Ayyar Ne Demek?

0

Ayyar ne demek? Ayyar nedir? Arapça bir kelime olan Ayyarın tarihi bilgiler ışığında ne anlama geldiğini anlatan sayfamız.

Ayyar (Arapçada “serseri”, “dolandırıcı”), Arapça çoğul ayyarun, Farsça çoğul ayyaran, 9-12. yüzyıllarda Irak ve İran’da görülen bir tür savaşçı. Genellikle ortaçağ İslam kentlerindeki fütüvvet örgütlenmesiyle bağlantılı olarak ele alınır.

Advertisement

Tarihte ayyarlara İç Asya sınırlarında İslamiyeti yaymak için savaşırken de rastlanmasına karşın, en kapsamlı belgeler daha çok 10-12. yüzyıllarda Bağdat’ta gösterdikleri etkinliklerle sınırlıdır. Bu bakımdan eldeki belgeler öteki bölgelerdeki ayyarları da kapsayıcı bir nitelikte olmayabilir. Bu dönemde Büveyhilerin (945-1055) yönetimi altında olan Bağdat, Sünni ve Şii mezhepler arasındaki şiddetli kavgaların altüst ettiği ve yasaların işlemez hale geldiği bir kent durumundaydı. Ayyarlar yol ve pazarlarda zorla vergi toplayarak, zengin mahalleleri ve pazar yerlerini yakarak ve geceleri zenginlerin evlerini yağmalayarak kent halkına dehşet saçmaktaydı. El-Burcumî ve İbnü’l-Mavsilî adlı ayyar önderleri yönetimin zayıflığından yararlanarak 1028-33 arasında fiilen egemenlik sürdüler.

Taberistan ve Gürgan’da hüküm sürmüş Ziyarilerin yedinci emiri Keykâvus bin İs-kender(*) 1082’de bitirdiği ünlü yapıtı Kabus name’Ae ayyarlara ilişkin ilginç bilgiler verir. Ona göre halk arasında civanmert olarak adlandırılan ayyarlar yiğit, sabırlı, özü temiz, sözünde duran, çaresizlere yardım eli uzatan, kötülükten çekinen, ama beladan da korkmayan kişilerdir. Daha çok işsiz güçsüz gençlerden ve esnaftan oluşan ayyarlar, fü-tüvvetin seyfî (savaşçı) koluna bağlıydılar.

Ayyarlar genellikle hırsız ve soyguncu olarak damgalanmalardır. Ama çağdaş tarihçiler, etkinliklerinin, yalnızca merkezî yönetimin zayıf olduğu dönemlerde ya da çatışan tarafların onları kullanmaya çalıştığı iç savaş durumlarında arttığını belirtmektedir. Güçlü hükümdarların yönetimi altında ayyarlann yasa tanımaz tutumları azaldı ve 12. yüzyılda Selçukluların ortaya çıkışıyla son buldu. Ayyarlar, toplumsal adaletsizliğe bir tepki olarak yönetime, zenginliğe, kolluk kuvvetlerine ve tüccarlara karşı düşmanlık gütmüşlerdir.

Ayyarlar Bağdat dışında, İç Asya’dan Mezopotamya’ya kadar uzanan bölgede yerel hükümdarları desteklemek ya da uzaklaştırmak için kendilerine güvenen orta sınıf ile daha iç içe olmuşlardır. Hatta Doğu İran’da Saffariler (y. 867-1495) adıyla bir hanedan oluşturmayı başarmışlardır.

Advertisement


Leave A Reply