Müslümanların Bilim ve Medeniyete Katkıları Nelerdir? Bilim Adamları

0

Müslümanların, İslam medeniyetinin bilim ve medeniyete yapmış olduğu katkılar nelerdir? İslamiyetin bilim ve medeniyete katkıları hakkındaki yazımız.

islam bilim

Advertisement

Müslümanlar ve Bilim

Müslümanlar İslam’ın da vermiş olduğu öneme binaen bilim ve medeniyetin gelişmesi için büyük çaba harcamışlardır. 9. yüzyıldan itibaren sürekli gelişmeye başlayan İslam Medeniyeti 10-14. yüzyılın ortalarına kadar altın çağını yaşamıştır. Bu 4-5 asırlık devrede, Müslüman bilim adamları bir yandan eski medeniyetlerden tercüme ederek, bir yandan da kendilerine ait eserler kaleme alarak bilim ve medeniyete dair en güzel ürünleri ortaya koymuşlardır.

Müslümanlar; bir taraftan tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, siyer gibi kendine özgü ilim dalları meydana getirirken, öbür taraftan da matematik, astronomi, haritacılık, coğrafya, fizik, kimya, tıp, jeoloji, mineraloji, zooloji, veterinerlik, botanik ve biyoloji gibi her çeşit bilim dalında en ileri düzeye kadar yükselmişlerdir.

Matematikte kullanılan “0” (sıfır) rakamını ilk defa Müslümanlar kullanmışlardır.

Yine “ondalık” denilen sistem de Müslüman matematikçilerin icadıdır. Cebir ilminin kurucusu “el-Cebr ve’l- Mukabele” adlı eserinin yazarı Havârizmi’dir. Karekök, Lineer ve Kuadratik denklemlerde el-Kerhi’nin, İntegral’de et-Tûsî’nin, cebirsel sembollerde İbnü’l-Benna’nın, Geometri’de İbnü’l-Heysem, Ömer Hayyam ve İbn Türk’ün büyük katkıları olmuştur. Trigonometrinin kurucularının en büyüğü ise el-Battânî’dir.

Modern astronominin kurucusu olarak Nureddin Batruci kabul edilir. Pusula’dan ilk bahseden el-Avfî’dir. İbn Havkal ve Bîrûnî’nin dünya haritası vardır. Piri Reis, Amerika ve Antartika kıtasını haritasında göstermiştir.

Advertisement
  • Fizik’te izafiyet (rölativite) teorisini ilk kez el-Kindi ortaya koymuştur.
  • Optik ilminin en önemli isimlerinden birisi İbn Heysem’dir.
  • Kimya biliminde ilk yoğunluk ölçme aletini (piknometre) Bîrûnî yapmıştır.
  • Petrol ve damıtılmasından ilk bahsedenlerden birisi de Zekeriyya Râzî’dir.
  • Biyoloji ilminde, tekâmül nazariyesinin temeli en-Nazzâm tarafından atılmıştır. Câhız ise bu teoriyi geliştirmiştir.
  • Tıp biliminde, kan dolaşımını ilk keşfeden İbnü’n-Nefis’tir.
  • İlk anesteziyi (narkoz), 9. yüzyılda Sâbit ibn Kurrâ kullanmıştır.
  • Mikrobu, Pastör (Pasteur)’den 400 yıl önce “tohum” adıyla Akşemsettin keşfetmiştir.
  • İbn-i Sîna’nın Tıbbın Kuralları (el-Kanun fi’t-Tıb) adlı eseri dört asır Batı üniversitelerinde temel tıp kitabı olarak okutulmuştur.

Ortaçağ boyunca dünyaya hükmedin İslam medeniyeti, 15. yüzyıldan itibaren duraklama devrine girmişlerdir.

“Ortaçağ karanlığı” tabiri Hristiyanların bu çağdaki bağnazlık ve cahilliğini ifade etmek için kullanılmaktadır. Müslümanlar ise görüldüğü gibi bu çağda en muhteşem dönemlerini geçirmişlerdir. Ancak yanlış bir bilgi olarak tüm ortaçağ karanlık bir dönem olarak görülmektedir. Bu sebeple “ortaçağ” olarak olumsuz bir şekilde kullanılan ibare aslında Müslümanları değil, Hristiyanları kapsamaktadır.


Leave A Reply