Vitaminlerin Özellikleri ve Faydaları Nelerdir? Vitaminlerin Listesi, Çeşitleri

0

Vitaminler nelerdir? Vitaminlerin özellikleri, yararları, eksikliğinde görülenler, çeşitleri hakkında bilgi. Tüm vitaminlerin açıklamaları

vitamin

Vitaminler, yokluğu çeşitli hastalıklara ve gelişme bozukluklarına yol açan maddelerdir. 1897 yılında, Eijkman adındaki Hollandalı bir hekim, kabuksuz pirinçle beslenen tavuklarda sinir sistemine ait birtakım düzensizlikler görmüştü. Bu belirtilerin Japonların «hakke» adını verdikleri beriberi hastalığındaki belirtilere benzemesi dikkatini çekti. Eijkman, hastalanmış hayvanlara pirinç kabuğunu (kepeğini) yedirdiği zaman iyileştiklerini gördü.

1911’de Casimir Funk da pirinç kepeği üzerinde çalışmalar yaptı. Kuşlardaki beriberi hastalığını iyi eden kristal halinde bir madde elde etti. Bu maddenin kimyasal analizinde, amid şeklinde azot bulunduğunu zannettiğinden «Vitamin» adını verdi. (Vita = hayat)

Aynı yıllarda (1909) Stepp, sütten yağ eriticilerle (alkol – eter) elde ettiği özde başka bir vitaminin varlığını buldu. Yağ eriticilerle özü alınmış sütle beslenen fareler hastalanıyor, bu öz tekrar verilince hayvanlar iyileşiyordu.

Eijman’ın bulduğu, suda eriyen; Stepp’in bulduğu yağda ve yağ eriticilerde eriyen vitaminlerin ortaya çıkması bugün hâlâ kullanılan «suda eriyen vitaminler, yağda eriyen vitaminler» ayırımına sebep olmuştur.

1906 yılında, İngiliz Hopkins, eksikliğinde belirli hastalıkların meydana çıktığı, beside bulunması çok önemli olan bazı maddelere dikkati çekmişti.

30 yıl devam eden hayvan tecrübeleriyle vitaminler hakkında genel olarak şu sonuçlar elde edildi:

Vitaminler vücut için enerji verici veya yapı taşı olarak kullanılabilecek maddeler değildir. Bunlar vücutta sentez yoliyle başka bileşiklerinden de yapılamaz. Alınan çok küçük miktarlar bile bu maddelerin yokluğunda veya eksikliğinde meydana çıkan hastalıkları önler, yahut iyi eder.

Biyolojik denemelerden sonra vitaminlerin kimya bakımından araştırılmasına geçildi. 1933’de A ve C vitamininin kimyasal yapıları belli oldu. Arkasından beş sene içinde, bilinen diğer vitaminlerin formülü meydana çıktı ve birçoklarının sentezi yapıldı.

Vitamin

Vitaminlerin Kaynağı Nedir?

Vitaminler bitkiler tarafından hazırlanır. İnsan ve hayvanlar, vitaminleri bu kaynaklardan alırlar. Bitkilerde vitamin ya olduğu gibi, veya provitamin şeklindedir. Provitamin sonradan vitamine değişebilen madde demektir. Meselâ karotin bir provitamin’dir. Vücutta A vitaminine döner.

İnsanlar, hayvanların bazı organlarında depo edilmiş olan vitaminleri bu organları yemek suretiyle de alırlar. Süt, yumurta ve balıkyağında depo edilmiş vitamin vardır, İnsan vücudunda da vitamin depoları bulunur. Vitamin eksikliği hastalıkları (avitaminoz) bu sebepten birkaç hafta, hatta bazen aylarca sonra meydana çıkar.

Çok yönlü bir beslenme, gerekli vitaminlerin, yeteri kadar alınmasını sağlar. Bazı özel hallerde, bugün artık besin maddelerindeki miktarları iyice bilinen ve sentetik olarak da yapılabilen vitaminler, besine ek olarak yiyecek veya preparat halinde verilebilir.

Vitamin Eksikliği

Tek yönlü beslenmelerde vitaminleri yeteri kadar alamamak tehlikesi belirir. Kışla, hapishane, okul gibi yerlerde yapılan toplu beslenmeler, harbler, fakirlik, sefalet, avitaminozların (vitamin yokluğu veya eksikliği hastalıkları) görülmesine sebep olur.

Meselâ, Asya’da yalnız pirinçle beslenen fakir halkta beriberi, daha çok mısırla beslenen Romen ve İtalyanlar’da (bazı bölgelerde) pellegra görülmektedir. Birinci Dünya Harbi’nde Avrupa’da skorbüt vakaları oldukça çok görülmüştü.

Vitaminler konusunda sadece hayvanlar üzerinde çalışmalar yapıldığı sıralarda alfabe harfleriyle ad veriliyordu. Bugün hâlâ aynı şekil kullanılmaktadır.

Biyolojik deneyler (hayvanlar üzerinde yapılan) yapılırken ölçü olarak ‘koruyucu doz’ ve «tedavi edici doz» birimleri (ünite) kullanılmaktaydı. Meselâ, hayvanı beriberi olmaktan korumak için bir günde verilmesi gereken vitamin miktarı 1 koruyucu doz, hastalığı iyi etmek için bir günde verilmesi gereken miktar 1 tedavi edici doz olarak ifade edilirdi. Vitaminlerin kimyasal olarak özellikleri bilindikten sonra ölçüleri ağırlık olarak (miligram) verilmeye başlandı.

A Vitamini

A Vitamini

A vitamini tabiatta saf olarak az bulunur. Provitamin olan karotenler çoktur. Karotenler organizmada A vitamini haline gelir. A vitamini yağda erir, ışıkta ve havada okside olur, ısıya dayanıklıdır. Vitamin, balıkyağı, tereyağı, süt, krema, yumurta, karaciğer ve beyinde A vitamini halinde; marul, havuç, turp, domates, yeşil salata ve daha birçok sebze ve meyvada provitamin (karoten) halinde bol miktarlarda bulunur.

Vücutta örtücü doku hücrelerinin yaşaması ve korunması büyüme ve gelişme, gözde uyumun yapılabilmesi için lâzımdır.

Yetişkinlerde günlük ihtiyaç 2.000-4.000 ünite, gebelerde ve çocuklarda bunun iki mislidir.

A avitaminozunda, gece körlüğü, kresoftalmi, gözde kornea tabakasının enfeksiyonlara karşı direncin azalması, derinin keratinleşmesi, iltihap, dökülen epitel hücrelerinden husule gelen idrar yolu taşları gibi hastalık ve bozukluklar görülür.

Kullanıldığı Hastalıklar: —(Göz hastalıkları (bilhassa konjonktivitler), sarılık, ishal, karaciğer iltihapları, tiroid büyümesi, şeker hastalığı, ülserler, kolitler, cilt yaraları, gelişme bozukluğu raşitizm, kadınlarda rahim ve vagina iltihaplarında A vitamininden faydalanılır.

b12 vitamini

B Kompleksi

1926 yılına kadar B vitamini adı altında toplanan faktörlerin bir tek vitamin olmadığı anlaşıldı. Bugüne kadar ayrılabilen vitaminler şunlardır: Bı’den, Bı4’e kadar B vitaminleri, PP vitamini, Pantotenik asid, Kolin, İnositol, Para – amino – benzoik asid, Folik asid, Folinik asid ve Biotin.

Bu vitaminlerden her birinin ayrı ayrı avitaminoz hali mevcut olduğu gibi B – kompleksi vitaminlerinin toplu halde eksikliği de kendine has bir avitaminoz durumu yaratır.

Beslenme bozuklukları, ishaller, ateşli hastalıklar, gebelik, emziklilik, antibotik ilaçlarla tedavi, şeker hastalığı, karaciğer ve mide hastalıkları halinde B – kompleksi vitaminlerine ihtiyaç’vardır.

Günlük besine bira mayası, karaciğer eklemek veya B – kompleksi ilaçları vermek suretiyle eksiklik giderilir.

B1 Vitamini (Thiamine, Aneurine). — Bu vitamin tahılda, pirinç kabuğunda, bira mayasında, fasulye, mercimek, ceviz, fındık ve fıstıkta, iç organlarda bulunur. Suda erir, pişirme sırasında azalır. Günlük ihtiyaç 1-2 miligram kadardır.

B1 avitaminozunda beriberi hastalığı meydana çıkar. Devamlı olarak kabuğu alınmış pirinç, kamış şekeri, kepeksiz unlarla beslenen kimselerde görülür.

Beriberi, nevfit, polinevrit ve nevraljiler, kuşpalazı (difteri), şeker hastalığı, devamlı ishaller, gut ve zona ağrıları, alkoliklerin kalp yetmezliği ve nevritleri, nevrasteni, ruhi bozukluklar gibi hastalıklarda kullanılır.

B2 vitamini (Riboflavine). Süt, karaciğer, bira mayası, et, balık, bezelye ve yumurtada bol miktarda bulunur. Suda erir, ısıya dayanıklıdır. Günlük ihtiyaç 2-3 mg.’dır.

B2 vitamini hücrelerdeki oksitlenme olayı için çok önemlidir. Birçok fermentin bileşiminde vardır. Avitaminozunda, dudak kenarında çatlaklar, dilde, gözde iltihaplar, kalp zarı iltihabı, cildin kuruyup sertleşmesi görülür.

Pellegra, akne, ishaller, cilt hastalıkları, kolitlerde faydalıdır.

B2 vitamini çok alınacak olursa idrarın rengi koyu sarıya boyanır.

B6 Vitamini (Pyridoxine, Adermine). Bira mayası, balık, karaciğer, tahıl ve peynirde bulunur. Suda erir, protein metabolizmasına etkisi bulunan bazı fermentlerin bileşimine girer. Günlük ihtiyaç 1-2 mg.’dır. Avitami-nozu kasların zayıflamasına ve kramplara sebep olur.

Kas hastalıkları, parkinson, akne, gebelik kusmaları, kansızlıklar, kaşıntılarda kullanılır.

PP Vitamini (Nicotinamide, Niacinamide, Antipellagra Vitamini). B – kompleksinin bulunduğu besinlerde PP vitamini vardır. Suda erir, fermentlerin bileşimine girer. Damarları genişletici etkisi vardır. Günlük ihtiyaç 15-20 mg.’dır.

Avitaminozunda pellegra hastalığı görülür. Pellegranın belli başlı üç belirtisi deri bozuklukları, ishal ve bunamadır.

Pellegra, cilt hastalıkları, kaşıntılar, ağız yaraları, antibiotik ilâçlarla tedavide kullanıldığı gibi damar genişletici olarak, kalb anjini ve damar tıkayıcı hastalıklarda da kullanılır.

Pantotenik Asit. Bu vitamin, bütün bitki ve hayvanlarda vardır. Karaciğer, böbrek ve bira mayasında bol miktarda bulunur. Suda erir, ısıya dayanıklıdır. Günlük ihtiyaç 5 mg.’dır. Organizmadaki rolü kesin olarak bilinememektedir. Gelişme için gereklidir. Saç dökülmesinde, karaciğer yetmezliklerinde ve uçuklarda kullanılır.

Biotin (H Vitamini, Antiseboreik Vitamin) — B kompleksi vitamininin bulunduğu besinler de vardır. İnek sütünde anne sütünden daha çoktur. Suda erir, ısıya dayanıklıdır. Mikroorganizmaların gelişmesinde önemi vardır. Günlük ihtiyaç 100 gama (1 gama =gramın binde biri «mikrogram») kadardır. Biotin avitaminozu çok nadirdir. Akne, sebore, çıbanlar, saç dökülmesi, sedef hastalığı gibi deri hastalıklarında kullanılır.

Fazla biotin alınması karaciğerde yağlanmaya sebep olur.

Kolin. B kompleksi vitaminlerinin bulunduğu besinlerde vardır. Vücutta çok miktarda bulunur. Karaciğer yağlanmasını önler ve yağlanmayı giderir.

Karaciğer yağlanmalarında ve hastalıklarında, kloroforun, karbontetra klorür ve fosfor zehirlenmelerinde, kalp kası hastalıklarında, tansiyon yüksekliği ve kalp anjininde kullanılır.

B kompleksi içindedir. Suda erir. Kas, ‘iç organlar ve kanda bol miktarda bulunur. Bitkilerde vardır. Kolin gibi karaciğer yağlanmalarında kullanılır.

Para – Amino – Benzoik Asit.

B kompleksi vitaminlerinden sayılır. Formülü sulfamid ilâçlara benzer, fakat etkileri sulfamidlerin aksinedir. Bakterilerin gelişmesini sağlar.

En çok karaciğerde ve bira mayasında bulunur. İnsanlarda avitaminoz hali bilinmemektedir. Hayvanlarda eksikliği kılların beyazlaşmasına sebep olur.

Folik Asit (M Vitamini Bı0 veya B11 Vitamini). — Folik asit, mayada, böbrekte, karaciğerde, ıspanakta, yeşil yapraklarda, mantarlarda bulunur. Suda erir. Kansızlıklarda etkisi vardır. Organizmanın bütün hücreleri için lâzımdır. Bilhassa gebelik ve besi yetersizliğine bağlı kansızlıklarda kullanılır.

B12. Vitamini (Cyanocobalamine). B 12 vitamini, hayvani besinlerde çoktur. Suda erir. Bilhassa kansızlık tedavisinde kullanılır. Bundan başka nevrit ve polinevritlerde, cilt hastalıklarında, sedef hastalığında, kolitlerde zona da, şeker hastalığında da kullanılmaktadır.

C Vitamini

C Vitamini

C Vitamini (Acide Ascorbique)

Sebze ve meyvalarda (portakal, limon), iç organlarda bol miktarda bulunur. Suda erir. Çabuk okside olduğundan rendelenmiş veya kabuğu soyulmuş meyva bekletilmeden yenmelidir. Isıya dayanıklı değildir. Pişme sırasında yarısı kaybolur. Soğukta saklanan besinlerde uzun zaman dayanır. Turşularda C vitamini kalmaz. Günlük ihtiyaç 100 mg. kadardır.

Avitaminozu ileri derecede olursa skorbüt, ve barlow hastalıkları ortaya çıkar.

Skorbüt belirtileri, diş etlerinde, cilt altında, kıl diplerinde kas içinde kanamalar, kansızlık ve halsizliktir.

Barlow hastalığı çocuklarda görülür. Kemik zarı altında kanamalar, ağrı, hareket bozukluğu, kansızlık ve ateş vardır. Anne sütü yerine kaynamış süt ve süt özleri verilen çocuklarda raslanır. Çocuklara meyva ve sebze suları verilmesi bu hali önler.

Kullanıldığı diğer yerler, bulaşıcı hastalıklardan korunma ve ateşli hastalıklar gidişi sırasında; kalp yetmezliklerinde, damar hastalıklarında, psikopatilerde, diş çürükleri ve piyorede, urtiker ve serum hastalığında, mide ülserinde, demir tedavisiyle birlikte C vitamini verilmektedir.

D Vitamini Ne İş Yarar? D Vitamini Eksikliği Belirtileri

D Vitamini

D vitamini tek bir vitamin değildir. Bunlar, Dı’den D?’ye kadar, formülleri birbirine yakın bir seri teşkil eder.

Dı vitaminine Ergosterol, D2 vitamine Calciferol adı verilmiştir. Yağlarda ve yağ eriticilerinde erirler. Asıl etkili olan, D2 vitaminidir.

D vitamini kalsiyumun kemiklerde yerleşmesini sağlar. Eksikliğinde kemikleşmede bozukluklar görülür. Büyüme çağında olan çocuklarda bu durum çok önemlidir.

D vitamini yumurta, süt, tereyağı, balık ve balık yağlarında bol miktarda vardır.

Deride, bitkisel yağlarda, yeşil sebzelerde, bira mayasında provitamin halindedir. Ultraviyole ışınlarının etkisiyle D2 vitamini haline geçer. Günlük ihtiyaç, yetişkinlerde 600 ünite, gebe ve emziklilerde 1.000-1.200 ünite, çocuklarda 400-800 ünitedir

D Avitaminozu. — D vitaminin yokluğu raşitizm hastalığına yol açar. Hastalık, ilk yaşlarda zayıflık, ense terlemeleri, kabızlık, huzursuzluk şeklinde başlar. Daha sonra kemiklerde değişikliklere sebep olur. Kafatasında şekil bozukluğu, bıngıldakların kapanamaması, kaburgalarda düğümler, şişler, uzun kemiklerde meselâ bacak kemiklerinde eğrilmeler görülür. Dişlerin çıkması, yürüme, gecikir. Belkemiğindeki eğrilmeler, çeşitli şekilde kamburlaşmalar olur.

Yetişkinlerde raşitizm görülmez. Osteomalasi adı verilen kemik yumuşamaları olur. Buna, beslenme durumu bozuk kimselerle gebelerde raslanır.

D avitaminozuna uğramamak için çocukların güneşe çıkarılması çok önemlidir. Güneşte, ultraviyole ışınları etkisiyle derideki pro-vitamin D2 haline geçer. Sütün ultraviyole ışınlarına tutulması da faydalıdır.

Ayrıca çocuklar için hazırlanmış D.vitamini preparatları vardır. Bunlar ancak hekim nezaretinde kullanılabilir; çünkü D vitamininin fazla alınması bazı bozukluklara sebep olur. Vitaminlerin fazla alınması halinde ortaya çı-han hale «hipervitaminoz» denir.

D hipervitaminozunda halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, zayıflama, kabızlık, tansiyon yükselmesi, kanda kalsiyum yükselmesi görülür.

D vitamini, raşitizm, osteomalasi, akciğer veremi, deri veremi, mafsal hastalıkları, prostat büyümesi ve allerji gibi hastalıklarda kullanılır.

E Vitamini

E Vitamini

1936’da, buğday yağından elde edildi. Daha sonra sentetik olarak yapıldı. Yağda erir, sıcağa dayanır.

Hayvanlarda daha fazla olmak üzere cinsi faaliyet için lüzumludur. İnsanlarda avitaminozu tam olarak bilinmiyor. Besin yetersizliğinden olan düşükler ve kısırlığın sebebi olarak bilinmektedir. Günlük ihtiyaç 10 mg.’dır.

Kısırlık, çocuk düşürmeleri, gebelik, ruhî bozukluklar, vulva kaşıntısı, yaşlılıkta vulva iltihapları, ay hali kesimi zamanındaki (menopoz) değişmeler, kas hastalıkları, kalp kası bozuklukları, bacak ülserleri, gözde retina hastalıklarında kullanılır.

F Vitamini

  • Hayvanlarda gelişmeyi sağlar. İnsanlarda avitaminozu bilinmiyor. Bazı cilt hastalıklarında kullanılır.

K Vitamini

  • K1’den K5’e kadar şekilleri vardır. K1 ve K2 yonca ve balıklardan elde edilir. K3, K4, K3 sentetik olarak yapılmıştır.
  • K vitamini eksikliğinde kanın pıhtılaşma zamanı gecikir ve kanamalar görülür.
  • K vitamini klorofille beraber yeşil yapraklarda çoktur.
  • Günlük ihtiyaç 1 mg. kadardır.
  • Sarılıklar, safra kesesi ameliyatları, çeşitli karaciğer hastalıkları, siroz, ishaller, salisilat, aspirin ve antile–tik ilâçların uzun zaman alınması sırasında, habîs tümörlerde, kana-malardş, şeker hastalığında kullanılır.

P Vitamini

  • Damarlar için önemli bir vitamindir. P vitamini de tek madde değildir. Bu vitaminin asıl maddesi «rutin» olarak biliniyor.
  • P vitamini bütün meyvalarda ve yeşil yapraklarda çoktur.
  • Skorbüt, purpuralar, tansiyon yüksekliği, koroner daralması, damar hastalıkları, siroz, kanamalar, kolitlerde kullanılır.

Yorum yapılmamış

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?