Alp Gölleri Nelerdir? Hakkında Bilgi

0

Alp Gölleri nelerdir, Alp Göllerinin coğrafi konumu, fiziksel özellikleri nelerdir? Alp gölleri hakkında bilgilerin yer aldığı sayfamız.

Alp Gölleri


Alp Gölleri

Alp gölleri, Alpler’in oluşturduğu büyük dağ kütlesinin çevresinde sıralanmış 11 önemli Avrupa gölüdür. Olağanüstü doğal güzellikleriyle, önemli yerleşim odakları ve canlı turizm merkezleri olmanın yanı sıra bilimsel açıdan da büyük ilgi toplarlar.

Alp göllerinin çoğu Alp dağ dizisinin yükselmesi sırasında oluşan vadilerde yer alır. Yaklaşık 2 milyon yıl önce, Pleyistosen Bölümün Buzul Çağı içinde bu vadilere taşan buzullar, toprağı oyarak derinleştirdiler; Buzul Çağının sonunda da geride buzultaşları bırakarak çekildiler. Sonraları oyukların suyla dolması ya da buzultaşlarının su yollarını kapatmasıyla göller oluştu.

Alp Gölleri
göl yüzölçüm (km2) uzunluk (km) derinlik (m) yükseklik (m) bölge
Cenevre 581 72 310 372 İsviçre-Fransa
Konstanz 541 66 252 396 Almanya-İsviçre
Garda 370 54 346 65 İtalya
Neuchätel 218 38 153 429 İsviçre
Maggiore 212 54 372 194 İtalya-İsviçre
Como 146 50 410 198 İtalya
Luzern 114 38 214 434 İsviçre
Zürich 88 29 143 406 İsviçre
Chiemsee 82 15 74 518 Almanya
Lugano 51 35 288 271 İtalya-İsviçre
Atter 46 20 171 467 Avusturya

 

Dağ vadilerinde oluşan göller dar, uzun ve genellikle çok derindir. Alpler’den çevredeki ovalara inen buzullar ise yelpaze biçiminde açıldığından bu yolla oluşan göllerde, uca doğru bir genişleme ya da çatallaşma görülür.


Batıdan doğuya uzanan Alp su bölümü çizgisi bu gölleri kuzey ve güney gölleri olmak üzere iki gruba ayırır. Alp ortamında yer alan güney grubunu, Cenevre Gölü ile Insubria (Keltler döneminde Kuzey İtalya’ ya verilen ad) gölleri olarak bilinen Maggiore, Lugano, Garda ve Como oluşturur. Kuzey gölleri Neuchâtel, Luzern, Zürich, Konstanz, Chiemsee ve Atter ise Alpler’in eteklerinde, hatta bazen daha da uzağındadır.

isviçre’nin Alp göllerinde ilk bilimsel araştırmaları başlatan F. A. Forel, rüzgârın su yüzeyinde yarattığı salınımları inceledi; göllerdeki fiziksel ve biyolojik süreçlerin karşılıklı etkileşimleri üzerine klasik gözlemler de bulundu. Le Léman (1892-1904) adlı yapıtında ilk kez limnoloji (gölbilim) terimini kullandı. Doğu Alpler’deki göllerde termoklin olgusu (yazın sıcak yüzey katmanının altında ısının hızla düştüğü bölge) ilk kez Wörth Gölünde incelendi (1891). 1931’de, aynı gölde, yapılan gözlemler sonucunda rüzgârdan korunan göllerde kışın toptan su dolaşımının olmadığı keşfedildi. Böylece bu göller, eksik dolaşımlı (meromictic) ayrı bir tür olarak nitelendirildi. Ren Irmağının Konstanz Gölü’ne dökülmesiyle oluşan akıntılar 1926’da araştırıldı. Zürich Gölünde artan çevre kirlenmesi, kimyasal ve biyolojik değişimler üzerinde durulmasını gerektirdi. 20. yüzyılın ikinci yarısında bir dizi kurum, Alp göllerindeki çevre kirlenmesini incelemeye koyuldu.

Alp göllerinin su bileşimi oldukça büyük bir benzerlik gösterir. Göl sularının başlıca eriyik maddesi kalsiyum, daha az ölçüde de, magnezyumla birlikte bulunan bikarbonattır. Bileşim oranı yüzde 96’ya kadar varır. Organik çürüme sonucu oluşan çeşitli miktarlardaki kahverengi humuslu madde, yeşile çalan maviden zeytuni ya da haki-yeşile kadar değişen renk oynamalarına neden olur.

100 yıl öncesine değin, Alp gölleri bitkilerinin hemen hemen tümü besleyici maddeler, özellikle de fosfatlar bakımından yoksuldu. 20. yüzyıl içinde birçok göl, evlerden ve otellerden gelen atık sularla gübrelenmiş oldu. Fosfor oranının yükselmesi, fitoplankton denen alglerin çoğalmasına, dolayısıyla da ötrofikasyon olarak bilinen sürece yol açtı. Fitoplanktonların aşırı çoğalmasıyla su bulanıklaşır ve suya girmek güçleşir. Ölü alglerin giderek daha çok ayrışması sonucunda gölün derin katmanlarındaki oksijen tüketimi de artar. Bu olayın aşırı ölçülere ulaştığı durumlarda, dibe yakın yaşayan bazı balık türlerinin soyu tükenebilir.


Günümüzde, ötrofikasyonu önlemek için iki yöntem kullanılmaktadır. İsviçre’de atık sular mekanik ve biyolojik antma yoluyla organik maddelerden arındırılmakta, fosfat ek işlemlerle yok edilmektedir. Almanya’da ise, atık sular göl kıyısı boyunca döşenen borularda toplanmakta, böylece göl suyuna karışmaları önlenmektedir.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?