Küçük İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları Açıklamaları, İçinde Küçük Geçen

0

İçinde küçük kelimesi geçen atasözleri, deyimler nelerdir? Bu atasözlerinin ve deyimlerin anlamları, açıklamaları. Küçük hakkında.

Küçük İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

Arka plan kaynak: pixabay.com

Küçük İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

  • ***borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar)
    borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.
  • ***büyük balık küçük balığı yutar
    güçlüler, güçsüzleri ezer.
  • ***delik büyük, yama küçük
    eldeki imkânlar gerekenden çok az.
  • ***dilin cirmi küçük, cürmü büyük
    dil küçük bir nesnedir ama söylediği kötü sözlerle kişinin başını belaya sokarak büyük suç işler.
  • ***sabahtan karnını doyuran, küçükken evlenen aldanmamış
    yapılacak iş için gerekli gücün elde edilebilmesi için sabahleyin karın doyurulmalıdır, çocukların anne, baba ihtiyarlamadan yetiştirilebilmeleri için de evlenmeleri geciktirilmemelidir.
  • ***sinek küçüktür ama mide bulandırır
    önemsiz, küçük gibi görünen bir şey kötü ve olumsuz bir izlenim yaratır.
  • ***su küçüğün, söz (sofra, yemek) büyüğün
    1) temel bir ihtiyaç olan su önce küçüğe verilir, konuşmaya ise ilk önce büyükler başlar; 2) her şeyin bir sırası vardır; kişiler bu sıralamada yaşlarına, kültürlerine vb. özelliklerine göre yer alırlar.
  • ***şahin küçük ama payını ele vermez
    küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.
  • ***şahin küçüktür ama koca turnayı havadan indirir
    küçük olmak güçsüz olmak demek değildir, kendilerinden büyük olandan daha güçlü olan küçükler de vardır.
  • ***yerdiğin oğlan (küçük) yer tutar
    bugün beğenmediğiniz, kendisinde yetenek bulmadığınız çocuğun zamanla bilgisi, görgüsü artar, toplumda önemli bir yeri olur.
  • ***yılanın başı küçükken ezilir
    büyüyeceği belli olan her tehlike daha en başta önlenmeli, düşman güçlenip büyük zarar verecek duruma gelmeden tedbir alınmalıdır.

Deyimler

  • ***beğenmeyen kızını (küçük kızını) vermesin
    bir durumun beğenilmemesi karşısında, beğenmeyenin umursanmadığını anlatan bir söz.
  • ***büyükle büyük, küçükle küçük olmak
    her yaş ve durumdaki kişilere karşı dostça, arkadaşça davranmak.
  • ***büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpmek
    saygı ve sevgi göstermek: “Buralara kadar zahmet ettiniz, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim.” -H. Taner.
  • ***küçük abdesti gelmek
    idrar yapma ihtiyacı duymak.
  • ***küçük dağları ben yarattım demek
    çok böbürlenmek, kibirlenmek: “Aslarda o küçük dağları ben yarattım diyen heybet … varken … o güdük, o boynu bükük konçinalar onlara bir türlü el kaldıramıyorlar.” -H. Taner.
  • ***küçük dilini yutmak
    şaşırmak, donakalmak: “Kadıncağız beni bu hâlde görünce az kalsın küçük dilini yutacaktı.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
  • ***küçük düşmek
    değeri veya onuru sarsılmak: “Kimsenin yanında küçük düşmeni istemem.” -R. N. Güntekin.
  • ***küçük düşürmek
    değerini veya şerefini sarsmak: “Handan’ı küçük düşürdüğünü, asıl suçun da bu olduğunu kabul etmişti.” -T. Buğra.
  • ***küçük görmek
    değer, önem vermemek: “Bütün bu fânilikleri küçük görerek bunları ancak gönül oyalayıcı şeyler diye telakki ettiklerini gösteriyordu.” -A. Ş. Hisar.
  • ***küçük köyün büyük ağası
    büyüklük taslayanlar için söylenen bir söz.
  • ***küçük oynamak
    kumarda az para ile oynamak.
  • ***küçükle küçük, büyükle büyük olmak
    1) her yaştaki kişilere karşı dostça, arkadaşça davranmak; 2) her makam ve durumdaki kişilere karşı dostça ve anlayış göstererek davranmak: “Protokol kaidelerini, çok zaman, bir yana atıp küçükle küçük, büyükle büyük olmasını biliyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

Advertisement

Leave A Reply