Kuzey Amerika Kıtasının Jeolojik Yapısı

0

Kuzey Amerika kıtasının jeolojik yapısı ile ilgili genel ve ansiklopedik bilgilerin yer aldığı sayfamız.

Kuzey Amerika Kıtasının Jeolojik Yapısı

Kuzeyden güneye Kanada’nın Columbia Burnu ile Güney Panama arasında uzanan kıta, doğudan batıya Doğu Grönland’daki Kuzeydoğu Rundigen ile Alaska’daki Attu Adası arasında yer alır. Enlem genişliği 76°, boylam uzunluğu 175°’dir.

Advertisement

Kuzey Amerika kıtası jeolojik çağlar boyunca Avrupa ve Afrika’dan kayarak uzaklaşmıştır. Karşılaştırıldığında, kıtanın kuzeyindeki genişliğin Avrupa’nın kuzeyi üzerine kapandığı, güneyindeki girintinin de Batı Afrika çıkıntısıyla dolduğu görülür. Kuzey Amerika’nın oluşum sürecinde, Kanada Kalkanı ya da Lavrensiyen Kalkan olarak adlandırılan çok kararlı yapıdaki bir alanın, yaklaşık 170 milyon yıl önce, Jura Döneminde Avrupa’nın Baltık ve İber kalkanlarından koptuğu öne sürülmektedir. Atlas Okyanusu’nun süregiden genişlemesi Kuzey Amerika’nın doğu kıyıları boyunca büyük ve yaygın kırılmalara yol açmış, öte yandan kıtanın Büyük Okyanus bölgesinin altındaki levhayı itmesi batıda pek çok kıvrılmaya neden olmuştur.
Kuzey Amerika Jeolojik Haritası
Bazı jeologlar kıtanın oluşumunu bugünkü konumuna bakarak açıklar. Bu görüşe göre, önce Kanada Kalkanını oluşturan büyük çaptaki granit kütlelerinin yerkabuğuna sızması sonucunda yerkabuğu katılaşmış, ardından, binlerce yıl boyunca kalkanın aşınmasıyla kıtanın çöküntüye uğrayan kenarları üstünde büyük jeosenklinaller yükselmiştir. Bu oluşumu, Kanada Kalkanının ortasında yerleşik bir çekirdekten başlayan Atlas Okyanusu, Kuzey Buz Denizi ve Büyük Okyanusla bağlantılı alçalmaların izlediği düşünülmektedir. Yanardağ etkinlikleri ve kıvrımlı dağ sistemleri yer kabuğunun zayıf olduğu bu alçalma bölgelerinde ortaya çıkmış, kıta böylece kenar jeosenklinallerin dışa doğru genişlemesi ve ardından son kez durgunlaşmasıyla oluşmuştur. Atlas Okyanusu üzerinde yapılan son çalışmalar, dönemsel yanardağ etkinliğini ve kırılmayı vurgulayarak, kayma kuramını büyük ölçüde desteklemektedir. Okyanus tabanının yayılması, kıtaların birbirinden kopmasına yol açan temel etken olarak görülmektedir. Kuzey Atlas Okyanusunun, y. 190 milyon yıl önce Üst Triyas ve Alt Jura Döneminde, Güney Atlas Okyanusunun ise y. 136 milyon yıl önce Üst Jura Döneminde genişlemeye başladığı öne sürülmüştür. Avrupa ile Kuzey Amerika Kretase (Tebeşir) Dönemine değin (y. 136-65 milyon yıl önce) birbirinden tümüyle ayrılmamıştı. Grönland Ka-nada’dan Üst Kretase Döneminde kopmaya başlamış, Avrupa’dan ise daha sonra, y. 65 milyon yıl önce uzaklaşmıştır. Artık ayrı bir kıta olan Kuzey Amerika’nın, batıya doğru her yıl 12,5 mm kaydığı iddia edilir.

Kıtadaki başlıca dört oluşum merkezi bir kalkan, kenar dağlar, kalkan ile dağlar arasındaki iç alçak bölge ve kıyı düzlükleridir.

MERKEZİ KALKANIN OLUŞUMU. Kanada Kalkanı olarak da adlandırılan merkezi kalkan kıtanın temel oluşumudur. Superior Gölünün güneyindeki Adirondack Dağlarından kuzeye doğru Hudson Körfezinin doğusu ve batısı boyunca uzanır. Temel olarak Prekambriyen Zamana (4 milyar -570 milyon yıl önce) ait Arkeozoyik ve Proterozoyik kayaçlardan oluşmuştur. Gerçekte bir dizi kalkanın birleşimidir ve 1.813.000 km2’si Grönland’da olmak üzere toplam 6.605.000 kilometrekarelik bir alanı kaplar.

Arkeozoyik kayaçların oluşumu. En az 3,9 milyar yıl önceki ilk kalkan, bir dizi yanardağdan oluşuyordu. Erken Arkeozoyik ya da Keewatin Zamanda kalın lav katmanları ilk Y-biçimli yapıyı oluşturdu. Belli aralıklarla akan lavlar aşınıma uğradı ve ufalanmış maddelerle örtüldü. Daha sonra yeniden akmaya başladı ve tortullarla üst üste yığılmış volkanik kayaç katmanlarını oluşturdu. Geç Keewatin Zamanda aşınma, kalkanın batı ve güney kenarlarında geniş çakıl ve kumtaşı yığılmalarına yol açtı. Daha sonraki zamanda bu kayaçlar Lavrensiyen dağoluşumu hareketinin arasında kaldı ve en sonunda alttaki granit kütleler büyük miktarda kayaçların içine sokuldu.

Advertisement

Proterozoyik kayaçların oluşumu. Dağların aşınarak neredeyse tamamen yok olduğu Eparçeyen Kat aralığında, kalkan tümüyle bir düzlük haline geldi. Ancak Proterozoyik Zamanın başlarında (y. 1,5 milyar yıl önce) yeni kabuk hareketlerini haber veren lav akıntıları ortaya çıktı. Büyük Göller çöküntüsünün kuzeyinde birikmiş olan lavlar, çakılkaya ve kumtaşları 500 m’ye kadar yükseldi. Başka çöküntü alanlarında yeni birikintiler oluştu. Aşınma sürdükçe oluşan birikintilerin yerkabuğu üstüne bindirdiği yük, yanardağ patlamalarına ve jeosenklinallerin sıkışarak yükselmesine yol açtı. Kalkan son olarak Keweenawan Zamanda genişledi; güney uzantısı demir açısından zengin tortul kayaçlarla büyüdü; Sudbury’de büyük çapta norit sızmaları oldu ve Superior Gölü uzun bir çöküntü alanı olarak ortaya çıktı.

Kalkanın sonraki evrimi. Orcfovisiyen Dönemde (y. 500-430 milyon yıl önce) güneydoğu kenarında Apalaşlar’m yükselmesiyle, kalkanın ortası bugünkü Hudson Körfezinden daha geniş ve daha derin bir su kütlesini tutabilecek biçimde çöktü. Orta Silüriyen Dönemde (Silüriyen Dönem y. 430-395 milyon yıl önce) Hudson Körfezini ortadan kaldıracak kadar yükseldi ve yeniden çöktü. Devoniyen Dönemde (y. 395-345 milyon yıl önce) Akadiyen Dağlarının baskısıyla yükselen kalkanın doğu kesiminde geniş bir kırılma oldu. Üst Kretase Dönemi ve Paleo-sen Bölümde (y. 65-54 milyon yıl önce) Baffin Adası ile Grönland arasında Labrador Denizi açılmaya başlarken, Kayalık Dağların oluşumuyla bağlantılı hareketler yükselerek, kalkanın batı kenarının kırılmasına yol açtı. Pliyosen Bölümün (y. 7-2,5 milyon yıl önce) ortalarında Kuzey Atlas Okyanusu yeniden genişledi, kalkanda genel bir yükselme oldu, özellikle kuzey ve doğuda yaygın kırılmalar ortaya çıktı. Pleyistosen Bölümde (y. 2,5 milyon – 10 bin yıl önce) buzulların muazzam ağırlığına dayanamayan kalkan çöküntüye uğradı. Buzul sonrası zamanlarda da bugünkü boyutlarına, biçimine ve yükseltisine döndü.

KENAR DAĞLARININ OLUŞUMU. Proterozoyik Zamanın sonunda (y. 570 milyon yıl önce) kalkan kütlesi kıtanın en oturmuş alanıydı. Kıtada daha sonraki dönemlerde görülen epirojenik hareketler büyük kıvrım dağlarına kaydı. Bunların ilki, Üst Kambriyen Dönemden (500 milyon yıl önce), Pensilvaniyen Döneme (280 milyon yıl önce) değin oluşumunu tamamlayan Apalaş kıvrım kuşağıdır. Bunu Geç Paleozoyik (Birinci) ve Erken Senozoyik (Yakın) zamanlarda (345-65 milyon yıl önce) oluşan Grönland ve Arktik kıvrım kuşakları izledi. Daha sonra da Jura Döneminden (190 milyon’ yıl önce) başlayarak Miyosen Bölüme (y. 26-7 milyon yıl önce) kadar geçen süre içinde Batı Cordilleralar oluştu.

Apalaşların ortaya çıkışı. Kambriyen Dönemde Kuzey Amerika ve Avrupa’da görülen hareketler sonucunda merkezî kalkanın ön yüzünde uzun çöküntü alanları oluştu. Burada biriken büyük miktarlardaki kum, kil, hayvan ve bitki kalıntılarının yerkabuğu üzerinde yaptığı basınç da, yanardağlar halinde ada yaylan oluşturan bir aşma (şaryaj) hareketi yarattı. Birikintiler yükselerek büyük kabartılar haline dönüştü. Bunu izleyen kıvrılmayla asıl Apalaş Dağları oluştu.

Uç ayrı kuşaktan oluşan Kuzey Apalaşlar’ ın ilk kuşağı, şimdiki St. Lawrence Irmağı boyunca uzanan bir Lavrensiyen jeosenklinal çöküntüdür. İkincisi New England’ın orta kesiminden Newfoundland’e uzanan merkezî bir plato benzeri yaylanma, üçüncüsü de Akadiyen jeosenklinalin dış çöküntüsüdür.

Bugünkü Hudson Vadisinin güneyinden başlayan ve daha genç olan Güney Apalaşlar, Mississippi Havzasında kesintiye uğradiktan sonra Ouachita Dağlarında yeniden etkinleşmiştir. Misisipiyen ve Pensilvaniyen dönemlerde (345-280 milyon yıl önce) oluşan bu dizi de Kuzey Apalaşlar gibi iç ve dış çöküntülerden doğmuştur, ama kuzeyde olduğu gibi jeoantiklinaller ya da geniş ölçekli yaylanmalar göstermez.

Advertisement

Arktik kıvrım kuşağı. Apalaş dağoluşumu sona ererken yapısal hareketler kuzeye kaydı; Grönland ve Kuzey Kutup Takımadalarında Arktik kıvrım kuşağı oluşmaya başladı. Grönland’ın tüm doğu kıyısı boyunca uzanan Paleozoyik (Birinci Zaman) kayaç-lar, özellikle Silüriyen Dönemde (430-395 milyon yıl önce) oluşanlar kıvrıtmaya uğradı. Mezozoyik (İkinci) Zaman (y. 225-65 milyon yıl önce) kayaçlarından oluşan ve Prens Patrick Adasından Ellesmere Adasına kadar uzanan Innuitiyen dağ sistemi başlıca kıvrım kuşaklarından biridir.

Cordilleralar. Kuzey Amerika’nın en son oluşan, en büyük dağ sistemi Cordilleralar, büyük ölçüde Jura sonrası dönemlerde (y. 136 milyon yıl önce), kıtanın batıya. Büyük Okyanusa doğru kayışının hızlandığı ve Atlas Okyanusunun genişlemesinin kritik bir noktaya ulaştığı zamanda oluştu. Bu arada Büyük Okyanus tabanı da doğuya doğru yayılmaya başlamıştı. Bu iki gücün merkezî kalkanın batı kenarı boyunca yarattığı büyük baskı, batıdaki dev jeosenklinal-lerin sıkışmasına yol açtı. Bunun sonucunda Alaska’dan Meksika’ya kadar uzanan Kayalık Dağlar, Cascade Dağları ve Kıyı Sıradağları yükseldi.

Proterozöyik zamanlardan kalma kayaçlar, o zamanlar kalkanın en dış kenarında yer alan derin bir koyakta birikti. Yoğun aşınma, 500 milyon yıl öncesine. Kambriyen Zamanın sonuna değin sürdü ve Alaska’dan Orta Amerika’ya uzanan, “Millard yerkabuğu zayıflık bölgesi” olarak da adlandırılan, büyük Cordillera jeosenklinali oluştu. Batısında, çok eski kayaçlardan oluşan muazzam Mezocordillera jeoantiklinali vardı. Bunun aşınmasıyla Büyük Okyanusta biriken tortullar yer kabuğu üzerine basınç yaparak derin bir jeosenklinal, iç ve dış bölümleri olan çok karmaşık bir kuşak yarattı. Bu jeosenklinal Fraser bölgesi olarak da bilinir. Bu temel yapılar Cordillerala-rın yükselmesini belirlediği gibi, onları üç büyük kuşağa ayırır: Eski kıtanın iç kenarı boyunca uzanan Doğu Cordilleralar ya da Kayalık Dağlar sistemi; dağların arasındaki yüksek platoların oluşturduğu merkezî bir dizi ve kıtanın dış kenarındaki Cascade Dağları ile Kıyı Sıradağları olmak üzere ikiye ayrılan Batı Cordilleralar. İç dağlar Apalaşlar’da olduğu gibi sığ bir miyojeo-senklinalden doğmuştur ve yüksek, düzgün katman kütlelerinden, uzun paralel kıvrımlardan oluşur. Dış dağlar ise bazıları yakın çağlara değin etkin olan yüksek yanardağlarla kaplı, büyük yanardağ kütlelerinin sıkıştığı, derin bir jeosenklinalden yükselmiş ve yoğun bir biçimde kıvrılmış ve kırılmıştır.

Doğu Cordilleralar Üst Jura Döneminde (136 milyon yıl önce) derin Millard bölgesinde ortaya çıktı ve kalkanın gömülü kenarından içe doğru yayıldı. Üst Kretase (Tebeşir) Dönemi sürmekteyken Laramide yapısal dönüşümü ile Kayalık Dağların batı sıraları oluştu. Daha sonra, Eosen (y. 54-38 milyon yıl önce) ve Oligosen Bölümde (y. 38-26 milyon yıl önce) büyük katman kütlelerinin yukarı doğru hareketiyle Kayalık Dağların doğu dizileri yükselmeye başladı.

Fraser bölgesi de hareketlendi. Batı Cordilleralar daha önceki yükselme ve aşınmalara işaret eden Mezozoyik çakıl ve iri kumlara sahipti. Hareketlilik Üst Jura Döneminin, Nevada dağoluşumu sırasında şiddetlendi. Orta Amerika’dan Alaska’ya kadar dağların yükselmesine ve kıvrılmasına yol açtı. İç bölgelerden kayan tortullar, jeosenklinali doldurarak şiddetli yanardağ etkinliklerine neden oldu. Bunu, y. 65 milyon yıl önce Üst Kretase (Tebeşir) ve Erken Tersiyer (Üçüncü) Dönemde görülen yoğun kıvrılma, yükselme ve kırılmalar izledi. Geç Tersiyer Dönemde Cascade dağoluşumuyla batıdaki dağlar yeniden yükseldi.

Cordilleraların doğu ve batı kıvrım kuşakları arasında kalan ve bazı çok yaşlı Pre-kambriyen ve Alt Kambriyen kara kütlelerinden doğan dağ arası platolar, her iki yandaki dağ bölgelerinin çökme, yükselme ve kıvrılmasına direnebilmiş geniş bir jeoantiklinaldir. Colorado’daki Büyük Kanyon’ da Kuzey Amerika’nın en yaşlı Prekambri-yen kayaçlarına rastlanır. Bu nedenle Colorado Platosunun kıtanın ilk yapısının bir parçası olduğu, belki de kuzeyde Kanada Kalkanına kadar uzanan Y-biçimli oturmuş alanın tabanını oluşturduğu düşünülmektedir. Misisipiyen Dönemden, Kretase (Tebeşir) Dönemine değin geçen 250 milyon yıl boyunca sığ denizlerle kaplı olmasına karşın bu taban hiçbir zaman çöküntüye uğramamış, ama her dağ-oluşumu döneminde yükselmelere maruz kalmıştır.

ALÇAK BÖLGELERİN VE KIYI DÜZLÜKLERİNİN OLUŞUMU. Kenar dağlarının ortaya çıkışı sırasında, kalkan ile bu dağlar arasında ve kalkanın düzlüğü andıran gömülü uzantıları üzerinde iç alçak bölgeler oluştu. Bu düzlükler, gömülü platodaki geniş kemerler arasında çökmüş olan büyük havzaların dolmasıyla genişledi. Meksika, St. Lawrence ve Beaufort körfezlerinden kıta içine yayılan denizler, çevredeki dağlardan aşınan tortuları yeniden dağıttı. Orta kesimdeki deniz ve çevredeki delta birikintileri iç alçak bölgeyi tamamen düz bir katman halinde biçimlendirdi. Kenar dağların basıncıyla orta düzlüklerin altında gömülü durumdaki platolar yükseldi ve alçak bölgelerden biraz daha yüksekte alçak platolar oluştu.

Kuzey Amerika’da kıyı düzlükleri çok gelişememiştir. Bunun başlıca iki nedeni, yaygın kırılmalar sonucu karanın büyük ölçüde deniz altında kalması ya da özellikle Büyük Okyanus kıyısı boyunca görüldüğü gibi. dağların doğrudan denize inmesidir. Kıtanın batısı, kuzeyi ve kuzeydoğusu kıyı düzlüklerinden yoksundur. Yalnızca güneydoğu ve uç kuzeybatıda, Meksika Körfezi kıyıları ile güneyde Atlas Okyanusu kıyısındaki eyaletlerde ve Beaufort Denizi çevresinde geniş kıyı düzlükleri bulunur.


Leave A Reply