El İle İlgili Atasözleri ve Anlamları Açıklamaları – İçinde El Geçen Atasözleri

1

İçinde el kelimesi geçen atasözleri ve bu atasözlerinin anlamları nelerdir? El ile ilgili atasözlerinin açıklamaları, el hakkında atasözlerinin anlamları.

El İle İlgili Atasözleri

Advertisement

El İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

  • ***aç elini kora sokar
    aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.
  • ***ağanın eli tutulmaz
    zengin olarak düşünülen kişiden anılmaya değer bir bağış beklenir.
  • ***ağlamakla yâr ele girmez
    kişi çok sevdiği şeye yalnızca özlemini çekmekle kavuşamaz, onu elde etmenin yollarını bulmalıdır.
  • ***akarsuya inanma, eloğluna dayanma
    akışı ne kadar yavaş olursa olsun akarsuya girmek tehlikelidir, eloğluna güvenmek de doğru değildir, insanı zarara sokabilir.
  • ***alet işler, el övünür/strong>
    bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz.
  • ***Allah sağ gözü (eli) sol göze (ele) muhtaç etmesin
    Tanrı kimseyi kimseye, en yakınlarına bile muhtaç etmesin.
  • ***Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir
    Tanrı bir kimseyi zengin etmek isterse ona hiç umulmadık yerden mal ve para gelir.
  • ***altın eli bıçak kesmez
    1) varlıklı veya değerli kişilerin elini kimse bükemez; 2) herhangi bir işte usta olan her zorluğun üstesinden gelir.
  • ***altın tutsa toprak olur (altına yapışsa elinde bakır kesilir)
    giriştiği işlerde büyük talihsizliklere uğrayan kimsenin durumunu anlatan bir söz.
  • ***atın varken yol tanı, ağan varken el tanı
    elde imkân varken gezip dolaşmak, dost edinmek gerekir.
  • ***az el aş kotarır, çok el iş kotarır
    yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.
  • ***az eli aşta gör, çok eli işte gör
    yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.
  • ***azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır
    ileride gereksinim duyacağı şeyleri zamanında hazırlamayan kişi, hazırlık yapan diğer insanlardan yardım bekler.
***babamın adı Hıdır, elimden gelen budur
gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter.
  • ***bey mi yaman, el mi yaman
    baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.
  • ***beyde bulunmayan elde neler var
    beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.
  • ***bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar
    bazı durumlarda yardımcısız iş yapılamayacağını anlatan bir söz.
  • ***bir elin nesi var, iki elin sesi var
    başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.
  • ***bir elin sesi çıkmaz
    1) bir davanın bir kişi tarafından savunulması etkili ve yeterli değildir; 2) yardımlaşarak işler daha kolay başarılır.
  • ***bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin duymasın (görmesin)
    birine yaptığın iyiliği gizli tut.
  • ***biz attık kemik diye, el kaptı ilik diye
    bizim işe yaramaz diye vazgeçtiğimizi başkaları değerli buldu.
  • ***bizim gelin bizden kaçar, tutar ellere başını açar
    bize yabancı duran yakınımız, dostumuz, akrabamız başkalarına rahatça, içtenlikle yardım eder.
  • ***bükemediğin eli öp başına ko
    düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.
***çalma elin kapısını, çalarlar kapını
kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.
  • ***çam ağacından ağıl olmaz, el çocuğundan oğul olmaz
    her şeyin bir değeri vardır; yapacağı iş, kullanılacağı yer ayrıdır.
  • ***çok el ya yağmaya ya yolmaya
    çok kimsenin katılmasıyla yağma ve yolmadan başka bir iş başarılamaz.
  • ***dağda gez belde gez, insafı elden bırakma
    eşkıya dahi olsan insafı elden bırakma.
  • ***davul birinin boynunda, tokmak bir başkasının elinde
    sorumluluk birinde olmasına karşın bir başkasının sözü geçiyor.
  • ***dışı eli yakar, içi beni yakar
    görünüşe aldanmamalı.
  • ***dilden gelen elden gelse, her fukara padişah olur
    kişi her söylediğini yapamaz, her dilediğini elde edemez.
  • ***dile gelen ele gelir
    insanlar yapacakları işler hakkında önce konuşurlar, sonra da o işi gerçekleştirirler.
  • ***el ağzına bakan, karısını tez boşar
    kişi, özel hayatı ile ilgili ciddi konularda başkasının düşüncesiyle değil kendi düşünceleriyle karar vermelidir.
  • ***el beğenmezse yer beğensin
    çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.
  • ***el el ile, değirmen yel ile
    insanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir.
  • ***el el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz
    her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez.
  • ***el elden kalmaz, dil dilden kalmaz
    bir kişi başkasına vurursa o da ona vurur, başkasına kötü söz söylerse diğeri de kendisine kötü söz söyler.
  • ***el elden üstündür (ta arşa kadar)
    bir kimse, kendisinden üstün bir başkasının da olabileceğini bilmelidir.
***el eli yıkar, iki el yüzü
bir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz, güçlenmiş olarak yardımlara koşar.
  • ***el elin aynasıdır
    kişi kendi özelliklerini zaman zaman yabancıdan öğrenir.
  • ***el elin eşeğini türkü çağırarak arar
    insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.
  • ***el elin eşeğini yırlaya yırlaya, kendi eşeğini terleye terleye arar
    insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.
  • ***el elin nesine, gülerek gider yasına
    bir kimsenin acısı, başkalarının umurunda değildir.
  • ***el eliyle yılan tut, onu da yalan tut
    kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.
  • ***el eliyle yılan tutan, yarısını yalan tutar
    kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.
  • ***el eliyle yılan tutulur
    kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.
  • ***el ermez, güç yetmez
    bir iş karşısındaki güçsüzlüğü anlatmak için kullanılan bir söz.
  • ***el için ağlayan gözden olur
    başkası için yapılacak fedakârlığın bir sınırı vardır.
  • ***el için kuyu kazan, evvela kendisi düşer
    başkasına tuzak hazırlayan kimse, bu tuzağa ondan önce kendisi düşer.
  • ***el için yanma nâra, yak çubuğunu bak keyfine
    başkalarının derdini kendine sorun yapıp da kendi rahatını ve düzenini bozma.
  • ***el ile gelen düğün bayram
    herkese birden gelen sıkıntı ve felakete katlanmak, yalnızca bir kişiye gelene katlanmaktan daha kolaydır.
  • ***el kazanı ile aş kaynamaz
    önemli bir iş, başkalarının yardımıyla başarılamaz, iş her an yarıda kalabilir.
  • ***el mi yaman bey mi yaman? el yaman!
    baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.
  • ***el öpmekle ağız aşınmaz
    çok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak hatta yalvarmak gerekirse, yapılır.
***el terazi, göz mizan
elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.
  • ***el üstünde gömlek eskimez
    eğreti olarak alınan şey, dikkatle korunur; bir süre sonra olduğu gibi geri verilir.
  • ***el vergisi, gönül sevgisi
    bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.
  • ***el yarası onulur, dil yarası onulmaz
    silahla açılan el yarası çabukça iyi olur ama kötü sözle açılan gönül yarası kolay kolay kapanmaz.
  • ***el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır
    başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.
  • ***el yumruğunu yemeyen, kendi yumruğunu bozdoğan armudu sanır
    başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.
  • ***elde bulunan beyde bulunmaz
    beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.
  • ***eldeki yara, yarasıza duvar deliği
    bir kimsenin acı ve sıkıntısı başkasına dert gibi görünmez.
  • ***elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz
    kişi yalnızca kendi kazancına güvenmeli, başkasının yardımını beklememelidir.
  • ***elden vefa, zehirden şifa
    zehirden şifa beklenilmeyeceği gibi yabancılardan da yardım ve iyilik beklenmez.
  • ***ele verir talkını (telkini), kendi yutar salkımı
    kendisinin inanmadığı ve tutmadığı öğütleri başkalarına kolayca verir.
  • ***eli boşa “ağa uyur” derler; eli doluya “ağa buyur” derler
    armağansız gelen kişiye yüz verilmez, armağanla gelen kişi ise güler yüzle ve saygı ile karşılanır.
  • ***elin ağzı torba değil ki büzesin
    başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.
  • ***elinle ver, ayağınla ara
    ödünç aldığı şeyi geri vermeyi geciktiren veya vermeyenler için söylenen bir söz.
  • ***göz terazi, el mizan
    elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.
  • ***harman yel ile, düğün el ile
    her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır.
  • ***her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan
    sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma.
  • ***içi beni yakar, dışı eli (seni) yakar
    dış görünüşü ile başkalarının hoşuna giden bir şeyin veya durumun gerçekte kötü yönleri olabilir.
  • ***iki el bir baş içindir
    ancak kendi geçimini sağlayabilenler, başkalarına yardım edecek bir durumda değildir.
  • ***iş anlatılıncaya kadar baş elden gider
    kızışmış bir kavgada veya herhangi bir olayda meram anlatmaya fırsat kalmadan olacak olur.
***iti an, taşı eline al (çomağı hazırla)
saldırgan biriyle karşılaşmas olasılığı bulunan kimse kavgaya hazır olmalıdır.
  • ***iyilik et kele, övünsün ele
    bir kişinin beğenilmeyen yönlerini düzelt, onu herkesin övüneceği duruma getir.
  • ***kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası
    yolsuz ilişkiler kadınlar için hoş karşılanmadığı hâlde erkekler bu gibi ilişkilerden övünme payı çıkarırlar.
  • ***kasım yüz elli, yaz belli
    işin zor yanı atlatıldıktan sonra gerisi nasıl olsa gelir.
  • ***kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu
    sen başkasına kötülük yapma yolunu tutarsan başkası da sana kötülük yapma yolunu tutar.
  • ***kısmet ise gelir Hint’ten Yemen’den, kısmet değilse ne gelir elden
    Tanrı bir şeyi size kısmet etmişse o mutlaka size gelir, kısmet etmemişse yapacak bir şey yoktur.
  • ***koyunu yüze yetir, el onu bine yetirir
    kimi insan, başkaları hakkında abartarak konuşmaya bayılır.
  • ***kör (kesmez) bıçak ele (yavuz), iş bilmeyen avrat dile (yavuz)
    kör bıçak işe yaramaz ama insanın elini keser; iş bilmeyen kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz.
  • ***maşa varken elini ateşe sokma
    başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.
  • ***meramın elinden bir şey kurtulmaz
    bir şey yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi, kesinlikle başarıya ulaşır.
  • ***miras helal hele (ele) al demişler
    miras, alabildiği takdirde mirasçının hakkıdır.
  • ***ne verirsen elinle o gider seninle
    insanın bu dünyada yaptığı bir iyiliğin ahirette karşılığını göreceği düşünülür.
  • ***ortak gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş
    bir erkeğin karıları birbirleriyle anlaşabilirler ancak kardeşlerin karıları geçinemezler.
  • ***ölürse yer beğensin, ölmezse el beğensin
    çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.
  • ***önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele
    başkasına zararı dokunacak bir davranışı yapmadan önce iyi düşün, kendi kendini eleştir.
***sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz
çiftçilik yapan veya çalışan aç kalmaz.
  • ***selin ağzı tutulur, elin ağzı tutulmaz
    doğal yıkımlara karşı önlem alınır ama söyledikleri yalan yanlış olanı susturmaya kimsenin gücü yetmez.
  • ***sofrada elini, mecliste dilini sakla
    topluluk içinde kendini denetle, aşırı davranışlarda bulunmaktan kaçın, açgözlülük ve gevezelik etme.
  • ***şahin küçük ama payını ele vermez
    küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.
  • ***tek elin nesi var, iki elin sesi var
    başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.
  • ***testi kırılsa da kulpu elde kalır
    zarar da etse varlıklı bir kimse büsbütün yoksul kalmaz.
  • ***tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç
    çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum.
  • ***tilki tilkiliğini anlatıncaya kadar post elden gider
    bir gerçeği anlatıncaya kadar çoğu kez başa gelmedik şey kalmaz.
  • ***uğruluğa gitsen, insafı elden koma
    kötülüğün bile sınırı vardır.
  • ***var eli titremez
    varlıklı kimse, uzun boylu düşünmeden hayırlı işlere yardım eder.
  • ***var evi kerem evi, yok evi verem (elem) evi
    varlıklı ailenin durumu konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir; yoksul ailenin evinde sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.
***veren el, alandan üstündür
yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.
  • ***veren eli herkes öper
    yardımını esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.
  • ***yad elde beylik sürmeden, yurtta züğürt gezme yeğdir
    gurbete düşmüş bir insan, ne denli varlık içinde bir yaşam sürüyor olsa da doğup büyüdüğü yeri arar.
  • ***yılana yumuşak diye el sunma
    kişi, yumuşak huylu görünen herkese aldanmamalı, daima tehlikeli bir durumla karşılaşabileceğini düşünmelidir.


1 Yorum

Leave A Reply