Pakistan Nerededir? Özellikleri, Konumu, İklimi, Ekonomisi, Tarihi Hakkında Bilgi

0

Ülkeler Rehberi Pakistan – Pakistan ile ilgili bilgi, başkenti, tarihi, ekonomisi, bayrağı, komşuları, coğrafi konumu hakkında bilgi

pakistan bayrağı

Kaynak: pixabay.com

PAKİSTAN;

  • Yüzölçümü: 796.085 km2-
  • Başkenti: İslamâbad.
  • Dil: Urdu (resmi dil), Pencabi, Sindhi, Belvci, İngilizce.
  • Din: Müslüman (% 97 ), Hindu (%1.5), Hristiyan (% 1.4).
  • Para birimi: 1 Pakistan rupisi =100 paisa
  • Başlıca kentleri: Karaçi, Lahore, Faysalabad, Ravalpindi, Haydarâbad, Multan, Gujranvala, Peşaver, Sialkot.

Güney Asya’da devlettir. Pakistan İslâm Cumhuriyeti; batı ve kuzeyden Afganistan, kuzeydoğudan Çin, doğu-güneydoğudan Hindistan, güneyden Umman Denizi, güneybatıdan İran ile çevrilidir.

Advertisement

Yüzey Şekilleri;

Ülkede, göze çarpan belli başlı yüzey şekilleri, kuzeydeki ve batıdaki dağlar, Belucistan ve Potvar yaylalarıyla Pakistan’ın 2/5’ini kaplayan, güneybatıda Pencap’ tan Sind’e kadar uzanan İndus Ovası’ dır (515.000 Km2). Kuzeyde Himalayalar 8.611 m’ye (Godwin Austen Doruğu), Hindikuş Dağları 7.690 m’ye (Tiriş Mir Doruğu), Karakurum Dağları 7.788 m’ye (Rakopoşi doruğu) ulaşır. Batıda birkaç geçit, Pakistan’ı Afganistan ve İran’a bağlar. Ortalama yüksekliği 700 m olan Belucistan Yaylası, havzalardan, tepelerden ve kıyıda çamur düzlüklerinden oluşan kurak bir gölgedir. 3/5’i Pakistan sınırları içinde akan, İndus Havzası’nın can damarı İndus Irmağı’dır (3.050 km). Irmağı denize döküldüğü yerde oluşturduğu 8.000 km2’lik delta verimsizdir. Güneydoğuda Hindistan’dan uzanan Tar Çölü yer alır.

İklim;

Muson bölgesinin batı kıyısında yer alan Pakistan’da, yerel yağış ve ısı farklılıkları üç noktalardadır. Ülkede birbirini izleyen mevsimler; soğuk (aralık ortasından marta kadar), sıcak (nisan-haziran), muson (temmuz-eylül) ve muson sonrası dönemlerden oluşur. Ovalarda sıcaklık 1.5°C (ocak) 47°C (haziran) arasında değişir. 52.2 °C’lik sıcaklığın ölçüldüğü Yakubat, dünyanın en sıcak yerleşim alanlarından biridir. Kıyılarda sıcaklık daha düşüktür. Dağlarda sıcaklık -25 °C (ocak) ve 42°C (temmuz) arasında değişir. Pakistan genelde kurak bir ülkedir, yıllık ortalama yağış tutarı 391 mm olmasına karşın, bu değer ovalarda 170 mm’ye düşerken dağlarda 1.500 mm’ ye ulaşır.

Bitki Örtüsü ve Hayvanlar;

Yalnızca % 3’ü ormanlarla kaplı olan ülkede, maki toplulukları, egemen bitki örtüsünü oluşturur. Güneydeki kurak bölgelerde kaktüslerle suya ve kuraklığa dirençli bitkiler yoğundur. Ovaların bazı bölümlerinden kurakçıl Akdeniz bitkileri görülür. 1.730-3.300 m arasında Alpler’e özgü bitki örtüsüyle karşılaşılır. 3.300 m’nin üzerinde Tibet ve Orta Asya’ya özgü bitkiler (uyuşturucu içerenler de bulunur) egemendir.

Doğal yaşam, yerel yönetimler tarafından korunma altına alınmasına karşın pek çok hayvanın soyu tükenmiştir. Dağlarda üç tür yaban keçisi (yılan yiyen keçi gibi) ve koyunu, yamaçlarda-da antiloplar yaşar. Ülkede 40 kemirici türü, timsah gibi çeşitli sürüngenler. 450 kuş türü vardır.

Advertisement
pakistan

Kaynak: pixabay.com

Ekonomi;

Tarım: Ekili alanlar, toplam yüzölçü-mün yaklaşık 1/5’ini oluşturur. İndus ve kollarının suladığı İndus Ovası ve vadiler, en verimli alanlardır. Buğday, pamuk, mısır, şekerpancarı, pirinç, patates, hurma, çeşitli meyveler başlıca ürünlerdir.

Hayvancılık: Büyükbaş (sığır, manda, inek), küçükbaş (koyun, keçi), kümes
hayvanları varlığı (210 milyon) sayıca yüksek olmasına karşın, verim düşüktür. Yıllık balık üretimi 425 bin ton kadardır

Endüstri: Demir-çelik, kimya, çimento gibi ağır endüstri dalları, devlet tarafından işletilir. Kâğıt, dokuma, şeker, bitkisel yağ, bisiklet, elektrikli araç-gereçler, öteki başlıca endüstri etkinlikleridir. Yıllık elektrik enerjisi üretiminin %50’si hidroelektrik santrallarından elde edilmektedir.

Doğal Kaynaklar: Doğal kaynakların (petrol, doğal gaz, kömür, bakır, kromit, altın, gümüş, manyezit, boksit, barit, sülfür, antimuan, silis, demir filizi, vb) çeşitliliğine karşın, bunlardan bir bölümünün üretimleri sınırlı; bir bölümü ise işletmeye açılmamış durumdadır. 1.3 milyon hektar orman alanından yılda 750 bin ton ürün sağlanır.

Tarihi

Çağdaş Pakistan tarihi, Sind’in İS 712’de Muhammed bin Kasım önderliğindeki Araplar tarafından ele geçirilişiyle başlar. Arap, Türk ve Afgan egemenliklerinin ardından 1526’da bölgede Moğollar egemenlik kurdular. 19. yüzyılın ilk yarısında İngilizler kuzeybatı sınır bölgesinde denge sağlamaya yöneldiler. 1849’da Sihlerin yenilgiye uğramasıyla bölge Büyük Britanya’nın egemenliğine geçti. 19. yüzyılın sonuna doğru, İngiliz Hindistan’ı Müslümanlarında gelişen toplumsal bilinç sonucu 1906’da halkın çıkarlarını savunmak ve yeni kazanımlar elde etmek için Tüm Hindistan Müslüman Birliği kuruldu. Müslüman Birliği’nin 1940’da resmen benimsediği politika, 1947’de Pakistan’ın kurulmasıyla amacına ulaştı.

Ülkenin doğu (Bengal) ve batısı, 1.600 km genişliğindeki Hint topraklarıyla ayrılıyordu. Bir Hintli mihracenin egemenliğindeki Keşmir Prensliği sınır sorunu çözümlenemedi. 1948’deki bir ayaklanma sonucu, Hindistan bölgeye asker gönderdi ve BM gözetimindeki bir ateşkesle bölge Azad ve Hindistan Keşmiri olarak ikiye ayrıldı. Pakistan’n “büyük önderi” Cinnah 1948’de öldü. 1956’da anayasa kabul edilinceye kadar iki yıl içinde beş kez bakanlar kurulu değişti ve 1958’de ordu yönetime el koydu.

Advertisement

Sıkıyönetim komutanlığına getirilen General Eyüp Han 1962’de başkanlık sistemi türünde bir uygulamayı yürürlüğe koyarken Ulusal Meclis’te partilerin çalışmasını serbest bıraktı. Eyüp Han ekonomide büyük atılmalar sağladı. Eyüp Han Mart 1969’da görevden ayrıldı. Yerine geçen general Yahya Han yeniden sıkıyönetim uygulamasını gündeme getirdiyse de Aralık 1970’te yeni bir anayasanın hazırlanmasını sağlayacak meclisin kurulması için seçimlere izin verdi. Doğuda özerklik isteminde bulunan Şeyh Mücibür Rahman’ın Avam Birliği, Batıda da birliğin karşıtı Pakistan Halk Partisi (Butto’nun önderliğinde) seçimleri kazandı. Mart 1971’de ordu, doğuda yeni başlayan ayrılıkçı bir ayaklanmayı bastırmak içni harekete geçti. Bunun ardından çıkan karışıklıkta Hindistanca desteklenen Bengalliler bağımsızlıklarını kazanarak Bangladeş’i kurdular. Pakistan Ordusu’nun bu büyük yenilgisinden sonra Devlet Başkanı Yahya Han’ ın yerine Butto geçti, yeniden dağıtım reformlarıyla göreve başladı. Devletleştirme de bu reformların kapsamındaydı. Ordu, bürokrasi ve işletmelerin gücüne karşı saldırıya girişen Butto’ nun 1973 Anayasası, parlamenter sistemi yenilerken başkanlık sistemine özgü bazı özellikleri aynı biçimde bı-rakttı. Bununla birlikte, Belucistan (1973) ile Kuzeybatı Sınırı Yönetim Birimi’ndeki (1975) önemli huzursuzluklar gibi, bu dönemin yarı ulusal sorunlarına gereken önemi vermedi. Temmuz 1977’de ordu Butto’yu darbeyle görevden uzaklaştırdı. Sıkıyönetim komutanlığını da yüklenen General Ziya-ül Hak; siyasal bir suikast hazırladığı gerekçesiyle Butto’yu suçlayarak yargılattı ve Nisan 1979’da idam ettirdi. Ziya-ül Hak yönetimi, Butto’ nun idamından sonra Pakistan’a şeriat düzeni getirdi. Başta hukuk ve ekonomi alanları olmak üzere hemen her alanda İslâmi kurallara uygun yeni yasalar çıkartıldı, düzenlemelere gidildi. 1979’da Yüksek Mahkeme’de ve her yönetim biriminde mahkemelerinde Şeriat Kürsüleri kuruldu. Bunu, 1980′ de, İslamâbad’da bir Federal Şeriat Mahkemesi kurulması izledi. îslâmi ilkelere aykırı hiçbir yasanın çıkarılması ya da varsa uygulanmaması amacıyla bir İslâm İdeoloji Konseyi kuruldu. İslamlaştırmanın önemli bir kilometre taşı 20 Haziran 1980’de çıkarılan Zekât ve Öşür Kararnamesi oldu, 1 Temmuz 1985’te faiz kaldırıldı. Nisan 1985’te ülkede genel seçimler yapıldı, ancak seçimlere siyasal partilerin katılmasına izin verilmedi.

Politikacılar parlamentoya girmek üzere bağımsız olarak adaylıklarını koydular. Zülfikâr Ali Butto’nun kızı Benazir Butto’nun liderliğini yaptığı Pakistan Halk Partisi seçimleri boykot etti. 1985’te siyasal partilere 8 yıldır uygulanan yasak, 30 Aralık 1985’te 8.5 yıldır süren sıkı yönetim kaldırıldı, 1973 Anayasası yeniden yürürlüğe girdi. Aralık 1985 sonunda, Başbakan Cuneco, demokrasiyi yeniden kurma yönünde bir program açıkladı. Nisan 1986’da muhalefetteki Halk Partisi’nin (PPP) lideri, Benazir Butto, sürgünde bulunduğu Londra’ dan döndü, amacının dağınık muhalefeti Ziya-ül Hak’a karşı birleştirmek olduğunu açıkladı. Muhalefetin giderek güç kazanması üzerine, başbakanlık görevini de üstlenen Ziya-ül Hak, tutumunu sertleştirmeye başladı. Ulusal Meclis’i kapattı (Mayıs 1988). Şeriat düzenine geçildiğini, seçimlerin Kasım 1988’de yapılacağının açıklayan Ziya-ül Hak, askeri bir tatbikattan İslamâbad’a dönerken uçağının havada infilak etmesi sonucu, uçaktakilerle birlikte yaşamını yitirdi (17 Ağustos 1988). Senato Başkanı Gulam İshak Han, vekâleten devlet başkanlığına atandı. Seçimlerden birinci parti olarak çıkan Halk Partisi, birkaç küçük partinin desteğiyle hükümeti kurdu; Benazir Butto, Müslüman ülkeler tarihinde işbaşına gelen ilk kadın başbakan oldu (Aralık 1988).


Leave A Reply