Zaman İle İlgili Deyimler ve Anlamları Açıklamaları Zaman Hakkında Deyim

0

İçinde zaman, vakit kavramı, kelimeleri geçen deyimler nelerdir? Bu deyimlerin anlamları ve açıklamaları. Zaman hakkında deyimler.

Zaman ile ilgili deyimler

Advertisement

Zaman İle İlgili Deyimler ve Anlamları

  • aman zaman bilmemek
    fırsat vermemek.
  • aman zaman dedirtmemek
    aman vermemek.
  • (bir şeyin) zamanı geçmek
    1) o şey artık gerekli ve yerinde olmaktan çıkmak;
    2) mevsimi geçmek.
    Artık domatesin zamanı geçtiği için lezzetli domates bulunamıyor.
  • evvel zaman içinde, kalbur saman içinde
    çok zaman önce anlamında bir tekerleme.
  • gel zaman git zaman
    aradan oldukça uzun bir zaman geçtikten sonra anlamında kullanılan bir söz: Gel zaman git zaman bu kadının bir kızı olmuş. -E. Şafak.
  • kaç zamandır
    belirsiz fakat çok zamandan beri, çoktan beri anlamında kullanılan bir söz.
  • üstünden (şu kadar zaman) geçmek
    aradan herhangi bir zaman geçmek.
  • zaman almak
    sürmek, devam edip zamanı geçirmek.
    Projemi tamamlamak çok zaman aldı.
  • zaman bırakmak
    bir iş için süre ayırmak.
  • zaman ile yarışmak
    hızlı hareket etmek.
  • zaman kazanmak
    vakit kazanmak.
    Borçları ödemek konusunda zaman kazanmak için elinden geleni yapıyor.
  • zaman kollamak
    1) bir işin sırasını beklemek;
    2) uygun bir fırsat beklemek.
  • zaman öldürmek
    boş şeylerle vakit geçirmek.
  • zaman tanımak
    1) bir iş için yeterli zaman vermek;
    2) bitmeyen bir iş için süreyi uzatmak.

VİDEOLU ANLATIM:

  • zaman vermek
    bir iş için belli bir süre ayırmak.
  • zamana uymak
    davranışlarını içinde bulunulan günün şartlarına uydurmak.
  • zamanı avlamak
    uygun zamanı bulmak: Nihayet yalnız kaldığım bir zamanı avlayarak yanıma yaklaşıyor. -R. N. Güntekin.
  • zamanı dolmak
    bir iş için ayrılan süre sona ermek.
  • zamanı geçirmek
    oyalanmak: Kaybolmuş şeyleri bulurum ama sen zamanı geçirmişsin, saatini bulamadım. -A. Ş. Hisar.
  • zemin ve zamana uygun
    konuya, içinde bulunulan şartlara uygun.
  • işten güçten vakit bulamamak
    çok yoğun çalıştığı için zaman ayıramamak.
  • kaçmaktan kovalamaya vakit olmamak
    önemli işler yüzünden başka işlere yetişememek.
  • ***vakit geçirmek
    oyalanmak, uğraşmak.
  • ***vakit kazanmak
    1) bir şeye ayrılan süreyi azaltmak;
    2) karşı tarafı oyalayarak kendi hazırlanma süresini uzatmak.
  • ***vakit öldürmek
    zamanı yararsız, gereksiz işlerle veya iş yapmadan geçirmek: Fakat sandal sahibi olur olmaz zaten yarı keyif, yarı kazanç için vakit öldürdüğü balıkçılık sanatında karar kılmıştı. -S. F. Abasıyanık.
  • ***vakit saat aramamak
    zamana hiç aldırmamak: Sabah, öğle, akşam gibi hani vakit saat aradıkları yok. -B. Felek.
  • ***vakti gelmek
    1) ölmek üzere olmak, ölümü yaklaşmak;
    2) zamanı gelmek, süresi dolmak.
  • ***vaktini şaşmamak
    her şeyi tam zamanında yapmak.


Leave A Reply