Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Atatürk ve Çağdaşlaşma Konulu Kompozisyon
    • Atatürk’ün Akılcılık ve Bilime Verdiği Önem, Akılcılık Bilim İçin Çalışmaları
    • Atatürk’ün Anıları, Sivil ve Askerî Yaşamından Unutulmaz Hatıralar
    • Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi (27 Aralık 1919) ve Millî Mücadele’deki Önemi
    • Atatürk’ün Din Anlayışı Nasıldı? Yaptırdığı Din Çalışmaları ve Diyanet
    • Atatürk’ün Çıkardığı Gazeteler ve Milli Mücadele Döneminde Ulusal Basın
    • Atatürk’ün Çeşitli Konulardaki Sözleri, Konularına Göre Sıralanmış Atatürk Sözleri
    • Mustafa Kemal’in Askerlik Hayatı (Harp Okulu Mezuniyetinden 9 Eylül 1922’ye Kadar)
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Eğitim » Bölüm / Meslek Tanıtımları » Arıcılık Nedir? Nasıl Yapılır? Tarihçesi ve Arıcılık Yapılırken Neler Kullanılır?
    Bölüm / Meslek Tanıtımları

    Arıcılık Nedir? Nasıl Yapılır? Tarihçesi ve Arıcılık Yapılırken Neler Kullanılır?

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM22 Ekim 2025Updated:6 Mart 20261 Yorum4 Mins Read

    Arıcılık nedir? Arıcılığın tarihçesi nasıldır? Arıcılık nasıl ve nerede yapılır? Arıcılık ile ilgili genel bilgiler ve arıcıların kullandığı malzemeler ve özellikleri nelerdir?

    Arıcılık çok eski zamanlardan beri insanlar şeker ihtiyaçlarını bal yiyerek karşılarlardı. Bal, sindirimi kolay, güzel kokulu, ve kana çabuk karışan bir gıda maddesidir. Bu sebepten ötürü arıcılık çok eski çağlardan beri gelişmiştir. Bal arıları, insanlar tarafından beslenilmeden önce tabiatta ağaç ve taş kovuklarında barınırlar, ballarını oralara bırakırlardı. Tarihte ilk defa M. Ö. 5.000 yıllarında Antik Mısır‘da arı yetiştirildiği bilinmektedir. Ayrıca, Boğazköy’de bulunan Eti kanunlarında arıcılığa ait maddelere rastlanmıştır.

    Arıcılıkta mevsimine göre yapılacak başka başka işler vardır. Bahar gelip de havalar ısınmaya başlayınca arılar kendiliklerinden kovanın içini temizlemeye başlarlar. Fakat bu arada iyi bir arıcının dikkat etmesi gereken bazı şeyler vardır. Mesela kovanda kraliçe arısı var mıdır, iyi yumurtluyor mu? İşçi arıların durumu ve sayısı nasıldır? İçeride arıların yemelerine, yetecek kadar bal var mıdır? Kovandaki sağlık durumu nasıldır? Bunun gibi gayet önemli unsular dikkatle gözden geçirilmelidir.

    Kovanı muayene etmek için arıcı maskesini takar, «arıcı körüğü» denilen aletini alarak telaşlanmadan, sakin sakin kovana yaklaşır, elindeki körükle kovana duman püskürtür. Arılar dumandan kaçarak kovandan çıkarlar. O zaman, kovan açılıp içinden çerçeveler, yavaşça dik tutularak dışarıya çıkarılır. Peteklerde işçi arı kurtçukları varsa, kovanda kraliçe arı bulunduğu anlaşılır. Eğer kraliçe arının bulunmadığı belli olursa kovanı başka bir kovanla birleştirmek gerekir. Kovandaki bal miktarı azsa arılara temiz bir kap içinde şeker şurubu vermek lazım gelir. İçeride boş kovanlar varsa ve ihtiyaçtan fazla ise bunlar alınır. Kovandaki arılarda neşesizlik, ishal, kötü koku görüldüğü an kovanın değiştirilmesi lazımdır.

    Arıcılık

    Arıların su ihtiyaçlarını karşılamak üzere kovanların bulunduğu yere musluklu bir küp konulur, musluğun ağzına da derinliği çok az, fakat yüzeyi geniş bir yalak hafifçe meyilli bir şekilde yerleştirilir. Yalak içine arıların konabilmeleri için çıtalar konulur. Kışları arılara küçük kaplarla kovanın içinde su vermek lazımdır. Eğer bunlar yapılmazsa arılar ya pis sulardan içip hastalanırlar, veya akarsulardan su içmek isterlerken akıntıya kapılıp boğulurlar.

    Dikkat edilmesi, gereken şeylerden biri de arıların oğul yapmalarıdır.

    Oğulun çıkacağı gün önceden tahmin edilir, ona göre bazı hazırlıklar yapılır. Arılık etrafında oğulun konabileceği bir ağaç yoksa, sırıklar üzerine sepetler asarak, arıların daha uzağa gitmelerinin önüne geçilir. Çok kere bu sırığı veya ağacın dallarını güzel kokulu otlarla, bilhassa oğulotu denilen bir otla oğmak iyi sonuç verir. Arılar daha uzağa gitmek isterlerse üzerlerine su sıkılarak uzaklaşmalarının önüne geçilir. Oğul bir torba içine alınarak kovana silkilir. Arılar o sırada midelerini tıka basa balla doldurduklarından pek sokmak istemezler. Oğulun büyüklüğü göz önünde bulundurularak kovana ona göre çerçeve koymak lazımdır. .

    Normal boyda yerli bir kovandan yılda 5 kilo bal alınırken fenni bir şekilde yapılmış kovanlardan 40 kilo bal elde etmek mümkündür. Ayrıca kovanları belli mevsimlerde belli çiçekler bulunan yerlere taşımak suretiyle gezgin arıcılık yaparak daha iyi, daha çok bal toplamak mümkündür. Mesela Bursa civarındaki arıcılar kovanları temmuz ayında Uludağ’a çıkarırlar.

    Kışın kovanda 30.000 arı için 15 kilogram kadar bal bırakılır. Ayrıca, arıların dışarıya çıkıp ziyan olmamaları için çıkış deliğinin önüne ince tel geçirilir. Kovanların konulacağı yerler, nemsiz, rüzgarsız olmalı, ısısı sık sık değişmemelidir.

    Arıların birçok düşmanları vardır. «Mum kelebeği» adı verilen beyaz bir kelebek kovan kapısındaki bekçi arıların gözünden kaçarak kovana girer, bir kenara yumurtalarını bırakır. Bu yumurtalardan bir müddet sonra «arı güvesi» adı verilen birtakım kurtçuklar çıkar. Bu kurtçuklar peteklerinin mumunu yiyerek beslendiklerinden kovana büyük zararlar verirler.

    Arıların ölmelerine sebep olan dizanteri hastalığı da ilkbaharda arılara verilen pekmez veya şekerli suların temiz olmamasından ileri gelir. Kışı yarı aç geçiren arı birden şekerli suya veya pekmeze sarılınca çok kere dizanteri olur. Bu yüzden, birçok arı ölür. İçerisi ölü arılarla dolan kovanları temizlemek, havalandırmak gerekir. Öte yandan, eşek arıları, karıncalar, fareler, kertenkeleler kovanlara büyük zararlar verir. Balı çok seven ayıların kovanlara el attıkları da sık sık görülür.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    1 Yorum

    1. Cengizhan on 7 Ağustos 2015 09:59

      Peki arı kendi petek yapıyorsa ne yapılmalı

      Reply
    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Atatürk ve Çağdaşlaşma Konulu Kompozisyon
    • Atatürk’ün Akılcılık ve Bilime Verdiği Önem, Akılcılık Bilim İçin Çalışmaları
    • Atatürk’ün Anıları, Sivil ve Askerî Yaşamından Unutulmaz Hatıralar
    • Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi (27 Aralık 1919) ve Millî Mücadele’deki Önemi
    • Atatürk’ün Din Anlayışı Nasıldı? Yaptırdığı Din Çalışmaları ve Diyanet

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.