Jack Arnold Kimdir?

0

Jack Arnold kimdir? Jack Arnold hayatı, biyografisi, yönettiği filmler, eserleri hakkında bilgi.

jack-arnoldJack Arnold; (14.10.1916 – 17.3.1992)

Advertisement

New Haven/Connecticut’ta doğan Arnold, genç yaşta oyuncu olmaya karar vererek sahnede ve beyazperdede boy gösterdi. Yönetmenlikteki ilk deneyimlerini ABD dışişleri bakanlığına, orduya ve çeşitli sanayi kuruluşlarına çektiği belgesellerle kazandı.

1952: Uzun Metrajlı Filmlere Eğilmesi Arnold’un ilk yönettiği uzun metrajlı filmde belgesellerden edindiği deneyimin izleri göze çarpıyordu. Girls in the Night (Gecenin Kadınları, 1952) adlı filminde polisiye öğelerle yarı belgesel içeriklerin karışımı göze çarpmaktadır. Bu filmde New York’un yoksul mahallelerinden gelen bir genç cinayet zanlısı olarak suçlanır. Arnold polisiye olaylan büyük kentin sefalet mahallelerinde olup bitenlere toplumsal bir eleştiri getirmek için kullanırdı. Başrolde Edward G. Robinson’u oynattığı The Glass Web (Camdan Ağ, 1954) adlı ikinci filmi stil olarak Siyah Seri’yi anımsatan saf bir polisiye filmi olduğu halde büyük bir ilgi uyandıramadı.

1953: Bilimkurgu ile Başarıyı Yakalaması Uzay gemileri bozulduğu için Arizona çölüne inmek zorunda kalan Marslıların öyküsünü anlatan It Came from Outer Space (Uzaydan Gelen Tehlike, 1953) tipik Arnold filmlerinin ilkiydi. Parasal olanakları kısıtlı olduğundan gösterişli efektler kullanamayan yönetmen, endirekt araçlar kullanmak zorunda kaldı. Diğer çağdaş bilimkurgu prodüksiyonlarının aksine, Arnold’un yeryüzü dışından gelen yaratıkları insanlara hiçbir şekilde düşman olmayıp sadece onlar tarafından rahatsız edilmek istemezler. Oysa yeryüzünde yaşayanlar onlardan değişik olanların doğrudan doğruya kendileri için bir tehdit oluşturduklarını düşünürler. Filmin başarıya ulaşmasında diğer bir sebep de, 50’li yılların başında seyircilerin korku ve bilimkurgu filmlerine giderek daha çok ilgi duymalarında aranmalıdır.

1954/55: Âşık Yaratık Creature from the Black Lagoon (Kara Lagün Yaratığı, 1954) ve onun devamı Return of the Creature (Yaratığın Dönüşü, 1955) filmlerinde Arnold sevimli yaratık düşüncesini geliştirdi. Burada suyun içinde yaşayan solungaçlı bir yaratık bir araştırma ekibince keşfedilir ve iyi tabiatlı olmasına karşın tehlikeli olarak sınıfKandırılır. Araştırma ekibinden bir kadına duyduğu umutsuz aşk nedeniyle sürekli kendisini tehdit edenlerin yakınlığını arayan yaratığa Arnold trajik bir nitelik kazandırdı. Her iki film, düşük bütçeli prodüksiyonlardan olmakla beraber, orijinal içerikleri ve teknik tasarımlan (örneğin üç boyutlu çekim metodu) ile göz kamaştırdı.

Advertisement

1956/57: Oranların Büyütülmesiyle Yaratılan Dehşet Sahneleri Bilimsel manipülasyonlarla inanılmaz derecede büyüyen bir örümceğin öyküsü Tarantula (1956), korku filmi klasiklerinden biri olmayı başardı. Arnold, insanlar arasında çok yaygın olan örümcek korkusunu akıllıca kullanarak en basit araçlarla yüksek bir gerilim sağlayabildi. Arnold’un en ünlü filmi The Incredible Shrinking Man (Küçülen Adamın İnanılmaz Öyküsü, 1957) ile Tarantula arasında konu açısından bir yakınlık bulunmaktadır. Bu filmde, bir adam radyoaktif bir bulutla temas ettikten sonra küçülmeye başlar. Sonunda mikrokosmos’da kaybolan başoyuncu küçüldükçe filmin gerilimi artar.

1958-75: Giderek Artan Film Sayısı Yol gösterici bir nitelik taşıyan bilimkurgu ve korku filmlerinin yanı sıra Arnold, çok başarılı olmasa da, diğer tarzlarda da çok sayıda film çekti. Giderek düşüş gösteren prodüksiyon bütçesi yönetmeni elindeki projeleri çabuk bitirmeye zorluyordu. 50’li yılların sonunda, başta western ve polisiye filmleri olmak üzere, Arnold parasal nedenlerle televizyondan aldığı sipariş üzerine film üretmeye başladı. 1959’da Büyük Britanya’da çektiği The Mouse That Roared (Kükreyen Fare) filmiyle insanlığın atom korkusuna sert bir taşlama ile yaklaşmayı başardıysa da bu yapıtı dikkatleri çekemedi. Arnold’un 1975’te çektiği The Swiss Conspiracy (İsviçre Komplosu) adlı polisiye, son filmi oldu.


Leave A Reply