Deri İle İlgili Bilgiler

1
Advertisement

Deri ile ilgili genel bilgiler. Derimizin bölümleri, özellikleri ve bakımı ile ilgili genel bilgiler

deri

Vücudumuzun dışını kaplayan örtüye deri denir. Derimiz dokunma duyumuzun organı olduğu gibi, daha birçok önemli işler de görür: Esnektir, dayanıklıdır; bu sayede, kaslarımızı sürtme, çarpma gibi dış etkilere karşı korur. Suyu geçirmez; zehirli maddeleri geç emer; asitlere karşı dayanıklıdır. Terin buharlaşması yoluyla, vücudumuza serinlik sağlar. Vücudumuzu soğuğa karşı da korur, içinde bulunduğu ortamla gaz alışverişi de yaparak, solunum sistemimizin çalışmasına yardım eder. Ter bezleri ile, boşaltım sistemi gibi çalışarak, vücudu zehirli maddelerden temizler.

DERİMİZİN YAPISI

Derimizin kalınlığı yerine göre değişir. Ortalama 1 mm. kalınlıktadır. Dudaklarda, gözkapaklarında incelir; parmak uçları, topuk gibi yerlerde kalınlaşır.

Advertisement

Derimizin kıvrmtılı, yumuşak bir görünüşü vardır. Üzeri yer yer kıllarla örtülüdür. Derimize büyüteçle bakacak olursak, üzerinde birtakım delikler bulunduğunu görürüz. Bu deliklere gözenek denir. Gözenekler derimizin solunmasına, teri dışarı atmasına yararlar.

Derimiz başlıca iki bölümden meydana gelmiştir: 1) Üstderi; 2) Altderi. Şimdi bunları sırasıyla inceleyelim:

ÜSTDERİ : Üç kattır: a) Keratin Tabakası; b) Malpigi Tabakası; c) Üreyen Tabaka.

Keratin Tabakası. — Ölü hücrelerden meydana gelmiştir. Buna boynuzsu tabaka da denir. Bu tabaka sürtünmeyle kalınlaşırsa, nasır meydana gelir. Yıkanırken, keselenirsek, bu ölü hücreler de kirle birlikte dökülür.

Advertisement

Malpigi Tabakası. — Üstderinin ikinci katıdır. Bu tabaka canlı hücrelerden meydana gelmiştir. Bunların içinde boya hücreleri de vardır. Tenimize rengini veren işte bu boya hücreleridir.

Üreyen Tabaka. — Üstderinin en alttaki tabakasıdır. Sürekli olarak üreyen hücrelerden meydana gelmiştir. Bu tabaka ölüp dökülen hücrelerin yerine yeni hücreler yapar.

ALTDERÎ. — Üstderi gibi tabaka tabaka değildir. Kıvrımlar halinde üstderinin içine sokulmuştur. Altderide kan damarları, dokunma cisimcikleri, kıl kökleri, yağ bezleri, ter bezleri vardır. Bu saydıklarımızın hiçbiri üstderide bulunmaz.

Yağ bezlerinin salgıladığı yağlar, kıl diplerinden derimizin üzerine yayılarak, derimize yumuşaklık, esneklik sağlarlar. Ter bezleri ise, bir iplik yumağını andırırlar, özel kanallarla derimizin üzerindeki gözeneklere açılırlar. Ter bezleri, kandan süzdükleri zehirli maddelerini gözeneklerden dışarı atarlar. Böylece, boşaltıma yardım ederler.

Advertisement

Gözeneklerimizin açık olması deri solunumunu kolaylaştırır. Vücudumuz kirlenince, gözenekler kapanır; deri solunumu da zorlaşır. Onun için, sık sık yıkanmak, vücut sağlığı bakımından, çok önemlidir. Saçlarımız, tırnaklarımız da derimizin biçim değiştirmiş parçalarından başka bir şey değildir.

DOKUNMA DUYUMUZ

Bir şeyin sıcak, soğuk, sert, yumuşak olup olmadığını hep derimiz sayesinde

anlarız. Derimizin içinde, altderiden üstderiye doğru uzanan birtakım oyuklar vardır. Bunların içinde yumak gibi sinir telcikleri bulunur. Bir şeye dokunduğumuz zaman, bu duyu sinirlerinin uçları uyartılmış olur. Bu uyartı beynimize gider. Böylece, dokunma duyusu meydana gelir.

Advertisement

Dokunma duyusu sinirleri, daha çok, parmak uçlarında toplanmıştır; sırtımızda hemen hiç yoktur. Dokunma duyusuna en duyarlı yerlerimiz parmaklarımız, dilimiz, burnumuzun ucudur. Derimizin ısıya karşı en duyarlı yerleri ise, gözkapakları, dudaklar, burun kanatlarıdır.

DERİ BAKIMI

Deri bakımında her şeyden önce temizlik gelir. Duş, güneş banyosu, deniz banyosu da derimizi sağlamlaştırır. Yalnız, bütün bunları yaparken, aşırıya kaçmamaya dikkat etmelidir. Çünkü, güneşte çok kalırsak, derimiz önce kızarır, sonra da yanarak yer yer soyulur. Aşırı sıcak, aşırı soğuk da, kimi vakit deride yaraların açılmasına yol açabilir. Uyuz, saçkıran, kellik gibi deri hastalıkları, çoğunlukla, pislikten i-leri gelir. Kirli çamaşırlar, sık yıkanmayan vücutlar bit, pire, tahtakurusu gibi zararlı böceklerin, birçok tehlikeli mikrobun barınağıdır. Bundan dolayı, hiç değilse haftada bir yıkanmaya, sık sık çamaşır değiştirmeye dikkat etmelidir.

SOĞUĞA DİKKAT!

Advertisement

Derimizin soğuğa karşı korunmasına da dikkat etmeliyiz. Terliyken soğuk rüzgâra, sert hava akımına karşı durmak soğuk almamıza, ciğerlerimizin, solunum yollarımızın üşümesine yol açtığı gibi, deriye de zarar verir; dudaklarımız, ellerimiz çatlar. Ayrıca, terli derinin birdenbire üşümesi yüzeydeki sinirlerin de bozulmasına, kas tutulmalarına yol açabilir. Soğukta dudakları dilimizle sık sık ıslatmak da zararlıdır. Çünkü soğukta tükrük birdenbire kuru-yunca deri daha çok çatlar. Bu çatlaklardan içeri mikroplar girebilir.


1 Yorum

Leave A Reply