Osmanlıda İcazetname Nedir?

0
Advertisement

Osmanlı Devletinde icazetname nedir, kimlere verilir, özellikleri nelerdir? İcazetname ve tarihçesi hakkında bilgi.

İcazetname

İcazetname, Osmanlılarda medrese öğrenimini bitirenlere ya da hattatlık eğitimini tamamlayanlara verilen diplomadır.

Osmanlı medrese sisteminde ilk aşama olan hariç medresesinden en üst aşamalar olan sahn ve Süleymaniye medreselerine kadar öğrenciler bir aşamadan öbürüne temeşsük denen başarı belgesi ile geçerlerdi. Öğrencinin hangi ders kitabını hangi müderristen okuduğunun açıklandığı temessük, aynı dersi bir üst düzeyde izleme olanağı verirdi. Bütün medrese aşamalarının en az okuma süresini (müddet-i örfiye) ve ders izleme çalışmalarını (şugl) tamamlayan danişmend, icazetname almaya hak kazanırdı. Sahn ya da Süleymaniye aşamaları sonunda düzenlenen icazetnameyi, danişmendi okutan müderris verirdi. Eğer danişmend değişik müderrislerden başka başka dersler okumuşsa, bunların her biri için ayrı bir icazetname alırdı. Bu belgeler belli yazım kalıplarına göre ve aynı biçimde yazılırdı. İlkin, müderris okuttuğu dersi ve kendi adını yazar, hangi müderrisin öğrencisi olduğunu belirtir, sonra da öğrenci-müderris bağlantıları ile geriye doğru daha önceki müderrisleri sıralardı. Bu silsilenameye ulema kolu denirdi. Osmanlı medreselerindeki kollar tefsir, hadis, fıkıh, kelam, felsefe vb gibi dallara göre değişik olurdu. Genellikle din bilimlerinde İmam Gazali, Fahreddin Razi ve Molla Fenari’ye, fen bilimlerinde de Fahreddin Ebu Abdullah Ömer’e kadar çıkan kollar yaygındı.

İcazetname alan danişmend, mülazim (aday) olarak müderrislik sırasına girer ve açılan kadro sınavlarına katılırdı. 1914’te Islah-ı Medaris Nizamnamesi çıkartılınca icazetname düzenleme yetkisi Darü’l-Hilafeti’l-Aliyye Medresesi’ne bırakıldı.

Advertisement

Hattatlar da icazetname alabilmek için belirli bir eğitimden geçerdi. İcazetname almaya hak kazanan öğrenci, eski üstatlardan birinin uygun görülen bir yazısını olduğu gibi taklit ederek yazardı. Bu yazının altına hoca, öğrencisinin yazılarına ketebe koymaya (imza atmak) hak kazandığını belirten bir ibare (izin cümlesi ya da izinname) yazardı. Bu nedenle icazetnamenin bir adı da ketebe kıtasıydı. Bir icazetnamede asıl hocanınkinin yanında başka hattatların da imzası bulunabilirdi. Bunlara icazet tasdiki adı verilirdi. İcazetname genellikle icazet cemiyeti denen bir toplantı düzenlenerek verilirdi. 20. yüzyıl hattatlarından Abdurrahman-ı Sabıg’ın yerleştirdiği icazetname geleneği, hattatlıkta bugün de sürmektedir.


Leave A Reply