Selahattin Pınar Kimdir? Hayatı ve Eserleri

0

Selahattin Pınar kimdir ve ne yapmıştır? Selahattin Pınar hayatı, biyografisi, eserleri, besteleri hakkında bilgi.

Selahattin Pınar Kimdir?

Selahattin Pınar; besteci, tamburidir (İstanbul 1902 – ay.y. 1960). 1920’de Dârü’l-feyz-i Mûsiki Cemiyeti’ne (bugünkü Üsküdar Musiki Cemiyeti) girdi. Döneminin tanınmış besteci ve müzik hocalarından tambur ve müzik dersleri aldı. Kurulduğu yıllarda girdiği İstanbul Radyosu’nda ve müzikhollerde ölümüne kadar aralıksız tamburi olarak çalıştı. Eserlerinde yalnızca “şarkı” formundan yararlanarak Beyati, Hisarbuselik, Hüzman, Nişaburek, Hicaz, Mahur makamında şarkılar besteledi. Ancak, Hacı Arif Bey, Şevki Bey gibi klasik dönem sonrası “şarkı” bestecilerinden ayrı bir yol izledi, kendine özgü, geniş kitlelerin beğenisini kazanan, hüzün, düş kırıklığı, umutsuz sevgi motiflerini işleyen duygusal besteler yaptı. 200’e yakın şarla besteledi. Günümüzde de büyük çoğunluğu Radyo, TV ve sahnelerde çalınıp söylenen bestelerinden başlıcaları:

Advertisement

Aylar Geçiyor Sen Bana Hâlâ Geleceksin, Söylemek İstesem Gönüldekini, Kalbim Yine Üzgün Seni Andım da Derinden, Ayrılık Yarı Ölmekmiş, Yüce Dağdan Esen Rüzgâr, Gözyaşlarınız Kalbime Toplanmış Emeldi, Nereden Sevdim O Zalim Kadını, Gecenin Matemini Aşkıma Örtüp Sarayım, Bir Bir Bahar Akşamı Rastladım Size, vb.

Kaynak – 2

Selahattin Pınar (d. 22 Ocak 1902, İstanbul – ö. 6 Şubat 1960, İstanbul), döneminin en sevilen şarkılarını besteleyen müzikçi.

Amatör bir udi olan annesinden etkilenerek 12 yaşındayken ut öğrenmeye başladı. İtalyan Ticaret Mektebi’ndeki öğrenimini yarıda bırakarak kendini tümüyle müziğe verdi. 1919’da uttan başka tamburla da ilgilenmeye başladı. 1920’de, Darü’l-Feyz-i Musiki’nin (bugün Üsküdar Musiki Cemiyeti) kurucuları arasında yer aldı. Doldurduğu plaklarla genç yaşta hanende, tamburi ve besteci olarak ün kazandı. Sonradan sesini yitirmekle birlikte, şarkı söylemeyi ölümüne değin sürdürdü. Pınar asıl ününü bestelediği şarkılara borçludur. Şarkılarındaki üslubu içtenliğe ve kalıplaşmış melodi hareketlerinden kaçınmaya dayanır.

Pınar’ın 86 bestesinin dördü saz eseri (iki peşrev ve iki sazsemaisi), geriye kalanı şarkıdır. Başlıca şarkıları arasında “Yalancıdır hep aynalar” (kürdilihicazkâr), “Aşkınla yanan gönlüme busenle şifa sun” (kürdilihicazkâr), “Ümidini kirpiklerine bağladı gönlüm” (hüzzam), “Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım” (hüzzam), “Bir bahar akşamı rastladım size” (hicaz), “Kalbim yine üzgün seni andım da derinden” (bayati), “Geçti ömrüm, yine hâlâ ben o bin dert ileyim” (nihavend), “Hâlâ yaşıyor kalbimin en gizli yerinde” (nihavend), “Ben yürürüm yane yane” (neva), “Aylar geçiyor sen bana hâlâ geleceksin” (rast), “Söndü yâdımda akisler gibi aşkın seheri” (evcârâ), “Beni de alın koynunuza ne olur hatıralar” hisarbuselik), “Yüce dağdan esen rüzgâr” mahur), “Ayrılık yan ölmekmiş” (nişabürek) sayılabilir.

Advertisement


Leave A Reply