Aristo’nun Felsefesi, Öğretileri ve Düşünceleri Nelerdir?

0
Advertisement

Aristoteles’in düşünceleri, öğretileri, felsefesi nelerdir? Aristoteles’in ahlak öğretisi, sanat anlayışı, fizik ve mantık kavramları.

aristoteles

Aristoteles yaşadığı dönemde tarihsel geçmişi nedeniyle büyük çeşitlilik gösteren sorunları şu sırayla ele aldı:

1. Gerçeğin araştırılması; kuramsal olan bu alanda metafizik ve fizik sorunlarla uğraşılır.
2. Pratiğin araştırılması (Ethik); ahlaka yönelik çalışmalar.
3. Güzelin araştırılması; bu alanda da estetik sorunlar ele alınır. Bu alanlardaki çalışmaların doğru bilgiler vermesi için gerekli olan nedir?

Araştırmaların doğru başlayıp doğru gelişmesi olmadan doğru bilgiler olanaksızdır. Öyleyse bu üç alanın önünde, ona dayanarak doğru çalışmalar yapılabilmesi, bilimsel çalışmaların amacına ulaşabilmesi için bir başkasının bulunması gerekir. İşte bu alan Mantıktır.

Advertisement
Mantık.

Aristoteles kendinden öncekilerin bu yolda yaptıklarını derleyen, eleştiren ve yeniden bir sisteme bağlayan çalışmasıyla bir bilim dalı olarak Mantığın kurucusu olmuşsa da onun mantığıyla metafiziğini ve giderek fiziğini birbirinden kesin çizgilerle ayırmak olanaksızdır. Çünkü ona göre; “Doğru Yargı” ve “Doğru yargıda dile gelen şey” yani, “Var Olan” bir ve aynıdır. Her doğru yargı varlığı yansıtır ve yargının biçimi, varlığın biçimidir.

Metafizik (ya da İlk Felsefe).

Batı Felsefesinin başlangıcındaki her şeyin kendisinden doğduğu, evrenin temel taşı, her şeyde bulunan temel madde olan Arkhe sorunu giderek gelişince; her türlü zaman, uzam ve değişmenin ötesinde mutlak olarak var olan bir gerçek varlık, bir kendinden şey, öncesiz sonrasız zorunlu varlık biçimine dönüştü. İşte metafiziğin temel sorunu bu varlıktır: İlk, temel, gerçek, mutlak olan, en yüksek kategorinin dışlaştırdığı varlık nedir, nasıldır? Bu varlıktan evrenin oluşumu nasıl gerçekleşir? Aristoteles’e göre gerçek varlık tek tek var olanların dışında değil, ama onlara içkindir.

Fizik.

Aristoteles metafiziğinde, oluş ile ortaya çıkan hareket, fiziğinden oluşun yerine geçerek temel kavram olur. Tüm physis (evren) hareket ile kurulur. Aristoteles Physisi (Evren) merkezinde dünya bulunan birlikli, canlı, yetkin bir küre olarak tasarlar. Bu, hareket için boş uzam olanağı bulunan bir ortam anlamına gelmez. Aristoteles görüşünde hareket için boş uzama gerek yoktur. Hareket bir oluş ve değişme bağlamında düşünülür. O nedenle çarpıtılmış hareket olabilirse de amaçsız hareket olamaz. Değişik hareket biçimleri vardır: (1) Aşağıdan yukarıya hareket; bu maddenin salt biçime doğru, gittikçe daha çok biçimlenerek gerçekleştirdiği yetkinleşme hareketidir ki, tüm var olanlar böyle oluşurlar. (2) Daire hareketi: Daha çok gök cisimlerinin hareketidir; başladığı yere döne, matematik bir düzene göre değişmez, kesin ve yetkin bir hareket. (3) Düz ya da doğru hareket: Varlığın dört öğesi olan toprak, hava,su ve ateş hareketleridir. Dört temel öğe doğru hareketinin merkeze yönelik ya da merkezden uzaklaşır olmasına göre doğada yer alırlar.

Canlılar kendi aralarında üç aşama gösterirler: En altta, amacı daha yüksek canlıların yaşamlarını sürdürmesine yaramak olan bitkiler bulunur. Onların üstünde duyum özelliği ile belirginleşen hayvanlar yer alır. Beş duyuya sahip olan hayvanlar, yalın kat bir amaçlılığa da sahiptirler. Hayvan haz veren şeye yönelme ve acıdan kaçma hareketini kendi başına sürdürür. Akıl, bilme yetisi ile canlılar dünyasının en üstünde insan görülür. İnsan canlılar dünyasının son amacıdır, en yetkinidir.

Advertisement
Ahlak Öğretisi:

Akıl bağlamında insanın ikili yanı ortaya çıkmaktadır. İnsan bir yandan bedenine bağlı, onun istekleri doğrultusunda eyleyebilen, öte yandan da etkin aklın gösterdiği yolda yürüyebilen bir varlıktır. Öyleyse insanın eylemleri hangisine dayanacaktır. Nikomakhos ahlakında bir başına bunlardan hiçbirisini göstermez, her ikisini de gösterir. Çünkü ahlak ancak bedenin istekleriyle, akıl etkinliğinin bulunduğu yerde var olabilir. İnsan yaşamının amacı mutluluktur. Mutluluk, insanın bu iki yönü arasındaki “Doğru Orta”yı, dengeyi bulmasıyla, erdemli olmasıyla elde edilir. Erdem mutluluğun taşıyıcısıdır. Bu bir yanıyla günlük yaşamada doğru yargılar verip, istemenin bu yargılara uymasıyla, kişinin kendine egemen olmasıyla ulaşılan erdemler ve iyinin sağladığı mutluluk, öteki yanıyla da etkin aklın Theoria’da ulaştığı, salt bilgiye dayalı erdemlerin sağladığı mutluluk olarak iki yönlüdür.

Devlet Anlayışı:

İnsan erdemli ve mutlu bir yaşamanın olanağını nerede ve nasıl bulur? İnsan doğası gereği toplumsal bir varlıktır. Toplum dışında onun var oluşu düşünülemez. Böylece istenen yaşama biçimi olanağını yalnızca toplumda bulur. Burada devletin temel görevi ya da ana amacı ortaya çıkar: Bireylerin erdemli insanlar olmalarını ve erdemli yaşamalarını sağlamak. Devletlerin değeri insan yaşamasının bu en önemli yanına yönelik etkinlikleriyle belli olur. Her toplum kendi yapısına en uygun devlet biçimiyle yönetilmelidir. Toplumlara şu ya da bu yönetim biçimi önerilemez. Bununla beraber devlette kuvvetlerin dengede olması, devletin sürekliliği ve toplumun mutluluğu bakımından önemlidir.

Sanat Anlayışı:

Sanat bir yaratma eylemidir. Sanat taklide dayanan bir etkinliktir. Burada insan tek bir durumu anlatırken genel olanı dile getirerek başkalarını da etkiler. İşte bu etki amacı bakımından ahlaksaldır. Etkileme ile izleyenin kötü duygulardan, düşüncelerden arınması sağlanır (katharsis). Burada bir zorlama sözkonusu değildir. Tersine sanat insana haz veren bir etkinliktir.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?