Dünya Kadınlar Gününün Anlam ve Önemi

0

Dünya kadınlar günü neden kutlanır? Dünya kadınlar gününün tarihçesi, anlam ve önemi ile ilgili yazı.

Dünya Kadınlar Gününün Anlam ve Önemi


Dünya Kadınlar Gününün Anlam ve Önemi

Her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanır. Annelerimizin, ablalarımızın, büyük annelerimizin ev işlerinde, iş hayatında çok önemli yeri vardır.

Kadınların toplumdaki yeri günümüzde daha iyi anlaşılmaktadır. Kadın hakları, yasalarla güvenceye alınmıştır.

Anayasamız kadın-erkek eşitliğini vurgular:

Mad. 10- Herkes dil, din, ırk, renk, cinsiyet… ayırımı gözetmeksizin kanun önünde eşittir.
Mad. 50- Kimse yaşına ve cinsiyetine uymayan işlerde çalıştırılamaz… Küçükler ve kadınlar… çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.
Mad. 41- Aile, Türk toplumunun temelidir. İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
İş kanununun 26. maddesi, aynı nitelikteki işlerde ve eşit verimle çalışan kadın ve erkek işçilere cinsiyet farkından dolayı farklı ücret ödenemeyeceğini vurgular.
İş kanunu Mad. 70- Gebe ve emzikli kadınların çalışma koşullarını belirler.

Analık sigortası ile çalışan kadınlar korumaya alınmıştır.


Sosyal Sigortalar Kurumu Mad. 43, 73, 104- Ağır ve tehlikeli işlerde kadınların çalıştırılmasını yasaklamaktadır.

Türkiye’de kadın haklarının kabul edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşını dolduran

Her Türk vatandaşının hakkıdır. Kadınlar milletvekili mahalli idare, il genel meclisi seçimlerinde oy verebilir. Milletvekili, belediye başkanı ya da üyesi, muhtar adayı olabilirler.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra yapılan medeni kanuna (Yurttaşlar Yasası) göre kadınların aile hukuku alanında kadınlar da erkeklerle eşit duruma getirilmiştir.

İslâm hukukunda da kadına bazı haklar ve görevler verilmişse de günümüzde-kilerle boy ölçüşemez. Mirasta atadan kalan mal ve yarısı kadar pay alırdı. Mahkemelerde ki kadının tanıklığı bir erkek tanıklığı yerine geçerdi. Bu eşitsizliğin üç nedeni olduğu öne sürülürdü:


1. Annelik görevi, kadını çocuğuna ve evine bağımlı kılar.
2. Mülkiyet hakkı eşit olursa , mal ve mülk bölünür, paylar küçülür.
3. Kadınların ekonomik etkinliği erkeklerin çalışmalarını baltalayabilir.

Tarih boyunca, değişik toplumlarda kadının yeri ve önemi, hak ve vazifeleri farklılıklar göstermiştir. Eski Yunan medeniyetinde kadına gereken değer verilmezdi. Hatta, kötü ve haksız iş yapan erkeklerin dünyaya tekrar kadın olarak geleceklerine inanılırdı. Romalılarda kadın haklan oldukça gelişmişti.

Bugün bile kadınların bütün sosyal haklarına kavuştukları söylenemez. Bazı haklarının bilincinde olmayan, bu haklan kullanma gereğini bilmeyenler vardır.

Bilim, teknik, sanat alanlarında ün yapmış kadınlar da vardır. Radyum elementini bulan Madam Cury, Halide Edip Adıvar bunlara örnektiler.

Sanayi alanındaki gelişmeler, kadınların hatta çocukların fabrikalarda çalıştırılmasını zorunlu kılmıştır.

Yurdumuzda çoğunluğu kırsal kesimde yaşayan insanlarımız tarımla uğraşmaktadırlar. Kadınlarımız tarlada, bahçede; soğuk sıcak demeden çalışırlar. Hayvanların bakımını üstlenirler. Ekin biçer, sebze yetiştirir, meyve toplar, ev işlerini yürütür, çocuklarını besler, büyütür, eğitir. Bu çalışmaları zamanla sınırlı değildir. Günün 24 saati mutfakta, ev işlerinde severek, isteyerek çalışıyorlar. “Yuvayı yapan dişi kuştur” derler. Evin tertibi, düzeni, temizliği, güzelliği hep annelerimizden, ablalarımızdan sorulur.

Tarımın yanında sanayinin gelişmesiyle kadınlar, gene kızlar; fabrikalarda, atölyelerde cinsiyetlerine uygun işlerde çalışıp para kazanmakta, aile bütçesine katkıda bulunmaktadır. Yurdumuz en çok kadın profesörün olduğu ülkelerdendir. Bu da gösteriyor ki, kızlarımız her derecedeki eğitim kurumlarında erkeklerle birlikte bulunmaktadırlar. Öğretmen, hemşire, bankacı, büro görevlisi, doktor, milletvekili, başkan, vali, kaymakam, polis, subay… olarak başarıyla görevlerini sürdürmektedirler.


Her alanda görev alan kadınlarımızın evlerine kapanmaları da mutlaka okumalarını yarı yarıya yavaşlatacaktır. Okumaları birer meslek sahibi olmaları ekonomik özgürlüğe kavuşmaları zorunludur. Bilgili, görgülü, becerikli olarak yetişen Türk kadını, Türkiyemizin ekonomik, sosyal gelişmesindeki önemli yerini ve değerini, tanıdığı kadın haklarının bilincinde olan Türk kadınları, bu haklarını kullanmayı sürdüreceklerdir.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?