Oda Nedir? – Sözlük Anlamı

0

Oda ne anlama gelir? Oda kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

1. Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz
“Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü.” – A. Haşim
2. Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik
“Sanayi odası. Ticaret odası.”
3. Yeniçeri kışlası
1. Hanlarda çalışan uşakların başı
“Hana gelinceye kadar planını kurmuştu. Odabaşı ile hemen hesabını kesti.” – Ö. Seyfettin
2. Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay
Askerî ceza hukukunda kabul edilmiş bir ceza türü
Az sayıda çalgı için ve özel toplantılarda çalınmak amacıyla bestelenmiş müzik
Havasız kalan veya havası ağırlaşan odalara güzel ve hoş koku veren bir sprey türü
Gözün iris tabakası ile merceği arasındaki boşluk
Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenli bir biçimde döşenmiş oda
Film banyosu yapılan ışıksız oda
Yetkili görevlilerin girebildiği ve çalışabildiği, içinde ülke için çok önemli belgelerin bulunduğu yer
Gözde saydam tabaka ile iris arasında kalan boşluk
1. Yüksek mevkide olan insanların halkla görüştüğü oda
“Bir arz odasında biz kullarına görünmek acaba yüce gönlüne uygun düşer mi?” – T. Oflazoğlu
2. Padişahın elçileri veya yabancı ülkelerin temsilcilerini kabul ettiği oda
Basınçlamanın yapıldığı özel donanımlı oda
Bekârların, taşradan gelen işçilerin kaldığı oda
“Boyun atkısını kulaklarına dolayarak bekâr odasının yolunu tutacak.” – S. F. Abasıyanık
Bekleme salonu
Anaokulu, ilköğretim okulu vb. eğitim kurumlarında yemek yenilen yer
Konutlarda çalışmak için özel olarak ayrılmış ve döşenmiş oda
“Burhan Belge çalışma odasından geliverdi.” – N. F. Kısakürek
İçinde doğum yapılan hastane odası
Okullarda etüt için ayrılmış bölüm
“Etüt odasında sırasının gözünü boşaltır, yeniden yerleştirir.” – İ. Aral
Küçük yerleşim bölgelerinde toplu görüşme için yapılmış küçük yer, oda
Konak veya dairelerde konukların ağırlandıkları büyük oda
Köylülerin çeşitli toplantılar yaptıkları veya konukların köyde kalması için hazırladıkları yer
Bir etkinliğin yönetildiği bölüm
Yüksek makamdaki bir kimse için ayrılan oda
1. Makinelerin onarıldığı yer
2. Sinemalarda sinema makinesinin bulunduğu yer
Televizyon, sinema, fotoğrafçılık ve reklamcılıkta filmin çekiminden önce gerekli makyajın yapıldığı yer
Evlerde konukların alındığı oda
“Anamı, misafir odasını düzeltirken bulurduk.” – N. Cumalı
Müzik dinlemeye ayrılmış yer
Ev halkının oturması için ayrılmış oda
Sinema, tiyatro, radyo ve televizyon oyunlarında oyunun yönetildiği yer
Reji odası
“Üç, beş dakikalık bir müzakereden sonra heyet, rejisörlük odasından çıktı.” – R. N. Güntekin
Sanayiciler arasında dayanışmayı sağlamak, ortak sorunlarla uğraşmak, yabancı sanayicilerle ilişki kurmak, ortak çıkarları korumak için yasa ile kurulan, tüzel kişiliğe sahip kurum
Sandık, sepet vb. ev eşyasının konulduğu küçük oda
“Giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin / Sandık odalarında” – O. V. Kanık
Spor merkezlerinde veya alışveriş mağazalarında giyinip soyunmak için özel olarak hazırlanmış oda
“En solda yarım ay biçiminde soyunma odaları ve duşlar bulunurdu ve burayı erkek çocuklar kullanırdı.” – A. Kutlu
Tüccarlar arasında dayanışmayı sağlamak, ortak sorunlarla uğraşmak, yabancı tüccarlarla ilişki kurmak, ortak çıkarları korumak için kanun ile kurulan tüzel kişiliğe sahip kurum
Yatmak için kullanılan oda
“Bütün o ağrılı, uzun gecelerimde yatak odasının kapısında dikilir, bana bakardı.” – A. Ağaoğlu
Yemek yenilen oda, yemek salonu, salamanje
Tabanı yerle bir olan oda
Yüklük
“Yalılarda hatta sahiplerinin hiçbir gün bile girmemiş bulundukları nice yük odaları, oda gibi büyük kilerleri vardı.” – A. Ş. Hisar

Advertisement

Leave A Reply