Sinir Sistemini Oluşturan Bölümler, Organlar ve Görevleri Konu Anlatımı

0

Sinir sistemini oluşturan bölümler ve organlar nelerdir? Beyin, beyincik, omurilik ve omurilik soğanı görevleri.

Vücutta bütün sistemlerin görevlerini sinir sistemi düzenler. Bütün duyuları da beynimize bu sistem iletir. Bunun için, sinir sisteminin canlıların hayatında büyük bir yeri vardır. Beynimizle düşünürüz; bildiklerimizi beynimizle hatırlarız.

Advertisement
sinir sistemi

Kaynak: commons.wikimedia.org

Sinir sistemimiz genel olarak iki bölümde incelenir:

1.Merkez Sinir Sistemi: Bu sistem beyin, beyincik, omurilik soğanı, omurilik’ten meydana gelmiştir.

2.Büyük Sempatik Sinir Sistemi: 23 çift sinir düğümünden meydana gelmiştir. Bu düğümler omurganın iki yanındadır; boyundan başlayarak, bele kadar uzanırlar. Sempatik sinir sistemi istemimiz dışında çalışır; solunum, sindirim, boşaltım, üreme olağanlarını yönetir.

BEYİN

Beyin vücudumuzun duyum, bilinç merkezidir. Kafatasının içinde, beyazımtırak, yumuşak bir kitledir. İnsanın çevresinde olup bitenleri anlaması, çevresine karşı nasıl davranacağını kestirmesi hep beyin sayesinde olur. Beş duyu yoluyla alınan bütün duyumlar da beyne gider.

Advertisement

Beyin değişik maddelerden yapılmıştır. Bunların başlıcaları şunlardır:

Bozmadde, Akmadde : Bir beyin kesitini incelersek, biri boz, biri ak iki renk göze çarpar. Boz kısımlara bozmadde, ak kısımlara da akmadde denir. Bu iki madde biri boz, biri ak sinir hücrelerinden meydana gelmiştir. Beynimizin kabuk kısmı bozmaddeden, içi de akmaddeden yapılmıştır. Ancak, akmadde daha çoktur.

Sıvılar, Zarlar : Beyin kafatasımız-da bir sıvı içindedir. Bu sıvı, merkez sinir sisteminin boşluklarını, kanallarını da doldurur; beynimizi çarpmalara karşı korur.

Beynimizi koruyan yalnız bu sıvı değildir. Ayrıca, beyin zarı adı verilen bir zar da beyni korumaya yarar. Beyin zarı üç katlıdır: En dışta sertzar, ortada örümceksizar, en içte de incezar vardır. Beyin-omurilik sıvısı incezarla örümceksizarm arasındadır.

Yarımküreler, Loplar : Beynimizin üst ana bölümü, derin bir yarıkla, iki yarımküreye ayrılmıştır. Bu yarımküreler, ortada büyük birleşek’le birbirine bağlıdır. Her yarımküre dört bölüme ayrılır. Bu bölümlere lop adı verilir; alın, duvar, artkafa, şakak lopları gibi.

Beyin Kıvrımları : Beynimiz baştan başa kıvrımlarla doludur. Bilginler insanın hayvanlardan zekâca üstünlüğünü beyin kıvrımlarının çokluğuyla ilgili görüyorlar.

Advertisement

Beyin Kabuğu : Beyin yarımkürelerinin üstünü boz bir madde kaplar. Buna beyin kabuğu denir. Beyin kabuğu tabaka tabakadır. Bu tabakalar sinir hücrelerinden, sinir tellerinden, des-
tek dokudan meydana gelmiştir. Taze bir beyin kesitini yakından incelersek, bu tabakalaşmayı açıkça görebiliriz.

Beyin kabuğunun inceliği, kalınlığı her hayvanda değişiktir. İnsanın beyin kabuğu bütün hayvanlarmkinden daha kalındır. Gelinmiş hayvanların beyin kabukları da az gelişmişlerden daha kalın olur. Beyin kabuğunun kalınlığı 1-4 mm. kadardır; 6 tabakadan meydana gelmiştir.

Beyin kabuğunun çeşitli bölümleri, duyu organlarımızdan gelen etkileri alır. Duyma, görme, işitme, tatma, dokunma duyumları beyin kabuğunda belirli yerlere gelirler.

Beyin kabuğumuzun bir bölümü de hareketlere komut verir. Bu kısım zedelenirse, vücudun o bölümü felç olur.

Beynimizden 12 çift sinir çıkar. Bunların kimisi duyu, kimisi duyu-hareket, kimisi de hareket sinirleridir.

İnsan beyni, vücut ağırlığına oranla, bütün öbür omurgalıların beyninden daha ağırdır. Yetişkin bir erkeğin beyni ortalama 1.350, kadınınki ise 1.250 gr. kadardır.

Beyincik

BEYİNCİK

Beynimizin ikinci bölümüdür. Buraya arka beyin de denir. Beyincik üç loptan meydana gelmiştir: Bir orta, iki de yan lop.

Beyinciğin dış yüzünde birçok yarıklar vardır. Beyin gibi, beyincik de iki yarımküreden meydana gelmiştir; akmadde ile bozmaddeden yapılmıştır. Akmadde bozmadde içine ağaç dalları gibi yayılmıştır. Beyinciğin kabuğu üç tabakadan meydana gelmiştir.

Beyincik vücudumuzun dengede durmasını, kaslarımızın düzenli çalışmasını sağlar. Kuşların, balıkların beyinciği insanınkinden daha büyüktür; çünkü, onların dengeye bizlerden daha çok ihtiyacı vardır.

Beyinciği zarar görmüş bir insan dengesini bulamaz. Beyinciği çıkarılmış hayvanlarda ise, kaslar direncini kaybeder; vücudun hareketim sağlayamaz olur.

Advertisement

OMURİLİK SOĞANI

Omuriliğin beyne kadar uzanan bölümüne omurilik soğanı, ya da soğancık denir. Omurilikle asıl beyin arasında bir köprü gibidir. Beyinden gelen sinirler buradan omuriliğe, omurilikten gelen sinirler de gene buradan beyne geçerler.

Omurilik soğanının yapısı beyinle beyinciğin yapısından biraz değişiktir. Omurilik soğanında akmadde dışarıda, bozmadde içeridedir. Bu bakımdan da, yapısı beyininkinden çok, omuriliğinki-ne benzer.

Omurilik soğanı omurilikten gelen duyumları beyne getirir; sindirim, solunum, dolaşım sistemlerine gerekli emirleri gönderir; vücudumuzun sıcaklığını ayarlar. Bir sinir merkezi işi gördüğü için bu sinirlerin bulunduğu yere yapılan bir etki solunumumuzu yavaşlatır, kalbin durmasına bile yol açar. Bu merkezlerin bulunduğu yere, bundan ötürü, hayat düğümü denir.

OMURİLİK

Omurilik, omurilik soğanının bir devamıdır. Dışı fildişi beyazlığında, içi de boz renktedir. Üzerinde saçak biçiminde sinirler vardır. Omuriliğin başlıca görevi, vücudumuzla beynimiz arasındaki ilintiyi sağlamaktır.

Omurilik 27-30 gr. ağırlığmdadır. Çapı ortalama 1 sm.’dir. Yalnız, biri belde, biri de kollar hizasında olmak üzere, iki yerde biraz daha şişkincedir. Omuriliğin son bölümü, at kuyruğu biçiminde, saçaklı bir sinir demetidir.

Omuriliğin boylu boyunca uzayıp giden iki oluğu vardır. Bunların biri önde, biri arkadadır. Bu iki oluğun içinde bozmadde bulunur. Bozmaddenin biçi-beği andırır. Akmadde bu kesimi çepe-mi kanatlarını iki yana açmış bir keleçevre sarmıştır. Öndeki kesimde hareket sinirlerinin kökleri, arka kesimde de duyu sinirlerinin kökleri bulunur. Arka kökler üzerinde, ayrıca sinirsel düğümler bulunur. Bunlara omurilik düğümü denir.

Omurilikten 31 çift sinir çıkar. Bunlara karma sinirler denir. Çünkü, hem duyu, hem de hareket sinirlerinin telciklerinden meydana gelmişlerdir.

Omuriliğin iki türlü görevi vardır: 1) İleticilik görevi; 2) Merkez görevi. Beyinden gelen istemli hareket emirlerini organlara, vücuttan gelen duyuları da beyne iletmesine ileticilik görevi denir. Ayrıca tepke (refleks) denen birtakım hareketlerin merkezi işini görmesine de, merkez görevi adı verilir.

Kendi isteğimizle yapmadığımız, ya da önleyemediğimiz hareketlere tepke hareketleri denir, örneğin, karanlık bir odada gözbebeklerimizin genişlemesi, ekşi bir yiyecek görünce ağzımızın kendiliğinden sulanması, elimiz yanınca hemen geri çekmemiz, hep tepke hareketleridir. İstemli hareketlerin beyinden gelmesine karşılık, tepke hareketleri omurilikten gelir. Bu bakımdan, omurilik, beynin çalışma yükünü de önemli derecede azaltır.

SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ

Omuriliğin sağında, solunda, zincir biçiminde uzayan 23 çift sinir düğümünden meydana gelmiştir. Sempatik sistem, istemimiz dışında çalışan organlarımızı, örneğin kalbimizi, bağırsaklarımızı, bezlerimizi yönetir.

Sempatik sinir sisteminde, gördükleri iş bakımından birbirinin tersi, iki ayrı sistem vardır: 1) Doğru sempati; 2) Karşıt sempati. Bunlardan biri, örneğin kalbimizi hızlandırırken, öbürü yavaşlatır. Biri barsağı harekete geçirir, öbürü durdurur. Biri gözbebeğini açar, öteki kapar. Bunu bir dizgine de benzetebiliriz. Dizginle atın başı nasıl sağa, sola çekilebilirse, bu sistem de istemimiz dışında çalışan organlarımızı yönetir.

Advertisement

Sempatik sinir sistemi ince sinir ağcıklarından meydana gelmiştir. Bu incecik sinir ağcıkları hücrelerimize kadar girer, besin dengesini düzenler.

sinir sistemi nöronlar

Kaynak: pixabay.com

SİNİRLER

Sinir merkezleriyle sempatik sistem düğümlerini beyaz, ya da soluk renkli birtakım kordonlar birbirine bağlar. Bunlara sinir denir. Sinirler sinir dokusundan yapılmıştır. Bu doku da nöron adı verilen hücrelerden meydana gelmiştir.

SİNİRLER : İkiye ayrılır: 1) Duyu sinirleri; 2) Hareket sinirleri.

Duyu Sinirleri : Duyu organlarından aldıkları uyarıyı, sinir merkezlerine iletirler. Göz, kulak, dil, burun sinirleri bunlardandır.

Hareket Sinirleri : Sinir düğümlerinden, ya da sinir merkezlerinden aldıkları emirleri ilgili organlara, kaslara iletirler. Kol, bacak sinirleri, çiğneme sinirleri, tükürük bezi sinirleri gibi.

NÖRON : Nöronlar zarsız hücrelerdir. İri çekirdekleri vardır. Stoplazmaları fosforludur. Yağ bakımından da zengindir. Nöronun iki türlü uzantısı vardır:

Dendrit : Bunlar kısadır; dallı-budaklıdır. Dendritler radyo antenlerine benzetilebilir. Radyo dalgalan için anten ne iş görüyorsa, sinirsel uyarılar için dendritler de aynı işi görür.

Akson : Uzun, dalsız-budaksız uzantılardır. Boyu 1-1,5 metreyi bulanları vardır. Sinir merkezlerinden organlara, organlardan sinir merkezlerine gidip gelen emirlerle duyuları hep akson demetlerinden yapılmış sinirler getirip götürür.

SİNİRLERLE BEYİN NASIL ÇALIŞIR?

Sinir sistemimizi meydana getiren bölümleri inceledikten sonra, şimdi bu sistemin nasıl çalıştığını gözden geçirelim.

Hareket Sinirlerinin Çalışması : İstemli bir hareket ilk kaynağını ruhsal uyarmalardan alır. Ruhsal uyarmalar ön beyindeki sinir hücrelerini harekete getirirler. İstemli hareket, bu hücrelerden aksonlarla vücuda iletilir.

Duyu Sinirlerinin Çalışması : Duyu organlarımızdan gelen uyarılar, sinirlerle, beyin kabuğuna iletilir. Görmemiz, işitmemiz, koku almamız ancak bu sayede olur.

Advertisement

Beynin Çalışması : Beyin, önden arkaya doğru tam ortadan derin bir yarıkla ikiye ayrılmıştır. Bunlara sağ beyin, sol beyin adı verilir. Bunlar vücudun ayrı ayrı iki yanını yönetirler. Yalnız, bu yönetme terstir : Sağ beyin sola, sol beyin sağa buyruk verir.

Bilerek, isteyerek yapılan hareketler buyruğu beyinden aldığı gibi, dıştan gelen etkiler de anlamını beyinde kazanır. Bozmaddeyi meydana getiren on milyonlarca hücre dıştan etkilenerek kazandıkları özellikleri, uzağa, yakına saldıkları, uzaktan, yakından aldıkları izlenimleri sinir telleriyle birbirlerine iletirler. Böylece düşünme deyebileceğimiz bir düzen kurulur; yerine göre bir usa vurma (muhakeme), bir uyarma, bir anma başlar; ya da bunların birkaçı, hepsi birden olur. Biz bütün bunlara kısaca, beyin çalışması diyoruz.

Bu çalışmanın nasıl olduğunu kesin clarak bilmiyoruz. Yalnız, beyin çalışmasında birtakım kimyasal işlemlerin payı olduğunu ileri süren bilginler vardır. Beyin çalışmasına en iyi yardım eden besinlerin başında fosforlu maddeler gelir.


Leave A Reply