İngilizce Comparison Of Adjectives Örnekleri

0

İngilizce sıfatların karşılaştırması, Comparison Of Adjectives nasıl yapılır? İngilizce comparison of adjectives örnekleri, cümleler ve konu anlatımı.

İngilizce Comparison Of Adjectives Örnekleri

İngilizce Comparison Of Adjectives Örnekleri

Comparison of Adjectives : Sıfatların karşılaştırılması

Sıfatlar kullanılarak kadar türünde kıyaslama yapacağımız zaman as … as kalıbını kullanırız.

This dictionary is as small as a booklet.
Bu sözlük bir kitapçık kadar küçüktür.

Old cars were as comfortable as modern cars.
Eski arabalar modern arabalar kadar konforluydu.

Sıfatlar kullanarak daha türünde kıyaslama yapacağımız zaman dikkat edilmesi gereken husus şudur:

A) Bir heceli sıfatlar -er takısı eklenir.

Women are generally shorter than men.
Kadınlar genellikle erkeklerden kısa olurlar.

B) İkiden fazla heceli sıfatlarda more kelimesi sıfatlardan önce getirilir.

Her new dress is more beautiful than her old one.
Yeni elbisesi eskisinden daha güzel.

Nowadays cities and towns are more attractive than villages.
Şehirler ve kasabalar günümüzde köylerden daha çekicidirler.

C) İki heceli sıfatların bazılarına -er takısı eklenir, bazılarından önce ise more kelimesi getirilir.

Bu hususa şöyle bir izah getirelim.

a) Sonunda -y harfi bulunan sıfatlar -er takısı alır :
y -ie’ye dönüşür.

In India cows are holier than any other animals.
Hindistanda inekler başka her hayvandan daha kutsaldır.

English is easier than French.
İngilizce Fransızcadan daha kolaydır.

b) Birçok iki heceli sıfattan önce more kelimesi getirilir.

Some films are more boring than others.
Bazı filmler diğerlerinden daha sıkıcıdır.

That small boy’s life is more tragic than his father’s.
O küçük çocuğun yaşantısı babasınınkinden daha acıklı.

I am more doubtful nowaday than I used to.
Bugünlerde eskisinden daha çok şüpheciyim.

• More and more ve -er and -er kalıbı kullanılarak gittikçe artan veya azalan işler anlatılabilir. The weather is getting colder and colder. Hava gittikçe soğuyor. .

Life is getting more and more difficult.
Hayat gittikçe zorlaşıyor.

The smell became nicer and nicer.
Koku gittikçe güzelleşti.

3. The more … the more The more … the more … kalıbı iki şeyin birbirini etkilediği durumları, bir şey değiştiğinde, diğer şeyin de değiştiğini anlatmada kullanılır.
Örnekler

The more you work, the more you earn.
Çalıştıkça kazanırsınız. ( Ne kadar çok çalışırsanız, o kadar çok kazanırsınız.)

The more you earn, the more you want.
Kazandıkça daha çok istersiniz. ( Ne kadar çok kazanırsanız o kadar çok istersiniz.)

The faster he ran, the more tired he became.
Hızlı koştukça yoruldu.

The larger the house is, the better.
Ev ne kadar büyük olursa o kadar iyi olur.

The sooner, the better. Ne kadar çabuk olursanız o kadar iyi olur.
The faster you write, the more illegible your writing will be.
Ne kadar hızlı yazarsan, yazın o kadar okunaksız olur. ( Hızlı yazdıkça yazın okunaksızlaşır.)

The more a scientist studies the universe the better her understands the Koran.
Bir bilim adamı kainatı ne kadar çok incelerse Kur’anı o kadar iyi anlar.

Son olarak bir İngiliz atasözünü örnek olarak verelim.

A woman, a dog and a walnut tree,The more you beat them, the better they be.
Bir kadın, bir köpek ve bir ceviz ağacı, bunları ne kadar çok döversen o kadar iyi olurlar.

Bazı iki heceli sıfatlarla hem -er takısı eklenerek ve hem de başına more kelimesi getirilerek kıyaslama yapılabilir. Bunlar -ow, -er ve -le heceleriyle biten sıfatlar ile, handsome, polite, tired, quiet, pleasant, stupid, cruel, wicked, common kelimeleridir.

A monkey is cleverer / more clever than a donkey.
Maymun eşekten daha akıllıdır.

Television is commoner / more common than radio today.
Bugün televizyon radyodan daha yaygındır.

Mukayese yaparken yukarıda bahsedilen kurallar en yaygın olan halleridir ve istisnalar kaideyi bozmaz sözü hiçbir zaman unutulmamalıdır. Daha türünde olan kıyaslamalarda kıyaslanan ikinci isim sıfattan sonra geliyorsa mutlaka than kullanılmalıdır. İkinci isim yoksa than kullanılmaz.

I am taller than my brother.
Ben kardeşimden daha uzunum.

My brother is tall but I am taller.
Kardeşim uzundur ama ben daha uzunum.

Daha türünden yani more veya -er ile karşılaştırma yaparken sıfat ve zarflardan önce bazı niteleyici kelimeler de gelebilir. Bu niteleyici kelimelerin en çok kullanılanları şunlardır:

a little ; a bit ( biraz) much ; far ; a lot; lots ( çok) somewhat; rather ( bir miktar, biraz) even (da)

Örnekler.

This book is more expensive that that one. Bu kitap şu kitaptan daha pahalıdır.

She runs much faster than me.
Benden çok daha hızlı koşar.

He is far better than me.
O benden çok daha iyidir.

He was even more surprised when he saw me.
Beni görünce daha da şaşırdı.

He drives a lot more carefully then he used to.
O eskisinden çok daha dikkatli araba kullanıyor.

E) Sıfatlar kullanarak “en” türünden kıyaslama yaparken ‘( daha türünden kıyaslamalarda olanlara aynen uyan ) de dikkat edilmesi gereken hususlar vardır:
1. Bir heceli sıfatlara “-est” eklenir.

That man is the fattest man I have ever seen.
Şu adam şimdiye kadar gördüğüm en şişman adamdır.

This is the cheapest raincoat in my shop.
Bu dükkandaki en ucuz yağmurluktur.

2. İkiden fazla heceli sıfatlarda “most” kelimesi sıfatlardan önce getirilir.

The armchair is the most comfortable piece of furniture in the room.
Koltuk odadaki en konforlu mobilyadır.

Her story is the most unbelievable one I’ve ever heard.

Onun hikayesi (anlattıkları) şimdiye kadar duyduğum en inanılmaz olandır.

3. İki heceli sıfatların bazılarına “-est” takısı eklenir, bazılarından önce ise most kelimesi getirilir.

izahı şöyledir:

a) Sonunda “-y” harfi bulunan sıfatlar “-est” takısı alır, “-y” ise “-ie”‘ye dönüşür.

In my class the prettiest girl is Ayşe.
Sınıfımda en güzel kız Ayşe’dir.

Chimpanzee is the happiest animal in the National Park.
Şempanze Milli Park’taki en mutlu hayvandır.

b) İki heceli sıfatların çoğunun önüne “most” kelimesi getirilir.

The Prophet Muhammed (P.B.U.H) had the most exact memory. He never forgot anything.
Peygamber Muhammed (S.A.V) en kesin ve kati hafızaya sahipti. Hiçbir şeyi unutmazdı.

The questions in the examination were the most obscure I’ve ever answered.
İmtihandaki sorular hayatımda cevapladığım en anlaşılmaz sorulardı.

c) Bazı iki heceli sıfatlarla hem -est takısı eklenerek ve hem de başına most kelimesi getirilerek kıyaslama yapılabilir.

Bunlar -ow, -er ve -le heceleriyle biten sıfatlar ile, handsome, polite, tired, quiet, pleasant, stupid, cruel, wicked, common kelimeleridir.

The poor woman has the hollowest cheeks I’ve ever seen.

most hollow

Fakir yaşlı kadın hayatımda gördüğüm en çökük yanaklara sahip.

The apricot tree is the gentlest tree in my garden, most gentle
Kayısı ağacı bahçemdeki en nazik ağaçtır.

“En” türünden olan kıyaslamalarda sıfattan önce the veya my, his türünden belirleyiciler getirilmelidir.

4. Irregular adjectives : Düzensiz sıfatlar

Şimdiye kadar bahsedilen kuralların hiçbirine uymayan ve tamamen kuralsız bir biçimde işlem gören sıfatlar vardır ve bunlar tamamen ezberlenmelidir.

sıfatdaha halien hali
good(iyi)better (daha iyi)the best(en iyi)
bad(kötü)worsethe worst
little(az)lessthe least
many(çok) much(çok)morethe most
far(uzak) (ileri seviye)further fartherthe furthest ( zaman ve mesafe)  the farthest (mesafe)
old (yaşlı) (eski)older elderthe oldest (insanlar ve nesneler)  the eldest (insanlar)

Her dresses are better then her sister’s.
Onun elbiseleri kız kardeşininkinden daha güzel.

There was a bad cook in the fastory last year.
But this cook is worse than him.

Fabrikada geçen yıl kötü bir aşçı vardı.
Fakat bu aşçı ondan daha kötü.

Elder ve the eldest daha ziyade aile içerisindeki mukayaselerde kullanılır.

My elder brother is Ahmet.
Büyük kardeşim Ahmet’tir.
Ayşe is her eldest niece.
Ayşe en büyük yeğenidir.

****elder, than ile kullanılmaz.
Ahmet is elder than Hasan. (yanlış)
Ahmet is older than Hasan, (doğru)


Leave A Reply