Kırk (40) İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları Açıklamaları, Kırk Geçen

0

İçinde kırk, 40 sayısı geçen atasözleri ve deyimler nelerdir? Kırk ile ilgili atasözleri ve deyimlerin anlamları ve açıklamaları.

Kırk (40) İle İlgili Atasözleri

Arka resim kaynak: pixabay.com

Kırk (40) İle İlgili Atasözleri

  • altı aylık seyislikle kırk yıllık fışkı karıştırılmaz
    bir işi tam öğrenmeden, inceliklerini kavramadan, ustalaşmadan o işte bilgiçlik taslanmaz.
  • ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne
    bir kimsenin hep aynı şeyi veya hikâyeyi anlatması karşısında söylenen bir söz.
  • baba kırk oğul beslemiş, kırk oğul bir babayı beslememiş
    baba kaç çocuğu olursa olsun, hiçbir ayrım yapmadan hepsine bakar, onları büyütür; çocukları ise yoksul ve yaşlı durumdaki babalarının bakımını ‘sen bak, o baksın’ gibi gerekçelerle bir türlü sağlayamazlar.
  • bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır
    iyilik küçük de olsa unutulmaz.
  • bir adama kırk gün (deli dersen deli, akıllı dersen akıllı olur) ne dersen o olur
    sürekli telkinlerle bir kişinin bilinç altına birtakım inançlar, duygular yerleştirilebilir.
  • bir ayak üstünde kırk yalanın belini bükmek
    çok kısa sürede pek çok yalan söylemek.
  • bir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramazmış
    bir insan bazen akla ve mantığa sığmayan bir iş yapar; yapılan iş, hiçbir kurala uymadığı için pek çok akıllı insan bunu düzeltmeye çalışır, fakat başaramaz.
  • bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır
    iyilik küçük de olsa unutulmaz.
  • biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz
    birbirimizi çok yakından tanırız, onun öyle bir üstün durumu olmadığını biliriz.
  • çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane ‘gelecek yıl’ çıkmış
    çiftçinin ürünü her yıl bir afete uğrar, o da hep gelecek yıla umut bağlar.
  • güzele kırk günde doyulur, iyi huyluya kırk yılda doyulmaz
    değerli olan yüz güzelliği değil huy güzelliğidir.
Bir Deli Kuyuya Taş Atmış Kırk Akıllı Çıkaramamış:

ANAFİKİR ve açıklaması : Delice yapılmış bir iş, bazen birçok akıllı tarafından bile düzeltilemez. Zaman zaman dengesiz davranışlarıyla büyük zararlara yol açan kişileri eleştirmek için kullanılan bir sözdür. Zararsız gibi görünen bu kişilerin yapacakları mantıktan uzak, olumsuz işlerden etkilenmemek için,, hazırlıklı olmalıyız. Onları tanımalı, güç ve yetenekleri ölçüsünde iş vermeliyiz. Böyle yapmadığımız taktirde, yapacakları kötü işleri düzeltmek için çok uğraşmak gerekecek, bizler de istemediğimiz durumlarla karşılaşmamızın sonunda üzülmek zorunda kalacağız.

Advertisement
Bir Adama Kırk Gün Deli Dersen Deli Akıllı Dersen Akıllı Olur:

ANAFİKİR ve açıklaması : Sürekli telkin, kişilerin davranışlarını değiştirir. Sözün insanlar üzerindeki etkisi büyüktür. Çünkü insanı insan yapan sözdür. Bu araç sayesinde, insanları eğitir, toplumun veya yakın çevrenin istediği biçime sokarız. Ancak söz ile eğitim yapılırken kişilerin hatalarım sürekli yüzlerine vurmamalı, yanlış hareketlerini düzeltmeleri için yardımcı olmalıyız. Bunu yapmayıp, kişinin bir yanlış hareketi üzerine onu kötü sözlerle nitelendirirsek, kişi bunları duya duya öyle olduğunu kabul eder, davranışlarını da buna göre biçimlendirir. Aynı şekilde hakketmediği halde, bir kişiyi sürekli översek, kendini lâyık olmadığı halde öyle görmeye, düşüncelerini değil de dış görünüşünü buna uydurmaya kalkar. Öylelerinin de sonu iyi olmaz.

Kırk Yıllık Kani Olur Mu Yani:

ANAFİKİR : Yaşlanan kişinin davranışları değiştirilemez. Kişinin eğitilebildiği, istenen düşünce ve davranışların verilebildiği belirli bir dönem vardır. Genellikle bu dönem, çocukluk çağıdır. Alınan eğitim ve çevre şartlarına göre kişi bazı davranış biçimleri geliştirir, değiştirme gereği duyarsa da bu gelişme çağında değiştirir. Kişi olgunluk çağına gelince de artık davranışları kesin olarak şekillenmiş olur. İyi ise iyi, kötü ise kötü insan olarak tanınır gider. Zaman onun davranışlarını iyice kemikleştirmiştir. Atasözümüzde «KÂNİ», bir müslüman adı, «YANİ» hıristiyan adı olarak kullanılmıştır. Kırk yıllık bir müslümanın bir hristiyan yapılamayacağı gerçeği ile düşünce ve davranışlarının değiştirilemeyeceği anlatılmaktadır.

Deyimler

  • kılı kırk yarmak
    titiz ve ayrıntılı bir biçimde incelemek, önemle üstünde durmak: ‘Senin gibi kılı kırk yaran bir kıza name beğendirme başarısından dolayı sevgiliniz beyefendiyi kutlarım.’ -H. R. Gürpınar.
  • kırdığı koz (ceviz) kırkı (bini) aşmak
    sürekli yakışıksız davranışlarda bulunmak.
  • kırk basmak
    kırk gün dolmadan doğum yapmış annenin ve bebeğin dışarı çıkarılmasının tehlikeli olacağını geleneksel olarak kabul etmek: ‘Yeni doğmuş iki çocuğu da kırk basar diye yan yana getirmezler.’ -R. H. Karay.
  • kırk bir (buçuk) kere maşallah!
    ‘pek çok, binlerce kez nazar değmesin!’ anlamında kullanılan bir söz.
  • kırk dereden su getirmek
    bin dereden su getirmek.
  • kırk evin kedisi
    birçok eve girip çıkan (kimse).
  • kırk gün günahkâr, bir gün tövbekâr
    sürekli kötü işler yaptıktan sonra iyi bir iş yapan insan için kullanılan söz.
  • kırk kapının ipini çekmek
    içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, birçok yere uğramak.
  • kırk tarakta bezi olmak
    birçok işi veya ilişkisi olmak.
  • kırkı çıkmak
    doğumdan veya ölümden sonra kırk gün geçmek.
  • kırkı (kırkları) karışmak
    çocuklar için aynı kırk günlük süre içinde doğmuş olmak.
  • kırkından sonra azmak
    yaşlandıktan sonra yaşına uymayan davranışlarda bulunmak.
  • kırkından sonra saz çalmak
    yaşlandıktan sonra uzun ve güç bir işe girişmek.
  • kırklara karışmak
    bir kimse artık ortalarda görünmez olmak.

Advertisement


Leave A Reply