24 Kasım Şiirleri

7

24 Kasım şiirlerinden en güzellerini sizler için seçmeye çalıştık. Öğretmenler günü (24 Kasım) ile ilgili şiirler. 24 Kasım, öğretmenler hakkında şiirler.

24 Kasım Şiirleri


24 Kasım Şiirleri

ÖĞRETMENİM

Tanımak için dünyayı
Gezeceğim, öğretmenim
Yapılacak her hatayı
Sezeceğim, öğretmenim.

Derdin:- “Hak olsun ortağın
Geçmiş ve gelecek çağın”
Kitabını insanlığın
Yazacağım, öğretmenim.

Sen çatma sakın kaşını
Yedirdin bilimin aşını
“Makûs talihin” başını
Ezeceğim, öğretmenim.

Haykırıyorum ki şunu
Böyle bilsin dünya bunu
Cehaletin kuyusunu
Kazacağım, öğretmenim.


Cirit atar gibi tayla
Bayrağımda yıldız, ayla
Hortum olup kasırgayla
Tozacağım, öğretmenim.

Çekmeyip geçmişin yasını
Doldurup ilmin tasını
Hurafe safsatasını
Bozacağım, öğretmenim.
Halil MANUŞ


 

ÖĞRETMENİM

Senin emeklerinle,
Açıldı bu çiçekler.
Senin sevgilerinle
Doludur bütün kalpler.


Bizler bilgiye açız,
Bilgiye doyur bizi.
Yardıma muhtacız,
Kollarına sar bizi.

Eğer sen olmasaydın,
Çeşme susuz kalırdı.
Sen sulamasaydın,
Toprak çorak kalırdı.

Bu dere yol vermezdi,
Bu dağlar geçilmezdi.
Sen olmasaydın köyde,
Kitaplar sevilmezdi.


Öğretmenim

Talebe okulun yeşil fidanı
Yanan bir ocağın sönmez dumanı
Öğretmendir yaraların dermanı
Arıdır, kovandır, baldır öğretmen

Öğretmendir bize gösteren yolu
Odur talebenin kanadı kolu
Öğretmen hazinedir, doludur dolu
Yapraktır, ağaçtır, daldır öğretmen

Öğretmendir fabrikanın temeli
Öğretmendir bütün dünyanın dili
Bütün insanlara uzanır eli
Bize ışık tutan yoldur öğretmen


Öğretmendir ışık veren dünyaya
Öğretmendir bizi götüren aya
Öğretmenin ilmi benzer deryaya
Irmaktır denizdir göldür öğretmen

Sende yetişmiştir nice paşalar
Öğretmensiz açılır mı kapılar
Temelinden sağlam olan yapılar
Çobanoğlu der ki güldür öğretmen


ÖĞRETMENİM

Okumayı, yazmayı
Sensin bize öğreten,
Yurda hizmet etmeyi
Öğretensin öğretmen.

İyilikte eşin yok
Yüzün güler hep senin,
Anam, babam gibisin
Her şeyimsin sen benim.

Sevgi ile anarım
Senin yüce adını,
Senden aldık hepimiz
Vatan, millet aşkını.

Başarı ve mutluluk
Hepsi senin eserin,
Unutmam emeğini
Saygılar öğretmenim.

Atilla Çakıroğlu



ÖĞRETMENİM

Vatan yükselir seninle,
Güller biter ellerinde.
Bilgi dolu dillerinde,
Çok yaşasın öğretmenim.

Bize karşı doğru özü,
İleriyi görür gözü.
Neşe saçar güler yüzü,
Çok yaşasın öğretmenim.

Yediden yetmişe kadar,
Sırasıyla adam eder.
Dermanı bin derde yeter,
Çok yaşasın öğretmenim.

Sevdirir kutsal adıyla,
Hiç bitmeyen takatiyle.
Tertemiz sadakatiyle,
Çok yaşasın öğretmenim.

Ali Sincer


Öğretmenim

Öğretmenim dedim
Bir yürek dolusu
İçim titredi…
Bir küçük yüreğin
Büyük sevgisiydi bu,
Öğretmenim, öğretmenim…

Annem vardı önceleri
Her şeyimle sevdiğim,
“Başka kimse yok annem gibi” derdim…
Ama bir gün öğrendim,
Bir de öğretmenim.

Hani tomurcuklar açıp,
Hani güneş içimizi ısıtıp,
Yani bahar gelince,
Bir başka görünür dünya gözümüze…
Öğretmenim bahar gibiydi bize,
En güzel günler
Birlikte geçti öğretmenimizle…
Yıllar geçecek aradan,
Ama ben yine o küçük öğrenci,
Ne kadar büyümüşse de yaşım
Kafamda ilk okulum, ilk sınıfım, ilk arkadaşım…

Ve yüreğimde taşıyacağım saygıyla
Büyük sevgisini
Unutmayacağım öğretmenimi…


ÖĞRETMEN

Senin yanında açılır gözlerimiz ilk önce
İlk sevgi ışığını sen verirsin bize.
Yaşama aşkını verirsin,
Ve bütün yüreklerde sen yaşarsın.


Okulun her yerinde izin,
Memleketin her köşesinde eserin,
Öten kuşların cıvıltısında sesin var,
Çiçekler hep sen kokuyor.

Bakışların güneşimiz,
Yokluğun gecemiz oluyor.
Senin yüzünü gören ağaçlar
Çiçek açıyor.

Coşuyor ırmaklar, sular,
Kötülükler kayboluyor bir anda,
Ve bütün kalplerde çarpıyorsun o zaman.

M. Fatih MERCAN


ÖĞRETMEN

A’dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmelidir,
Yeryüzüyle elele öğretmen.

Göz gözdür o, uzakları görürüz
Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep,
Çizer büyük değirmisini
Uç olur da bir pergele öğretmen.

– Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla çocuğuyla 415 karanlık
Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

Bir ışık, bir ışık daha,
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
Uyandırır toplumunu
iyiye, doğruya, güzele öğretmen.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA


ÜZÜLME ÖĞRETMENİM

Kuzular hep sessiz ağlar,
Ben kuzuyum öğretmenim.
Bu ayrılık mektubunu,
Ben yazayım öğretmenini.


Öyle mahzun, içli durma,
Üzgün üzgün hayal kurma,
Saçlarına boncuk, sırma,
Ben dizeyim öğretmenim.

Sen suladın ilk gülümü,
Dinlersin hep bülbülümü,
Senin için şu gönlümü,
Ben üzeyim öğretmenim.

Soğukta, sıcakta, karda,
Kalma nolur, sakın zorda,
Garip garip sınıflarda,
Ben gezeyim öğretmenim.

Bir güneşin ufuklara,
Biz benzeriz boncuklara,
Seni üzen çocuklara,
Ben kızayım öğretmenim.

Hüseyin ÇOLAK


BİZ ÖĞRETMENİZ

Can ile canan bizim çölde birleşir.
Kılıç olur kalemler, hedefine yerleşir.
Andımızla doğan ses, marşımızla gürleşir.
Ayrı da çıksa sesler, bir uğurda birleşir.

Demet demet dereriz, goncaları gülleri,
Baraj olur önleriz coşkun akan selleri,
Bağrımıza basarız, ‘Ata” gibi sizleri.
Her birimiz bir yerde unutmayın bizleri.

Gümüş elde kalemler, hepinize selâmlar,
Uzun söze bakmayın anlam çıkar kelamdan,
Sevgi, saygı sizlere bu meslekten olanlar.
Hepimize sağlık dolu, sizin olsun bu yıllar.

Şükrü GÜMÜŞ


BEN ÖĞRETMENİM

Ben öğretmenim;
Kır çiçekleri toplarım yurdumda,
Bir elim Edirne’de bir elim Van’da
Canım feda olsun cennet yurduma.

Ben öğretmenim;
Bir ulu çınarım ben kesildikçe büyürüm,
Vatanın her köşesine adım adım yürürüm.
Çocuklar sevgim, çocuklar emelim;
Onlar her şeyim.

Ben öğretmenim…
Herkes bilsin, yemin ettim.
Kötü emellere, karanlıklara…
Gelin yavrularım, gelin,
Uzatın ellerinizi.
Ben Atatürk öğretmeni;
Verin ellerinizi.

Meydan DURSUN


ÖĞRETMENİM

Ben bir gülüm, sen bahçıvan;
Çok açarsam eser senin,
Mis kokarsam hüner senin.
Ama bir de soluversem,
Günah senin, günah senin

Öğretmenim…
Ben tohumum, çiftçi sensin;
Çok sularsan ürün senin,
Bol olursam verim senin.
Ama bir de çürütürsen;
Hata senin, hata senin.

Öğretmenim…
Ben elmasım, sarraf sensin;
Pırlantaysam emek senin,
Parlıyorsam yaldız senin.
Ama bir de parçalarsan;
Kırık senin, kırık senin

Öğretmenim…
Ben boş bir defter, kalem sensin;
Doğru yazsan, yarın senin,
Güzel yazsan ikbal senin.
Ama bir de karalarsan;
Vicdan senin, vicdan senin

Öğretmenim…
Ben öğrenci, sen öğretmen;
Başarırsam hüner senin,
Kazanırsam zafer senin.
Ama bir de kaybedersem;
Yok diyecek başka sözüm
Yorum senin, yorum senin
Öğretmenim…

Hatice Kültür


SELAHATTİN ÖĞRETMEN

Kırık köyünün büyük beyaz okuluna,
Pencerelerden bir baktım,
Selâhattin öğretmenin sesi geliyordu.
Öğrenciler taş kesilmiş dinliyordu.
Neler diyordu, o duvarlar biliyordu.
Kımıldamadan öyle kaldım,

Okula güneş vuruyordu.
O, karşımda dinlendiren aydınlık
Gönlüme vuruyordu bir parçası.
Düşüncemi tuttum, açıklara saldım.
Bir at koşar gibi çayırlarda
Selâhattin öğretmen konuşuyordu.
Köyün kara toprak evleri, ilerde
her şeyden habersiz
Kendi hayatını yaşıyordu.

Talip APAYDIN


SANA DAİR

Senden duymuşum ilkin,
Kızılırmak’ın Sakarya’nın sesini,
Göz göze gelmişim Atatürk’le
Dilim çözülmüş, işlemiş elim,
Çizmişim haritasını Türkiye’nin.

Avucumun içi gibi bilirim şimdi
Trakya’yı, Anadolu’yu.
Havası nefesim, toprağı ekmeğim
Nasıl geçinir insanları; bilirim.

Dağlarımızın çoğu gazi;
Neler çekmiş halkım önceleri
Buğday için, pamuk için.
Kaç kere bana boyanmış yeryüzü.
Çıkmaz aklımdan istiklâl Savaşları.
Bahset yeni buluşlardan, ilerlemelerden;

En zeki çocuklarıyla,
Sana vermiş kulağını köyüm,
içinde memleketimin şarkıları
Üstünde ay yıldızlı hürriyet.

Mehmet BAŞARAN


ÖĞRETMENLERE

Sizi 24 Kasım’da değil her zaman anıyoruz,
Ana-Baba’dan sonra sizleri tanıyoruz,
Sizlerin sayesinde ilme uzanıyoruz,
Kalplerimizde sevgi, gözde fersin öğretmen!

En sıcak ve en derin sana duyulur,
Büyük, küçük, önünde bütün başlar eğilir,
Çünkü, hakkın büyüktür, bunu her kişi bilir,
Allah size en büyük kuvvet versin öğretmen!

Kalem tutar daima öpülesi ellerin,
Işığı senden gelir, yürünecek yollarını,
Zevkli anılarısın okul dışı yılların,
Eğitim ordusunda sen tek ersin öğretmen!

Yurdun dört bucağına bilgiler seren sensin,
Atatürk, bayrak derken kalbiyle ürperensin,
Sevgi, saygı bilmeyen gelsin senden öğrensin,
İnsanların yücesi çok değerlisin öğretmen!

Dilimi ve dinimi gerçek senden öğrendim,
Sözlerin ışık oldu, cehaletimi yendim,
Çağdan çağa taşıyor bilgilerimle bendim,
Ömür boyu her işte tek rehbersin öğretmen!

Ayşe, Fatma, Emine, Mustafa, Ahmet,
Senden alır kültürü, sana bırakır bin dert,
Sen onur âbidesi, sen bilgide bereket,
Okul denen ocakta bir nefersin öğretmen!

Yirmi dört kasımları sana ayırdık işte,
Saygı tazeliyoruz her kasımlar gelişte,
Uygarca kalkınmada milletçe güçlenişte,
Safların başındasın ve kükrersin öğretmen!

Güzide TARANOĞLU


ÖĞRETMEN MARŞI

Öğretmeniz, koşarız gece gündüz ışığa,
Dilimizde açılır bilgi, sanat çiçeği.
Sevgi dolu içimiz bu vatana, çocuğa,
Oya gibi işleriz aydınlık geleceği.

Başöğretmen Atatürk.
O güneştir, bir biz yıldız.
Gösterdiği hedefe ışıl ışıl akarız…

Yurdumuz ki bir cennet, bizler onun sahibi,
Esirgeriz, koruruz göğsümüzde can gibi
Tek inançla vurur hep ülkemizin yüreği,
Sonsuza dek yaşarız bu değişmez gerçeği.

Başöğretmen Atatürk,
O güneştir, bir yıldız,
Gösterdiği hedefe ışıl ışıl akarız…

Çağdaşlıkta en üstün yerimizi almaya,
Sözümüz var ilk günden, sözümüz var Ata’ya.
Yarıştayız son hızla O’na lâyık olmaya,
Öğretmenlik kutsaldır, yüce Tanrı mesleği.

Başöğretmen Atatürk,
O güneştir, biz yıldız,
Gösterdiği hedefe ışıl ışıl akarız…

Coşkun ERTEPINAR


ÖĞRETMEN

Neyleyim çocuktan özge dünyayı,
Hileyi anlamaz, bilmez
Onları sevmekte buldum sevdayı:
Öğretmek zevkimdir, okutmak aşkım.

Vatan bir bahçedir, çocuk bir çiçek,
Bu iki varlık da gülecek,
Yıllardır bu aşkla sağlandı gerçek:
Bu kutsal bahçede benim bahçıvan.

Her sabah kuşlarla kalkar öğretmen.
En taze hislerle çıkar evinden,
Okutmak, öğretmek gibi ülküynen:
Dolup taşa taşa düşer

Çocuğa âşıktır, sesine âşık,
Bir ömür boyunca ona alışık,
Her çocuk yüzünde onun bir ışık;
Ülküsü onlardır, gençliği onlar.

Ömrünün en güzel günleri onlar,
Onlardan başka dünyada nem var,
Onlarla geçti hep gençlik, o bahar;
En güzel, en tatlı hatıralarım.

Vehbi Cem AŞKUN


ÖĞRETMENİM

Daha yaşım dolmadan,
Okula başlamadan,
Tanıtmışlardı seni,
Biricik öğretmenim.

Yazmayı sen öğrettin
Yaşımı sen bellettin,
Hesabı sen kavrattın,
Biricik öğretmenim.

Leman BİLTEKİN


ÖĞRETMENİM

Hey! Asırlar boyu, cehle gem vuran,
Hey! Erciyes gibi başı dik duran
Hey! İnsanlık için kendini veren,
Karanlığı nura boğan öğretmenim hey…

İnsan yavrusunu çekip çeviren,
Bir ham madde gibi, işleyiveren.
Ona şekil veren, kalbine giren,
İnsanlığa eser katan öğretmenim hey…

Zulme zincir vuran, hakkı savunan,
Meslekteki başarıyla avunan,
Kazandığı insanlarla övünen,
Manâyı maddeye, tercih eden hey…

Kalemi kılıçtan, üstün tutanım,
Fikir pazarında, ilim satanım,
Mürekkebe öz kanını katanım
Kalplerde taht kuran öğretmenim hey…

Arı gibi oğul veren, bal yapan,
En küçük misalden, çok hisse kapan,
Haksızlığa kızan, hem hakka tapan,
Adalet timsali öğretmenim hey…

Eli öpülmeye, en lâyık olan,
Kum gibi eriyen, gül gibi solan,
Kâinata ilmin, mührünü vuran,
Tarihe sığmayan öğretmenim hey…

İsmet KARATEKİN


A ‘DAN BAŞLAR AYDINLIK

A’dan başlar aydınlık demiş büyüklerim
Şimdi bunu çok iyi biliyorum.
Sen olmasan öğretmenim,
Karanlıklar ülkesinde kaybolurdu yolumuz.
Beynimize bilgi, yüreğimize sevgi,
Kardeşlik, doğruluk ve iyilik…
Tohumlarını ekiyorsun, ekeceksin öğretmenim.
Köylerde Ayşe, Fatma, Ali
Kentlerde daha niceleri,
Yağmura hasret tarlalar gibi
Bekler, özler yürekten seni.
Ulaşamazsın onlara,
Kurur, çatlar kimileri.
Bu tarlalar senin emeğinle,
Ürün verir yeşerir.
Bu ülkeler
Senin ektiklerinle yükselir,
Sevgili, canım, değerli,
Benim melek ÖĞRETMENİM.

Aslıhan HANCI


MEŞALECİ

Gözlerim kapalı, ama görüyorum
Şimdi Türkiye’nin bütün okullarında zil çalıyor;
O kutsal heyecan, ders başlayacak.
Tekmil kitaplar açılmış, çocuklar ayakta
Öğretmenin şahsında vatan selamlanacak.

Bu esen rüzgârı ben bilirim, ben duyarım
Bu rüzgarı hür dağların geniş soluğu
Duyurur insana bir anda sonsuzluğu
Milletim selamladıkça yaşarım.

Çiçeklerim benim Yozgat’tan, Siirt’ten, Maraş’tan
Öylesine kök salmış kalbimde derin
Açacak aziz topraklarımda yarın
Yurdum destanlar içecek yeni baştan.

Ben öğretmenim, karanlık denizlerde fener
Bir işaretimle devraçarım
Şanlı zaferler içinden geçerim
Şeklalır avucumda Atatürkler, Fatihler,
Ben öğretmenim, karanlık denizlerde fener.

Halim YAĞCIOĞLU


KÖY ÖĞRETMENLERİNE

Yurdumuz uçsuz bucaksız,
Gökte yıldız kadar köylerimiz var
Ama uzak, ama şirin, ama garipsi…
Alın benim gönlümden de o kadar.

Uzak köylerimizde kuşlar gibi
Her sabah çocuklar size uçar.
Ama küçük, ama büyük, ama güleç…
Alın benim gönlümden de o kadar.

Siz kara göklerin yıldızları,
İşitin yurdumuzu sabaha kadar,
Ama düşe kalka, ama yiğit, ama umutlu…
Alın benim gönlümden de o kadar.

Cahit KÜLEBİ


BEN BİR ÖĞRETMENİM

Ben bir öğretmenim
Okulların birinde
Duymayı düşünmeyi öğretirim
Derslerimde.

Bir söz yağmurudur, ders dediğim de,
Nisan göklerinden rahmet yerine
Kitaplar dolusu,
yağar da yağar…
Fikrin ve duygunun bahçelerine.

Benim çocuklarım bu bahçelerde
Bu yağmur altında ıslanmadalar…
Bir yağmur sonrası gelin, seyredin!
Her taraf tepeden tırnağa bahar…
Bulutsuz, masmavi dünyalarına
Sevginin, sevincin güneşi doğar.

Böyle çocuklarla dolar her yanım.
Çocuklar kardeşim,
Çocuklar arkadaşım,
Canım…
Onlarla toplanmıştır
Geçip giden zaman
Bir parıltı görsem gözlerinde
Bilgiden anlayıştan yana
Bir hal’olur bana.
Zannedersiniz ki
Dünyalar benim.

Çocuklar, kitaplar, yazı tahtası
Enine boyuna bütün zamanlar…
Dört duvar arasında bir dersanede
Her dinden, her dilden gelmiş insanlar.

Bizimle konuşur, hayal ederler…
Bağlanır kalırız kendilerine
Hikâye anlatır, şiir söylerler,
Mutluluk üstüne umut üstüne.

Kurtulup çıkarız dar dünyamızdan!..
Sonsuz bir güzellik sanmıştır bizi,
Pırıl pırıl yanan gözlerimizi

Her türlü yapmacıktan uzakta
Temiz ve aydınlık bir dünyada
Özlediğimiz hayatta
Yaşadığımız hayat canlanır
Karşımızda.

M.Gündüz Göktürk


KÖY ÖĞRETMENİ

Ben bir köy öğretmeniyim,
Alnımda ışık,
Gözlerimde nur..
Alıp götürmeyin beni şehirlere,
Götürmeyin, ne olur..
Bir köy öğretmeniyim,
Katıksız duygular içinde yaşarım.
Çıplak ayaklar basar yüreğime,
Onları tutar, okşarım.
Bir köy öğretmeniyim,
Çaresizlik ekmeğim, keder gözyaşım,
Umut ve sevgiyim çarpan kalplerde,
Dağlardan daha çok yücedir başım.
Ben bir köy öğretmeniyim,
Evlerde motif, dillerde destan
Gölgesi düşer ay-yıldızın üstümüze,
Ve gönüllerde büyür vatan…

Göktürk Mehmet UYTUN


O ÖĞRETMENDİR

Sevgi dolu dünyanın,
Sembolüdür onlar.
İsimleriyle dünyayı,
Süsleyendir onlar.

Kalplerimize iyilik,
Katandır onlar.
Cahilliği ortadan,
Kaldırandır onlar.

Ana, babamıza saygıyı;
Büyüklere hürmeti,
Sevgiyi iyiliği,
Öğretendir onlar.

Öğrenmek bilgidir,
Öğretmek güzeldir,
Bilgilenmek için,
Öğretmen gerektir.

Öğretmensiz bir dünya,
Hayali bile kötü,
Cahil olarak yaşamak,
Bataklıkta çırpınmak gibi.

Serap CELLAT

DAHA FAZLA ÖĞRETMEN ŞİİRİ





7 yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?