Dağcılığın Tarihçesi

0
Advertisement

Dağcılık sporu ne zaman ve nasıl doğmuştur? Dünyada dağcılık sporunun gelişmesi, tarihi, tarihçesi hakkında bilgi.

DÜNYADA DAĞCILIK

Yeryüzünün gökyüzüne uzanan kolları olan dağlar, tarihin en eski dönemlerinden beri insanoğlunun ilgisini çekmiştir, İsviçre’deki Reffelhorn’un doruğunda (2927 m) bronz çağından kalma resimler bulunmuştur. Önceleri ulaşım amacıyla aşılmak istenen dağlara salt tırmanma amaçlı girişimler 13. yy.da başladı. 14901ı yıllarda Atakamenanlar’ın, Llullaillaco Dağı’nın 6723 m’lik doruğuna kurban plâtformları yapmaları, dağların aynı zamanda kutsal yer sayılmalarının göstergesidir. Spor amaçlı dağcılığın kökeni ise, 17601ı yıllara dayanır. Cenevreli bilim adamı Horace-Benedict de Saussure’ün Mont-Blanc’ı (4807 m) görmesi ve bu doruğa tırmanılmasını sağlamaya karar vermesiyle başladı. Bu karar 1786 yılında Fransız Jacques Balmot ve Dr. Paccard’ın Mont-Blanc’a tırmanması ile gerçekleştirilerek, dağcılık sportif anlamda uygulamaya kondu.

19. yy.ın ikinci yarısından itibaren ingiliz dağcılar isviçre’deki yüksek dağlara tırmanmaya başladılar. Bu tırmanışlardan Edward Whymper’in öncülüğündeki 14 Temmuz 1865 tarihli Matterhorn (4478 m) tırmanışı, dağcılığın gelişimindeki önemli adımlardan biridir. Bu aşamadan sonra İsviçreliler dağcılığın ilgi gören bir spor olarak kabul edilmesine yardımcı olan bir dağ rehberleri birliği oluşturdular. Bu birliğin çalışmaları sayesinde Orta Avrupa’daki dağ yollarına tek tek ulaşıldı.

19. yy.ın sonlarına doğru ise Avrupalı dağcılar, diğer ana karalara yöneldiler. Kafkas Dağları, Kuzey Amerika’daki Kayalık Dağlar, Güney Amerika’daki Andlar, Afrika’daki önemli doruklar hep bu dönemde keşfedildi.

Advertisement

20. yy.a ulaşıldığında dağcılık sporuna olan ilgi arttı. Çinli, Hintli ve Japon dağcıların da ortaya çıkmasıyla bu alanda Avrupalıların egemenliği sona erdi ve dağcılık uluslararası bir nitelik kazandı. 1931 yılında merkezi Cenevre’de olan Uluslar Arası Dağcılar Birliği (UIAA) kuruldu, ikinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesi, dağcılıkta duraksamaya neden oldu. Uzun süredir birçok dağcının rüyasına giren, tırmanışlar sırasında birçok yaşamın yitirilmesine neden olan Himalâyaların 8848 m ile dünyanın en yüksek noktası olan Everest Tepesi, 29 Mayıs 1953’te Yeni Zelandalı Edmund Hillary ve rehber Tenzing Norgay tarafından tırmanıldı. 20. yy.ın ikinci yarısında dağcılık sporu teknolojinin de gelişmesiyle yeni teknikler uygulanarak sürdürüldü. Ulaşılan doruklara daha zor yollardan ulaşmak için yeni yollar aranmaya başlanıldı.

DÜNYA DERECELERİ

8848 m yükseklikteki Everest Tepesi’ne ilk çıkanlar, 29 Mayıs 1953 tarihinde Yeni Zelândalı Edmund Percival Hillary ile rehberi Tenzing Norgay’dır. Everest Tepesi’ne üç kez tırmanmayı başaran ilk kişi ise 5 Ekim 1982’de rehber Sundare olmuştur. Üç değişik yoldan doruğa varan ilk kişi de Japon Yasuo Kato’dur. Tırmanışının son aşamasını tek başına gerçekleştiren ilk kişi, 14 Mayıs 1978’de Everest’in doruğuna ulaşan Avusturyalı Franz Oppurg’dur. Tırmanışın tümünü tek başına gerçekleştiren ilk kişi ise, 20 Ağustos 1980’de İtalyan Reinhold Messner’dir. 16 Mayıs 1975’te tırmanışını gerçekleştiren Japon Junko Tabei, Everest’in doruğuna çıkan ilk kadın dağcıdır.

Everest’in doruğuna çıkan en yaşlı kişi ise 50 yaşındaki Alman Dr. Gerhard Schmatz’dır. Everest’ten sonra 1982 yılında Kangchen Junga’ya da tırmanan Reinhold Messner, dünyanın en yüksek üç dağının doruğuna tırmanan ilk dağcıdır. Ayrıca Messner dünyada yüksekliği 8000 m’yi aşan 14 dağdan 10’una tırmanmayı başarmıştır. Annapurna 1 ‘in 8091 m yüksekliğindeki güney yüzüne, Christian John Starey Bonington başkanlığındaki ve Donald Whillans ile Dougal Haston’dan oluşan İngiliz keşif heyeti, 2 Nisan-27 Mayıs 1970 tarihleri arasında tırmanmayı başardılar.

Advertisement

Eiger’in kuzey yönündeki Avrupa’nın en büyük duvar cephesine ilk kez Avusturyalı Heinrich Harrer ve Fritz Kasgarek ile Alman Anderl Heckmair ve Wiggerl Vorg 1938’in 21-24 Temmuz tarihleri arasında çıktılar.

Alpler’de tek başına en büyük tırmanışı ise İtalyan Walter Bonatti, adının verildiği Bonatti Kayası’na, 17-22 Ağustos 1955 tarihleri arasında çıkarak gerçekleştirdi. 1985-1990 yılları arasında, Fransız sporcu Jean-Marc Boivin, Mont-Blanc’ın en zor dört kuzey tepesine tırmanarak dünyanın en büyük dağcıları arasına girdi. Aynı yıllarda Polonyalı Kukuczka on bir kez, İsviçreli Loretan ise dokuz kez 8000 m’nin üzerine çıkmayı başaran dağcılardı. 1990 yılında, Yugoslav Torna Cesen’in 22-24 Nisan tarihleri arasında, Himalâyalar’daki Lhotse’ye (Nepal-Tibet sınırı 8516 m) güney yüzünden sola tırmanarak doruğa ulaşması önemli bir başarıdır; çünkü Torna Cesen’in tırmanışıyla, daha önceki on üç tırmanış girişiminin başarısızlıkla sonuçlandığı ve beş dağcının ölümüne yol açan Lhotse’ye güney yüzünden ulaşma hedefi böylece gerçekleşmiş oldu.


Yorum yapılmamış

Leave A Reply