baskısı sonucunda Tevfik Paşa hükümeti 3 Mart 1919’da istifa edince, Ali Rıza Paşa da Bahriye Nazırlığı görevinden ayrıldı.

    Daha sonra Şehzade Abdürrahim Efendi ile birlikte Bursa ve İzmir vilayetlerinde teftişlerde bulundu.

    Ali Rıza Paşa ve Millî Mücadele

    1919 yılı, Ali Rıza Paşa’nın siyasi hayatının en önemli dönemlerinden biridir.

    Yunanistan’ın İzmir’i işgal etmesinden sonra Osmanlı Devleti’nde siyasi kriz daha da derinleşti. Damat Ferit Paşa hükümetlerinin Millî Mücadele’ye karşı izlediği politika ise Anadolu’daki hareketle İstanbul Hükümeti arasındaki gerilimi artırdı.

    Damat Ferit Paşa’nın 30 Eylül-1 Ekim 1919 gecesi istifa etmesinin ardından Ali Rıza Paşa hükümeti kuruldu.

    Ali Rıza Paşa Ne Zaman Sadrazam Oldu?

    Ali Rıza Paşa, 2 Ekim 1919 tarihinde Osmanlı sadrazamı oldu.

    Sadrazamlığa müşirlik payesiyle getirildi.

    Ali Rıza Paşa’nın hükümetinin en önemli özelliklerinden biri, Anadolu’daki Millî Mücadele hareketiyle uzlaşmaya çalışmasıydı.

    Kabinesinde Mersinli Cemal Paşa, Salih Paşa ve Hadi Paşa gibi Millî Mücadele’ye daha olumlu yaklaşan isimlere görev verdi. Ayrıca Cevat Paşa’yı Erkân-ı Harbiyye-i Umûmiyye Reisliğine getirdi.

    Ali Rıza Paşa ve Mustafa Kemal Paşa

    Ali Rıza Paşa hükümetinin kurulması, İstanbul Hükümeti ile Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki Millî Mücadele arasında yeni bir iletişim döneminin başlamasına yol açtı.

    Mustafa Kemal Paşa, 3 Ekim 1919’da Ali Rıza Paşa’ya gönderdiği telgrafta yeni hükümete yönelik olumlu yaklaşımını bildirdi.

    Ali Rıza Paşa da Heyet-i Temsiliye ile iletişim kurdu ve Erzurum ile Sivas kongrelerinde alınan kararların hükümete gönderilmesini istedi.

    Bu gelişme, İstanbul Hükümeti ile Anadolu hareketi arasında doğrudan siyasi görüşmelerin başlamasının önünü açtı.

    Amasya Görüşmeleri ve Ali Rıza Paşa

    Ali Rıza Paşa döneminin en önemli gelişmelerinden biri Amasya Görüşmeleridir.

    İstanbul Hükümeti ile Heyet-i Temsiliye arasında yapılan görüşmeler için Bahriye Nazırı Salih Paşa, hükümet adına Anadolu’ya gönderildi.

    20-23 Ekim 1919 tarihleri arasında Amasya’da Mustafa Kemal Paşa, Bekir Sami Paşa ve Hüseyin Rauf Bey ile Salih Paşa arasında görüşmeler yapıldı.

    Görüşmeler sonunda beş protokol imzalandı. Bunlardan bazıları açık, bazıları ise gizli nitelikteydi.

    Amasya Görüşmeleri, İstanbul Hükümeti ile Millî Mücadele temsilcilerinin doğrudan görüşmesi bakımından tarihî öneme sahiptir.

    Bu süreçte İstanbul Hükümeti, Anadolu’daki millî hareketi tamamen reddeden önceki politikasından kısmen uzaklaşmış oldu.

    Ali Rıza Paşa Döneminde Misak-ı Millî

    Ali Rıza Paşa’nın sadrazamlığı sırasında Meclis-i Mebusan 12 Ocak 1920’de İstanbul’da açıldı.

    Milliyetçi milletvekillerinin oluşturduğu Felâh-ı Vatan grubu, Meclis’te önemli bir güç haline geldi.

    Meclis, 28 Ocak 1920’de Misak-ı Millî kararlarını kabul etti ve kararlar daha sonra kamuoyuna açıklandı.

    Böylece Ali Rıza Paşa hükümeti döneminde, Millî Mücadele’nin siyasi hedefleri açısından son derece önemli bir gelişme yaşandı.

    Ali Rıza Paşa Neden İstifa Etti?

    Ali Rıza Paşa’nın sadrazamlığı yaklaşık beş ay sürdü.

    İstanbul Hükümeti ile Anadolu’daki Millî Mücadele arasındaki ilişkilerin gelişmesinden rahatsız olan İtilaf Devletleri, hükümete çeşitli baskılar uygulamaya başladı.

    Özellikle İstanbul ile Anadolu’daki millî hareket arasında anlaşmaya varılması ve Misak-ı Millî’nin kabul edilmesi, İtilaf Devletlerinin tepkisini artırdı.

    Sonunda İtilaf Devletlerinin hükümete uygulanması mümkün olmayan birtakım teklifler ve baskılar yöneltmesi üzerine Ali Rıza Paşa 3 Mart 1920’de sadrazamlıktan istifa etmek zorunda kaldı.

    İstifasından yalnızca birkaç gün sonra, 16 Mart 1920’de İstanbul İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edildi.

    Bu açıdan Ali Rıza Paşa’nın sadrazamlığı, Osmanlı Devleti’nin Millî Mücadele ile İstanbul Hükümeti arasında bir uzlaşma aradığı ancak işgal güçlerinin baskısının giderek arttığı kritik bir geçiş dönemi olarak değerlendirilebilir.

    Ali Rıza Paşa’nın Sadrazamlığı Ne Kadar Sürdü?

    Ali Rıza Paşa 2 Ekim 1919 ile 3 Mart 1920 tarihleri arasında yaklaşık beş ay sadrazamlık yaptı.

    Sadrazamlığı sırasında başlıca gelişmeler:

    • Heyet-i Temsiliye ile İstanbul Hükümeti arasında görüşmeler başladı.
    • Amasya Görüşmeleri gerçekleştirildi.
    • Salih Paşa Amasya’ya gönderildi.
    • Meclis-i Mebusan yeniden toplandı.
    • Misak-ı Millî kabul edildi.
    • İstanbul Hükümeti ile Anadolu hareketi arasında siyasi uzlaşma arayışları yaşandı.
    • İtilaf Devletlerinin baskısı sonucunda Ali Rıza Paşa istifa etti.

    Ali Rıza Paşa’nın Sadrazamlıktan Sonraki Hayatı

    Ali Rıza Paşa sadrazamlıktan ayrıldıktan sonra da devlet görevlerinden tamamen çekilmedi.

    21 Ekim 1920’de kurulan Tevfik Paşa hükümetinde Nâfia Nazırı olarak görev aldı.

    Tevfik Paşa’nın Londra Konferansı’na delege olarak gönderildiği dönemde sadrazam vekilliği de yaptı.

    12 Haziran 1921’de Dâhiliye Nazırlığına getirildi ve Nâfia Nazırlığını da vekâleten sürdürdü.

    Tedavi amacıyla 24 Haziran 1922’de Almanya’ya gitti, 17 Ağustos 1922’de İstanbul’a döndü.

    Ali Rıza Paşa’nın Siyasi Hayatının Sonu

    1 Kasım 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından saltanat kaldırıldı.

    Bunun üzerine son Osmanlı hükümetinin diğer üyeleriyle birlikte Ali Rıza Paşa da 3 Kasım 1922’de görevinden istifa etti.

    Bu tarihten sonra aktif siyasi hayatından büyük ölçüde uzaklaştı.

    Ali Rıza Paşa Ne Zaman Öldü?

    Ali Rıza Paşa 31 Ekim 1932 tarihinde İstanbul’un Erenköy semtindeki evinde hayatını kaybetti.

    Cenazesi İçerenköy Mezarlığı’na defnedildi.

    Uzun askerî ve siyasi kariyeri boyunca birçok önemli görev üstlenen Ali Rıza Paşa, Osmanlı Devleti’nin son döneminde hizmet veren önemli devlet adamlarından biri olarak tarihteki yerini aldı.

    Ali Rıza Paşa’nın Osmanlı Tarihindeki Yeri

    Ali Rıza Paşa’nın siyasi hayatı, Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki askerî ve siyasi dönüşümleri anlamak açısından önemlidir.

    Askerî kariyerine II. Abdülhamid döneminde başlayan Ali Rıza Paşa; Harbiye Nazırlığı, Bahriye Nazırlığı ve Garp Ordusu Başkumandanlığı gibi önemli görevlerde bulundu.

    Ancak onun tarihî önemini özellikle artıran dönem, 1919-1920 arasındaki sadrazamlığıdır.

    Bu dönemde İstanbul Hükümeti ile Anadolu’daki Millî Mücadele hareketi arasında doğrudan temas kurulmuş, Amasya Görüşmeleri yapılmış ve Meclis-i Mebusan’ın yeniden açılmasıyla Misak-ı Millî’nin kabulüne giden siyasi süreç yaşanmıştır.

    Dolayısıyla Ali Rıza Paşa, Osmanlı Devleti’nin son döneminde İstanbul Hükümeti ile Millî Mücadele arasında uzlaşma sağlamaya çalışan devlet adamlarından biri olarak değerlendirilebilir.

    Ali Rıza Paşa Hakkında Sık Sorulan Sorular

    Ali Rıza Paşa kimdir?

    Ali Rıza Paşa, Osmanlı Devleti’nin son döneminde görev yapan asker, devlet adamı ve sadrazamdır. 1919-1920 yılları arasında Osmanlı sadrazamlığı yapmıştır.

    Ali Rıza Paşa ne zaman sadrazam oldu?

    2 Ekim 1919’da sadrazam oldu.

    Ali Rıza Paşa ne zaman istifa etti?

    3 Mart 1920’de, İtilaf Devletlerinin hükümete uyguladığı baskılar sonucunda sadrazamlıktan istifa etti.

    Ali Rıza Paşa döneminde Amasya Görüşmeleri yapıldı mı?

    Evet. Ali Rıza Paşa hükümeti döneminde İstanbul Hükümeti adına Bahriye Nazırı Salih Paşa, Heyet-i Temsiliye ile görüşmek üzere Amasya’ya gönderildi. Görüşmeler 20-23 Ekim 1919 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

    Ali Rıza Paşa hangi padişah döneminde sadrazamdı?

    Ali Rıza Paşa, Sultan VI. Mehmed Vahdeddin döneminde sadrazamlık yaptı.

    Ali Rıza Paşa hangi savaşlarda görev aldı?

    Askerî kariyeri boyunca 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı, Yemen’deki isyanın bastırılması ve Balkan Savaşı gibi önemli askerî olaylarda görev aldı. Balkan Savaşı sırasında Garp Ordusu Başkumandanı oldu.

    Ali Rıza Paşa ne zaman öldü?

    31 Ekim 1932’de Erenköy’deki evinde öldü ve İçerenköy Mezarlığı’na defnedildi.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Atatürk ve Kooperatifçilik, Atatürk’ün Kooperatifçilik Çalışmaları
    • Türkiye’nin Yerli Parçacık Hızlandırıcısı TARLA’da İlk Işınlama Deneyi
    • Atatürk’ün Gençliği ve Okul Hayatı: Mustafa Kemal Nasıl Yetişti?
    • 19 Mayıs, Atatürk ve Bayrak Konulu Kompozisyon, Türk Gençliğinin Bağımsızlık Ruhu
    • Atatürk’ün Naaşının Etnografya Müzesinden Anıtkabir’e Taşınması

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.