Havacılık Tarihi, Havacılığın ve Türk Havacılığının Tarihi Gelişimi

0

Havacılık tarihi ile ilgili genel ve ilginç bilgiler. İlk uçağı yapan kişiler ve uçak teknolojisinin gelişimi, Türkiye’de havacılık, havacılığın tarihçesi.

Wright Kardeşler

Kaynak: commons.wikimedia.org

Uçak nasıl hızlı bir taşıtsa, gelişmesi de öyle hızlı olmuştur. İnsanlar uçağa geç ulaştılar ama, bu gecikmeyi kapatmak ister gibi, ilk uçaktan sonra, havacılık hızla gelişti.

Advertisement

İlk uçağı Amerikalı profesör Langley yaptı. Prof. Langley yaptığı 4 metre boyundaki uçağını 6 Mayıs 1896’da uçurmayı başardı. Pervaneli bir uçaktı bu. Motoru da buharla işliyordu. Uçak havada 1,5 dakika kaldı, sonra, buharı tükendiği için, kendi kendine bir çayın sularına indi.

Langley’in sekiz yıl sonra yaptığı ikinci denemesi küçük bir aksama yüzünden başarısızlığa uğradı. Bunun üzerine, gerekli parayı bulamayınca, bilgin denemelerini bırakmak zorunda kaldı. Bu sırada, gene Amerika’da, Kitty Hawk şehrinde 6 kanatlı, benzin motorlu bir uçak, pilotuyla birlikte, havalanıyordu. Bu ikinci uçak havada 59 saniye kalıp 25 metre yol aldıktan sonra yere indi.

İşte ondan sonra uçak büyük bir hızla ilerleyecek, bugünkü önemini kazanacaktı.

Bu ilk benzin motorlu uçağı yapanlar Wilbur ve Orville Wright kardeşlerdir. İki kardeş, Langley’in denemelerinden cesaret alarak, çalışmaya başlamışlardı. En sonunda, uçmayı başardılar.

Advertisement

Ancak, önceleri uçağın önemi gene de anlaşılamadı. Araştırmalar için gerekli parayı Amerika’da bulamayınca, Wright Kardeşler Fransa’ya geçtiler.

Fransız mühendisleri de bu yeni buluş üzerinde çok çalıştılar. Bunun için, ilk zamanlarda havacılıkta Fransa önderlik etti. Birinci Dünya Savaşı sıralarında bütün havacılık rekorları Fransızlar’daydı. Savaş sırasında bütün dünya uçağın önemini kavradı. Artık uçak tekniğinin gelişme devri başlamıştı. Savaştan sonra tekniğin bütün buluşları yeni uçaklara uygulandı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında uçaklar çok büyük işler başardı. Hava savaşları, atom bombasının atılması uçakları savaşın vazgeçilmez bir aracı durumuna yükseltti.

Bugün uçaklar, yalnız savaşta değil, barışta da büyük ölçüde kullanılıyor. Ülkeler arası ulaştırma uçaklar sayesinde çok kısa zamana indirildi. Jet motorlarının bulunuşu ise uçak tekniğine büyük bir değişiklik getirdi. Artık uçaklar jetlerin hızlarına göre hazırlanıyor.

İlk uçaklar ancak on, on beş kişi taşırken, bugün yüzlerce yolcu alabilen büyük uçaklar yapılmıştır.

ANKARA’YA İLK UÇAK

Bizde de havacılık çok hızlı gelişti. Havacılarımız I. Dünya Savaşı’ndan önce de büyük başarılar gösterdiler. Bu arada, pilotlarımız, üç uçaktan kurulu bir filoyla, 14 Kasım 1913’te İstanbul’ dan Edirne’ye kadar gidip döndüler. Ondan sonra da İstanbul – Bandırma arasında, Toroslar üzerinde uçuşlar yapıldı.

Advertisement

Türk havacılığı Cumhuriyet’ten sonra çok daha hızla gelişti, ilk yolcu uçağımız Yeşilköy Havaalanı’ndan 14 şubat 1924 günü saat 11.30’da kalktı. Üç saat beş dakika süren yolculuktan sonra Ankara’ya indi, büyük törenlerle karşılandı.

«KENDİ UÇAĞINI KENDİN YAP!»

Türk havacılığının ilk büyük pilotlarından Vecihi Bey 1925 yılı şubat ayında ilk Türk uçağını da yaptı. Bu uçağın yalnız motoru dışarıdan getirilmişti.

Cumhuriyet devrimimizle birlikte girdiğimiz endüstrileşme çalışmalarımız arasında havacılığa da büyük önem verilmişti. İlk uçak fabrikası Kayseri’ de kuruldu, 1934’te ilk yerli savaş uçaklarımız yapılmaya başlandı. Bu uçaklar 650 beygir gücündeydi, saatte 650 km. hızla uçuyordu.

ESKİDEN UÇAĞA BİNEN YOLCULARI TARTARLARDI

Dünyanın birçok yerlerinde uçaklar ilk önce posta paketi gibi hafif yükler taşımakta kullanılıyordu. Sonraları, uçakla yolculuk etmeye heveslenenler olunca, hava şirketleri yolculardan nasıl bir ücret alacaklarını kestiremediler. Bunun üzerine, yolcuları da yük gibi tartmaya başladılar. Şişmanlardan daha çok ücret alıyorlardı.

uçak

Kaynak: pixabay.com

Türk Havacılığı ve Tarihçesi Hakkında Bilgi

Türkiye’de havacılığın temeli 1911 ‘de atıldı ve Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Havacılık Kurulu oluşturuldu. Bu kurulun Fransa’ya göndererek yetiştirdiği pilotlar, 1911 Trablusgarp, Balkan Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı’nda başarılı hizmetler verdiler. Kurtuluş Savaşı başladığında uçakların çoğu uçamaz durumdaydı ve onarım gerektiriyordu. Büyük güçlük ve çabalarla uçakların uçurulması gerçekleştirildi. 3 Ekim 1920’de Konya’da Delibaş Ayaklanmasının bastırılmasında uçakların büyük rolü oldu. 1921’de havacılık örgütü genişletildi. Sakarya Savaşı’nda da çok başarılı keşif uçuşları sayesinde düşman hakkında tam ve zamanında elde edilen bilgiler zaferin elde edilmesinde önemli rol oynadı.30 Ağustos 1922 zaferinde de saat 9.30’da yapılan keşif uçuşlarının başarısının önemli payı vardır. Cumhuriyetin kurulmasından sonra Atatürk’ün havacılığa verdiği önem çerçevesinde (bu konudaki “İstikbal göklerdedir” özdeyişi ünlüdür) 1923’te Fransa’ya havacılığı incelemek üzere inceleme kurulu gönderildi. Fransa’da pilot yetiştirmek, polit ve teknik personel getirmek, uçak satın alma konusunda anlaşmalar yapıldı. 1925’te Türk Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) kuruldu; Eskişehir Tayyare İstasyonu açıldı; ayrıca Eskişehir’de Hava Okulu, 23 Nisan 1926’ da Yeşilköy’de Hava Makinist Okulu kuruldu. Türk Hava Kurumu aynı yıl beş öğrenciyi uçak mühendisi yetiştirmek üzere Fransa’ya gönderdi.

1925’te Alman Junkers fabrikasıyla yapılan anlaşma uyarınca Türk Motor ve Tayyare Anonim Şirketi (TUM-TAŞ) kuruldu ve Kayseri’de bir motor ve uçak fabrikasının yapımına başlandı. 6 Ekim 1926’da açılan fabrika 1928’de devlet tarafından satın alınıp çağdaş bir kuruluş olarak Tayyare ve Motor Tamir Fabrikası adıyla işletmeye açıldı.Fabrikada uçakların bakım ve onarımıyla uçak montajı yapılmaktaydı. Fabrika 1942’de Kayseri Hava İkmal Merkezi Genel Müdürlüğü adını aldı. 1925’te Eskişehir’de kurulan Tayyare Tamirhanesi 1930’da genişletilerek Eskişehir Tayyare Tamir Fabrikası adını, 1942’de de Eskişehir Hava İkmal Merkezi Genel Müdürlüğü adını aldı. 1933’te Türk Hava Yolları kuruldu.

1937’de Trakya’da yapılan manevralara ilk kadın pilotumuz Sabiha Gökçen de katıldı. 1938’de Gökçen’in uçağı ile Balkan devletlerine yaptığı geziler Avrupa’da büyük yankılar uyandırdı. 1941’den başlayarak pilot yetiştirilmek üzere İngiltere ve Kanada’ya havacı subaylar gönderildi. Aynı yıl İngiltere’ye eğitime giden bir grup, içinde bulundukları Refah gemisinin bilinmeyen bir denizaltı tarafından Akdeniz’de batırılması üzerine şehit oldu. 1946’dan sonra yetişmiş uçuş öğretmenlerinin ve eğitim araçlarının yeterli duruma gelmesiyle pilotlar Türkiye’ de açılan Hava Harp Okulu, 1953’te ilk mezunlarını verdi. 1960’lı yıllarda F-84, F-86 ve F-100 uçaklarına, F-102, F-104 G ve F-5 uçakları ve modern füzeler de katılarak Hava Kuvvetleri güçlendirildi. Daha sonraki yıllarda C-160 uçakları alınarak çağdaş bir ulaştırma gücüne erişildi. “Kendi uçağını kendin yap” ilkesiyle 1971 ‘de Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı ve sonra devlet bütçesinden de katkıyla Türk Uçak Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) kuruldu. 1974’ten başlayarak F-4 Phantom ve F-104 S uçaklarının da alınmasıyla çağdaş bir hava kuvveti niteliğinde olan Türk Hava Kuvvetleri; F-16 uçaklarının Türkiye’de üretime geçmesiyle bugün daha güçlü durumdadır.


Leave A Reply