Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Atatürk ve Kooperatifçilik, Atatürk’ün Kooperatifçilik Çalışmaları
    • Türkiye’nin Yerli Parçacık Hızlandırıcısı TARLA’da İlk Işınlama Deneyi
    • Atatürk’ün Gençliği ve Okul Hayatı: Mustafa Kemal Nasıl Yetişti?
    • 19 Mayıs, Atatürk ve Bayrak Konulu Kompozisyon, Türk Gençliğinin Bağımsızlık Ruhu
    • Atatürk’ün Naaşının Etnografya Müzesinden Anıtkabir’e Taşınması
    • Nutuk Hakkında Kompozisyon: İçeriği, Yazılış Amacı ve Önemi
    • 8. Sınıf Ya İstiklal Ya Ölüm Konusu İle İlgili Testler, Soru ve Çözümleri
    • Baoji Nerededir? Çin’in Batısında Bir Kavşak Noktası Olarak Kullanılan Şehir Hakkında Bilgiler
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Tarih » İnkılap Tarihi » Birinci Dünya Savaşından Sonra Osmanlı Devletinin Durumu
    İnkılap Tarihi

    Birinci Dünya Savaşından Sonra Osmanlı Devletinin Durumu

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM22 Ocak 2026Yorum yapılmamış5 Mins Read

    Birinci Dünya Savaşından sonra Osmanlı Devletinin durumu ile ilgili bilgiler ve ülkenin içinde bulunduğu durumlar nelerdir?

    Birinci Dünya Savaşından Sonra Osmanlı Devletinin Durumu

    Mondros Ateşkes Anlaşmasından Sonra Osmanlı Devletinin Durumu:

    Osmanlı devleti Birinci Dünya Savaşının sonunda imzaladığı Mondros ateşkes anlaşması ile (30 ekim 1918) düşmana tam ve kesin olarak teslim oluyordu.

    Üçlü Uzlaşma devletleri, ateşkesin imzasından sonra, onun koşularını tanımayarak gerekli gördükleri her yere girmeye başlamışlardı. Onların bu hareketleri, Osmanlı devletini parçalamaya karar verdiklerini gösteriyordu. Bu kötü durum karşısında Osmanlı devletini teşkil eden halk ile devleti yöneten padişah ve hükümeti aynı görüş ve düşüncede değillerdi.

    İstiklâl Savaşının nasıl ve ne gibi koşullar içinde başladığını ve başarıldığını anlayabilmemiz için, Osmanlı imparatorluğunun parçalanması olayı karşısında, bu devleti teşkil eden Türk ve azınlık olan halkla, onların başında bulunan padişah ve hükümetinin görüş ve düşüncelerini bilmek çok yerinde olur.

    Mondros Ateşkes Antlaşmasından Sonra İşgal Edilen Yerler
    Mondros Ateşkes Antlaşmasından Sonra İşgal Edilen Yerler

    Padişah ve Hükümetinin Görüşü ve Yaptıkları İşler:

    Mondros ateşkesi gibi ağır koşullar taşıyan bir ateşkesi kabul ve imza eden Osmanlı hükümeti ve onun başında bulunan padişah Vahdeddin (VI. Mehmet), Osmanlı devletinin parçalanması kararı karşısında yalnız kendi tahtını ve tacını kurtarmaktan başka bir şey yapmıyordu ya da yapamıyordu.

    Padişah, memleketi merhamet dilenerek, yalvararak düşmanlara boyun eğerek kurtarmak ve sarayında rahat içinde yaşamak istiyordu. Türk milletini ve sevgili vatanımızı yalnız kendi çıkarı ve rahatı için feda ediyor ve milletimizin şan ve şeref dolu olan tarihini hiçe sayıyordu.

    Bu sırada memleketi yöneten padişah hükümeti ise genel olarak beceriksiz ve yalnız kendi çıkarlarını düşünen insanların elinde bulunuyordu. İşin daha kötüsü, başta padişah olmak üzere, birçok kimseler İngilizlere yaranmak, onlardan yardım görmek umudu ile «İngiliz Muhipler Cemiyeti» ni kurmuşlardı.

    Azınlıkların Görüşleri ve Yaptıkları İşler:

    Osmanlı devletinin içinde yaşayan Hıristiyanlar da memleketin düştüğü bu kötü durumdan yararlanmak hevesine kapılmışlardı. Bu Hıristiyanların başında Rumlar ve Ermeniler geliyordu. Bunlar, Osmanlı devletinin artık yaşayamayacağına kanaat getirmişlerdi. Onun için azınlık dediğimiz bu insanlar da düşmanlarımızla anlaşarak kendi millî çıkarları için bazı kazançlar elde etmek istiyorlardı. Bu amaçla birtakım cemiyetler kurmuşlardı. Bu cemiyetlerin en önemlileri İstanbul Rum Patrikhanesine bağlı olan Mavri Mira ile Pontus Rum Cemiyeti idi.

    Mavri Miracılar, Batı Anadolu, Trakya ve Marmara bölgesinin Yunanistan’a bağlanmasını, Pontusçular ise, Trabzon ve dolaylarında bir Rum devleti kurulmasını istiyorlardı. Bu arada Ermeniler de Doğu Anadolu’da kurulacağı söylenen Ermenistan için çalışıyorlardı.

    Türklerin Durumu ve Yaptıkları İşler:

    Türk milleti, Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasından ve öz yurdu Anadolu’nun da şunun bunun eline geçmesinden dolayı ne yapacağını şaşırmış bir durumdaydı. Kendisine doğru yolu gösterecek bir baş yoktu. İstanbul’da yer alan padişah ve ona bağlı olan hükümetin mevcut durumdan çıkartacak ne bir düşüncesi ne de bunu yapabilecek bir yeteneği ve öngörüsü vardı.

    Bununla birlikte, ateşkes anlaşmasının verdiği ilk şaşkınlıktan sonra bazı vatansever kimseler, düşmanlarımızın ateşkes anlaşması koşullarına uymayarak, yaptıkları haksız işgaller karşısında yer yer harekete geçtiler. Vatanımızı düşmana vermemek, öz yurdumuz içinde azınlıkların devletler kurmasına engel olmak amacı ile birtakım Milli Müdafaa Cemiyetleri kurdular.

    Bu cemiyetlerin başlıcaları şunlardı:

    a) Trakya – Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti,

    b) Doğu Anadolu Vilâyetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti,

    c) İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti,

    ç) Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti.

    Bunlardan Trakya – Paşaeli Cemiyeti, adından da anlaşılacağı üzere, Trakya’nın savunmasını amaç edinmişti. Çünkü bu bölgenin Yunanistan’a verileceği söyleniyordu. Doğu Anadolu Vilâyetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ise, Doğu Anadolu’da kurulması istenen, —Avrupalılar ve Amerikalılar tarafından da desteklenen— Ermeni devletine engel olmak ve gerektiği zaman doğu illerini silâhla savunmak için kurulmuştu. Cemiyetin merkezi İstanbul’daydı. Erzurum’da da bir şubesi vardı. İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti de İzmir ve dolaylarının Yunanlılara verilmesine engel olmak için kurulmuştu. Bu cemiyet de İzmir’de çalışıyordu. Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti ise, Trabzon’da bir devlet kurmak isteyen Pontusçu Rumlarla çarpışmak için kurulmuştu. Bu cemiyetin de amacı bu bölgede bir Rum devletinin kurulmasına engel olmak, gerektiği zaman burada bir başka devlet kurmaktı.

    Bütün bu cemiyetlerin ortak amacı, düşmanı memlekete sokmamak, Türk vatanını düşmana kaptırmamaktı. Fakat bu cemiyetler ne yapacaklarını, ne yolda hareket edeceklerini bilmiyorlardı. Yalnız hepsinin amaçları birdi. Hepsi de vatanı ve istiklâli kurtarmak istiyordu. Çünkü Türk milleti şimdiye değin köle olmamıştı. Şimdiden sonra da olmazdı. Zira binlerce yıldan beri hür ve bağımsız yaşamış olan Türk milleti henüz ayaktaydı.

    Her zor durumda bağrından binlerce kahraman çıkaran Türk milleti, bu kötü günlerde de yeni bir kahraman yarattı. Bu kahraman, Anafartalarda ve daha birçok cephelerde Türk milletini felâketlerden kurtaran Mustafa Kemal (Atatürk) idi.

    Mustafa Kemal, vatanı yalnız Türk milletinin varlığına dayanarak ve onun geçmiş zamanlardaki şanlı tarihinden örnek alarak kurtarmak istiyordu. Memleketin en kötü günlerinden biri olan İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edildiği günden bir gün sonra, Dokuzuncu Ordu Müfettişliği göreviyle (bir ay sonra 3. Ordu Müfettişi olmuştur) 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan çıktı. 19 Mayıs 1919 günü Samsun’da Anadolu’ya ayak bastı. İşte bu tarihten başlayarak Türk milleti, başında Mustafa Kemal olduğu halde, İstiklâl ve Kurtuluş Savaşına atıldı. İçte ve dışta birçok zorluklarla çarpışarak, elinden alınan öz yurdunu ve canından değerli bildiği istiklâl ve hürriyetini kurtardı. Yıkılan Osmanlı devletinin yerine yepyeni ve kuvvetli bir Türk devleti kurdu.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Atatürk ve Kooperatifçilik, Atatürk’ün Kooperatifçilik Çalışmaları
    • Türkiye’nin Yerli Parçacık Hızlandırıcısı TARLA’da İlk Işınlama Deneyi
    • Atatürk’ün Gençliği ve Okul Hayatı: Mustafa Kemal Nasıl Yetişti?
    • 19 Mayıs, Atatürk ve Bayrak Konulu Kompozisyon, Türk Gençliğinin Bağımsızlık Ruhu
    • Atatürk’ün Naaşının Etnografya Müzesinden Anıtkabir’e Taşınması

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.