Luigi Pirandello Kimdir?

0

Luigi Pirandello kimdir? Luigi Pirandello hayatı, biyografisi, eserleri, oyunları hakkında bilgi.

Luigi Pirandello

Advertisement

Luigi Pirandello Kimdir?

Luigi Pirandello; İtalyan yazarıdır (Sicilya/Agrigento 1867-Roma 1936). Roma ve Bonn’da edebiyat ve felsefe üzerine yüksek öğrenim gördü. Gazetecilik ve öğretim işleri yaptı. Yeteneğinin gençlik coşkusunu dile getiren şiir kitabını çıkardı: Mal Giocondo (Gülümseyen Acı) 1889. 1894’teki evliliği yüzünden toplumsal yaşamdan çekilmek 1919’da eşini bir akıl hastanesine bırakmak zorunda kaldı. Bütün bu süre içindeki sanatçılığı ise yaşadığı dramın sorunlarını işlemeyi görev edinmiş gibi oldu. Görünüşle gerçeğin arasındaki uzlaşmaz ayrılıkları, hiçbir insanın karşısındakinin iç gerçeğini anlayamayacağı savını irdeledi.

Anlatı türünde Pirandello, 1894-1926 arasında 246 öykü ile 7 roman yayımladı: L’Esclusa (Safdışı) 1901, İl Turno (Dönemeç) 1902, İl Fu Mattia Pascal (Ölü Matta Pascal) 1904, Suo Marito (Karımın Kocası) 1911, Uno, Nessuno e Centomila (Bir, Hiç Kimse ve Yüz Bin) 1926 vb ününü pekiştiren oyun yazarlığının öykülerinden kaynaklanan konular; insan kişiliğinin çok yanlılığı ile gerçek bene varmanın olanaksızlığa yakın güçlüdür. Keşin bir gerçek bulunmadığına, gerçeğin her zaman göreceli olduğuna inanan yanıyla, dönüp dönüp aynı konu ve kişileri canlandırırsa da, her seferinde yarattığı yeni çevre eserine de canlı bir değişkenlik katar. 1934’te Nobel Edebiyat Ödülü’ nü aldı. 1910’dan sonra başladığı halde 40’ı geçen oyunları, Mussolini’nin esirgemesinde kurduğu tiyatro topluluğunun değişmez repertuvarı oldu.

Başlıca oyunları Lumie di Sicilia (Sicilya’nın Kireçleri), Liola (1916), Cosi si ve Pare (Size Öyle Geliyorsa Öyledir) 1917, La Giara (Küp) 1917, İl Giuoco Della Parti (Oyunun Kuralları) 1919, L’Uomo, la Bestia a la Virtu (İnsan, Hayvan ve Erdem) 1919, Altı Kişi Yazarını Arıyor (Sei Personaggi in cerca d’Autore) 1921 (çev. 1949), Ağzı Çiçekli Adam (L’Uomo dal Fiore in bocca) 1926 (çev. 1963), La Vita Che ti Diedi (Sana Verdiğim Yaşam) 1924, L’Altro Figlio (Öteki Oğul) 1925, Non si s a Come (Nasıl Olduğunu Kimse Bilmiyor) 1935 vb. Pirandello’nun öykü, roman ve özellikle oyunları dünya sineması için harcana harcana bitirilemeyen sonsuz bir hazine oldu. Son yıllarda Taviani kardeşlerin yönetiminde çevrilen altı öykülük Kaos dizisi ise gösterildiği her-yerde başeser olarak karşılandı.

Kaynak – 2

Luigi Pirandello, (d. 28 Haziran 1867, Agrigento, Sicilya – ö. 10 Aralık 1936, Roma, İtalya), İtalyan oyun, roman ve öykü yazarı. 1934 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmış, Sei personaggi in cerca d’autore (1921; oynanışı Altı Şahıs Muharririni Arıyor, 1927/ Altı Kişi Yazarını Arıyor, 1988; yayımlanışı Altı Şahıs Yazarını Arıyor 1949, 1964) adlı oyununda sergilediği “oyun içinde oyun” anlayışıyla çağdaş tiyatroda önemli bir yenilik başlatmıştır.

Advertisement

Bir kükürt tüccarının oğluydu. 1887’de Roma Üniversitesi’ne girdi, ama ertesi yıl Almanya’daki Bonn Üniversitesi’ne geçti ve 1891’de Agrigento lehçesi üzerine verdiği tezle filoloji alanındaki doktora çalışmasını tamamladı. 1894’te babasının iş ortağının kızı Antonietta Portulano’yla evlendi ve bu evlilik sayesinde mali açıdan rahatlayarak Roma’da bütün zamanını yazmaya verdi. Daha önce, Giosue Carducci’nin başlattığı şiir akımına bağlı Mal giocondo (1889; Neşeli Acı) adlı bir şiir kitabı yayımlamıştı. Bunu, Bonn’da bıraktığı sevgilisi Jenny Schulz-Lander’e ithaf ettiği Pasqua di Gea (1891) adlı şiir kitabıyla Goethe’nin “Römische Elegien” (Roma Ağıtları) şiirinin çevirisi izledi. Ama ilk önemli yapıtları, çeşitli dergilerde ücret almadan yayımladığı öykülerdi.

1903’teki bir toprak kayması sonucunda karısının ve babasının sermayelerini yatırdıkları kükürt madeni kapandı. Birden yoksullaşan Pirandello, geçimini sağlamak için yazarlığın yanı sıra Roma’daki bir öğretmen okulunda İtalyanca dersleri vermek zorunda kaldı. Bu mali felaket, aynı zamanda karısının ruh sağlığının bozulmasına da yol açtı ve karısı 1919’da bir sanatoryuma kaldırıldı. Bu acı deneyim, Pirandello’nun daha önceki öykülerinde de görülen bir temaya (sonsuz değişkenliğe sahip insan kişiliğinin kapalı dünyasının araştırılması) giderek ağırlık vermesinde önemli bir rol oynadı.

Pirandello’nun ilk döneminde egemen olan anlatı üslubu, 19. yüzyıl sonu italyan romanının önde gelen adlarından olan Luigi Capuana ile Giovanni Verga’nın geliştirdiği verismo (gerçekçilik) akımının etkisini taşır. İlk öykü kitapları Amori senza amore (1894; Aşksız Aşklar) ve Beffe della mortee della v«a’nın (1902-03; Yaşam ve Ölüm Jestleri) başlıkları, ilk romanları L’esclusa 1901; Safdışı Edilenler) ve II turno’da da 1902; Dönemeç) belirgin olan acımasız ve alaycı gerçekçiliği yansıtır. Pirandello’yu üne kavuşturan yapıtı ise, birçoklarınca en iyi romanı sayılan II fu Mattia Pascal’dı (1904; Gölge Adam, 1959/Müteveffa Mattia Pascal, 1967/Gölgelenmiş Yıllar, 1971). Kitabın teması, kahramanın karşısına çıkan engeller dış koşulların sonucu olduğu için, Pirandello’nun tipik temalarından farklıysa da, yapıt keskin bir psikolojik gözleme dayanır ve bu yönüyle de Pirandello’nun karakterlerinin bilinçaltını araştırdığı sonraki yapıtlarının habercisidir. Pirandello’nun psikoloji anlayışının gelişmesinde, Fransa’da deneysel psikolojinin önemli adlarından Alfred Binet’nin Les alterations de la personnalite (1892; Kişilik Değişimleri) gibi yapıtları önemli bir rol oynadı. Pirandello’nun sanatının dayandığı ilkeleri tartıştığı L’umorismo (1908; Mizah) adlı uzun denemesi bu yapıtın etkisini yansıtıyordu. Her iki kitap da, bir insanın bildiği ya da bildiğini sandığı şeyin aslında insan hakkında çok az şeyi yansıttığını varsayan bilinçaltı kuramına dayanıyordu. Pirandello, daha psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un yapıtlarını okumadan, yapıtlarında psikolojik temalara ağırlık vermeye başlamıştı. La trappola (1915; Tuzak) ve E domani, lunedi (1917; Yarın Pazartesi) gibi öykü kitapları ve “Una voce” (Bir Ses), “Pena di vivere cosı” (Böyle Yaşamın Bedeli) ve “Con altri occhi” (Başka Gözlerle) gibi öykülerinde de bu temaları kusursuz bir anlatıma kavuşturdu. Pirandello bu arada başka romanlar da yazdı. Bunların en önemlileri, her ikisi de Müteveffa Mattia Pascal’dan daha tipik bir Pirandello yapıtı sayılabilecek I vecchi e i giovani (1913; Yaşlılar ve Gençler) ve Uno, nessuno e centonıila’ydı (1925-26; Bir, Hiç Kimse ve Yüz Bin). Birinci yapıt, 19. yüzyıl sonundaki Sicilya’yı ve İtalya’nın birliğini sağlayan Risorgimento (Yeniden Yükseliş) ideallerinin ortadan kalkmasının doğurduğu genel kırgınlığı yansıtan tarihsel bir romandı. Pirandello’nun en özgün ve en tipik romanı sayılan Uno, nessuno e centomila ise, oyunlarında daha çok ağırlık verdiği kişilik arayışı teması etrafında gelişiyordu. Romanın kahramanı, karısının ve başka insanların onu kendisinden çok daha farklı gördüklerini keşfediyor ve bunu izleyen olaylar, romanda gerçeküstücü bir biçimde anlatılıyordu.

Pirandello tiyatroya ilk kez 1898’de L’epilogo (Sondeyiş) adlı oyunuyla yönelmişti. Ama oyun 1910’a değin sahnelenememiş (bu tarihte oyunun adı La morsa [Mengene] olarak değiştirildi), Pirandello bazı küçük girişimler dışında, 1917’de başarıyla oynanan Cosı e (se vi pare)( 1918; Size Öyle Geliyorsa Öyledir) oyununa değin tiyatrodan uzak kalmıştı. Gerçi bu gecikmenin Pirandello’nun oyun yazarlığı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu söylenebilir. Nitekim ilk oyunu L’epilogo dönemin öbür oyunlarından çok farklı değilken. Size Öyle Geliyorsa Öyledir 1920’lerde Pirandello’ya dünya çapında ün kazandıran bir dizi oyunun başlangıcı olmuştu. Oyunda, gerçeğin göreceliği teması işleniyor, bireysel bakışı ortadan kaldıracak herhangi bir nesnel gerçek düşüncesine karşı çıkılıyordu. Bu yönüyle de oyun, Pirandello’nun Altı Kişi Yazarını Arıyor ve Enrico IV (1922; oynanışı IV. Hanri, 1933; yayımlanışı IV. Henri, 1969) adlı ünlü oyunlarının habercisi olmuştu. Bunlardan birincisi, Pirandello’nun sanatın değişmezliğiyle yaşamın sürekli akışı arasında gördüğü karşıtlığı işleyen en çarpıcı yapıtlarından biridir. Öyunda yazar tarafından reddedilen karakterler sahnede canlanırlar ve asıl oyuncular sunmaya çalıştıkları oyundan ister istemez sapmak zorunda kalırlar. IV. Henri ise delilik teması etrafında gelişir. Pirandello’ya göre delilik, gündelik yaşamdan ince bir çizgiyle ayrılmıştır ve insanı mutlu eden bir gerçeklik kurmada belki de gündelik yaşamdan daha üstündür. Oyun dramatik gücünü, belirsizliklerle dolu bir dünyada yaşamaktansa, gerçekdışına çekilmeyi seçen kahramanından alır.

Altı Kişi Yazarını Arıyor’un 1923’te Paris’ te sahnelenmesi Pirandello’ya büyük bir ün kazandırdı ve yapıtları, Fransız tiyatrosunu büyük ölçüde etkiledi. Jean Anouilh ve Jean-Paul Sartre’nin varoluşçu yapıtlarından Eugene Ionesco ve Samuel Beckett’in uyumsuz komedilerine kadar Fransız tiyatrosunda “Pirandelloculuk”un izleri görülebilir. Öbür ülkelerin tiyatrolarında, hatta T. S. Eliot’m manzum dinsel oyunlarında bile Pirandello’nun etkisinden söz etmek mümkündür. |

Advertisement

Pirandello insanın yazgısına ilişkin umutsuzluğu, en çarpıcı biçimde oyunlarında ifade etmişti. Öyunları önceleri fazla “zihinsel” bulunarak eleştirildiyse de, sonraları derinde yatan sevecen ve duyarlı yaklaşımlarıyla dikkat topladı. Oyunlarında genellikle sıradan insanları ele almıştı. Bu özellikleriyle de bu oyunlar Capuana ve Verga’nın verismo yaklaşımını yansıtır; ama Pirandello sıradan insanların yaşamından bütün insanlarla ilgili evrensel sonuçlar çıkarabil-miştir.

Pirandello, Altı Kişi Yazarını Arıyor ve IV. Henri’nin uluslararası başarısının ardından, Roma’da kurduğu Teatro d’Arte topluluğuyla dünya turnesine çıktı ve Ciascuno a suo modo (1924; Herkes Kendi Havasında) gibi bazı sonraki oyunlarında yeni ve aykırı üsluplar denedi. Son dönemlerinde yazdığı bazı öykülerde de, gerçeküstücü ve fantastik öğelere ağırlık verdiği görülür. Teatro d’Arte’nin 1928’de parasal sorunlardan ötürü kapanmasından sonra, Pirandello ömrünün geri kalan bölümünü uzun yolculuklar yaparak geçirdi.

Elliden fazla oyunu olan Pirandello’nun birçok oyunu 1920-35 arasında 31 ciltlik Maschere nüde (Çıplak Maskeler) adlı yapıtta toplanmıştır. Pirandello’nun öykülerinden yapılmış bir seçme, Türkçede Seçme Hikâyeler (1948-50) adıyla iki cilt olarak yayımlanmıştır.

ÖBÜR ÖNEMLİ YAPITLARI. Eleştiri. Arte e scienza (1908; Sanat ve Bilim). Roman. Suo marito ya da sonraki başlığıyla Giustino Rorıcella nato Boggidlo (1911; Karımın Kocası. 1954), Si gira… ya da sonraki başlığıyla Quaderni di Serafino Gubbio operatore (1916). Oyun. II dövere del medico (1912; Hekimin Görevi), All’uscita (1916; Dışarıda), Pensa-ci, Giacomino (1916; Cakomino. Kendine Gel), II piacere dell’onestâ (1918; Dürüstlüğün Zevki), II giuoco delle parti (1919; Oyunun Kuralları, 1992), Tutto per bene (1920; Her Şey İyilik için), Come prima meglio di prima (1920; Evvelki Gibi, Evvelkinden İyi), Veslire gli ignudi (1923; Çıplakları Giydirmek, oynanışı 1961; yayımlanışı 1965), La vita che ti diedi (1924; Sana Verdiğim Yaşam), Sagra del sigre della nave (1925; Geminin Efendisi) L’altro figlio (1925; Öbür Oğulj.La giara (1925; Küp), L’uomo dal fiore in bocca (1926; Ağzı Çiçekli Adam, 1963), Diana e la Tuda (1927; Diana ile Tuda), La nuova cohnia (1928; Yeni Sömürge), Lazzaro (1929; Lazarus), Questa sera si recita a soggetto (1930; Bu Akşam Tuluat Yapıyorum), Come tu mi vuoi (1930; Beni İstediğin Gibi), Quando si e qualcuno (1933; Herhangibiri Biri Olduğunda).

Advertisement


Leave A Reply