Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Bandırma Vapurunda Atatürk İle Birlikte Olanlar, Vapura Kimler Bindi
    • Atatürkçülüğün Amaç ve Nitelikleri Nelerdir?
    • Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar
    • Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” Sözü ve İlimin Önemi
    • Atatürk’ün Devlet Adamlığı: Stalin’in Sözlerine Karşı Gösterdiği Tarihî Tavır
    • PHP2Shell Son Durum: Kritik PHP Açıkları Aktif Saldırılarda Kullanılıyor
    • Atatürk’ün Kültür, Eğitim ve Sanata İlişkin Görüşleri
    • Mustafa Kemal Atatürk’ün Sosyal Bilimlere Katkısı
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Atatürk » Yurtta Sulh Cihanda Sulh: Atatürk Döneminde Dış Politikanın Temelleri ve Gelişimi
    Atatürk

    Yurtta Sulh Cihanda Sulh: Atatürk Döneminde Dış Politikanın Temelleri ve Gelişimi

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM18 Kasım 2025Yorum yapılmamış3 Mins Read

    Atatürk döneminde Türkiye’nin dış politikasına yön veren “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesi doğrultusunda güdülen dış politika ve olaylar hakkında bilgiler, diplomatik başarılar ve II. Dünya Savaşı süreci.

    Yurtta Sulh Cihanda Sulh

    Yeni Türkiye’nin dış politikası Atatürk’ün sağlam, yerinde görüşüne dayanarak gelişti. Atatürk, ileri bir Türkiye’yi kurmak için barış istiyordu. Gerçek bir barışa onun kadar inanmış dünya çapında bir önder bulmak güçtür. Atatürk, Türkiye’nin iç ve dış siyasetini «Yurtta sulh, cihanda sulh» sözü ile çizmişti.

    Atatürk de, ondan sonra İnönü de, Türkiye’nin bu barışçı politikasını hiç taviz vermeden yürüttüler, birçok dış politika konuları çetin uğraşmalar sonunda bu esasa bağlı olarak halledildi. Bu arada, Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya, Romanya arasında Balkan Paktı kuruldu (1934), Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında Sâdâbat Paktı imzalandı (1937).

    Rejimin içte kuvvetlenmesi, Atatürk’ün çizdiği barışçı politikanın hükümet tarafından örnek bir şekilde uygulanması, Türkiye’nin durumunu gittikçe yükseltti. Bu devre içinde Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne kabul edildiği gibi (1932), yabancı devlet liderleri tarafından sık sık ziyaret edilen, kazanılmaya çalışılan bir devlet oldu.

    Türkiye’nin üzerinde tam hak iddia ettiği topraklar da Atatürk’ün yerinde davranışları ile, diplomatik görüşmeler sonunda çözümlendi. Önce, Montreux’de yapılan anlaşmayla Boğazlar üzerindeki kayıtsız şartsız Türk egemenliği (1936), sonra da, Ankara’da Fransa ile yapılan bir anlaşma ile Hatay’ın bağımsız bir Türk devleti olması kabul edildi ( 1938). Hatay, daha sonra, 1939’da anavatana katıldı.

    İkinci Dünya Savaşında Türkiye

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Türk devriminin Büyük Önder’i Atatürk yıllardan beri çektiği siroz hastalığından kurtulamayarak 10 Kasım 1938’de öldü. Yurdun üzerine kara bir bulut çökmüş gibiydi. Kadın, erkek, çocuk, genç, ihtiyar bütün millet ağlıyordu. Türk milletinin «Ata»sını kaybetmesinden duyduğu bu derin acıya bütün dünya da katıldı. Türkiye öncüsünü, dünya da büyük bir insanını kaybetmişti.

    Büyük Millet Meclisi 11 kasım 1938’de Cumhurbaşkanlığına, bir yıldan beri başbakanlıktan ayrılmış olan Malatya Milletvekili İsmet İnönü’yü seçti.

    Yeni Cumhurbaşkanı İnönü, Atatürk’ün en yakın silah, politika, devrim arkadaşıydı. Kurtuluş Savaşı’nda ve devrim hareketlerinde ağır ödevleri, büyük sorumlulukları üzerine almış, Cumhuriyetin ilk başbakanı olarak 14 yıl çalışmıştı.

    İsmet İnönü’nün, yemin ettikten sonra, ilk uğraştığı konular, içten çok dış durumla ilgiliydi. Dünya, yeni bir savaşın eşiğinde bulunuyordu. Türkiye, Atatürk’ün çizdiği yoldan ayrılmadı. «Yurtta sulh, cihanda sulh» ilkesine bağlı kaldı.

    1 Eylül 1939’da II. Dünya Savaşı patlak verince, Türkiye taraflardan hiçbirine bağlanmadı. Çeşitli dış baskılara karşı koyarak, savaştan uzak kaldı, çünkü yolunu «bize kimse silâh çekmedikçe biz de kimseye silâh çekmeyiz» ilkesine göre çizmişti, böylece yurdumuz İkinci Dünya Savaşı felaketinden kurtuldu.

    Türkiye, savaş boyunca başarılı bir bağımsızlık politikası güttü. Bu güç devrede sayılı sınavlardan geçti. Önce 19 ekim 1939’da İngiltere ve Fransa ile karşılıklı bir «üçlü» savunma ve korunma paktı imzalandı. Türkiye, bu antlaşmayı, savaşa katılmadan savaş sonuna kadar sürdürdü.

    Alman orduları Balkanlar’a indikten sonra, ateşin Türkiye’yi de saracağı sanıldıysa da, Türkiye isabetli bîr siyaset güderek, bu ateşten kendisini kurtardı. 18 haziran 1941’de Almanya ile bir «saldırmazlık paktı» imzaladı. 30 ocak 1943’te İnönü ile İngiltere Başbakanı Churchill, Adana’da görüştüler. Müttefikler Türkiye’nin taze kuvvetlerle savaşa katılmasını istiyorlardı. İnönü, müttefikler tarafında kalmakla birlikte gene de Türkiye’yi savaşa sokmadı. İkinci siyasi görüşme, 4 Aralık 1943’te Kahire’de oldu. Amerikan Başkanı Roosevelt’le Churchill’in de katıldığı bu toplantıda, İsmet İnönü, gene Türkiye’yi savaştan uzak tutmayı başardı.

    Bu ateş çemberi içinde, Türkiye’nin yarıda kalan kalkınma işlerini başarmak çok güçtü. Türkiye, bağımsızlığını büyük bir orduyu savaşa hazır tutarak koruyor, bütçesinin büyük bir kısmını bu işe ayırıyordu. Bu yüzden yurtta çok sıkıntılı günler geçti; yalnız, Türk milleti bu sıkıntıya da vakarla katlanmasını bildi.

    Türkiye, 2 Ağustos 1944’te, Almanya ile siyasi münasebetlerinin kesildiğini ilan etti. Bu, Türkiye’nin Demokrasi Cephesi’nde yer almış olmasının son gelişmesiydi. İngiltere ve Fransa ile 1939’dan beri bağlaşık (müttefik) olan Türkiye, bu dostluğun sonucu olarak Amerika Birleşik Devletleri’yle de sıkı bir işbirliği kurdu.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Bandırma Vapurunda Atatürk İle Birlikte Olanlar, Vapura Kimler Bindi
    • Atatürkçülüğün Amaç ve Nitelikleri Nelerdir?
    • Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar
    • Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” Sözü ve İlimin Önemi
    • Atatürk’ün Devlet Adamlığı: Stalin’in Sözlerine Karşı Gösterdiği Tarihî Tavır

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.