Anjambman Nedir?

0

Anjambman nedir? Anjambman özellikleri, edebiyatta Anjambman yeri ve örnekleri. Anjambman hakkında bilgi.

Anjambman; nazımda (şiirde) anlamın tamamlanmadığı dizeden ardından gelene geçmesi; artlamadır. Tanzimat Edebiyatı’nda başlayıp Servetifünun topluluğunda geçerliliğini koruyan bu kullanım, Türk şiirinin gelişim ve değişiminde sanıldığından daha etkili olmuştur. Fransız şiirinden alınan ve bir çeşit nazım özgürlüğü sayılması gereken bu olanak, sanatçıları klasik ve geleneksel nazım biçimlerinden, değişmez ilke sayılan nazım birimlerinden kurtarmaya yaradı. Saz eşliğinde sözlü olarak doğan halk şiirimizde değişmez nazım birimi dörtlük olmuş, sanatçılar en küçük duygulanımlarını bile dört satırda söylemek zorunda kalmışlardır. Bu yüzden çok zaman ilk iki dize hazırlık olarak söylenmiş, doldurma sözler olabilir: Asıl anlam son iki dizeye saklanır:

Advertisement

Ateşi köz öldürür
Sürmeyi göz öldürür
Yiğidi kılıç kesmez
Bir kötü söz öldürülür

Görüldüğü gibi her dize kendi içinde bağımsız bir yapıdadır. Divan şiirinde ana nazım birimi beyittir. Birbirini izleyen, aynı vezinle yazılmış, içinde söz ve anlam oyunlarının bütünlendiği iki dizelik nazım birimi:

Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge
Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı (Fuzuli).

Burada da dizeler bağımsız yapıda, kendi başlangıç ve bitimlerinde görünürler. Anjambman uygulanan bir şiir parçasının örnek alınırsa, her dizenin ölçü ve uyağını koruduğu, ardından gelenlere kolaylıkla bağlandığı görülür:

Advertisement

Hani bir gün seninle Topkapı’dan
Geliyorduk; yol üstü bir meydan.
Bir çınar gördük; enli, boylu, vakur
Bir ağaç; hiç eğilmemiş, mağrur
Koca bir gövde; belki altı asır,
Belki ondan da fazla, dalgın, ağır,
Kaygısız bir ömür sürüp gelmiş;…
(Tevfik Fikret-Halûk’un Vedâı)

Anjambman tekniği uzunlu kısalı dizeleri olan müstezat biçimine uygulanınca ölçü, uyak, dize kümelenişleri kurallarını da zorlayan bir özgürlüğe ulaşıldı, serbest müstezat bulundu. Bu kullanım yaygınlaştıkça hece ölçüsüyle de serbest müstezat yazılır oldu; böylece Batı şiirlerinde gözlenen serbest nazım (özgür koşuk) akımına kolayca uyuldu, eski şiirimizin bütün nazım şekilleri -sanatçı istemedikçe-izlenmez oldu.


Leave A Reply