Ahmet Refik Altınay Kimdir?

0

Ahmet Refik Altınay kimdir? Yazar Ahmet Refik Altınay’ın hayatı, biyografisi, kitapları ve eserleri hakkında bilgi.

Ahmet Refik AltınayAhmet Refik Altınay; yazardır (İstanbul 1880-ay.y.1937)

Advertisement

Harbiye’yi birincilikle bitirdiği yıl (1898) yaşının küçüklüğünden ötürü kıtaya gönderilmedi, askeri okullarda öğretmenliğe atandı, uzun yıllar Almanca ve tarih dersleri okuttu. Göz rahatsızlığı yüzünden emekliye ayrıldıysa da Balkan Savaşı sırasında yüzbaşı rütbesiyle yeniden askere alındı (1913).

Askeri Sansür yönetiminde ve arşivde çalıştı. Savaş sonunda yeniden emekliye ayrılınca (1918) Darülfünunda öğretim görevi üstlendi, Tarih Encümeni Başkanı oldu (1924), üniversite reformunda profesörlüğüne son verildi (1933), son yıllan darlık içinde geçti, Bilim disipliniyle değil, bilgiler derleyici yöntemiyle çalıştığı tarih alanında gazete okurlarına ilginç gelecek konular seçimiyle dikkati çekti. Özellikle Osmanlı tarihinin ayrıntılarına inerek tarihsel roman türüne canlı bir hava getirdi, dergi ve gazetelerdeki inceleme, makale, söyleşi, yaşam öyküsü türlerindeki verimli yazılarıyla sevilen bir yazar oldu.

Başlıca eserleri: Lâle Devri (1912), Tarih-i Umumi (6 cilt, 1910-1912), Köprülüler (1912), Onuncu Asr-ı Hicride İstanbul Hayatı (1914), Kadınlar Saltanatı (4 cilt, 1914,1923), Tarihi Simalar (1914), Hicri Onikina Asırda İstanbul Hayatı (1921), Âlimler ve Sanatkârlar (1922), Bizans Karşısında Türkler (1927), Hicri Onbirinci Asırda İstanbul Hayatı (1931), Turhan Valide (1931), Tarih ve Müverrihler (1932), Anadolu’da Türk Aşiretleri (1930) vb.


Kaynak – 2

Ahmet Refik Altınay (d. 1880, İstanbul -ö. 10 Ekim 1937, İstanbul), geniş okuyucu kitlelerinin tarihe ilgi duymasında etkili olmuş tarihçi yazar.

Advertisement

Abdülaziz’in vekilharcı Ürgüplü Ahmed Ağa’nın oğludur. 1898’de Harbiye Mekte-bi’ni bitirdi. Aynı yıl Askeri Rüşdiye’de coğrafya öğretmenliğine atandı. 1902’de Harbiye Mektebi’nde Fransızca öğretmeni oldu. Bu dönemde Tercüman-ı Hakikat ve II. Meşrutiyet’ten sonra Millet gazetelerinde başyazarlık yaptı. Balkan Savaşı’ndan sonra emekliye aynldıysa da, 1914’te yüzbaşı rütbesiyle yeniden askere alındı ve askeri sansür müfettişliğine getirildi. I. Dünya Savaşı’ndan sonra ikinci kez emekliye ayrılarak Darülfünun’da Osmanlı tarihi okutmaya başladı. Öğretim üyeliğini 1933 Üniversite Reformu’na değin sürdürdü. 1925’te Tarih-i Osmani Encümeni’nin devamı olan Türk Tarih Encümeni başkanlığına getirildi, daha sonra bu kurulda üye olarak da çalıştı.

Altınay’ın ikdam gazetesinde tefrika edilen Lâle Devri, Tarihi Simalar gibi yapıtlarından başka, başta Yeni Mecmua olmak üzere Hayat, Harb, Türk Tarih Encümeni ve Edebiyat Fakültesi dergilerinde yazıları, incelemeleri yayımlandı. Özellikle II. Meşrutiyet’ten sonra ünü yayıldı. Tarih konularına ilgi çekmek amacıyla olayları, dönemleri, kişilikleri yalın bir dille anlattı, bilimsel yapıtlarından çok bu tür popüler tarih kitaplarıyla tanındı. Yüzden fazla kitabı yayımlanmış olan Altınay’ın başlıca yapıtları arasında Tarih Sahifeleri (1909), Büyük Tarih-i Umumi (1912, 6 cilt), Köprüler (1915, 2 cilt), Tarihi Simalar (1915), Lâle Devri (1915, yb 1932, 1973), Felaket Seneleri (1916), Memalik-i Osmaniyede Demirbaş Şarl (1916), Kadınlar Saltanatı (1916-23, 4 cilt), Memalik-i Osmaniyede Kral Rakoczi ve Tevabii (1917), İstanbul Hayatı (1917-32, 4 cilt), Türkiye Tarihi (1923), Alimler ve Sanatkârlar (1924, yb 1980), Türkiye Mülteciler Meselesi (1926), Samur Devri (1927), Anadoluda Türk Aşiretleri (1930), Eski İstanbul (1931), Türk Mimarları (1932, yb 1977) sayılabilir. M. Gökman’ın Tarihi Sevdiren Adam, Ahmed Refik Altınay (1978) adlı bir incelemesi vardır.


Leave A Reply