Veremle Savaş Eğitimi Haftası İle İlgili Yazı

0

Verem, toplum için tehlikeli bir hastalıktır. Özel bir basili (tuberculosis) vardır. Bilinçli olarak veremle savaşılmalıdır. Savaşmak ve korunmak için hastalığı iyi tanımak gerekir.

VEREM SAVAŞ EĞİTİMİ HAFTASI

(Yılbaşını takip eden ilk pazartesi günü başlayan hafta)

T.D. Sayı: 2140

Advertisement

Madde 69: Sağlık konularında öğrencileri aydınlatmak, bölge ve okul sağlık probleminin çözümüne katkıda bulunmak üzere okullarımızda “Sağlık Haftası” ve “Veremle Savaş Eğitimi Haftası” düzenlenir.

Bu maksatla, okul ve çevre imkânlarından yararlanmak suretiyle derslerde veya konferans, konuşma; şiir kompozisyon, resim, fotoğraf, film ve benzeri yollarla öğrencilerin aydınlatılmasına ve haftaların amaç ve önemlerinin kavratılmasına çalışılır.

Not:

Bu hafta ile ilgili çalışmalar, “Sağlık Haftası” çalışmalarıyla ilgi kurularak yürütülmeli; o hafta ile ilgili yazı ve güzel sözlerden bu hafta da yararlanılmalıdır.

Advertisement

HAFTANIN ANLAMI VE ÖNEMİ

Verem, bundan kırk-elli yıl önce insan topluluklarında derin çöküntüler yapan korkunç bir hastalıktı. Önceleri aşısı ve tedavisi bilinmeyen bu bulaşıcı hastalıktan yüzbinlerce insan ölmüştür.

Bu hastalığın mikrobunu 1882’de Alman bilginlerinden Robert Koch bulduğu için, “Koch basili,, diye adlandırılmıştır. Öldürücü bir hastalık olması yanında, tedavisi uzun, bakımı masraflı olduğu için memleketlerin ekonomilerine de büyük zararları olmuştur.

Röntgenin bulunmasından ve tedavi usullerinin gelişmesinden sonra yavaş yavaş hastalık azalmaya ve tedavi edilmeye başlanmıştır. Bugün ise, BCG aşısı, yeni ilâçlar ve etkin tedavi yöntemleriyle tehlikeli bir hastalık olmaktan çıkmıştır.

Yurdumuzda veremle savaş süratle gelişerek büyük başarıya ulaşılmıştır. Yurdumuzun her tarafında “Verem Savaş Dernekleri” açılmış, en ücra yerleşme birimlerine kadar tüm halkımız “BCG,, verem aşısından geçirilmiş; toplum içinde bulunan verem hastalarını meydana çıkarmak için “Verem Savaş Programı” uygulanmış,bu kampanya ile halkımız röntgenden geçirilerek hastalar, ya da şüpheli görülenler dispanserlere, hastanelere gönderilerek tedavi altına alınmıştır. Bu büyük başarı bizim de üye olduğumuz milletler arası Verem Savaş Biriiği’nce “Türklerin mucizesi” olarak adlandırılmıştır.

Bu çalışmalar halen yurdumuzda devam etmektedir. Yurdumuzda bu hastalığın azalmasına rağmen yine de halk uyarılmakta ve eğitilmektedir. Bir takım bilgiler verilmekte, broşürler dağıtılmakta ve konferanslar düzenlenmektedir. Okullarımızda da yılbaşını takip eden ilk pazartesi günü başlayan hafta “Verem Savaş Eğitimi” haftası kabul edilmiştir. Bu hafta içinde konferans, konuşmajşür ve kompozisyon, resim film vb. yollarla öğrencilerimizin aydınlatılmasına, haftanın amaç ve öneminin kavratıl-masına çalışılmaktadır.

Vereme karşı daima tedbirli ve uyanık olmalıyız. Çünkü verem basili fırsat kollayan bir mikroptur. Vücudun zayıf düşmesini, direncinin azalmasını bekler; fırsat bulunca da vücuda dağılarak verem hastalığını yapar.

Advertisement

VEREMİN BULAŞMASI VE HASTALIK BELİRTİLERİ

Verem hastalığını yapan “Koch basili” rutubetli, tozlu ve güneş görmeyen yerlerde bulunur. Faal verem hastalarının, tükrük balgamları rastgele tükürdüleri yerlerde kuruyarak rüzgârların da etkisiyle havaya karışır. Bu mikroplar solunum yoluyla insanlara bulaşır. Ayrıca mikrop bulunan yiyecek, içeceklerle; verem hastalarının kullandıkları kaşık, çatal, bardak ve tabak gibi kapları kullanmakla ve verem hastalarının yanında kalmakla sindirim yollarıyla bulaşır. İnsanlığın % 80’inden fazlasında bu mikrop bulunmaktadır.

Fakat bu insanların çoğu, mikrop almalarına rağmen hasta olmazlar. Mikroplar vücudun içerisinde hapsedilir ve zararsız hale getirilir. Fakat daima fırsat kollarlar vücut zayıflayıp, direnci azalınca vücuda yayılmaya başlarlar ve verem hastalığını yaparlar. İlk belirtileri zayıflama^ halsizlik, öksürük, ateş ve gece ter-lemesidir. Daha sonra-tükruk ve balgamda kan görülebilir. Bu durumda vakit kaybetmeden dispanser ve hastanelere gidip muayene olmalı ve film çektirilmelidir.

Verem, irsî bir hastalık değildir. Yani veremli bir anne ve babadan veremli çocuk doğmaz. Daha sonra aileden, çevreden verem basilinin bulaşmasından vereme yakalanabilir.

VEREMDEN KORUNMA ÇARELERİ

1- Veremli hastalardan uzak durmak; onların yediği içtiği eşyaları, kapları ve havluları kullanmamak.

2- Sütü, iyice kaynatmadan içmemek. Özellikle veremli inek sütlerinden bulaştığı için bu noktaya çok dikkat etmek gerekir.

3- Rutubetli ve tozlu yerlerde oturmamak ve dolaşmamak.

4- Temiz hava almak, kırlarda, özellikle çamlık ve ormanlık yerlerde gezmek.

5- Bol gıda almak; sağlık şartlarına uygun olarak beslenmek.

6- Zamanında yatmak, zamanında kalkmak

7- Yenilen besinlerin temiz ve yıkanmış olmalarına; içilen suyun kaynatılarak içilmesine dikkat etmek

Advertisement

8- Gece hayatına alışmamak; uykusuz kalmamak

9- Vücudu yorgun ve zayıf düşürmemek.

Verem basili yalnız akciğerlerimize değil, diğer organlarımıza da yerleşebilir. Bu nedenle veremin başka çeşitleri de vardır: Kemik veremi, Beyin veremi, Karaciğer veremi… gibi. Fakat en çok görülen akciğer veremidir.

Kaynak – 2

veremVeremle Savaş Eğitimi Haftası

Verem mikrobu insanlarda, sığırlarda, kuşlarda, balıklarda bulunabilir. İnsanlarda ve sığırlarda olanı çok önemlidir. Verem bulaşıcıdır, insandan insana; sığırlardan insana geçebilir. Veremin bulaşması demek, verem mikrobunun vücuda girmesi demektir. Mikrop, vücudun neresine yerleşirse orada çoğalır, hastalık yapar, oradan da başka yerlere yayılır.

Verem mikrobu insandan insana solunum yoluyla geçebilir. Üst solunum yollarında yerleşirse lenf bezlerini hastalandırır, bez veremi ortaya çıkar. Mikrop kimi zaman akciğerlere kadar iner, orada çoğalır, böylece akciğer veremi görülür. Hasta insanın öksürmesiyle çevreye tükürük damlacıkları yayılır, başkalarına da geçer.

Verem mikrobu, hasta vücudun her yanına dağılır. Kemiklerde, eklemlerde, beyinde zarar yapar. Özellikle küçük çocuklarda beyin zarı veremi büyük zararlara yol açar. Sığırlarda görülen verem mikrobu süt ve kaymak ile insana geçer, sonra karın içi bezlerinde, kemiklerde, eklemlerde hastalık yapar.

1882 yılında Alman bilgini Robert Koch tarafından veremin mikrobu bulundu. Mikrobun tanınması hastalığa karşı savaşta büyük kolaylıklar sağladı. BCG aşısı olarak bilinen verem aşısı yapıldı. Bu aşı, vereme karşı bağışıklık sağlamaktadır; ancak hastalıktan kesin korunmak için gerekli önlemler de zamanında alınmalıdır. Verem mikrobu şu yollardan bulaşır: sineklerin ayaklarıyla, tükürükle, tozlarla, öpmekle, hastanın eşyalarını kullanmakla, veremli inek sütüyle vb.

Vücudumuz güçlüyse, dirençliyse, mikrop zarar vermez. Çok yorulan, üzüntülü olan, ışıksız ve kirli yerlerde çalışan, sürekli içki içen ve kumar oynayan insanların vücutları zayıflar, direncini yitirir. Böylece verem mikrobu çoğalacak ortamı bulur. Vereme yakalanan kişilerde iştahsızlık, zayıflama, öksürük, düzensiz soluma, ateş ve terleme, ensenin sertleşmesi, kan tükürme, anormal sesle bağırmalar görülür.

Günümüzde verem tehlikeli olmaktan çıkmıştır; ama ihmal etmeye gelmez. Gerekli önlemler alınmaz, sürekli korunulmaz ise çabuk yayılır ve hastayı öldürebilir.

Vereme yakalanmamak ve karşı koymak elimizdedir. Bunun için:

* Temiz havada oynamalıyız.
* Spor yapmalıyız.
* İyi ve dengeli beslenmeliyiz: Gerekli vitaminleri ve proteini almalı, yiyecekleri iyice yıkamalıyız.
* Yemeklerden önce ve sonra, tuvalete girip çıkınca ellerimizi sabunlu suyla yıkamalıyız.
* Dişlerimizi günde en az iki defa fırçalamalıyız.
* Sık sık banyo yapmalıyız.
* Her şeyi ağzımıza götürmekten sakınmalı, başkalarını öpmekten kaçınmalıyız.
* Tozlu ve pis yerlerde oynamamalıyız.
* Yerlere tükürmekten, öksüren ve aksırandan sakınmalıyız.
* Alkol, sigara, uyuşturucu gibi zararlı şeyleri kullanmaktan kaçınmalıyız.
* Aşılanmalıyız, sık sık doktora kontrol olmalıyız.
* Dinlenmeli ve iyi uyumalıyız, ölçülü yaşamalıyız.
* Sınıfımızı, evimizin odalarını havalandırmalıyız.
* Güneşten yararlanmalıyız.
* Terli iken su içmemeli, üşütmekten sakınmalı, soğuk günlerde sıkı giyinmeliyiz.

Advertisement


Leave A Reply