Eşeysiz Üreme Nedir? Nasıl Olur? Eşeysiz Üreme Çeşitleri ve Özellikleri

0

Eşeysiz Üreme Nedir? Hayvanlar ve bitkilerde eşeysiz üreme nasıl gerçekleşir? Eşeysiz üreme çeşitleri ve özellikleri nelerdir, hakkında bilgi.

BİTKİLERDE VE HAYVANLARDA EŞEYSİZ ÜREME

Bir canlının, başka bir canlıya gereksinim duymadan yeni canlı oluşturmasına “eşeysiz üreme” denir. Eşeysiz üremeyle oluşan canlılar hem ana canlının,hem de birbirlerinin aynısı olurlar Yani yeni kalıtsal varyasyonlara sahip olamazlar. Bu yüzden eşeysiz üreme ilkel bir üreme biçimi kabul edilir.

Eşeysiz üreme birkaç şekilde olur:

1- Bölünme:

Tek hücreli canlıların çoğunda görülen mitoz benzeri bölünmedir. Yeni fertler, birbirleriyle aynı özellikleri taşırlar. Belli büyüklüğe ulaşmış birey, kısmen eşit olmak üzere ikiye bölünür. Bölünme şekli, canlı çeşidine göre enine boyuna olabilir. Örnek: Bakteriler, amip, paramesyum, öglena.

amip üreme

2— Tomurcuklanma ile üreme :

Tomurcuklanma ile üreme bira mayası, hidra, mercan gibi canlılarda görülür. Ana canlıdan tomurcuk şeklinde oluşan çıkıntının gelişerek yeni bir canlıyı oluşturmasıdır. Tek hücreli olan bira mayasında çekirdek hücrenin bir kenarında kendini eşler ve etrafına bir miktar sitoplazma alarak tomurcuk oluşturur. Oluşan tomurcuklar, ana canlıya bağlı kalarak kolonileri oluşturabildiği gibi, ayrılarak bağımsız da yaşayabilir.

Çok hücreli omurgasız canlı olan hidrada ise vücut bölgesinde bir çıkıntı oluşur. Bu çıkıntı mitoz ile gelişerek yeni bir hidrayı oluşturur. Yeni oluşan hidra, ana canlıya bağlı kalabilir ya da ondan ayrılıp bir zemine tutunarak yaşayabilir. Bu şekilde yaşayan hidraya polip denir. Polip, koloni oluşturabilir ancak hücreler arasında iş bölümü yoktur. Eğer yeni oluşan hidra ana canlıdan ayrılıp bir zemine tutunmadan suda serbest yaşarsa medüz (denizanası) olarak adlandırılır.

hidra polip oluşumu

Medüzlerde eşeyli üreme görülür. Mayozla üreme hücreleri oluşur. Üreme hücrelerinin döllenmesiyle oluşan zigottan mitoz bölünmelerle yeni bir polip gelişir.

Bazı bitki ve hayvanlarda ananın vücudundan dışarıya doğru küçük bir çıkıntı gelişir. Bu çıkıntı büyüyerek ana canlının benzerini oluşturur. Örneğin, hidralar, süngerler, bira mayası vb. tomurcuklanma ile eşeysiz olarak ürerler. Bununla birlikte hidralar ve süngerler eşeyli olarak da üreyebilirler.

Protista aleminde, sölenterelerde, bazı bitkilerde ve bira mayalarında görülen eşeysiz üreme şeklidir. Ana bireyin bir tarafında tomurcuk şeklinde bir çıkıntı oluşur ve bu tomurcuğun gelişmesiyle yeni fert meydana gelir.

bira-mayasi-eseysiz-ureme

3— Sporla üreme :

Suyosunları (Algler), mantarlar ve çiçeksiz bitkiler (eğreltiler, karayosunları) gibi bazı canlılar spor denilen özel hücreler oluştururlar. Bu özel hücreler uygun şartlarda gelişerek yeni canlılar oluştururlar. Bu yüzden üreme biçimine sporla üreme denir.

Plazmodyum, mantar, kara yosunu ve eğrelti otu gibi canlılarda görülüp Ana canlıdan, mitoz yada mayoz ile oluşan sporlar (n) döllenme olmadan yeni bir canlıyı oluşturabilen özelleşmiş hücrelerdir. Sporların üzerinde sağlam yapı» bir örtü bulunur. Bu örtü, sporların, aşırı sıcaklık değişimi ve kuraklık gibi elverişsiz doğa koşullarına dayanmasını sağlar. Ortam koşulları uygun olduğunda sporlar çimlenerek yeni bir canlıyı oluşturur.

Sporla üreyen canlıların çoğunda döl değişimi (metagenez) görülür. Döl değişimi, eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini’izlediği üreme şeklidir. Döl değişimi sıtma hastalığına neden olan plazmodyum malaria, Çiçeksiz bitkilerden kara yosunu ve eğrelti otunun yaşam döngüsünde görülmektedir.

Plazmodyumda Üreme:

Plazmodyumun hayat devri insan ve anofel cinsi dişi sivrisineğin vücudunda tamamlanır; İnsan kanında eşeysiz olarak, sinekte ise eşeyli olarak çoğalır.

Plazmodyumda Üreme

Plazmodyumun tükürük bezlerinde bulunan sporlar, sineğin insanı ısırmasıyla kana karışır. Sporlar kemik iliği ve karaciğere ulaşarak gelişir, sonra tekrar kana geçerek alyuvarlara yerleşir. Burada büyüyerek şizont adını alır. Şizont mitozla çoğalır ve her çekirdeğin etrafında bir miktar sitoplazma toplanarak merozoitleri oluşturur (eşeysiz çoğalma). Merozoitlerin sayısı artar ve alyuvarlar patlar. Plazmaya dağılan merozoitlerin her biri yeni bir alyuvara girerek çoğalmaya devam eder. Çok sayıda alyuvarın parçalanması üşüme ve titreme nöbetlerinin oluşmasına neden olur Plazmadaki merozoitler dişi ve erkek gamet haline geçer. Plazmodyumun insandaki hayat devri tamamlanır.

Hasta kişiyi anofel dişi sinek ısırınca kandaki merozoitler sineğin sindirim sistemine geçer ve burada gametler döllenerek zigotu oluşturur (eşeyli üreme). Zigot bağırsak epiteline yerleşir. Mayoz ile sporları oluşturur. Sporlar sineğin tükürük bezlerine giderek oraya yerleşir. Sinekteki hayat devri tamamlanır. İnsanı ısırmasıyla sporlar insan kanına geçerek olaylar tekrar eder.

Kara Yosununda Üreme:

Kara yosunları nemli bölgelerde yaşar ve döl değişimi görülür. Bitkilerin uç kısımlarındaki kapsüllerde bulunan sporofitler (2n) kromozomludur ve mayoz ile (n) kromozomlu sporları oluşturur. Oluşan sporlar rüzgâr ile etrafa dağılır. Uygun ortamda sporlar çimlenerek erkek ve dişi gametofitleri (n) oluşturur. Eşeysiz üreme ile oluşan gametofitlerden gametler oluşur ve döllenme ile eşeyli üreme gerçekleşir.

Gametofitlerden yumurtayı oluşturan dişi gametofit, spermleri oluşturan erkek gametofit olarak tanımlanır. Erkek gametofit üzerinde olgunlaşan spermler (n) serbest kalır ve su aracılığı ile dişi gametofite (n) taşınır. Döllenme dişi gametofit (n) üzerinde gerçekleşir. Oluşan zigot (2n), mitoz bölünmelerle gelişerek sporofit bitkiyi (2n) oluşturur. Böylece kara yosununda döl değişimi tamamlanır. Sporofit bitki, hayatı boyunca dişi gametofit üzerinde gerekli olan besinleri alarak parazit olarak yaşar.

karayosununda üreme

Eğrelti Otunda Üreme: Eğrelti otu yapraklarının alt yüzünde kahverengi benekler hâlinde spor keseleri bulunur. Keselerin içindeki hücrelerde mayoz bölünme ile (n) kromozomlu sporlar oluşur. Keselerin patlaması ile etrafa dağılan ve nemli toprağa düşen sporlar çimlenir. Oluşan gametotifler (n) mitoz bölünmelerle hem erkek hem dişi gametleri (eşeysiz üreme) oluşturur. Bu gametofitlere protal (ön çim) denir. Protal üzerinde gelişen yumurta ve spermin döllenmesiyle zigot (2n) oluşur (eşeyli üreme). Zigotun gelişimi protal üzerinde başlar. Bir süre sonra protal kaybolur ve yeni sporofit (2n) bitki toprağa tutunarak gelişmeye devam eder. Eğrelti otlarında sporofit döl hakimdir ve diploit devre daha uzundur.

Eğrelti Otunda Üreme

4— Organizmadan kopan bir parçanın gelişmesi ile üreme :

Bitkilerde, ana canlıdan kopan bir parça gelişerek yeni canlı oluşturur. Örneğin, patates yumrusunun düğümlerinden (bunlara nodyum denir) yeni bitkiler gelişir.

Bunun gibi gül, asma, kavak dallarından yeni bitkiler oluşur. Ana canlıdan koparılan dal parçalarına “çelik” dendiğinden, bitkilerin bu biçimde üretilmesine “çelikle üreme” denir. Çiftçiler bu üreme biçimini, elde ettikleri nitelikli bitkileri çoğaltmak için kullanırlar. Çünkü çelikle oluşan bitki, ana canlının özelliklerinin aynısını taşır.

Organizmadan kopan parçayla canlı oluşumu “vegetatif üreme” şeklidir.

Vejetatif Üreme

Genellikle gelişmiş yapılı çiçekli bitkiler eşeyli üreyebildikleri halde vejetatif olarak eşeysiz de üretilebilmektedir. Bitkiden kopan bir parçanın gelişerek ana bitkiye benzeyen yeni canlıları oluşturması yöntemi vejetatif üreme yöntemidir. Bu üremede tohumla üremeye oranla daha hızlı gelişme görülür. Vejetatif üreme çeşitleri çelikle üreme, yumru ile üreme, sürünücü gövde ile üreme, soğan ile üreme olarak örneklendirilebilir.

Çelikle Üreme: Gül, söğüt, kavak, asma, Afrika menekşesi, sardunya gibi bitkilerden kopartılan dal, yaprak, gövde gibi kısımların nemli toprakta ya da suda köklendirilmesi ile bir bitkiden çok sayıda yeni bitkiler geliştirilebilir. Bu şekilde çoğaltmaya çelikle üreme adı verilir.

Gözyaşı bitkisinin yaprak kenarlarında oluşan tomurcuklar toprağa düşerek köklenir. Yeni köklenmiş bitkiler vejetatif olarak üreyerek ana bitkiyle aynı özellikte gözyaşı bitkilerini oluşturur.

Yumru ile Üreme: Patates ve yer elması yumru şeklinde yedek besin depolayan toprak altı gövdelerine sahiptir. Yumru gövdelerin toprağa ekilmesi sonucu gövdelerdeki göz denilen düğümlerden kalıtsal özellikleri aynı olan yeni bitkiler gelişir.

Sürünücü Gövde ile Üreme: Sürünücü gövdeye sahip çilek ve böğürtlen bitkilerin sürgünleri toprak üstünde büyürken toprağa değen kısımlarındaki gözlerden yeni kök gelişir. Böylece ana bitki ile aynı özellikte yeni bitkiler oluşur.

Sürünücü Gövde

Soğan İle Üreme: Soğan, sarımsak, lale, zambak gibi bitkiler besin depo eden çok sayıda etsi yapraklara ve kısa gövdeye sahiptir. Gövdelerinin en alt ucunda bulunan gözlerden, eşeysiz üreme ile gelişerek ana bitki ile aynı özellikte yeni bir bitkiyi oluşturabilirler.

soğanla üreme

Vejetatif üremenin tarım için önemi

Vejetatif üreme, kazanılan kalıtsal bilginin yeni oluşan nesillere aynen aktarılmasını sağlar ve tohumla üremeye göre oldukça hızlı gelişme gösterir. Bu nedenle tarımla uğraşan kişiler vejetatif üremeden yararlanırlar. Çok eski bahçecilik yöntemlerinden biri, bitki gövdesinden alınan çeliklerin toprağa dikilerek köklenmesini sağlamaktır. Günümüzde çeliklere bitki hormonu verilerek köklenmeleri hızlandırılmaktadır. Bitkilerin vejetatif üreme özelliklerinden yararlanılarak aşılama teknikleri geliştirilmiştir. Aşılama, çelikle üremenin başka bir şeklidir. Aşılama yapılırken çoğaltılmak istenen bitkiden alınan tomurcuk ya da gövde parçası, aşı yapılacak olan başka bir bitkinin kök oluşturan gövdesine kaynaştırılır. Çoğaltılmak istenen bitkiye damızlık bitki, aşı yapılacak olan ana bitkiye anaç bitki denir. Aşılama, aynı ya da akraba türlere ve genç bitki dalına uygulandığından başarılı olur.

aşılama

Aşılamanın başarılı olması her iki bitki dalının demet kambiyumlarının karşılıklı gelmesine bağlıdır. Aşılama ile istenilen özelliklere sahip, kaliteli, yüksek verimli, hastalıklara dirençli bitki türleri kolay bir şekilde çoğaltılmış olur. Örneğin şeftaliye kayısı, erik; ayvaya malta eriği; elmaya armut; vişneye kiraz aşılanabilir.

Birleşik devletlerde pazar için üretilen meyvelerin çoğu aşılanmış ağaçlardan üretilir. Şaraplık olarak üretilen üzüm bağlarının kökleri toprakta yaşayan bazı parazitlere karşı duyarlıdır. Bu nedenle asma dalları, parazitlere dirençli kök, anaçlara aşılanmaktadır.

Muz, çekirdeksiz üzüm, kavak gibi bazı bitkiler tohum üretme yeteneğine sahip olmadığından vejetatif olarak çoğaltılır. Tohum üretme yeteneğine sahip bazı bitkiler yine ürünün kalitesinin korunması açısından bu şekilde çoğaltılmaktadır. Çünkü, vejetatif üreme yüksek kaliteli ve hastalıklara dirençli olan bitki türlerinin korunması ve çoğaltılması açısından uygun üretim şeklidir.

Ayrıca bitkilerin vejetatif üreme özelliklerinden yararlanarak üniversite ve laboratuarlarda doku kültürü ile de çoğaltma işlemi yapılmaktadır. Pek çok bitki hücresi genetik olarak tam bir bitkiyi oluşturabilecek özelliğe sahiptir. Bitkiden alınan doku parçaları uygun kültür ortamlarına konarak yeni bitkiler üretilmektedir. Doku kültürü teknikleriyle, nesli tükenmekte olan türlerin korunması ve ticari önemi büyük olan bitki türlerinin çok hızlı üretimi sağlanabilmektedir. Örneğin, Amerikalı Botanikçi F. C. Steward, yaptığı doku kültürü çalışmasında havuç kökünden aldığı doku parçacıklarını içinde hindistan cevizi sütü bulunan sıvı ortamda çoğaltarak köklenmesini sağlamış ve yeni bir havuç bitkisini oluşturmuştur.

Eşeysiz Üreme

Rejenerasyon (Yenilenme)

Canlıdan kopan bir parçanın yeni bir canlıyı oluşturmasına ya da canlının eksilen kısımlarını tamamlayabilmesine rejenerasyon (yenilenme) denir. Bazı canlıların vücutlarından kopan parçalar rejenerasyon yeteneğiyle tam bir canlıyı oluşturabilir. Bu canlılar için rejenerasyon, eşeysiz üreme şekli olarak kabul edilir. Örneğin, denizyıldızının kolları kesilirse kısa bir süre sonra yeni kolların oluştuğu, kesilen her kolun da yeni bir denizyıldızını oluşturduğu görülür. Yassı bir solucan olan planaryanın başı, göz noktaları arasından kesilirse iki yeni baş gelişir. Planarya üç parçaya bölünürse her bir parçadan yeni bir planarya oluşur.

Basit yapılı canlılarda görülen yüksek rejenerasyon yeteneği, canlıların kompleksliği arttıkça azalmaktadır. Örneğin bir kertenkelenin kuyruğu koptuğunda kertenkele yeni bir kuyruk oluşturabilir. Fakat kuyruk yeni bir kertenkele oluşturamaz. Kurbağanın bir bacağı kesilirse yara iyileşir, yeni bir bacak oluşmaz.

İnsanlarda da rejenerasyon yeteneği hasar gören organın onarımıyla sınırlıdır. Karaciğer dokusu 1/3’lük kısmı ameliyatla alındığında kendini kısa sürede yenileyebilir.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?