Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Atatürk ve Kooperatifçilik, Atatürk’ün Kooperatifçilik Çalışmaları
    • Türkiye’nin Yerli Parçacık Hızlandırıcısı TARLA’da İlk Işınlama Deneyi
    • Atatürk’ün Gençliği ve Okul Hayatı: Mustafa Kemal Nasıl Yetişti?
    • 19 Mayıs, Atatürk ve Bayrak Konulu Kompozisyon, Türk Gençliğinin Bağımsızlık Ruhu
    • Atatürk’ün Naaşının Etnografya Müzesinden Anıtkabir’e Taşınması
    • Nutuk Hakkında Kompozisyon: İçeriği, Yazılış Amacı ve Önemi
    • 8. Sınıf Ya İstiklal Ya Ölüm Konusu İle İlgili Testler, Soru ve Çözümleri
    • Baoji Nerededir? Çin’in Batısında Bir Kavşak Noktası Olarak Kullanılan Şehir Hakkında Bilgiler
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Tarih » 18. Yüzyıl Osmanlı-Rus İlişkileri Nasıldı? Savaşlar, Antlaşmalar ve Diplomatik Mücadeleler
    Tarih

    18. Yüzyıl Osmanlı-Rus İlişkileri Nasıldı? Savaşlar, Antlaşmalar ve Diplomatik Mücadeleler

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM11 Haziran 2026Yorum yapılmamış4 Mins Read

    18. yüzyılda Osmanlı Devleti ve Rusya arasında neler yaşandı? Prut Savaşı, Küçük Kaynarca Antlaşması ve Yaş Antlaşması gibi önemli olaylar nasıl şekillendi? Osmanlı Devleti’nin Rusya’ya karşı verdiği mücadeleler ve diplomatik hamleler hakkında detaylı bilgi için tıklayın!

    XVIII. yüzyıl, Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusyası arasında artan gerilimlerin ve savaşların dönemi olarak öne çıkmaktadır. Bu yüzyılda Rusya, sıcak denizlere ulaşma hedefine odaklanmış ve Osmanlı topraklarını bu hedef doğrultusunda tehdit etmeye başlamıştır. Osmanlı Devleti ise toprak bütünlüğünü koruma ve Rusya’nın bölgedeki etkinliğini engelleme amacıyla çeşitli mücadelelere girmiştir. Bu dönemdeki ilişkiler, belirli savaşlar ve antlaşmalar üzerinden şekillenmiştir.

    18. Yüzyıl Osmanlı-Rus İlişkileri Nasıldı? Savaşlar, Antlaşmalar ve Diplomatik Mücadeleler

    XVII. Yüzyıldan XVIII. Yüzyıla Geçiş: Osmanlı-Rus Mücadelesinin Başlangıcı

    Rusya, XVII. yüzyılın sonlarından itibaren güçlenmeye başlamış ve Kutsal İttifak Savaşları (1683-1699) sırasında Osmanlı Devleti’nin önemli bir rakibi haline gelmiştir. Bu dönemde 1700 İstanbul Antlaşması ile Rusya, Azak Kalesi‘ni ele geçirerek Karadeniz’e ulaşmayı başarmış ve Osmanlı topraklarını tehdit etmeye başlamıştır.

    Rusya’nın genişleme stratejisi, özellikle Çar Petro’nun (“Deli Petro”) sıcak denizlere ulaşma arzusu üzerine şekillenmiştir. Bu strateji, Rusya’nın kuzeyde İsveç ile, güneyde ise Osmanlı Devleti ile çatışmasını kaçınılmaz hale getirmiştir. Osmanlı Devleti, Rusya’nın Karadeniz’deki ve Balkanlar’daki etkinliğini artırmasını engellemek için çeşitli hamlelerde bulunmuştur.

    1711 Prut Savaşı ve Prut Antlaşması

    XVIII. yüzyılın başlarında Rusya, Baltık Denizi’ne ulaşma hedefi doğrultusunda İsveç ile mücadele etmiş ve 1709 Poltova Savaşı‘nda İsveç Kralı Demirbaş Şarl’ı yenmiştir. Bu yenilgi üzerine İsveç Kralı ve beraberindeki halk, Osmanlı topraklarına sığınmıştır. Çar Petro, İsveçlileri takip etmek bahanesiyle Osmanlı topraklarına saldırmış ve Osmanlı köylerini yağmalamıştır.

    Bu durum üzerine Osmanlı Devleti, Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa komutasında sefere çıkmış ve 1711 Prut Seferi sırasında Rus ordusunu Prut bataklıklarında kuşatmayı başarmıştır. Rus Çarı’nın barış talebi üzerine Prut Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmayla:

    • Osmanlı Devleti, Azak Kalesi’ni geri almıştır.
    • Rusya, İstanbul’da elçi bulundurma hakkını kaybetmiştir.
    • Rusya, Lehistan’ın iç işlerine karışmamayı kabul etmiştir.
    • İsveç Kralı’nın ve halkının serbestçe ülkelerine dönmesine izin verilmiştir.

    Bu antlaşma, Osmanlı’nın XVIII. yüzyıldaki önemli kazanımlarından biri olarak öne çıkmıştır. Azak Kalesi’nin geri alınması, Osmanlı’nın kaybettiği diğer toprakları da geri alabileceği yönünde bir umut yaratmıştır.

    1736-1739 Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşları

    Pasarofça Antlaşması sonrasında Avusturya ile Rusya, Osmanlı Devleti’ne karşı gizli bir ittifak kurmuşlardır. Osmanlı’nın İran ile olan savaşları sırasında Kafkasya’da toprak kazanması, Rusya’nın çıkarlarına ters düşmüş ve iki devlet arasında gerilim artmıştır. Bu süreçte:

    • Kırım kuvvetlerinin Osmanlı ordusuna yardım etmek amacıyla Rus topraklarından geçmek istemesi, Rusya tarafından engellenmiştir.
    • Rusya, Azak Kalesi’ni ve Kırım’ı işgal ederek Osmanlı’ya savaş açmıştır.

    Bu savaş sırasında, Osmanlı Devleti iki cephede mücadele etmek zorunda kalmıştır. Ancak, Humbaracı Ahmet Paşa’nın orduda yaptığı ıslahatlar sayesinde Osmanlı ordusu başarılı olmuş ve Rusya ile Avusturya’ya karşı üstünlük sağlamıştır.

    1739 Belgrad Antlaşması ile savaş sona ermiş ve şu maddeler kararlaştırılmıştır:

    • Avusturya, Pasarofça Antlaşması ile aldığı Belgrad ve çevresini Osmanlı’ya geri vermiştir.
    • Rusya, Karadeniz’de savaş ve ticaret gemisi bulundurma hakkını kaybetmiştir.
    • Karadeniz yeniden Türk gölü haline gelmiştir.

    Bu antlaşma, Osmanlı Devleti’nin XVIII. yüzyılda imzaladığı son kazançlı antlaşma olarak tarihe geçmiştir. Ayrıca, antlaşmalarda arabuluculuk yapan Fransa’ya verilen kapitülasyonlar 1740 yılında sürekli hale getirilmiştir.

    1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı ve Küçük Kaynarca Antlaşması

    Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki ilişkiler, Lehistan sorunu nedeniyle tekrar gerilmiştir. Lehistan Kralı’nın ölümünden sonra Rusya, Lehistan’ın iç işlerine karışmış ve Leh milliyetçileri ayaklanmıştır. Rusların Lehistan’a müdahalesi ve Osmanlı topraklarına saldırması üzerine, 1768 yılında savaşlar yeniden başlamıştır.

    Savaş sırasında Osmanlı, ciddi kayıplar yaşamış ve 1770 Çeşme Faciası gibi ağır yenilgilerle karşılaşmıştır. Savaş, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile sona ermiştir. Bu antlaşmayla:

    • Kırım Hanlığı bağımsız hale gelmiştir, ancak dini açıdan Osmanlı Halifesi’ne bağlı kalmıştır.
    • Rusya, Karadeniz’de serbestçe gemi bulundurma hakkı kazanmıştır.
    • Osmanlı, Rusya’ya savaş tazminatı ödemeyi kabul etmiştir.
    • Rusya, Ortodoks Hristiyanların koruyucusu unvanını elde etmiştir.

    Bu antlaşma, Osmanlı Devleti’nin siyasi ve ekonomik açıdan büyük kayıplar yaşadığı bir dönemi temsil eder.

    1787-1792 Osmanlı-Rus ve Osmanlı-Avusturya Savaşları

    Rusya’nın 1783’te Kırım’ı işgali, Osmanlı Devleti’nin tepkisini çekmiş ancak Osmanlı, yeterli askeri güce sahip olmadığından Rusya’ya savaş açamamıştır. Grek Projesi adı verilen gizli bir anlaşma ile Rusya ve Avusturya, Osmanlı’yı paylaşma planları yapmıştır. Ancak İngiltere’nin uyarısı ve desteğiyle Osmanlı, bu planlardan haberdar olmuştur.

    1787 yılında başlayan savaş, Osmanlı’nın güçlü direnişi ile devam etmiş ve Fransız İhtilali’nin etkisiyle Avusturya savaştan çekilmiştir. Bu durum, Rusya’yı yalnız bırakmış ve 1792 Yaş Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmayla:

    • Dinyester Nehri iki devlet arasında sınır olarak belirlenmiştir.
    • Osmanlı Devleti, Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul etmiştir.

    Bu savaşlar, Osmanlı’nın giderek zayıfladığı ve reform ihtiyacının arttığı bir dönemi işaret etmektedir.

    Sonuç ve Değerlendirme

    XVIII. yüzyıl boyunca Osmanlı Devleti ile Rusya arasında süregelen savaşlar, Osmanlı’nın toprak kayıplarını ve Rusya’nın güç kazancını simgelemektedir. Prut ve Belgrad Antlaşmaları, Osmanlı’nın kazançlı olduğu nadir dönemlerdir. Ancak, özellikle Küçük Kaynarca Antlaşması ve Yaş Antlaşması, Osmanlı’nın siyasi ve ekonomik çöküş sürecini hızlandırmıştır. Bu dönemdeki savaşlar, Osmanlı’nın modernleşme ve ıslahat yapma gerekliliğini de ortaya koymuştur.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Atatürk ve Kooperatifçilik, Atatürk’ün Kooperatifçilik Çalışmaları
    • Türkiye’nin Yerli Parçacık Hızlandırıcısı TARLA’da İlk Işınlama Deneyi
    • Atatürk’ün Gençliği ve Okul Hayatı: Mustafa Kemal Nasıl Yetişti?
    • 19 Mayıs, Atatürk ve Bayrak Konulu Kompozisyon, Türk Gençliğinin Bağımsızlık Ruhu
    • Atatürk’ün Naaşının Etnografya Müzesinden Anıtkabir’e Taşınması

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.