Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Bandırma Vapurunda Atatürk İle Birlikte Olanlar, Vapura Kimler Bindi
    • Atatürkçülüğün Amaç ve Nitelikleri Nelerdir?
    • Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar
    • Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” Sözü ve İlimin Önemi
    • Atatürk’ün Devlet Adamlığı: Stalin’in Sözlerine Karşı Gösterdiği Tarihî Tavır
    • PHP2Shell Son Durum: Kritik PHP Açıkları Aktif Saldırılarda Kullanılıyor
    • Atatürk’ün Kültür, Eğitim ve Sanata İlişkin Görüşleri
    • Mustafa Kemal Atatürk’ün Sosyal Bilimlere Katkısı
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Yazı - Şiir - Makale » Ağaç Sevgisi İle İlgili Yazı, Ağaç Sevgisini ve Önemini Anlatan Yazı Örneği
    Yazı - Şiir - Makale

    Ağaç Sevgisi İle İlgili Yazı, Ağaç Sevgisini ve Önemini Anlatan Yazı Örneği

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM10 Eylül 202619 yorum5 Mins Read

    Ağaç sevgisi, ağacın önemi, yararları anlatan, ağaç ile ilgili yazı, kompozisyon. Ağaç sevgisini anlatan kompozisyon örneği.

    Ağaç Sevgisi İle İlgili Yazı

    Ağaç Sevgisi İle İlgili Yazı

    Ağaçlar, doğanın bize sunduğu en değerli armağanlardan biridir. Bir ağacın gölgesinde dinlenirken, dallarında öten kuşları dinlerken veya ilkbaharda yeşeren yapraklarını seyrederken çoğu zaman onun hayatımızdaki önemini yeterince düşünmeyiz. Oysa ağaçlar yalnızca doğaya güzellik katan varlıklar değildir. Soluduğumuz havadan toprağın verimliliğine, su kaynaklarının korunmasından hayvanların yaşam alanlarına kadar hayatımızın pek çok alanında önemli bir görev üstlenirler. Bu nedenle ağaç sevgisi, aslında doğaya ve yaşama duyulan sevginin en güzel göstergelerinden biridir.

    Bir ağacın büyümesi oldukça uzun zaman alır. Küçücük bir tohum toprağa bırakılır, uygun koşullarda filizlenir ve zaman içerisinde güçlü bir gövdeye sahip olur. Yıllar geçtikçe dalları genişler, kökleri toprağın derinliklerine ulaşır ve bulunduğu çevrenin önemli bir parçası hâline gelir. Bir insanın diktiği ağaçtan belki kendisi değil, yıllar sonra çocukları veya torunları yararlanacaktır. Bu nedenle ağaç dikmek yalnızca bugünü düşünmek değil, geleceğe bir iyilik bırakmak anlamına gelir.

    Ağaçların insan yaşamındaki en önemli görevlerinden biri havanın temizlenmesine katkıda bulunmalarıdır. Ağaçlar fotosentez sırasında atmosferdeki karbondioksiti kullanır ve oksijen üretir. Şehirlerde bulunan ağaçlar ve yeşil alanlar, beton yapıların arasında insanlara nefes alabilecekleri daha sağlıklı ortamlar oluşturur. Ayrıca ağaçların bulunduğu alanlarda gölge oluşur ve yaz aylarında çevrenin daha serin kalmasına yardımcı olurlar. Bu nedenle şehirlerin yalnızca binalardan, yollardan ve parklardan oluşmaması; ağaçlarla ve yeşil alanlarla birlikte planlanması gerekir.

    Ağaçların faydaları bunlarla da sınırlı değildir. Güçlü kökleri sayesinde toprağın yerinde kalmasına yardımcı olurlar. Özellikle yağışların yoğun olduğu bölgelerde ağaçların azalması, toprağın suyla birlikte taşınmasını kolaylaştırabilir. Ormanların korunması, erozyonla mücadelede ve doğal dengenin sürdürülmesinde büyük önem taşır. Ağaçların bulunduğu ormanlar aynı zamanda sayısız canlı için bir yaşam alanıdır. Kuşlar dallarda yuva yapar, böcekler ağaçların arasında yaşar, çeşitli hayvanlar ormanları barınma ve beslenme alanı olarak kullanır.

    Bu nedenle bir ağacı yalnızca tek başına düşünmemek gerekir. Bir ağacın çevresinde başka bitkiler, böcekler, kuşlar ve hayvanlar bulunabilir. Ağacın yok olması, onun gölgesinde veya dallarında yaşayan başka canlıların da yaşamını etkileyebilir. Bir ağacı korumak, aslında küçük bir yaşam alanını korumaktır.

    Ağaç sevgisinin kültürümüzde de önemli bir yeri vardır. Türk edebiyatında ve sözlü kültüründe ağaçlara ilişkin pek çok anlatı ve benzetme bulunmaktadır. Destanlardan halk hikâyelerine, şiirlerden atasözlerine kadar ağaç ve orman kavramları sık sık karşımıza çıkar. Bunun temelinde insanın doğayla kurduğu güçlü bağ vardır. Geçmişte insanlar için ağaç yalnızca ekonomik bir kaynak değil, aynı zamanda yaşamın ve bereketin önemli bir sembolü olmuştur.

    Ancak günümüzde doğayla ilişkimiz geçmişe göre farklılaşmıştır. Büyük şehirlerin büyümesiyle birlikte betonlaşma artmış, doğal alanların bir bölümü yapılaşmaya açılmıştır. Yeni yollar, binalar ve çeşitli tesisler yapılırken bazen ağaçların ve yeşil alanların korunması ikinci plana atılabilmektedir. Oysa şehirlerin gelişmesi ile doğanın korunması birbirine zıt amaçlar olmak zorunda değildir. Doğru planlama yapıldığında modern şehirler de geniş yeşil alanlara, parklara ve ağaçlı caddelere sahip olabilir.

    Ağaç sevgisi yalnızca orman yangınlarını önlemek veya belirli günlerde fidan dikmekle sınırlı olmamalıdır. Günlük hayatımızda da doğaya karşı daha dikkatli davranabiliriz. Parklardaki ağaçların dallarını kırmamak, ağaçların gövdelerine zarar vermemek, çevreye çöp atmamak ve yeşil alanları temiz tutmak bunlardan bazılarıdır. Ayrıca imkânımız olduğunda uygun yerlere ağaç dikmek ve diktiğimiz fidanın bakımını yapmak da önemli bir sorumluluktur.

    Bir fidan dikmek kolay olabilir; fakat onu yaşatmak emek ister. Küçük bir fidanın susuz kalmaması, zarar görmemesi ve büyüyebilmesi için bakım yapılması gerekir. Bu nedenle ağaç sevgisini çocuklara küçük yaşlardan itibaren kazandırmak önemlidir. Bir çocuğun kendi elleriyle diktiği ve zaman içinde büyüdüğünü gördüğü bir fidan, onun doğayla arasında güçlü bir bağ kurulmasını sağlayabilir. Çocuk, ağacın büyümesini izledikçe sabrı, sorumluluğu ve doğaya saygıyı da öğrenir.

    Ağaçların ekonomik açıdan da önemli olduğunu unutmamak gerekir. Ormanlar çeşitli ürünlerin elde edilmesini sağlar ve pek çok insanın geçimine katkıda bulunur. Ancak ekonomik fayda sağlamak amacıyla ormanları bilinçsizce tüketmek yerine, doğal kaynakları sürdürülebilir biçimde kullanmak gerekir. Bir ağacın bize sunduğu maddi değer kadar, doğaya sağladığı ve parayla ölçülemeyecek faydalar da hesaba katılmalıdır.

    Özellikle orman yangınları, ağaçların ne kadar büyük bir emekle yetiştiğini bize acı bir şekilde hatırlatır. Yıllar boyunca büyüyen geniş bir orman, kısa bir süre içerisinde yok olabilir. Yangın sonrasında yalnızca ağaçlar değil, ormanda yaşayan pek çok canlı da zarar görür. Bu nedenle ormanlık alanlarda ateş yakmamak, yangın riskine karşı dikkatli davranmak ve görülen tehlikeli durumları yetkililere bildirmek herkesin sorumluluğudur.

    Bunun yanında ağaç sevgisi, yalnızca çok büyük ormanları korumak anlamına gelmez. Mahallemizdeki yaşlı bir ağacı, okul bahçesindeki bir fidanı veya evimizin yakınındaki küçük bir yeşil alanı korumak da aynı anlayışın parçasıdır. Çünkü doğayı koruma düşüncesi, büyük sözlerden önce küçük ve günlük davranışlarla başlar.

    Bir ağacın gölgesinde oturan insan, o ağacın kaç yıl önce dikildiğini çoğu zaman düşünmez. Belki de ağacı diken kişi artık hayatta değildir. Fakat onun yaptığı iyilik yaşamaya devam eder. Yıllar sonra başka insanlar o ağacın gölgesinden yararlanır, kuşlar dallarında yuva kurar ve çocuklar çevresinde oyun oynar. İşte ağaç dikmenin en güzel taraflarından biri budur: İnsan, kendisinden sonra da başkalarına fayda sağlayacak bir eser bırakır.

    Sonuç olarak ağaç sevgisi, yalnızca ağaçları sevmek değil; toprağı, suyu, havayı, hayvanları ve geleceği sevmektir. Ağaçların olmadığı bir dünyada doğanın dengesi bozulur, yaşam alanları azalır ve insanlar daha sağlıksız çevrelerde yaşamak zorunda kalır. Buna karşılık ağaçlarını koruyan, yeni fidanlar diken ve yeşil alanlarını çoğaltan toplumlar gelecek nesillere daha güzel bir dünya bırakabilir.

    Bu nedenle hepimiz çevremizdeki ağaçların değerini bilmeli ve onları korumak için üzerimize düşeni yapmalıyız. Unutmamalıyız ki bugün diktiğimiz küçük bir fidan, yıllar sonra kocaman bir ağaca dönüşebilir. Belki o ağacın altında bir gün bizim çocuklarımız dinlenecek, dallarında kuşlar yuva yapacak ve gölgesinden hiç tanımadığımız insanlar yararlanacaktır.

    Bir ağacı yaşatmak, geleceğe nefes bırakmaktır. Ağaç sevgisini büyüttüğümüz ölçüde, daha yeşil, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir dünya kurabiliriz

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    19 yorum

    1. nurcan on 18 Mart 2013 23:15

      ağaçları çok severiz

      Reply
    2. Anonim on 21 Mart 2013 19:26

      agaçı cok severim

      Reply
    3. rgfcv on 26 Mart 2013 18:39

      çok güzel

      Reply
    4. vayyy on 1 Nisan 2013 18:27

      vay çok güzel

      Reply
    5. cengizhan on 14 Mayıs 2013 19:08

      güzel bir yazı

      Reply
    6. ahmet on 18 Eylül 2013 20:50

      ağaçlara zarar vermiyelim

      Reply
    7. Anonim on 9 Kasım 2013 23:43

      ağaç bir can varlığımızdır

      Reply
    8. fırat on 11 Kasım 2013 17:36

      çooooooook teşekürler

      Reply
    9. sermarnure on 15 Aralık 2013 18:05

      vay bhe ne güzel yazı çok beğendim ve hemen not aldım

      Reply
    10. Ceren on 5 Mayıs 2014 00:41

      Çok teşekkür ederim . Onca ağaçla ilgili yazı okudum aradım, aralarından en iyisi buydu,

      Reply
    11. Anonim on 20 Aralık 2014 17:34

      güzel

      Reply
    12. söngül on 14 Ocak 2015 18:32

      ağaçları çok severiz

      Reply
    13. erdoğan on 12 Şubat 2015 21:18

      Çok güzel

      Reply
    14. erdoğan on 12 Şubat 2015 21:19

      Ağacı çok severmmm

      Reply
    15. Alperen on 22 Şubat 2015 16:01

      Accayip güzel yaaaa

      Reply
    16. mira on 1 Mart 2015 19:51

      bence çok güzel

      Reply
      • Anonim on 2 Nisan 2015 19:29

        güzel olmuş

        Reply
    17. süleyman on 9 Nisan 2016 19:05

      Çok güzel olmuş

      Reply
    18. Fatih on 17 Mart 2018 16:23

      Eh işte

      Reply
    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Bandırma Vapurunda Atatürk İle Birlikte Olanlar, Vapura Kimler Bindi
    • Atatürkçülüğün Amaç ve Nitelikleri Nelerdir?
    • Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar
    • Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” Sözü ve İlimin Önemi
    • Atatürk’ün Devlet Adamlığı: Stalin’in Sözlerine Karşı Gösterdiği Tarihî Tavır

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.