İslamda Haya Nedir?

0

İslamda haya nedir? İslamda haya, utanma, iffet duygularının önemi, nasıl olmalıdır? İslamda hayanın önemi hakkında yazı.

hayaİslamda Haya

Advertisement

Bir Müslümanda bulunması gerekli en güzel huylardan biri: hayâ’dır. Hayâ: utanma, sıkılma, âr, namus gibi anlamlarda kullanılan bir deyimdir. Çirkin, halkın, ya da Cenab-ı Hakk’ın hoş görmeyeceği bir davranıştan nefsin mahçubiyeti, edebe uygun düşmeyen bir söz veya hareketten dolayı kalbin ince bir ıstırap ile huzursuz olması da hayâ kapsamına girer.

Hz. Peygamber, daha Allah Elçiliği’nin ilk yıllarında sık sık şu anlama gelen sözlerini tekrar buyururdu: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap.” Klâsik Türk şiirinin XVI. yüzyıldaki ustalarından Usulî’nin bu hadîs-i şerifi manzum olarak tercümesi şöyledir:

Ger “hayâ” yoğise sende her ne kim dilersen et
Bir kişide kim “hayâ” olmaya iman olmaya.
Halktan eyle hayâ Hak’dan utan ey ehl-i din
Ger dilersen dininin bünyâdı viran olmaya.

Gerçekten eğer utanma, arlanma mevcut olmasa ve Allah korkusu, millet baskısı sayesinde insanlar aşırı, utanç verici, sıkılmaya neden olucu davranış ve olaylardan çekinmeselerdi, dünyanın düzeni, çok daha fazla bozulurdu. Herkes yaptığında kendini serbest ve sorumsuz sayarsa, toplumda huzur, sükûn ve rahat kalmaz. Hayasız insanda imanın bulunacağı şüphelidir. Hz. Peygamber: “Hayâ, imandan bir bölümdür” buyurmuşlardı. Bir başka hadis-i şeriflerinde şu anlamda açıklama yapmışlardı: “İnsanlardan utanmayan, Allahu Taâlâ’dan da utanmaz.”

Advertisement

Hayâ sahibi insan, utanmayı, ya da tekdiri gerektiren her türlü kötülükten sakınmak ister. Böyle bir durum olduğu zamanlarda da sıkılır, üzülür. İşte bu duyguyu kaybetmemek te, bir ayrıcalıktır, bir marifettir. Kötülük, utanmamaktadır, ayıp sayılan bir hareketten müteessir olmamaktır, onu tekrar etmemek hususunda nefsini uyarmamaktır. Mehmed Âkif Ersoy’un hayâ = utanmak hususundaki şu beyti hayli anlamlıdır:

Göster Allah’ım bu millet kurtulur, tek mu’cize:
Bir “utanmak” hissi ver gâip hazinenden bize.

Ve aynı şair hayâsızlar, utanmaz-arlanmaz insanlar karşısında kızgınlığını şu iki mısrada gerçekten güçlü bir üslûpla ifâde etmiştir:

Ey hayâ namında bir hissin vücudundan bile
Pek haberdar olmayan yüzsüz, hayasız h……e.

Hayâ sahibi Müslüman, sağlam karakterli olur. Şehvet içgüdüsünü dizginleyebilir. Erdemli bir yaşamı arzular ve o yolda yürümeyi başarır. Doğru, güvenli, zararsız ve mutlu bir ömür sürmenin bir şartı da utanma duygusunu kaybetmemiş olmaktır, denebilir… Utanmayı ikiye bölmüşler: a. Allahu Taâlâ’dan utanmak; b. Halktan utanmak. Şüphesiz en büyük erdemlilik Allah’tan utanmaktadır. Halktan utanmakta da şunlar vardır: Ya bir kötülük söz konusu olunca, gizli bir yerde, Allah’tan da utanılarak yapılmaz; yahut insanlardan utanıldığından, ancak gizli bir yer de yapılır. Elbette ilki iyidir.

Advertisement


Leave A Reply